İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/362 E. 2020/250 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/362
Karar No
2020/250
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/362 Esas KARAR NO : 2020/250

DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/08/2019 KARAR TARİHİ : 19/06/2020

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının asgari ücretli çalışan işçi olduğunu, ... ili, ... İlçesi, ... Mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmazın hissedarlarından biri olduğunu, müvekkilinin hissedarlar söz konusu taşınmaz üzerine arsa paylı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme uyarınca müvekkiline bir buçuk daire verileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili bir dairesini aldığını geri kalan dairenin % 50 hissesi karşılığı ... TL ... den alacağı doğduğunu, davalı şirket yetkilisinin yarım daireden kalan paranın ödenmesinden önce müvekkilinden teminat senedi alması gerektiğini, ödemeyi bu şekilde yapacağını bildirdiğini, ... TL, ... TL, ... TL bedelli teminat senetlerin müvekkili tarafından imzalanarak ...'ye teslim edildiğini, sonrasında ...'nin ... TL nin müvekkiline ödendiğini, teminat senetlerinin geri iade edilmediğini, senetler anlaşmaya aykırı olarak ...'ne ciro edilerek teslim edildiğini, müvekkilinin bu şirketle her hangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili hakkında Ankara ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası açıldığını, söz konusu icra dosyasından dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, % 40'dan az olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar cevap vermemiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. maddesine dayanan menfi tespit istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Davacı vekili ... tarihli duruşmada davadan önce arabulucuya başvurmadıklarını belirtmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olarak kabul edilmesi halinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içinde eksikliğin tamamlattırılması için süre verileceği, verilen sürede eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesi eklenmiş olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içerir ticari davalar hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Yasanın yürürlük tarihi 01/01/2019'dur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2020 tarih 2019/3048E. 2020/1093K. sayılı kararında; "...menfi tespit davasında dava konusunun bir miktar alacağa ilişkin olduğu açık olup 7155 sayılı Yasa'nın 20. maddesi ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesi kapsamında menfi tespit davasında arabulucuya başvurmak dava şartı..." denilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 29/01/2020 tarih 2019/1189E. 2020/104K. sayılı kararında; "...İlk derece mahkemesi; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Yasanın 18/A maddesi hükümleri belirtilerek, davanın ticaret şirketleri arasındaki faturaya dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkin olup, davanın ticari dava olduğu ve arabuluculuk yoluna başvurulması zorunluluğu bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş, iş bu karar davacı tarafça yazılı gerekçelerle istinaf edilmiştir...Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine..." denilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2019 tarih 2019/851E. 2019/1045K. sayılı kararında; "...Anayasa Mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere hangi uyuşmazlığın arabuluculuk kapsamında kalacağının takdiri anayasal sınırlar içinde adalet, hakkaniyet ve kamu yararı ölçütlerini gözönünde tutarak belirlenmesi gerekir. Uyuşmazlık kriterinden ayrılınarak dava türüne göre arabulucuk çözümüne yönelme elbette kanun koyucunun takdirinde olmakla birlikte bu durum aynı ihtilaftaki taraflar arasındaki silahların eşitliği prensibi ile birlikte değerlendirilmelidir. (Arabulucukta silahların eşitliği; Medeni Yargılama Hukukunda Silahların Eşitliği, Emel Hanağası, sayfa 201-213) Aynı uyuşmazlığın taraflardan birinin dava açmasını dava şartı arabulucuk dava şartına bağlamak, uyuşmazlığın karşı tarafını ise bu dava şartına tabi tutmamak uyuşmazlığın tarafları arasında silahların eşitliği prensibi karşısında zorlama bir yöntem olacaktır... Eda davası veya tespit davası ayrımı arabulucuğa ilişkin anılan düzenlemede yer almamaktadır. İİK.'na tabi menfi tespit davasının anılan düzenlemeden ayrı tutulduğuna dair gerek TTK’da gerekse İİK’da bir hüküm de bulunmamaktadır. İİK kapsamında kalmayan menfi tespit davaları da olabileceği için menfi tespit davasının ayrıntılı olarak İİK’da düzenlenmesi de dava şartı arabulucuk dava şartından muaf olması için yeterli bir done değildir. İİK 72. maddesindeki menfi tespit davasının aynı zamanda kendiğilinden istirdata dönüşme ihtimali de gözetilmelidir... Yukarıda açıklandığı üzere; kanun metni yoruma muhtaç ifadeler içermesi nedeniyle sırf kanun dili ile sonuca varılamamaktadır. İşin içine yorum katılması gerektiğine göre yorumun kanunun amacına uygun yapılması gerekir. Kanunun amacı ise gerekçesinden ve ruhundan faydalanarak tespit edilmelidir. Somut kanun hükmünün madde metninden olumsuz tespit davalarının dava şartı arabuluculuğa tabi olmadığına dair açık bir düzenleme bulunmadığına göre genel gerekçe ve madde gerekçesinde kullanılan ifadelerden anlaşılan gayeden hareketle yorum yapılmadır. Genel gerekçe ve madde gerekçesi uyuşmazlık kriterine işaret ettiğinden dava türüne göre değil uyuşmazlık türü esas alınarak yapılan değerlendirme sonucunda; eldeki davanın (genel tarımsal kredi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve ödenen tutarların -miktar belirtilmemiş- istirdadı davası) TTK 5/a maddesi gereğince dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu sonucuna varılmaktadır..." denilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin 28/06/2019 tarih 2019/1734E. 2019/1521K. sayılı kararında; "...TTK nun 3. kitabında düzenlenen kıymetli evrakla (TTK madde 645-849) ilgili ticari davalar mutlak ticari dava niteliğindedir. Bu davalar tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak kabul edilir. Kıymetli evrakla ilgili ticari davaların niteliği gereği, taraflar dava konusu hak üzerinde çoğunlukla serbestçe tasarruf edebilmektedirler. Dava arabuluculuğa el verişli olmakla beraber dava şartı arabuluculuk kapsamında kalabilmesi için uyuşmazlık konusunun para alacağının ödenmesine ilişkin olması ve talep sonucunun tazminat veya alacağa ilişkin olması ya da her ikisini birlikte içermesi gerekir. Çek ve bono ile ilgili ticari davalar ise çoğunlukla menfi tespit talepli olarak ortaya çıkmaktadır. Her ne kadar davacı eldeki menfi tespit davasında zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında kalmadığını ileri sürmüş ise de, TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile talep sonucuna değil dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu, menfi tespit davalarının esas itibariyle bir miktar paranın ödemesine ilişkin olmaları da dikkate alındığında dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığının kabulü gerekir..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı eser sözleşmesiyle verilen dava konusu bono nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemi ile dava açmıştır. Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 3. maddesi gereğince uyuşmazlığın ticari işlerden ve 4. madde gereğince ticari davalardandır. Dava, ticari iş nitelikli eser sözleşmesinden kaynaklı menfi tespit istemli dava olduğu, eda davası veya tespit davası ayrımı arabulucuğa ilişkin düzenlemelerde yer almadığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanuna tabi menfi tespit davasının anılan düzenlemeden ayrı tutulduğuna dair gerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda gerekse 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunda bir hüküm de bulunmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi gereği arabulucuya başvurulmasının dava şartlarından olduğu, davacı vekilinin açıkça arabuluculuğa başvurmadıklarını belirtmesi nedeniyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2 ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine dair karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davanın 6100 sayılı HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalılar yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair; davacı yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/06/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/362, K. 2020/250, T. 19.06.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-362-e-2020-250-k-1fab9b9c0db9