İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/296 E. 2025/1005 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/296
Karar No
2025/1005
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/296 Esas KARAR NO : 2025/1005 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 14/06/2019 KARAR TARİHİ : 16/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... 'ın ... tarihinde sebep olduğu yaramalı trafik kazası sonucu davacılardan ... ... ağır yaralandığını, ameliyatlar ve yoğun bakım süreçlerinin zorlu geçtiğini, davacının kazadan önce genç, sağlıklı ve sporcu olduğunu, müvekkilinin yüksek lisans yaparak eğitimini ileriye taşıyan genç birisi olduğunu, ancak bahsi geçen kaza sonucunda yatağa mahkum kaldığını, kaza sonucu sürekli tedaviye mahkum kaldığını, en ufak bir işlemini bile desteksiz yapamadığını, davacının kaza nedeniyle 17 ay hastanede yattığını, süreç içerisinde de diğer davacı ... ' in ise ... 'in ızdıraplarına şahit olduğunu, sürekli ... ile ilgilendiğini, hastane personeli dışında eşinin tüm bakımlarını eksiksiz yapmaya çalıştığını, ... taburcu olduktan sonra da evde daimi olarak bakımını eşi ...'in yürüttüğünü, yaşanan elim kaza sonucu davacıların müşterek çocuklarının da bu durumdan çok etkilendiğini, anne ve baba olarak çocukları ile ilgilenmekte zorluklar yaşadıklarını, kazanın psikolojik yıkımı, acılı ve ağrılı sürecine ek olarak davacıların maddi olarak da çok zorluklar yaşadıklarını, davacı ...'in tedavisinin devamı açısından 6 ay boyunca fizik tedavi gördüğünü, bu süreç içerisinde de davacı ...'in eşlik ettiğini, davacı ... ...'in %99 felçli olduğunu, bu nedenle göğüs ve yüz kasları dışında hiçbir kasının işlev görmediğini, bu sebeple de ...'in boğazı delinerek trakcostomi yapıldığını, davacının elim kaza nedeniyle sürekli olarak bakıma ihtiyaç duyduğu, eşinin elim kaza nedeniyle bakıma muhtaç kalması sonucu davacı ...'in emlakçılık yaptığı işine devam edemediğini, sonuç olarak; davacı ... ... için ... tarihinden meydana gelen trafik kazası nedeni ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile, çalışma gücündeki geçici kaybından ... TL, Sürekli iş kaybından ... TL, bakıcı giderlerinden ... TL, olmak üzere çalışma gücendeki kapıların tümünün maddi tazminatın aktüer hesabı yapılarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik ... TL maddi tazminatın; davacı ... ... için ... TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsiline, davacının eşi ... ... için ... TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsiline, Davacının kızı ... ... için ... TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsiline, davacının oğlu ... ... için sonraya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile ... TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsiline, davacı ... ...'in sağlık giderinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile kendisine ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Sigorta A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın müvekkili sigorta şirketine başvurusu üzerine şirket nezdinde ... T ... /... nolu hasar dosyasının açılmış olduğunu, dosya kapsamında alınan aktüer raporunda da davacı yana ... tarihinde ... TL ödenmiş olduğunu, yapılan ödemenin Karayolları Trafik Kanunu gereği müvekkili şirketin üzerine düşen tüm hukuki sorumlulukların yerine getirilmiş olduğunu, esas olarak da kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu kazaya karışan ... plakalı araca ait müvekkili şirkette trafik poliçesi ile ... ... tarihleri arasında sigortalı olduğunu, anılan poliçe gereği müvekkilinin poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde sorumluluklarının bulunduğunu, davacı yanın daimi sakatlılık iddiası ile müvekkili şirketten daimi sakatlık tazminatı talep etmesinin yerinde olmadığını, özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporu hakkıda yönetmeliği göre kişinin tüm tedavileri tamamlandıktan sonra sakatlığın 12 ay boyunca stabil ve kalıcı olması gerektiğini, bu hususta mahkemece rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin davacı yana ödeme yaptığı da göz önüne alındığında bu ödemenin güncelleştirilmesi gerektiğini, davacı yanın geçici iş göremezlik talebinin ise müvekkilinin sorumluluğunda olmadığından müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olamayacağını, davacı yanın talep ettiği bakıcı giderine ilişkin tazminat ise SGK'nın sorumluluğunda olması hasebiyle müvekkilinden tahsil edilemeyeceğinden davanın tümden reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber davacı yanın avans faizi talebinin de haksız olması nedeniyle kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin davacı yana yapmış olduğu ödeme ile sorumluluğunun sona ermiş olduğunu, sonuç olarak davanın tümden reddinin gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. Davalılar ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın zararı ve faili öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, esasa ilişkin olarak da; Antalya ... . Asliye Ceza Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu karşı tarafın asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kusurunun bulunmadığı bir eylemden dolayı müvekkilinin ödeme yapmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı ...'in hukuka aykırı eyleminden kaynaklı oluşan zararın diğer davalı sigorta şirketi tarafından ödenmiş olduğunu, davacı yanın kazadan kaynaklı zararının giderilmiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber ölümlü veya yaralamalı trafik kazaları nedeniyle hükmedilen manevi tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu yaratmakta olduğunu, manevi tazminatın davacı için zenginleşme aracı olmaması gerektğini, davacı yanın talep ettiği miktara göre de dürüstlük kurallarına aykırı talep olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle davacının talep ettiği geçici iş göremezlik giderinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını,davacı ... ...'in emekli bir asker olduğunu, emekli maaşından kaynaklı gelirinin bulunduğunu, yaşanan kazanın elim sonuçlarının bulunması nedeniyle müvekkilinin üzgün olduğunu, bu kazanın herkesin başına gelebileceğini, ancak yaşanan kaza neticesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, dava konusu kazada kusur ve maluliyete ilişkin rapor alınması gerektiğini, sonuç olarak da davanın tümden reddinin gerektiğini savunduğu anlaşılmıştır. Davada bulunan gerçek kişilerin sosyal ekonomik durum araştırmaları yapılmı, davacıların Uyap sisteminden nüfus kayıtları çıkarılmış, dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve kazaya karışan aracın trafik kaydının dosya içerisine alındığı, davaya karışan aracın poliçesinin bir suretinin dosyaya getirtildiği, davacı yanın ilgili hastanelerden görmüş olduğu tedavilere ilişkin bilgi ve belgelerin dosya içerisine getirtildiği, Antalya ... . Asliye Ceza Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyasının bir suretinin dosyamız içerisine getirtildiği, Antalya ... . Asliye Ceza Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyasının bir suretinin dosyamız içerisine getirtildiği anlaşılmıştır. Antalya ... . Asliye Ceza Mahkemesinin ... /... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Katılan sanıkların ... ..., ... olduğu, diğer sanığın ... ... olduğu, taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yargılama yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda ... tarihli karar ile; "..sanık ... hakkında, taksirle yaralama suçundan, TCK' nın 89/1 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmışsa da; katılan sanık ... ... müdafiileri tarafından Büyükşehir Belediyesince orta refüj üzerine taş döşenmesi nedeni ile Büyükşehir Belediyesinin de kusurlu olduğu iddiasıyla Antalya CBS ye başvurulduğu, Antalya CBS tarafından ... tarihinde bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen rapora istinaden sanık ... hakkında kamu davası açıldığı, sanık hakkında alınan ... tarihli bilirkişi raporunun katılan sanık ... ... müdafiileri tarafından alındığı, Mahkememizce yapılan keşif sonrası bilirkişi ... ... tarafından tanzim edilen ... tarihli raporda, .... ve sanık ... un kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, yine Mahkememizce alınan... tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda .... sanık ... un kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş, yine Mahkememizce daha önceki keşif ve keşif sonrası alınan bilirkişi raporu ile alınan tüm bilirkişi raporlarında meydana gelen olayda katılan sanık ... ... in asli katılan sanık ... ın ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, Mahkememizce orta refüje ... .... döşenen taşların bu yerde yaya geçidi bulunduğu anlamını taşımayacağı, ayrıca kazanın oluşumunda orta refüje döşenen taşların herhangi bir etkisinin bulunmadığı, zira yaya geçidinin karayolu üzerinde bulunması gerektiği ve olay yerinde böyle bir yaya geçidinin bulunmadığı kanaatine varıldığından birbirleri ile örtüşen ... tarihli rapor ile .... tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna itibar edilmiş, bu şekilde sanığın üzerine atılı suç açısından kast veya taksirinin bulunmadığı anlaşılmış ve sanık hakkında 5271 Sayılı CMK' nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı vermek gerekmiştir. Dosya kapsamında bulunan katılan sanık savunmaları, tanık anlatımları, kolluk tutanakları, yapılan keşifler, keşif sonrası alınan bilirkişi raporları, diğer bilirkişi raporları, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince tanzim edilen kusur durumuna ilişkin raporlar, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlilerince düzenlenen ... tarihli üçlü bilirkişi raporu, yaralanmaya ilişkin adli raporlar ile diğer bilgi ve deliller birlikte nazara alındığında; suç tarihinde katılan sanık ... ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile ... Caddesi istikametine doğru seyir halindeyken karşıdan karşıya geçmekte olan katılan sanık ... ... çarptığı, çarpma sonucunda katılan sanık ... ın BTM ile giderilecek şekilde yaralandığı, katılan sanık ... ... in ise hayati tehlike geçirecek, hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığı meydana geldiği ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilecek şekilde yaralandığı, kaza sonrasında kaza tespit tutanağı tanzim edilmediği, ancak soruşturma aşamasında bilirkişi ... ... tarafından ... tarihinde düzenlenen rapora göre, katılan sanık ... ... in asli, katılan sanık ... ın tali kusurlu olduğu, Mahkememizce yapılan keşif sonrasında bilirkişi ... tarafından ... tarihinde düzenlenen rapora göre, katılan sanık ... ... in asli, katılan sanık ... ın tali kusurlu olduğu, adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından ... tarihinde düzenlenen rapora göre katılan sanık ... ... in asli, katılan sanık ... ın tali kusurlu olduğu, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyeleri tarafından ... tarihinde düzenlenen rapora göre katılan sanık ... ... in asli, katılan sanık ... ın tali kusurlu olduğu, Mahkememizce yapılan 2. Keşif sonrasında bilirkişi ... tarafından ... tarihinde düzenlenen rapora göre, katılan sanık ... ... in asli, katılan sanık ... ın tali kusurlu olduğu, sanık ... un kusurunun bulunmadığı, bilirkişi ... tarafından ... tarihinde düzenlenen rapora göre, katılan sanık ... ... in asli, katılan sanık ... ın tali kusurlu olduğu, sanık ... un kusurunun bulunmadığı, bilirkişi ... tarafından ... tarihinde düzenlenen ek rapora göre, katılan sanık ... ... in asli, katılan sanık ... ın tali kusurlu olduğu, ... ve sanık ... un kusurunun bulunmadığı, adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından ... tarihinde düzenlenen rapora göre, katılan sanık ... ... in asli, katılan sanık ... ın tali kusurlu olduğu, ... ve sanık ... un kusurunun bulunmadığı tespitlerinin yapıldığı, zikredilen tüm raporların ortak noktasının katılan sanık ... ... in asli kusurlu, katılan sanık ... ın tali kusurlu olarak tespitin yapılmış olmasının olduğu, Mahkememizce de meydana gelen olayda, trafikte geçiş üstünlüğüne uymaması sebebiyle katılan sanık ... ... in asli kusurlu olmasının, hız kurallarına riayet etmemesi sebebiyle katılan sanık ... ın tali kusurlu olmasının olaya, oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varıldığından zikredilen bilirkişi raporlarına itibar edilerek hüküm kurulmuş, bu şekilde her iki katılan sanığın cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiş, Mahkememiz dışında katılan sanık ... ... müdafileri tarafından alınan ve yukarıda zikredilen diğer bilirkişi raporları ile çelişen ... tarihli Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlileri tarafından hazırlanan rapor ile ... tarihli bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan rapora itibar edilmemiştir. Her ne kadar katılan sanık ... ... müdafiilerince, katılan sanık ... ... in yaya olması sebebiyle dosyada sanık olarak bulunmaması gerektiği yönünde savunma yapılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ... tarih ... esas, ... /... karar sayılı ilamı ile yayaların sanık sıfatı alabileceği yönünde karar verildiğinden bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir. Katılan Sanık ... ... in daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı, ortada giderilmesi gereken somut bir zararın bulunmadığı (her ne kadar katılan sanık ... müdafii kazada motosikletteki hasar nedeniyle maddi zararlarının bulunduğunu belirtmiş ise de; bu zarara ilişkin herhangi bir belge sunulmamış olması ve bu zararın hukuk yargılamasına konu olabilecek zarar olması ceza yargılaması anlamında somut zarar olarak değerlendirilebilecek bir zarar olmaması nedenleri ile Hagb kararı verilmesine engel görülmemiştir), kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce kanaat oluştuğu ve sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiği anlaşıldığından, CMK’nın 231/5 maddesi uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" şeklinde karar verildiği verilen kararın ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Antalya ... . Asliye Ceza Mahkemesinin ... /... Esas - ... /... Karar sayılı kararının incelenmesinde; Katılanın ... ... olduğu, Sanıkların ise ... ... , ... .... olduğu, ihmal sureti ile görevi kötüye kullanma sunuçunda yargılamanın yapıldığı, ... tarihli karar ile; "..sanıklar ... ve ...'ın olay tarihlerinde ... ... ... ... ... Merkezinde ... ... olarak görev yapmakta oldukları, katılan ... ...'in olay tarihi olan ... tarihinde ... Mah. ... ... Caddesi üzerinde yaya olarak yürüdüğü esnada dava dışı ... isimli şahsın kulanmış olduğu motosikleti ile çarpması sonucunda Adli Tıp Kurumu Antalya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün ... tarihli raporuna göre; "hayatını tehlikeye maruz kılacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte ve hayat fonksiyonlarını skorlama ile AĞIR (6) derecede etkiler nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde" yaralandığı, ardından olay yerine gelerek kaza olayı ile ilgili işlemleri yürüten sanıklar ... ve ... motosiklet sürücüsü ... isimli şahsın alkol testini yaptırmadıkları, adı geçen dava dışı ... isimli şahsın alkol raporu olmaması nedeniyle kusur oranının gerçeğe uygun belirlenemediği, bu nedenle de katılanın zarar gördüğü, katılanın sanıklardan şikayetçi olup davaya katıldığı, sanıkların ayrı ayrı aşamalardaki savunmalarında özetle, olay yerine gittiklerinde trafik ekiplerince motosikletin çekiciye yüklenilip otoparka çektirildiğini gördüklerini, meydana gelen kazada yaralanan ... ...'in ambulans ile hastaneye intikal ettirildiği, olaya ilişkin görgü tespit tutanağı düzenlediklerini, kazaya taraf ...'ın doktor raporu alınması için nakledilen sağlık kuruluşuna doktor raporu üst yazısının 2 nüsha halinde verildiğini, yaralamalı trafik kazalarında soruşturma evrakının tamamlanması için mutlak suretle doktor raporunun üst yazısının üzerindeki alkol alıp almadığı kutucuğunun işaratlendiğini, bu üst yazıya istinaden doktor tarafından raporun tanzim edildiğini, evrakı polis merkezine intikal ettirdikten sonra evrakın takibini yapmadıklarını, bu konuda herhangi bir ihmallerinin söz konusu olmadığını, üzerlerine atılı olan suçlamayı kabul etmediklerini, beyan ederek yüklenen suçu ve eylemleri kabul etmedikleri, Bu suretle, sanıkların ... tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin olarak kazaya karışan ... isimli şahsın alkol testini yaptırmayarak "ihmal suretiyle görevi kötüye kullanmak" suçunu işledikleri, yargılamada toplanan kanıtlar, sanıkların ayrı inkara karşılık katılan ve vekilinin aşamalardaki iddia ve beyanları, ... İlçe Emniyet Müdürlüğünün ... tarihli yazısı, ... isimli şahsa ait epikriz ve hastane kayıtları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla ve mahkememizin bu kabul şekline göre; Sanık ...'in usulen subütu benimsenen "İhmal Suretiyle Görevi Kötüye Kullanmak" suçundan eylemine uyan TCK.nun 257/2. maddesi uyarınca ve suçun işleniş biçimi, suç kastı, ortaya çıkan zarar ve tehlike hep birlikte göz önüne alınarak ağırlaştırıcı bir yön bulunmadığı değerlendirilmekle takdiren asgari hadden ceza belirlenmek suretiyle cezalandırılmasına, sanığın geçmişinde sabıkası bulunmaması, kişiliği, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından TCK'nun 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanık hakkında başkaca takdiri ve yasal indirim ve arttırım sebeplerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, kabul dışı kalan tüm isteklerin reddine, sanığın kasten işlediği suçtan dolayı mahkum olduğu hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK'nun 53/1. maddesinin a,d ve e bentlerindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, kişilik özellikleri ile duruşmadakı tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat edinilmesi ve tazmin edilecek bir zarar mevcut olmaması nedeniyle CMK'nun 231/5-6 maddesi gereğince takdiren sanık hakkındaki verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerekmiştir. Sanık ...'ın usulen subütu benimsenen "İhmal Suretiyle Görevi Kötüye Kullanmak" suçundan eylemine uyan TCK.nun 257/2. maddesi uyarınca ve suçun işleniş biçimi, suç kastı, ortaya çıkan zarar ve tehlike hep birlikte göz önüne alınarak ağırlaştırıcı bir yön bulunmadığı değerlendirilmekle takdiren asgari hadden ceza belirlenmek suretiyle cezalandırılmasına, sanığın geçmişinde sabıkası bulunmaması, kişiliği, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından TCK'nun 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanık hakkında başkaca takdiri ve yasal indirim ve arttırım sebeplerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, kabul dışı kalan tüm isteklerin reddine, sanığın kasten işlediği suçtan dolayı mahkum olduğu hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK'nun 53/1. maddesinin a,d ve e bentlerindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması, kişilik özellikleri ile duruşmadakı tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat edinilmesi ve tazmin edilecek bir zarar mevcut olmaması nedeniyle CMK'nun 231/5-6 maddesi gereğince takdiren sanık hakkındaki verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" şeklinde karar verilmiş, verilen kararın ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkememizin ... tarihli celsesinde zamanaşımı itirazının süresinden sonra yapılması, davada dava tarihi itibari ile zumaşı ceza zaman aşımı süresi dolmaması nedeniyle zamanaşımı itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Tarafların kusur ve maluliyete ilişkin itirazları neniyle Adli Tıp Kurumunda kusur raporu ve maluliyet raporu aldırılmış olup ... tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda, A) Davalı sürücü ... idaresindeki motosiklet ile meskun mahaldeki seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, solundan başlayarak kaplama üzerinde mesafe katetmiş yayaya karşı zamanında tedbir alamadığı olayda kusurlu olduğu, B) Davacı yaya ... ... geçişini yakın mesafede bulunan yaya geçidinde gerçekleştirmediği, geçişi öncesinde sağından gelen araçların hız ve konumlarına ilişkin gerekli kontrolleri yapmadığı, ilk geçiş hakkını sağından gelen araca vermediği, dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde geçişini sürdürdüğü sırada da sağından gelen aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda kusurlu olduğu ve sonuç olarak; Davalı ...’ın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu,Davacı ... ...’in %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. ... tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; ... ve ... oğlu, ... doğumlu, ... ...’in ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının; A)03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1X(3a……….65)A %100 E cetveline göre %100(yüzdeyüz) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, A-l) Kişinin maluliyet oranının %100(yüzdeyüzdeyüz) OLDUĞU; B.30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, 4. Santral Ve Periferik Sinir Sistemi Hastalıklarına Bağlı Bozukluklar, Tablo 4.1, 4-Ağır, %80, Tablo 4.2b, 4-Ağır, %90, Tablo 4.3 Anorektal refleks regulasyonu veya istemli kontrolü yok %50, Mesanenin refleks veya istemli kontrolü yok %60, Balthazard formülüne göre; %99.6 olduğuna göre, B-1) Kişinin tüm vücut engellilik oranının %100 (yüzdeyüz) olduğu, C.Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, D.Başka birinin sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi vekilinin ... tarihli dilekçesinde; Dava konusu kaza nedeniyle davacıların maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı vekili adına, asıl alacak ve fer’ileriyle birlikte ... ödeme yapılmış olduğunu, işbu ödemeyi almakla davacı vekilinin sözü geçen kazaya müteallik her türlü hak, dava ve alacaktan şirketimizin zimmetini tamamen, kesin olarak ibra etmiş olduğunu, dava konusu olay nedeni ile müvekkili şirket aleyhine açılan davadan ve fazlaya ilişkin haklarından feragat ettiklerini, yapılan bu ödeme neticesinde müvekkili şirketin başkaca sorumluluğunun kalmadığını, eldeki davaya ilişkin masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Davacı vekili (aynı zamanda davacı asil)'nin ... tarihli celsede; sigorta şirketi tarafından poliçe limiti ödenmiş, bu miktar tazminat talebinin konusuz kaldığını, limiti aşan miktar yönünden daimi iş göremezlik ve bakım gideri taleplerinin devam etttiğini ve bu hususta aktüerya raporu alınmasını talep ettiği anlaşılmıştır. ... tarihli aktüerya raporunda özetle; takdir mahkemeye ait olmak üzere Yargıtay 4. H.D.'nin yeni tarihli içtihatları çerçevesinde hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu, Progresif Rant Metodu, %10 artırım ve iskonto hesabı kullanıldığı;davacının maluliyet oranının %100 olduğunun, ömür boyu bakıcı ihtiyacı olduğunun,kaza tarihinde emekli ve pasif dönemde olduğunun kabul edildiği; hesaplanan zarardan davacının kusuru (%70) nispetinde kusur indirimi yapıldığı; hesaplama tablolarının işbu rapora eklendiğini, Davacı ile davalı sigorta şirketinin sulh olduğu ve sigorta şirketince ZMSS sağlık giderleri ve sakatlık teminatı limitlerinin tamamen ödenerek tüketildiği tarih itibariyle yapılan hesaplama neticesinde, yapılan ödemelerin davacının zararını karşılamadığının ve davacının ZMSS teminat limitlerini aşan mahiyette bakiye zararının bulunduğunun tespit edildiği, İşbu rapor tarihine göre yeniden yapılan hesaplama neticesinde; sırasıyla %70 kusur indirimi, davadan önce yapılan tazminat ödemesinin güncellenerek sürekli iş göremezlik zararından tenzili ve dava sırasında yapılan ödemelerin güncellenmeden ilgili zararlardan tenzili sonrası, davacının işbu rapor tarihi itibariyle uğradığı ZMSS teminat limitlerini aşan bakiye; Sürekli iş göremezlik zararının ... ; Bakıcı gideri zararının ... TL olduğunun hesaplandığı, davacının kaza tarihinde emekli ve pasif dönemde olduğu kabul edildiğinden geçici iş göremezlik zararı bulunmadığının tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin ... tarihli ıslah dilekçesinde; davacı ... ... lehine talep edilen ... tarihli aktüer bilirkişi raporu ile tespit edilen nihai tazminat miktarına HMK 107/2 M.gereğince bedel arttırım dilekçesi ile yükselttiklerini sonuç olarak; Sürekli iş göremezlik zararının ... TL, Bakıcı gideri zararı ... TL olmak üzere toplam maddi tazminat miktarı olan ... TL'ye olay tarihinden (...) itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ... ...'e verilmesine, davacı ... ... lehine talep edilen manevi tazminat bedeli olan ... TL'ye olay tarihinden (...) itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak,bu davacıya verilmesine, dava dilekçesinde davacı ... ... lehine talep edilen manevi tazminat bedeli olan ... TL'ye olay tarihinden (...) itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak, bu davacıya verilmesine, dava dilekçesinde davacı ... ... lehine talep edilen manevi tazminat bedeli olan ... TL'ye olay tarihinden (...) itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak, bu davacıya verilmesine, dava dilekçesinde davacı ... ... lehine talep edilen manevi tazminat bedeli olan ... TL'ye olay tarihinden (...) itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak, bu davacıya verilmesine, davalı ...Sigorta A.Ş. ile dava devam ederken ... tarihli sulh protokolü gereğince sulh olunmuş olduğundan, davalı ...Sigorta A.Ş. yönünden konusu kalmayan davanın karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların lehine ve aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücreti taktir edilmemesine, karar verilmesini talep etmiştir. İddia, savunma, adli tıptan alınan kusur ve maluliyet raporu, aktüerya raporu, ceza mahkemesi dosyası suretleri, dosyadaki gerçek kişilerin sosyal ekonomik durum araştırmaları raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;... tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın aracı ile çarpması neticesi davacı ... ...'in %100 oranında engelli kaldığı, sürekli bakıma muhtaç hale geldiği, 17 ay hastanede kaldığı, 6 ay boyunca fizik tedavi gördüğü, mevcut yaralama ve tedavi nedeniyle eşi ve çocukları olan diğer davacıların da acı ve ızdırap çektikleri, bakım ve tedavisi ile ilgilenmek zorunda kaldıkları, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... tarafından kullanıldığı, davalı ... adına kayıtlı olduğu, kaza tarihi itibari ile davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalanmış olduğu, kazanın oluşumunda davalı ...'in %30 oranında davacı ...'in ise %70 oranında kusurlu oldukları, yargılama sırasında sigorta şirketi tarafından davacılara ödeme yapıldığı ve bu ödeme nedeniyle davacı tarafça sigorta şirketi ve diğer davalılar maddi tazminatın sigorta limiti dahilinde konusuz kaldığı, davacı tarafça da bu miktar maddi tazminattan feragat edildiği anlaşılmış olup her ne kadar davacı tarafça maddi tazminat yönünden poliçe limiti üzerinde kalan miktar için diğer davalılar yönünden devam olunduğu beyan edilmiş ise de mahkememizce sehven maddi tazminatın tamamı yönünden konusuz kaldığından bahisle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı karar verilmiş manevi tazminat yönünden ise davacıların yaralanma nedeniyle uğramış oldukları acı ve sıkıntılar ve çektiklerin ızdırabın kısmen de olsa telafi etmek amacıyla tarafların ekonomik sosyal durumu, kazanın oluş şekli kusur oranı göz önüne alınarak mahkememizce takdir edilen davacılardan ... için ... TL, ... için ... TL, ... ... için ... TL, ... için ... TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, A)Maddi tazminat davası yönünden davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, B)Manevi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile; Davacı ... için ... TL, Davacı ... için ... TL , Davacı ... için ... TL ve davacı ... için ... TL olmak üzere toplam ... TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, A)MADDİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN; A.1-Dava tarihi itibari ile davacılar davada haklı olduğundan alınması gereken ... TL maktu harcın peşin alınan ... TL harçtan düşümü ile artan ... TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, A.2-Davacılar tarafından yatıralan ... TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, A.3-Davalı sigorta şirketinin vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, B)MANEVİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN; B.1-Kabul edilen ... TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan ... TL karar ve ilam harcının davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, B.2-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen ... TL üzerinden davacılar lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, B.3-Reddedilen manevi tazminat tutarı bakımında AYM'nin iptal kararı gereğince davalılar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, C)-Davacıların karşıladığı ... TL tebligat/yazışma gideri, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL Adli Tıp Kurumu fatura gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin, kabul/talep oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara verilmesine, geri kalan ... TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, Ç)Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair; tarafların HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/12/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/296, K. 2025/1005, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-296-e-2025-1005-k-9b84b6181303