İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/245 E. 2019/1340 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/245
Karar No
2019/1340
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/245 Esas

KARAR NO : 2019/1340

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 12/06/2019

KARAR TARİHİ : 31/12/2019

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA :Davacı vekili dava dilekçesiye özetle : Borçlu hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasıyla başlatılan icra takibine borçlu tarafından 03.12.2018 tarihinde itiraz edilerek takibin durduğu, borçlu borcun tamamına ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, müvekkilinin 2. Sınıf tacir olduğu, davalı borçlunun ise ... ilinde hizmet veren oteller zincirinin olduğu, davaya konu icra takibinin kaynağı 21.05.2018 tarihli fatura örneğinden anlaşılacağı üzere 3.138,80 TL olduğu, müvekkili 12.05.2018 tarihli teklif formu ile davalı tarafa yapacak olduğu eğitimin içeriği ve ücret konusunda mail ortamında bilgilendirme yaptığı ve davalı taraf ile sözlü olarak mutabakata vardığı, bunun üzerine müvekkili 7 adet tatbikatlı eğitim gerçekleştirdiği, teklif formnda 8 adet eğitim ve birim fiyatı 390,00 TL yazmakta olsa da tarafların mutabakatı sonucu 7 adet eğitim birim fiyatının 380,00 TL olarak yapıldığı, bu nedenle davalının tespit edilecek taşınır ve taşınmaz malları üzerine 3.kişilere devrinin engellenmesi yönünden ihtiyati tedbir konulmasına, davanın kabulüne, kötüniyetli itirazın iptaline ve takibin 3.138,80 TL üzerinden devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle: Dava dilekçesinin HMK 121.maddesine aykırı olduğu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, her ne kadar davacı taraf İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun yetkisine itiraz etmediklerini belirtse de arabuluculuk aşamasında yapılan yetki itirazının arabulucunun yetkisine yapılan itiraz olduğu, bu aşamada itirazda bulunulmadığı, müvekkilinin adresinin Aydın olduğu bu nedenle Didim Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin yetkili olduğu, dosyanın yetkisizlik kararı ile Didim Aslyie Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava; faturaya dayalı alacağın tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2016/10789 Esas, 2016/8226 Karar ve 18.10.2016 tarihli kararında belirtildiği üzere ; Mülga 6762 Sayılı TTK'nun 1463.maddesine göre ; Bakanlar Kurulu'nca 18.06.2007 tarihinde karalaştırılmıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2007/12362 Sayılı Bakanlar Kurul'u Kararında esnaf-tacir ayrımının nasıl yapılacağı belirlenmiş olup, 6103 Sayılı TTK'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10.maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 Sayılı TTK'nun 11.maddesinin 2.fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu Kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden Bakanlar Kurul'u Kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi sureti ile yapılması gerecektir.

Mahkememizce yapılan yargılama sırasında İzmir Ticaret Sicil'e müzekkere yazılarak davacının ticaret sicil kaydı var ise gönderilmesi istenilmiş olup, dosyaya gelen 18.11.2019 havale tarihli cevabi yazıda ; ticaret sicil kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir.

Yine mahkememizde yapılan yargılama sırasında davacının tacir olup olmadığının tespiti açısından Yamanlar Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak ilgili kayıtlar istenilmiş olup vergi dairesinden gelen 11.11.2019 tarihli cevabi yazıda davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu belirtilerek cevabi yazı ekinde 2019 ve 2018 yılı gayri safi hasılatına ilişkin dökümler gönderilmiş olup, 2019 yılında gayri safi hasılatının 106.837,80 TL, 2018 yılında ise 52.974,71 TL olduğu anlaşılmakla, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Esnaf ve Sanatkarlar İle Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin" 2007/12362 Sayılı Bakanlar Kurul'u Kararı gereğince belirlenen limitler dikkate alınarak, davacı için bildirilen 2019 yılı için 106.837,80 TL, 2018 yılı için 52.974,71 TL'nin 2019 yılı için 120.000,00 TL, 2018 yılı için 100.000,00 TL olan bilanço hesabı esasına göre defter tutma hadlerinin altında kalması nedeniyle davalının esnaf olarak faaliyet gösterdiğinin ve tacir olmadığının kabulü gerekmiştir.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı yasanın 2.maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır " şeklindeki düzenleme ile , artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup , görevin 6100 Sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi gerekmektedir.

Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için ; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 Sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan doğan bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerden bulunması, yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

Bu açıklamalara göre; Dava konusu somut olayda davalı taraf tacir ise de, davacının ticaret sicilden ve vergi dairesinden gelen yazı cevapları gereğince tacir olmadığı, esnaf olduğunun kabulünün gerektiği, bu nedenle dava konusu uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevinin mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken dava olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu düşünülmekle, mahkememizin iş davada görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verme gereği doğmuştur.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Mahkememizin iş davada görevli olmaması nedeniyle davanın usulden REDDİNE,

Görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,

HMK 20.maddesi gereğince kararın kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Harç ve yargılama giderlerlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, dava değeri itibariyle kesin olarak karar verildi.31/12/2019

Katip ...

E-İMZALI

Hakim ...

E-İMZALI

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/245, K. 2019/1340, T. 31.12.2019, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-245-e-2019-1340-k-21e231426f44