İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/2321 E. 2020/4579 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/2321
- Karar No
- 2020/4579
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO2023/463 Esas KARAR NO :2024/785 Karar DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ:21/07/2023 KARAR TARİHİ:11/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili idare arasında yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirketlerde hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan ve yine iş akdi on çalıştığı müteahhit şirket tarafından feshedilen dava dışı ... tarafından ödenmeyen bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilesi talebiyle idarelerine karşı dava açıldığını, davalı şirketler bünyesinde istihdam edilmiş olan dava dışı ... tarafından açılan .... İş Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası nezdinde görülmüş olduğunu ve müvekkili ...'nin de sorumlu tutulduğu davanın kabulü yönünde karar verildiğini, bahsi geçen tazminat kararı hakkında .... İcra Müdürülüğünün ... esas sayılı dosyası ile cebri icra yoluna gidildiğini ve bunun üzerine müvekkili tarafça dava dışı işçiye icra dosyası kanalıyla toplam 70.898,09-TL ödeme yaptıklarını, huzurdaki davada müvekkilinin dava dışı işçiye mahkeme kararı gereği ödediği miktarın belli olduğunu ancak dava dışı işçinin bünyelerinde çalıştığı müteahhit şirketlerden her birinin ödenen bu miktarların ne kadarından sorumlu oldukları hususunun net belli olmadığını, bilirkişi incelemesi yapılmasını, davalı şirketlerin sorumlulukları bakımından belirsiz alacak davasına dair hükümler uygulanmak suretiyle müvekkili tarafından işçiye ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalı yan cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, beyan dilekçeleri, cevabi yazı içerikleri, .... İş Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı bulunmaktadır. Mahkememizde açılan dava öncelikle, görev, yetki, taraf sıfatı ve diğer dava şartları açısından incelenmiş ve mahkememizin görevli ve yetkili olduğu ve ayrıca diğer dava şartlarının da bulunduğu anlaşılmış olduğundan davanın esasına geçilmiştir. Dava işçilik alacakları nedeni ile ödenen bedelin rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce verilen 15/04/2024 tarihli celsenin 4 nolu ara kararı ile, sorumluluğun tespiti açısından dosyanın iş hukuku ve rücuen tazminat konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile ayrıntılı, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi ... tarafından tarafından tanzim edilerek mahkememize sunulan 29/05/2024 tarihli raporun incelenmesinde özetle; "...1. Seçenek olarak mahkemece yapım işlerine ait tip sözleşmesi hükümleri ve bu sözleşmenin eki niteliğindeki ihale dokümanlarındaki hükümler çerçevesinde sorumluluğun tamamının alt işverene ait olduğu kanaatine varılması halinde dava dışı işçinin 24/09/2011-20/07/2012 dönemine isabet eden ihbar tazminatı, ücret alacağı, AGİ alacağı, fazla mesai ücreti alacağı, hafta tatili ücret alacağı, genel tatil ücret alacağı, yargılama gideri ve harç alacağı, ilam vekalet ücreti olarak taraflarınca hesaplanan ve dava konusu edilen 70.898,09-TL den davalı alt işveren ... ...Merkezi Hollanda ... Şubesinin sorumluluğunun 70.998,09-tl olduğunu, 2. Seçenek olarak mahkemece eşit oran sorumluluk esasının benimsenmesi halinde 24/09/2011-20/07/2012 dönemine isabet eden ihbar tazminatı, ücret alacağı, AGİ alacağı, fazla mesai ücreti alacağı, hafta tatili ücret alacağı, genel tatil ücret alacağı, yargılama gideri ve harç alacağı, ilam vekalet ücreti olarak taraflarınca hesaplanan ve dava konusu edilen 70.998,09-TL'nin %50'si olan 35.449,05-TL davalı alt işverene rücu edilebilecek olup alt işverenin sorumluluğunun bu kadar olduğu..." şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Bilirkişi raporunun incelenmesinde, raporun hukuki yönleri ayrık olmak üzere, yapılan hesaplamalar bakımından ayrıntılı ve gerekçeli olduğu anlaşıldığından, hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında, taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve alınan bilirkişi heyeti raporu kapsamında yapılan değerlendirmede; Davalının davaya ve Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna karşı cevap ve itiraz sunmadığı görülmüştür. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede işçilik alacaklarının davacı asıl işveren tarafından ödeneceğine dair ayrıca ve açıkça düzenleme bulunmadığı gibi Yapım İşlerine Ait tip sözleşmesinin “Sözleşme bedeline dahil olan giderler” başlıklı 7. Maddesinde de; "Taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin vergi, resim, harç, yapı kullanma izin belgesi giderleri vb giderler ile ulaşım, sözleşme kapsamındaki her türlü sigorta giderleri sözleşme bedeline dahildir. İlgili mevzuat uyarıca hesaplanacak katma değer vergisi, sözleşme bedeline dahil olmayıp İdare tarafından yükleniciye ödenecektir." şeklinde belirtildiği üzere davacının yalnızca katma değer vergisinden sorumlu olacağının belirlendiği görülmüştür. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mevcut olduğu durumlarda; asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. Maddesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. İç ilişkide ise bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 62. Maddesi uyarınca “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur” ve 167. maddesinde “aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” hükmü amirdir. Buna göre müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 112. maddesine 6552 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri ile eklenen fıkralarda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 62.maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatı bakımından; alt işverenlerin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet sürelerinin, aynı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunacağı, bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmelerinin 4857 sayılı Kanunun 120.maddesi uyarınca yürürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı İş Kanununun ilgili maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödeneceği hususları düzenlenmiştir. Yine yıllık izin ve ihbar tazminatlarının sözleşmenin feshi ile talep edilebilecek alacaklardan olmaları nedeniyle yalnızca son işverenden talep edilebileceği ancak hafta tatili, genel tatil, fazla mesai ve diğer benzeri alacakların çalışma sürelerine göre rücu talebinin konusunu oluşturacağı emsal yüksek yargı kararları ile sabit hale gelmiştir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 24.12.2020 tarih, 2019/2321 E., 2020/4579 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 6. H.D. 21.12.2021 T. 2021/1763 E., 2021/2455 K. Sayılı ilamı) Dava dışı işçinin davalı dışında bir başka iş yerinde çalışmasının bulunmadığı, asıl davada davalı hakkında açılan davasının ise atiye bırakıldığı, bu işverene ilişkin haklarından feragat edilmediği anlaşılmıştır. Sonuç olarak; dava dışı işçi lehine .... İş Mahkemesinin kesinleşmiş ilamı gereği ödenen işçilik alacakları, feriler ve yargılama giderleri ile tevkifat ödemelerinin tamamının işçinin çalışma süresi ve ana tip sözleşme ile davacıya bu hususta açıkça sorumluluk verilmemiş olması karşısında davacıdan tahsili gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; 70.998,09TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 4.849,87 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak yatan 1.210,77-TL'nin mahsubu ile bakiye eksik kalan 3.639,10-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye GELİR YAZILMASINA, Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.210,77-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan ilk masraf, posta ve bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 4.669,35-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya VERİLMESİNE, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL Arabuluculuk giderinin, davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 6-HMK'nın 120. maddesi gereğince; varsa taraflarca yatırılan gider avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE, 7-HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.11/11/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸