İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/936 E. 2026/513 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/936
- Karar No
- 2026/513
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/936 Esas KARAR NO : 2026/513
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/10/2018 KARAR TARİHİ : 12/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ...bank ... Şubesi, 16.08.2018 keşide tarihli, .... çek seri numaralı, 25.000,00-TL bedelli çekin ...'nin kaybetmesi ve kaybettiğine dair karakol tutanaklarına binaen çek lehdarı ... tarafından çekin zayi olması nedeni ile ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile çekin iptali için dava açtığını ve 16.08.2018 tarihinde...bank ... Sitesi Şubesi'ne çek bedelinin ödemekten men edilmesine dair mahkeme tarafından müzekkere yazıldığını, ... 14. Ticaret Mahkemesi'nin 99.08.2018 tarihli ödemeden men yasağı koyduğu çalıntı çek için alacaklı olduğunu iddia eden davalı iş ödemeden men yasağından sonra ihtiyati haciz istemi ilc 06.09.2018 tarihinde ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurmuş aldığı ihtiyati haciz kararı almış ile ... 1. İcra Müdürlüğünün... F. sayılı dosyası ile ihtiyati haciz işlemi ile müvekkili şirket yetkilisi ...'ün evindeki eşyalar haczedildiğini, işbu ihtiyati hacze ilişkin esas takibe konu ödeme emri halen dahi müvekkil şirkete tebliğ edilmemiş olmakla birlikte davalı tarafından 14.09.2018 tarihinde müvekkili şirketin ... adresine hacze gidildiğini, adresin kapalı olması nedeni ile bir üst katta oturan müvekkili şirketin yetkilisi ... 'ün evine hacze giderek psikolojik baskı sonucu ev eşyalarına haciz konulduğunu ve haczedilen malların muhafaza edileceği ile şirket yetkilisine baskılar sonucunda zorla haciz anında taahhütte bulundurarak ve davalı vekili tarafından müvekkil şirket yetkilisi ...'ten ... ödemede alarak eşyaları bıraktığını, baskı ile ...'ten ödeme almış olmasına rağmen haciz memuru tarafından haciz tutanağında iş bu tutar da belirtilmediğini, ancak bilindiği üzere haciz anında taahhüt geçerli olmadığı gibi, şirket yetkilisinin özgür iradesiyle vermiş olduğu bir taahhüt değil, tam tersi ev eşyalarının kaldırılacağı baskısı ile alındığını, bu haliyle baskı sonucu herhangi bir borcu olmamasına rağmen ev eşyalarının muhafazaya alınmaması için baskılar sonucu borcu kabul edildiği belirtilerek taahhüt alındığını, oysaki müvekkili şirketin çek tutarını ekli ödeme belgesi ile görülüğü üzere, lehdar ...'e ödediğini ve işbu çekle ilgili herhangi bir hukuki sorumluluğu olmadığını, işbu nedenle ayar çekle ilgili iki defa ödeme yapılması hayatin olağan akışına bile aykırı olmasına rağmen baskdar sonucu bu şekilde borcu varmış gibi tutanak düzenlenmiş ve taahhüt alındığını, hiçbir şekilde kabul arılamı taşımamakla birlikte böyle bir borcun mevcut olması halinde dahi ancak şirket sorumlu olup, şirket yetkilisi borçtan sorumlu olmamasına rağmen ev eşyaları haczedildiğini, ...' ün şirketi temsil yetkisini haiz olması sebebiyle icra müdürlüğünce şahsına ait evine gelinerek ihtiyati haciz işlemi gerçekleştirilmesinin yasa ve usule aykırı olduğu gibi davalı vekili tarafından şirket yetkilisi daha sonra muhtelif tarihlerde telefonla arayarak ödeme yapmaz ise haczedileri malların satışının yapılacağına dair psikolojik baskı yaptığını, ödeme emrinin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, davalı tarafından ihtiyati hacze gidilmiş olması, şirket yetkilisi devamlı aranması ile müvekkil şirket adına kayıtlı araçlara ihtiyati haciz ve yakala konulması nedeni ilc iş bu davayı açmak zarureti doğduğunu, davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulünü, icra takibine dayanak yapılan 6.08.2018 keşide tarihli,...bank ... Şubesi'ne ait ... çek seri numaralı, 25.000,00-TL tutarındaki çek müvekkili şirket tarafından lehdar ...'e ödenmiş olması nedeni ile davalıya herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, dava konusu çalıntı çekin tahsili halinde, müvekkili şirketin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan dava konusu çekin, teminatsız veya mahkemenizce uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve işbu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konu çekin ödenmesini engeller mahiyette ve ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasının durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirket adına kayıtlı ... ve ... plakalı araçlarına konulan yakalama şerhinin kaldırılmasını, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyasında düzenlenen icra takibinin ve ödeme emrinin müvekkili şirket yönünden iptalini, mahkememiz aksi kanaatte ise ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin işbu dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, kötüniyetle hareket ederek müvekkili şirketin ticari hayatına zarar verilmiş olması ile şirket yetkilisinin evine hacze giderek bu çalıntı çeke dayalı bu şekilde de psikolojik baskı ile tahsilat yapılması da nazarı dikkate alınarak İİK. 67/2 maddesine binaen lehine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, davalı tarafa müvekkili şirket yetkilisi tarafından ihtiyati haciz altında ödenen 9.000,00-TL'nin davalı taraftan işlemiş ticari faizi ile istirdatını, tüm yargılama gideleri ve avukatlık ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ..., hem somut olayın özelliği hem de dava dilekçesinde bahsi geçen haciz işlemi esnasında şirket yetkilisi olarak hareket etmesi nedeniyle, gerçek kişi olarak, davacı sıfatına haiz olmadığını, bu nedenle işbu davacı yönünden, huzurdaki davanın sıfat yokluğundan(husumetten) reddi gerektiğini, dava konusu olan ve davacı ... A.Ş. tarafından keşide edilen ...bank ... Şubesi'ne at ... tarihli,... seri no'lu, 25.000,00.-TL. bedelli tacir çeki, müvekkilinin davalıya, ciro edilmek suretiyle intikal ettiğini, müvekkilinin de anılan çeki ciro ederek başka bir şahsa verdiğini, işbu şahısın, bahsi geçen çeki, muhatap bankaya ibraz ettiğinde, ödeme yasağı ile karşılaşmış ve çek, muhatap banka tarafından, ... 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ödeme yasağı kararı mesnet gösterilerek, hesap bakiyesinin "0,00" olduğu belirtilmek suretiyle yazıldığını, bunun üzerine, ilgili çek, bu şahıs tarafından müvekkil davalıya iade edildiğini, dava konusu çekin lehdarı olan ...'in,işbu çekin zayi olduğundan bahisle ... 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... E. sayılı davayı açtığını ve çek hakkında ödeme yasağı kararı aldığını, ancak, bilahare, işbu davasından feragat ettiğini ve ilgili mahkeme tarafından da ödeme yasağı kararı kaldırıldığını, bu itibarla davacılar vekilinin dava konusu çekin zayi olduğu ve hakkında ödeme yasağı kararı olduğuna dair iddialarının haklı bir dayanağı olmadığı aşikar olduğunu, anılan çekin arka yüzü incelendiğinde, ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığını, dolayısıyla müvekkili davalının meşru hamil açıkça görüldüğünü, Nitekim, TTK'nun 790.md.'sine göre,"Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi,son ciro beyaz ciro olsa bile,kendi hakkı, müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır... ".Hal böyle olunca,müvekkil davalının,iyiniyetli meşru hamil olduğu sabittir.Yine,TTK 'nun 818/k maddesinin yollaması ile poliçe borçlularının müteselsil sorumluluğuna dair 724.md'nin çekler hakkında da uygulanacağı belirtildiğini, TTK 724.md'ye göre de; "(1) Bir poliçeyi düzenleyen,kabul eden,ciro eden veya o poliçeye aval veren kişiler hamile karşı müteselsilen sorumludurlar. 2)Hamil,bunların borçlanmadaki sıraları ile bağlı olmaksızın herbirine veya bunlardan bazılarına ya da hepsine birden başvurabilir...." yukarıda yer alan madde içeriğinden de anlaşılacağı üzere, dava konusu çekin meşru hamili olan müvekkili davalı, kendisinden önceki, cirantalar, lehdar ve keşidecinin müteselsili sorumluluğundan dolayı ,bunların borçlanmadaki sıraları ile bağlı olmaksızn herbirine veya bazılarına veya hepsine birden başvurma hakkına sahip olduğnuu, müvekkili davalının haiz olduğu yasal haklarına istinaden, öncelikle ilgili çeke ilişkin olarak, tarafınca, tüm borçlular hakkında ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nden ...D.İş Esas... Karar sayılı ihtiyati haciz kararı alındığını ve akabinde ... 1.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından esas takibe geçildiğini ve aynı dosyadan keşideci davacı şirket hakkındaki ihtiyati haciz kararı tatbik edildiğini, bu itibarla, davacılar vekilinin dava dilekçesinde yer alan iddialarının hukuki bir dayanağı olmadığını, davacı keşideci,dava konusu çek bedelinin ödenmesinden sorumlu olup,borçlu durumunda olduğunu, müvekkili davalı, meşru hamil olması nedeniyle TTK 724.md. kapsamında, kendisinden önceki tüm şahıslardan alacağını tahsil etme hakkına sahip olduğunu, açıklananlar doğrultusunda alacaklarının sabit ve likit olduğunu,borçlu keşidecinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu itibarla borçlu keşidecinin alacak miktarının %20’ından aşağı olmamak üzer kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, izah edilen nedenler kapsamında; dava dilekçesinde yer alan iddiaların, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle davacı yanın tüm taleplerinin ve davanın reddini, davacı ..., davacı sıfatına haiz olmadığından,işbu davacı yönünden huzurdaki davanın sıfat yokluğundan(husumetten) reddini, davacıların, haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Davacının davasının menfi tespit istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlık, davacılardan ...'ün davacı sıfatının olup olmadığı, davalının çekin yetkili hamili olup olmadığı, davacı çek keşidecisinin ödeme yasağı kararına dayanarak lehdar ...'e ödeme yaptığına dair makbuzu mahkememize ibraz ile çek bedelinin ödenip ödenmemesinden sorumlu olup olmadığı veya sorumluluğunun ödeme ile ortadan kalkıp kalkmadığı, haczin davacılardan ...'ün evinde yapılıp yapılmadığı haczedilen eşyaların işbu davacının evindeki eşyalar olup olmadığı, özetle çek bedelinden davacıların sorumlu olup olmadıklarına ilişkin menfi tespit ve dava dilekçesinde verildiği iddia edilen 9000-TL bakımından istirdat istemine ilişkindir. Davacı, dava konusu ... Şubesi, ... keşide tarihli, ... çek seri numaralı, 25.000,00-TL bedelli çekin dava dışı ...'nin elindeyken kaybolması nedeniyle çekteki ciro zincirinin bozulduğu iddiasına dayandırmıştır. Dava konusu çekin dava dışı ...'nin rızası dışında elinden çıkmasına ilişkin olay nedeniyle ... 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kovuşturma dosyasının sonucu bekletici mesele yapılmıştır. Mahkememizce bekletici mesele yapılan kovuşturma dosyasında verilen ... 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "Dosya içerisinde bulunan delillerin incelenmesi ve Mahkememizce yapılan yargılama sonunda oluşan kanaat neticesinde; sanık ...'in aralarındaki ticari ilişki nedeniyle katılandan aldığı davaya konu 25.000 TL bedelli çeki diğer sanık ...'ye ciroladığı, sanık ...'nin de bu çeki sanık ...'a ciroladığı, sanık ... ve ...'nin cirolamak suretiyle kendi ellerinden rızalarıyla çıkardıkları çek ile ilgili olarak sanık ...'nin çeki çaldırdığından bahisle savcılığa suç duyurusunda bulunduğu, sanık ...'in de çekin çalındığını belirterek Asliye Ticaret Mahkemesinden ödemeden men yasağı kararı almak için başvuruda bulunduğu, bu şekilde sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde çek çalınmış gibi kamu kurumlarına başvuruda bulunarak ve bu durumu katılana ileterek hileli hareketlerle çek bedelinin katılan tarafından sanık ...'e ödenmesini sağlamak ve sonrasında bu çeki bedeli karşılığında ...'a cirolamak suretiyle haksız menfaat temin ettikleri sabit görülmüştür. Dosya kapsamı itibariyle sanık ... ve ...'nin çekin çalındığına ilişkin olarak ayrı ayrı savcılığa ve Asliye Ticaret Mahkemesine başvurmaları dikkate alındığında sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket ettikleri kanaatine varılarak üzerlerine atılı suçu işledikleri sabit görülmüştür. Sanık ... ve ...'nin eylem ve fikir birliği içerisinde gerçekleştirdikleri dolandırıcılık suçunu kamu kurumu olan Savcılığa ve Asliye Ticaret Mahkemesine müracaat ederek bankanın maddi varlığı niteliğinde olan çekin çalındığı yönünde işlem yapılmasını sağlamak suretiyle işledikleri anlaşıldığından" gerekçesi ile dava dışı ... ve ...'nin tecziyesine, "Sanık ... hakkında, her ne kadar diğer sanıklarla eylem ve fikir birliği içerisinde dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın suçu kabul etmediğine yönelik savunması, sanığın davala konu çeki alacağına karşılık aldığına yönelik beyanı, diğer sanıkların savunmaları, sanığın ihtiyati haciz kararını ve başlattığı icra takibini sadece katılana yönelik olarak değil çekin ciro silsilesi içinde olan diğer sanıklar ... ve ... aleyhine de başlatması ve haciz taleplerinin tüm borçlular yönünden yapılması dikkate alındığında sanık Mehmet Turan İlhan'ın diğer sanıklarla eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ettiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanık Mehmet Turan İlhan'ın CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir." gerekçesiyle işbu davanın davalısı ... hakkında beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. ... 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu, ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile ilk derece Mahkemesince verilen kararın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiş ve bu haliyle karar kesinleşmiştir. Emsal Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. (818 sayılı Borçlar Kanunu 53.) maddesi hükmü gereğince, hukuk hakimi kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olgu ile bağlı olduğu, Ceza Mahkemesinin kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahip olduğu, bu nedenle, hukuk hakiminin, ceza hakiminin fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi vakıa konusundaki kabulü ve Ceza Mahkemesinin kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli, diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan bir mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat hükmüyle bağlı olacağı hem ilmi hem de kökleşmiş yargısal içtihatlarla benimsenmiş bulunduğundan Mahkememizce kesinleşen beraat kararı, beraat kararında olayın oluş şekline ilişkin Ceza Mahkemesinin kabulü nazara alınarak, dava konusu çekin davacının ve diğer cirantaların elinden rızası dışında çıkmadığı, kovuşturma dosyasında diğer lehdar ve cirantanın eylem birliği ile çekin kaybolduğuna dair davacıya beyanda bulunup çek bedelini tahsil etmek suretiyle davacıyı yanıltıp dolandırdıklarının sabit olduğu, ancak davalının atılı suçtan beraatine karar verildiği, ciro silsilesinin bozulmadığı, ayrıca davacı ...’ün davaya dayanak takip dosyasında borçlu olmadığı, bu durumda aktif husumetinin bulunmadığı, eş deyişle davacı şirketin davalıya çek bedeli kadar borçlu olduğu, her ne kadar dava konusu çeke dayanan icra takibi sırasında davacı ...'ün mallarına haciz konulduğu ileri sürülmüş ise de, bu iddianın ancak istihkak iddiasına konu olabileceği, Mahkememizce verilen tedbir kararı ile de davacı şirket aleyhindeki takibin durdurulduğu anlaşılmakla davacıların davasının ayrı ayrı reddine,İİK 72. maddesi uyarınca asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 5.000,00-TL'nin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere; Davacı ...'ün davasının aktif husumet yokluğundan reddine, Davacı ... A.Ş'nin davasının reddine, İİK 72.maddesi uyarınca asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 5.000,00-TL'nin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar harcının peşin yatırılan 426,94-TL harçtan mahsubu ile bakiye 305,06-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 25.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/06/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır