İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/766 E. 2019/383 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/766
- Karar No
- 2019/383
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/766 Esas KARAR NO : 2019/383
DAVA : Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 04/12/2018 KARAR TARİHİ : 31/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından ... tarihinde borçlu şirkete değeri ... TL olan 1 adet el dokuma ipek halı, 9 adet yağlı boya tablo ve 59 adet ebru-sulu boya tablo satılarak teslim edildiğini, borçlu şirket tarafından da davacıya malların teslim alındığını gösterir gider pusulası verildiğini, ayrıca satın alınan malların davalı şirket tarafından ticari defterlerine işlendiği ve satış işleminin vergi dairesine de bildirildiğini,davacının davalı şirketten olan ... TL alacağı nedeniyle davalı borçlu şirket aleyhine Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasından yapmış oldukları ilamsız takibe borçlu şirket tarafından ... tarihinde itiraz edildiğini, davalı şirketin malların teslim alınmadığına ilişkin bir itirazının bulunmadığını, borçlu davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla borçlu davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli olmayan mahkemede açıldığını, TTK 4. Maddesindeki " Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; ........." dendiğini, davacı tarafın tacir olmadığını, tacir olduğuna ilişkin de dosyaya somut bir belge sunmadığını, Türk Ticaret Kanunu bakımında huzurdaki davanın ticari dava olarak kabul edilebilmesi için davacı tarafın tacir olması ve işin ticari işletmesi ile ilgili bir iş olması gerektiğini, dosyada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ayrıca davanın yetkili mahkemede de açılmadığını, HMK 6. Maddesindeki; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. " düzenlemesi gereği davalı şirketin adresinin ... olduğunu, buna göre yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin olarak davalı şirketin davacı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, davalı şirket tarafından davacı tarafa sunulan ve davacı tarafındanda imzalanan tediye makbuzları ile davacıya ödeme yapıldığını, söz konusu ödemelere ilişkin; ... Şubesi ... nolu ... tarihli ... TL miktarlı, ... nolu ... tarihli ... TL miktarlı, ... nolu ... tarihli ... TL miktarlı çeklerin keşide edilerek davacıya teslim edildiğini, davalı şirket tarafından bu şekilde davacıya ... TL ödeme yapıldığını, davalı şirkete teslim edilen malların bedelinin ... TL olmakla, tamamının bedeli iş bu çekler ile ödendiğini, ancak davacı tarafın söz konusu çekleri teslim aldıktan sonra kötü niyetli olarak davalı şirket aleyhine icra takibine geçerek huzurdaki davayı açtığını beyanla öncelikle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine mahkeme aksi kanaatte ise yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ... Mahkemelerine gönderilmesine, mahkemece davanın esasına girilmesi halinde davanın reddi ile davacı aleyhine % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflara duruşma gününü bildirir usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Mahkememizce davacının tacir olup olmadığı hususunda Antalya Vergi Dairesi Müdürlüğüne ve Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, gelen yazı cevaplarından davacının potansiyel mükellef kaydının bulunduğu, ticaret sicil müdürlüğüne kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, satım sözleşmesi nedeni ile yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine alacaklı tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı tarafça görev ve yetki itirazı ileri sürülmüştür. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ve Antalya Vergi Dairesinin yazı cevapları ile davacı vekilinin ... tarihli duruşmadaki beyanından davacının dava tarihi itibari ile tacir olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay HGK'nın 18.11.2015 gün ve 2014/15-301 E. 2015/2659 K. sayılı emsal içtihadında da "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar... Ticari davalar ise; aynı Kanunun 4/1. maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Somut olayda, her ne kadar dava Mahkememizde açılmış ise de; Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen cevabı yazıdan davalı şirket tacir ve davalı yönünden iş ticari nitelikte ise de; davacının tacir olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın ticaret mahkemesinde görülmesi gereken mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşıldığından mahkememizin görevsiz olduğu uyuşmazlık yönünden Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılarak görev dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, dosyada görevli mahkemenin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyasının görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 3-HMK'nun 20/1 maddesindeki düzenleme uyarınca kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren iki hafta içinde istem olması halinde dava dosyasının görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Dava dosyasının süresi içinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda, harç ve yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına, 5-Dosyanın gönderilmesi için süresi içinde başvuru yapılmadığı takdirde, HMK'nun 20/1 ve 331/2 maddeleri gereğince yapılacak işlemin mahkememizce dosya ele alınarak değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 31/05/2019
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır