İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/259 E. 2019/410 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/259
Karar No
2019/410
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/259 Esas KARAR NO : 2019/410

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/06/2019 KARAR TARİHİ : 18/06/2019

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan incelemesi sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı ... ... arasında ticari nitelikte hizmet sözleşmesi yapıldığını, sözleşme ile tarafların yüklenecekleri edimlerin belirlendiğini, sözleşmeye göre taraflar aralarında futbol turnuvası ana sözleşmesi ile organizasyon vb sağlanması ve bedelinin ödenmesi hususlarında anlaşmaya vardıklarını, müvekkilinin sözleşme ile birlikte bir adet ... tarihli ve ... sayılı faturanın tanzim edildiğini, mezkur sözleşmede ve faturada belirlenen tarihte müvekkillerinin edim yükümlülüğünü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkili tarafından edimi ifa edilmiş olmasına rağmen davalı tarafın fatura tarihinde ödemeye yapmadığını, müvekkilince davalının fatura bedelini ödememesi sebebiyle, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalıların söz konusu icra takibine borç yönünden itiraz ettiklerini bu sebeplerle, davanın kabulü ile yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davanın hizmet sözleşmesinden kaynaklanan Alacak davası olduğu anlaşıldı. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasındaki ilişki görev ilişkisidir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vazifesi içerisinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi uyarınca ticari sayılan davalara Ticaret Mahkemesi tarafından bakılacağı hususu düzenlenmiştir. Yargıtay HGK'nın 18.11.2015 gün ve 2014/15-301 E. 2015/2659 K. sayılı emsal içtihadında da "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar... Ticari davalar ise; aynı Kanunun 4/1. maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde belirtilmiştir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 26/06/2014 tarih 2014/6492 E. 2014/10084 K.sayılı emsal içtihatında ; "Dava, alacak istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince; davanın ticari dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Asliye Ticaret Mahkemesi ise; davalının tacir olmadığı gibi davanın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Somut olayda; davacı şirket, davalı ... ... ile maç organizasyonunun yapılması ile ilgili sözleşme imzaladıklarını, ancak davalının organizasyon bedelini ödemediği iddiasıyla, ... Tl organizasyon bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir.Davalının tacir olmamasına, alacağın faturaya dayanmasına göre, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunmadığı anlaşılan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir."şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen kanun maddeleri ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede, Davacının talebinin hizmet sözlşemesinden doğan alacak olduğu, davacı taraf tacir olsa dahi davalının dernek niteliğinde spor kulübü olduğu, davalı tacir olmadığından davanın nispi ticari davalardan olmadığı, davanın TTK'da düzenlenen hususlardan kaynaklanmadığından davanın mutlak ticari bir dava da olmadığı ve davaya bakma görevinin mahkememize ait olmayıp, genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinin olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, davacının davasının görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Kararın kesinleşmesi ve talep edilmesi halinde dosyanın görevli Nöbetçi Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye dosyanın gönderilmesinin talep edilmesi halinde harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili mahkeme tarafından karara BAĞLANMASINA, Dair, Tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanunu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/06/2019

Katip ... *E-İmzalı

Hakim ... *E-İmzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/259, K. 2019/410, T. 18.06.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-259-e-2019-410-k-98646f17f5d9