İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/132 E. 2019/620 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/132
Karar No
2019/620
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/132 KARAR NO : 2019/620

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/03/2018 KARAR TARİHİ : 07/10/2019

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının eşi ... ile birlikte ... yaptığını, davalınında ... Mahallesi ... Caddesi No. ... .../... adresinde ... ... restaurantın işletmeciliğini yaptığını, tarafların aralarında restauranta sebze ve meyve tedariki hususunda sözlü anlaşmaya vardıklarını, davacının eşi ...'ın ... tarihinde kendi nakliye aracı ile davalının restaurantına ilk mal teslimatını gerçekleştirdiğini ve faturasını da teslim ettiğini, bu şekilde ... tarihine kadar her hafta düzenli olarak mal teslimatı gerçekleştirdiklerini, her mal teslimatıyla birlikte fatura aslının da davacının eşi ... tarafından davalının çalışanlarına teslim edildiğini, ...tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL ... tarihinde ... TL ve tam olarak tarihi hatırlanmamakla beraber ... ayı içerisinde ... TL fatura alacaklarının davalı tarafından ödendiğini, ancak kalan mal bedelinin davacı tarafından davalıdan defalarca istenmesine rağmen ödenmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili istemiyle Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasıyla borçlu aleyhine ilamsız icra takibi başlattıklarını, borçlunun takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, borçlunun itirazının iptaline, takibin Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası üzerinden ... TL asıl alacak(işllemiş faiz(avans faizi), masraf ve vekalet ücreti hariç)fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Dava tarihinden sonra davalının vefat ettiği anlaşılmış, davalı mirasçılar vekili tarafından ibraz edilen ... havale tarihli dilekçe ile davalı ...'ın ... tarihinde vefat ettiğinden mirasçılarını gösterir veraset ilamı ve mirasçılar ... ve ...'ın mirası reddettiklerine dair Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih, .../... Esas, .../... Karar sayılı mirasın reddedildiğine ilişkin karar dosyaya ibraz edilmiştir. Mahkememizce Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak murisin terekesine temsilci tayin edilip edilmediği, temsilci tayin edilmiş ise isim ve açık adres bilgilerinin bildirilmesi istenmiş, ilgili mahkemenin .../... Tereke sayılı dosyasında ... tarihli duruşma zabtının ... nolu kısa kararında ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği gelen kayıtlardan anlaşılmıştır. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı olarak yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine takibin durmasından sonra alacaklı tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının ... olduğu, davalınında ... işletmecisi olup, esnaf statüsünde oldukları, tacir olmadıkları anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 4.Maddesinde bu kanundan doğan hukuk davalıların ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5.Maddesinin 2.Fıkrasında bir yerde ticaret mehkemesi varsa Asliye Hukuk mahkemesi'nin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi uyarınca ticari sayılan davalara Ticaret Mahkemesince bakılacağı husus düzenlenmiştir. Yargıtay HGK'nın 18.11.2015 gün ve 2014/15-301 E. 2015/2659 K. sayılı emsal içtihadında da "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar... Ticari davalar ise; aynı Kanunun 4/1. maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde belirtilmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Yukarıda belirtilen emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Somut olayda, her ne kadar dava Mahkememizde açılmış ise de; tarafların tacir olmadıkları anlaşılmıştır. Buna göre, eldeki davada tarafların tacir olmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın da ticaret mahkemesinde görülmesi gereken mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşıldığından mahkememizin görevsiz olduğu sonucuna varılarak uyuşmazlık yönünden Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu belirlenmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere; 1-Davanın GÖREV DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2019

Katip ... ¸E- İmzalı

Hakim ... ¸E- İmzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/132, K. 2019/620, T. 07.10.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-132-e-2019-620-k-9c0c68269d68