İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/724 E. 2019/612 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/724
Karar No
2019/612
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/724 Esas KARAR NO : 2019/612

DAVA : Sigorta (Ziraat Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 16/11/2018 KARAR TARİHİ : 04/10/2019

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Ziraat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davacının, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Parselde kayıtlı taşınmazda ... faaliyeti gerçekleştirmektedir. Müvekkilimin faaliyet gösterdiği ..., ... Sigortası Genel Şartlar ile ... Sigortası Tarife ve Talimatları hükümlerine göre tanzim edilen, davalı ... tarafından hazırlanan ... numaralı ... Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, ... başlangıç ve ... bitiş tarihli poliçe uyarınca davacının faaliyet gösterdiği sera dolu, fırtına, hortum vb. rizikolar için teminat altına alındığını; davacının, poliçe uyarınca üstlendiği ödemeleri gerçekleştirdiğini, ... tarihinde ... ilçesinde dolu felaketi meydana geldiğini, bunun sonucunda faaliyet gösterilen sera büyük bir hasar gördüğünü, davacı tarafından sigorta şirketine gerekli başvuru yapıldığını, bunun üzerine ... tarihinde ... Kesin Ekspertiz Ön Bilgi Formu düzenlenerek müvekkilime teslim edildiğini, ... Eksperleri ... ve ... tarafından tanzim edilen belge uyarınca, hasar nedeni dolu, Teminat Kapsamındaki Plastik Örtü Hasar Oranı %100 olarak kayıt altına alındığını, bunun sonucunda davacının zararının karşılanacağı sigorta şirketi tarafından bildirildiğini, ancak bir süre sonra, komşu seralardan birine ödeme yapılmadığı ortaya çıkınca, komşu sera sahibi tarafından müvekkile ait seraya ödeme yapılması örnek gösterilerek ödeme talep edildiğini, davalı ise bunun üzerine müvekkilin hak ettiği tazminat ödemesini iptal ettiğini, bunun üzerine Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... D.İş. sayılı dosyasıyla zarar tespiti istenildiği, ... tarihinde mahallinde keşif icra edildiğini, bilirkişi raporunda "... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... parsel üzerinde bulunan seranın plastik tavan örtüsünün ... tarihinde ... Eksperleri tarafaından tanzim edilen ... ... Ekspertiz Ön Bilgi Formuna göre ... tarihinde meydana gelen dolu nedeniyle zarar gördüğü, hasar oranının %100 olduğu belitilmiş olup yaptığımız inceleme ile de sranın plastik tavan örtüsünün doludan zarar gördüğü ve yenilendiği tespit edilmiştir. Seranın plastik tavan örtüsünde doludan dolayı meydana gelen zarar ... TL olup davalı ve davacı arasında yapılan ... numaralı ... Sigorta Poliçesi hükümlerine göre oluşan zarar sonucu hesaplanan net tazminat tutarı ... TL'dir." ifadeleri kullanıldığını belirterek davacırı uğradığı net ... TL zararın tespit dosyasındaki raporun davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;igortalının hasar ihbarı üzerine ziraat mühendisi eksperler tarafından hasar tespiti yaptırıldığını, ... tarihli raporda plastik örtüde dolu izine benzer ve fakat bir cisimle yapılan izlerin olduğunun belirlendiğini, ... tarihli raporda plastik örtüde dolu izine benzer izlerin görüldüğü ve fakat izlerin cisimle yapılan zararın bulunduğu bu sebeple taleplerin kabul edilmediğini, tek taraflı tespit dosyasını kabul etmediklerini, poliçe kapsamında bir hasar bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmişir. DAVA : Dava, sera sigortası poliçesinden kaynaklı hasar tazminatı istemine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. ... poliçe numaralı ... Sigortası Poliçesinin incelenmesinde, sigorta ettirenin ve sigortalının ..., sigorta şirketinin ..., poliçe başlangıç tarihinin ..., poliçe bitiş tarihinin ... olduğu görülmüştür. Asliye Ticaret Mahkemesi; dava konusunun değerine veya miktarına bakılmaksızın ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli özel bir mahkemedir. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine giren işlerin genel çerçevesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde düzenlenmiştir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda yeterli görülmüştür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/04/2019 tarih 2017/17-1097E. 2019/458K. sayılı kararı). İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 10/09/2018 tarih 2018/902E. 2018/1289K. sayılı kararında; "...Dava, Bitkisel Ürün Sigortası poliçesinden kaynaklı hasar tazminatı istemine ilişkindir... Somut olayda, davacı; çiftçi olup, ticari ve mesleki amaçla ... sigortası yaptırdığından tacir sıfatının bulunmamasına ayrıca üretici olup tüketici olmamasına göre uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir..." denilmiştir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 02/07/2019 tarih 2019/565E. 2019/4744K. sayılı kararında; "... vekalet ücreti, görevli mahkemece yapılan yargılama sonunda oluşacak sonuca göre hükmedilecek vekalet ücretidir. Görevsizlik kararı için ayrı, yapılan yargılama sonucu ayrı vekalet ücreti verilmesi kanuna aykırıdır. Birleştirilen davanın görevsiz mahkemede açılması üzerine verilen görevsizlik kararı yönünden mahkemece ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı, sera sigortası poliçesinden kaynaklı hasar tazminatını talep etmiştir. Davacı çiftçi olup, tacir sıfatının bulunmadığı gibi üretici olup tüketici de değildir. Davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda yer alan mutlak ve nispi ticari davalardan ayrıca özel kanunlarda düzenlenen ticari davalardan olmaması karşısında mahkememizin görevsiz olduğu sonucuna varılmıştır, davacının sıfatına göre uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c maddesi gereğince mahkemelerin görevinin dava şartlarından olması sebebiyle öncelikle dikkate alınması gerekir. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkemece bakılacağından, bu konuda karar vermek görevli mahkemeye bırakılmıştır. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum edileceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2 maddesi gereğince; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini (yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti) ödemeye mahkum edeceğine, 5. Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde görevli mahkemede tevzi edilecek dosyaya aktarılmasına, dava dosyasının görevli mahkemeye süresi içinde gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, bakiye gider avansının istek halinde yatıran davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.04/10/2019

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/724, K. 2019/612, T. 04.10.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-724-e-2019-612-k-338c25ef4373