İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/6546 E. 2019/7768 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/6546
- Karar No
- 2019/7768
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - 2025/21 T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : *** HAKİM : *** KATİP : *** DAVACI : *** VEKİLİ : Av. DAVALI : *** VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikte Alım-Satım Sözleşmesinden Kaynaklı) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : *** Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının küçük çaplı bir esnaf olup davalı şirketten kumaş siparişi vermek istediğini, 01/04/2022 tarihinde sözlü olarak kurulan sözleşme gereğince davalı şirketten kumaş sipariş ettiğini, söz konusu sipariş neticesinde davalının davacıdan önden ödeme istediğini ve davacının de 01.04.2022 tarihinde "sipariş ön ödemesi" şeklinde açıklama yaparak 60.000,00 TL davalı şirkete ödeme yaptığını, diğer taraftan davalı şirketin 20.06.2022 tarihine 119.722,77 TL bedelli çek yazılmasını istediğini, ekte sundukları çek bedelinin vadesi gelmesine, davacı da ticari açıdan sıkıntı yaşamaması için çek bedelini de ödenmesine rağmen siparişi verilen kumaşlar hala davacıya gönderilmediğini, davalı şirketle yapılan görüşmelere rağmen kumaşlar bir türlü gönderilmediğini, bundan dolayı söz konusu ödemelerin tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, yapılan takibe davalı borçlu tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek/ileri sürerek davalı tarafından Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalının takip miktarı çıkışının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, alacaklı görünen tarafa ödeme emrinde belirtilen banka dekontundan ve çek ödeme dekontundan kalan bakiye borcu bulunmaması nedeniyle, ödeme dekontlarında belirtilen ve takibe konu edilen bedele karşılık gelen miktarda kumaşın davacı tarafa teslim edilmiş olması sebebiyle taraflarınca borca itiraz edildiğini, yöneltilen beyanların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketin kendi üzerine düşen tüm edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini belirterek/ileri sürerek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/03/2023 tarih ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderilen dosya, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Bilirkişi Mali Müşavir ...'ndan alınan 28/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının ticari defterlerinin E-Defter olduğu ve usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiki yerine geçen e-beratlarının yasal süresi içerisinde GİB (Maliye Bakanlığı) portalına yüklendiği, bahsi geçen e-defterlerinin lehe veya aleyhe delil olma durumunun bulunduğu, Dava konusu olan ; banka aracılığıyla 01.04.2022 tarihinde 60.000,00 TL "Sipariş Ön ödemesi" açıklaması ile ve 27.04.2022 tarihinde 119.722,77 TL 20.06.2022 vade tarihli çek ile yapılan ödemenin davalı yanın yasal ticari e-defterlerinde usulüne uygun şekilde yeraldığı, Ödemeye karşı herhangi bir mal teslim edilip edilmediği hususunda yapılan incelemede, Davacı yan adına düzenlenen faturaların e-irsaliyelerinde malı taşıyan şoför "... TC ; ..." isim bulunduğu ancak imza/kaşe bulun-ma-dığı, mal teslimine ilişkin başkaca bilgi ve belge bulunmadığı, Davalı yanın ticari e-defter kayıtlarında ; 60.000,00 TL ve 119.722,77 TL ödemeye karşılık olarak 10.01.2022 tarihli ... nolu 1.391,60 TL bedelli, 22.04.2022 tarihli ... nolu 99.974,09 TL bedelli, 27.04.2022 tarihli ... nolu 77.630,76 TL bedelli e-faturaların kayıt altına alındığı, yapılan ödemeler ve düzenlenen faturalar ile tarafların birbirinden alacaklı ol-ma-dığı ve hesap bakiyesinin sıfır olduğu gözükmekte ise de, davalının savunmasına esas faturalar e-fatura olarak "Ticari Fatura senaryosu kullanılarak" düzenlendiği ve bu şekilde "TİCARİ FATURA" düzenlenmiş olduğundan davacı ...'nun Gib Portalından red veya kabul etme hakkına sahip olduğu, davacının ticari defter/kayıtları Gib portalı henüz incelenmediğinden Davalı ... şirketinin düzenlediği bu faturaları kabul veya red ettiğine dair bilgiye ulaşıla-ma-mış, şüpheye yer bırakmayacak şekilde borç alacak ilişkisi tespiti yapılamamış olduğu kanaatini bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Bilirkişi Prof. Dr. ...'dan alınan 14/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 1. Davacı taraf davalı aleyhine 13.09.2022 tarihinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatmıştır. Takip dayanağı olarak davalıya yapılan ön sipariş bedellerine rağmen ürünlerin gönderilmemesinden kaynaklı borç açıklaması yazılmıştır. 2. Davacının davalıya 01.04.2022 tarihinde 60.000 TL banka havalesi ve 20.06.022 tarihli çekle olmak üzere toplam 119.722,77 TL ödeme yaptığı hem davalının kayıtları, hem dosyaya kazandırılan ödeme belgeleri hem de davalı beyanından anlaşılmaktadır. 3. Davalı taraf cevap dilekçesinde davacının yaptığı ödemeleri kabul etmiş ve davacıya mal teslimi yapıldığını ileri sürerek fatura ve irsaliye bilgilerini vermiştir. Davalının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda davacının davalıya yaptığı ödemeler tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan ödemeler karşılığında davacıya fatura ve irsaliye düzenlendiği ve davalının ticari defterlerinde davacıya borçlu gözükmediği tespit edilmiştir. 4. Davalının ileri sürdüğü mal teslimine ilişkin fatura davacının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Ayrıca davalı tarafça davacıya veya çalışanına mal teslimini gösteren bir belge dosyaya kazandırılmamıştır. 5. Davacı taraf davalıdan yapılan ödeme tarihinden takip tarihine kadar olan dönem için yıllık %9 yasal oran üzerinden faiz talep etmiştir. Davacının davalıdan talep edebileceği faiz tutarı raporumuz içinde hesaplanmış olup 4.950,35 TL olarak tespit edildiği kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı beyanlarını ve itirazlarını sunduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı taraf 01.04.2022 tarihinde sözlü olarak kurulan sözleşme gereğince sipariş verdiğini, davalıya sipariş ön ödemesi olarak 60.000 TL ödeme yaptığını, davalının 20.06.2022 tarihine 119.722,77 TL bedelli çek yazılmasını istediğini, çek bedelinin de ödendiğini, ancak davalının verilen siparişleri göndermediğini, ödenen bedelin tahsili amacıyla 13.09.2022 tarihinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip yapıldığını belirterek itirazın iptali dilemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktalarının; davacının sipariş ön ödemesi olarak 60.000 TL ödeme yapıp yapmadığı ve avans olarak 119.722,77 TL bedelli çek verip vermediği verdi ise davalının siparişe uygun olarak malları teslim edip etmediği Kayeri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptali gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Davaya konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağı avans ödemesinden kaynaklı toplam 184.733,28 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının ise açık hesap ilişkisi olduğu, ödeme emrinin itiraz üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. -Davanın esasının incelenmesine dair mesele; Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur. HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Somut olayda, tarafların ticari defter incelenmiştir. Bilirkişi raporları uyarınca davacı tarafça yapılan nakit ödeme ve çek ödemesi her iki taraf defterlerinde yer aldığı, davalı defterlerinde 60.000,00 TL ve 119.722,77 TL ödemeye karşılık olarak 10.01.2022 tarihli ... nolu 1.391,60 TL bedelli, 22.04.2022 tarihli ... nolu 99.974,09 TL bedelli, 27.04.2022 tarihli ... nolu 77.630,76 TL bedelli e-faturaların kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalı defterlerinde ön ödemeye ilişkin olarak mal teslim edildiği kayıtlıdır. Davacı defterlerinde ise davalının ileri sürdüğü mal teslimine ilişkin faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Ayrıca mahkememizce davalı tarafından düzenlenen faturalara ait mallara ilişkin 14/12/2023 tarihinde sevk irsaliyesi, teslim tesellüm tutanağı sunması için davalıya kesin süre verilmiş süresi içinde davalı tarafça davacıya veya çalışanına mal teslimini gösteren bir belge dosyaya sunulmamıştır. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. (TMK m. 6) İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. (HMK m.190) Somut olayda, taraf beyanları ve ticari defter kayıtlarına göre davacının avans olarak 60.000,00 TL ve 119.722,77 TL ödeme ispatlanmıştır. Davalı ise 10.01.2022 tarihli ... nolu 1.391,60 TL bedelli, 22.04.2022 tarihli ... nolu 99.974,09 TL bedelli, 27.04.2022 tarihli ... nolu 77.630,76 TL bedelli e-faturaları ve içeriğini davacıya teslimini ispat etmesi gerekmektedir. Ancak ispat edememiştir. Bu kapsamında davalı yemin deliline dayanıldığı görülmüş ve davalıya yemin delili hatırlatılmış ancak davalı tarafça yemin deliline dayanılmadığı görülmüştür. Yemin sonrası, davacının davalıdan 60.000,00 TL nakit ödeme 119.722,77 TL çek ödemesi ve icra takibindeki baro pulu ödemesi ispatlandığından anılan kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Bakiye içinde yer alan tebligat ücreti ise delil sunulmadığından ispatlanmamıştır. -Faize ait değerlendirmede; Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan 818 sayılı BKn un 101.maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur" hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı TBKnun 117.maddesinde bu hüküm ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması ile gerçekleşir. Anılan yasal düzenleme çerçevesinde takip öncesi temerrüd bulunmadığından davalı takip ile temerrüde düşeceğinden işlemiş faiz talebi uygun görülmemiştir. -İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı taraf ticari defterlerinde yapılan inceleme ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarı davalı kendi ticari defterlerinde yer alan borç tutarı kaydı ile bilebileceğinden likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. -Kötü niyet tazminatı talebine ilişkin değerlendirilmede: İcra İflas Kanunun 67/2.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının kısmen veya tamamen reddi halinde, borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının kötü niyetli olması gerekir. Alacaklı icra takibi başlatmakta kötü niyetli değilse aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilemez. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/6546 E., 2019/7768 K. Sayılı ilamı) Öğretide ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğu kabul edilmektedir. Anılan yasa hükmünde düzenlenen ve ‘kötü niyet tazminatı’ olarak adlandırılan tazminat, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Hemen belirtilmelidir ki, alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İİK’nın 67. maddesi anlamında ‘haksız’ ise de, ‘kötü niyetli’ olarak kabul edilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.06.1980 tarihli ve 1979/9-82 E., 1980/2073 K.; 10.04.2002 tarihli ve 2002/19-282 E., 2002/299 K.; 27.04.2005 tarihli ve 2005/19-286 E., 2005/268 K., 21.10.2015 tarihli ve 2013/19-2415 E., 2015/2335 K., 01.03.2017 tarihli ve 2015/1048 E., 2017/380 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir. Başka bir ifadeyle; İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı(borçlu)’nun üzerindedir. Açıklanan gerekçeler ışığında, dava yönünden davacı kötü niyetli görülmediğinden ve bu hususun davalı tarafından ispatlanamaması sebebi ile davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takip tarihi itibariyle 60.000,00 TL asıl alacak , 119.722,77 TL asıl alacak ve 18,15 TL baro pulu olmak üzere toplam 179.740,92 TL alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-İtirazın iptaline karar verilen 179.740,72 TL 'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 12.278,08-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 2.231,12-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 10.046,96-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 3.035,68 TL'sinin davalıdan bakiye 84,32-TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 6-Davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ve 2.231,12-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.311,82-TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 5.050,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 4.913,52-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 10-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen kısım üzerinden 4.992,36-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 11-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/01/2025 Katip *** E-imzalıdır Hakim *** E-imzalıdır