İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/587 E. 2018/479 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/587
- Karar No
- 2018/479
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/314 Esas KARAR NO:2021/457 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/07/2021 KARAR TARİHİ:01/12/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Limited Şirketi'nin donatanı olduğu ... isimli geminin bakım, onarım ve tamirat işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davalı ... ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait bulunan ... isimli tersaneye getirildiğini, geminin onarım için bulunduğu yüzer havuzun davalı tersanenin sorumluluğuna bağlı olarak kırılması neticesinde, onarım ve bakım işlemlerine gecikmeli olarak başlandığını, davalı taraf tersanesinde ve sorumluluğunda bulunanı yüzer havuzun kırılması, tersane içerisindeki tüm iş ve işlemlerin de gecikmesine sebebiyet verdiğini ve davacı şirkete taahhüt edilen süre içerisinde işlemlere başlanmadığını, donatan şirkete ait geminin mekanik onarımlarının gerçekleştirildiği saha üzerinde, çelik konstrüksiyon işlemlerinin yapılıyor olması nedeniyle ... isimli gemi üzerinde gerçekleştirilmesi gereken iş ve işlemler de ön görülen ve vaat edilen süre içerisinde gerçekleştirilmediğini ve davalı taraf işletiminde bulunan tersanedeki malzeme ve ekipman yetersizlikleri nedeniyle mevcut gecikmelerin önüne geçilemediğini, geminin tamirat ve bakım işlemleri fazlayı talep hakklar saklı kalmak kaydıyla ancak 12 günlük bir gecikme neticesinde tamamlanabildiğini ve geminin sefere hazır hale getirilmesi aşamasında gerçekleştirilmesi gereken temizlik işlemlerindeki aksamalar sebebiyle 4 saatlik bir gecikmeye daha sebebiyet verildiğini, donatan şirkete ait geminin kalkışı için gerekli izinleri alamadığını ve bu surette kazanç kaybına uğradığını, tüm bu hususların ... ... A.Ş tarafından yapılan incelemeler neticesinde tespit ve teyit edildiğini, 16/04/2019 tarihli Ekspertiz Raporu tahtında taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı şekilde, işlemlerin süresi içerisinde tamamlanamaması neticesinde gecikmeli olarak teslim edilen geminin gecikmeden doğan ek masraf ve giderleri fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 95.000 USD olarak hesap edildiğini ve gerçekleşen gecikme, ... San ve Tic. A.Ş sorumluluğunda olmasına rağmen, müvekkili şirket bu zarara katlanmak zorunda kaldığını, müvekkili şirket tarafından ödenen gider ve masraflar, 12.11.2019 tarihinde ... Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname aracılığıyla ... San ve Tic. A.Ş'ye bildirildiğini ve fakat herhangi bir ödeme sağlanamadığını, müvekkili tarafından borçlu ... San ve Tic. A.Ş aleyhinde .... İcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayısı ile icra takibi başlatıldığını ve takip tarihinde tahakkuk etmiş faizleri ile birlikte toplam 100.953,76 USD tutarın tazmini talep edildiğini ve fakat söz konusu takibe karşı borçlu davalı şirket tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ve böylece takip durdurulduğunu beyanla davanın kabulü ile davalı borçlunun icra takibine yaptığı haksız ve yersiz itirazların iptaline ve takibin aynen devamı ile fazlayı talep hakkı saklı kalmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür olmamak üzere, zararların giderilmesi amacıyla yapılmış olan ödemenin icra tarihinde işlemiş faizi birlikte toplam 100.953,76 USD alacağın zarar tarihten itibaren işletilmiş faiz de dahil, dava tarihinden işleyecek 1 yıl vadeli ABD Doları hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı eklenmek aynen veya fiili ödeme tarihinde TCMB efektif satış kuru üzerinden hesap edilecek TL karşılığının davalıdan tahsiline, davalı borçlunun başlatılmış olan icra takibine karşı yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazlar nedeniyle %20den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin donatanı olduğu ... isimli geminin, bakım, onarım ve tamirat işlemlerinin gerçekleştirilmesi maksadıyla taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında müvekkili şirketin sahibi olduğu tersaneye 12.04.2021 tarihinde getirildiğini, geminin geliş bütçesi, gemi kaptanı ve gemi enspektörü tarafından imzalanan ilk fiyat teklifi ile 66.965,94-USD olarak ve bu bütçe karşılığı tamir süresi ise 10 gün olarak belirlendiğini, bahse konu geliş bütçesi ve bu bütçe karşılığı öngörülen tamir süresi geminin tersaneye girişi öncesi bildirilen ve ana kontratta yer alan işler uyarınca hesaplandığını, gemi'in tersaneye alınması ve havuzlanmasının ardından onarım işlemleri başlandığını, akabinde 12.04.2019 tarihinde yüzer havuzda kırık meydana geldiğini, müvekkili tersanenin 13.04.2019 tarihinde yeni tamir planını davacı tarafa sunduğunu ve davacı tarafın müvekkili tersanenin planını kabul ederek tamirat işlemlerinin devam etmesi yönünde talimat verdiğini, yeni planın kabul edilmesinin yegane sebebi tamirlerde herhangi bir gecikme olmaması olduğunu, geminin sadece havuza alınma tarihi değiştiğini ve ancak bu tarihlerde normalde havuzlama sonrasında yapılacak işler yapıldığını, davacı işlerin gecikmeyeceğini anladığını ve hizmetten memnun olduğu için yaşanan hadiseden sonra ek işemirleri verdiğini, tüm bu tamirlerin akabinde, gemi 07.05.2019 tarihinde davacı tarafa eksiksiz ve gecikmesiz bir şekilde teslim edildiğini, aynı tarihte, donatan sıfatını haiz davacı tarafın, müvekkili tersane ve gemi kaptanı arasında gemi'nin bakım ve onarım final hesabı imzalandığını, söz konusu geminin tamir bedelleri de davacı tarafından 7 taksit ile ödendiğini, davacı gemisi tersaneden ayrılmış olmasına rağmen bu şekilde bir alacak/tazminat talebinde bulunmadığını, böyle durumlarda gemi sahipleri taksitlerde/ödemelerde kesintiye gitmek sureti ile alacaklarını tahsil yoluna gittiğini, uyuşmazlığın tarafların arasındaki eser sözleşmesi niteliğindeki gemi bakım ve onarım sözleşmesinden kaynaklandığını, taraflar arasındaki uyuşmazlık, deniz ticareti ve deniz sigortalarından kaynaklanmadığından görevli mahkeme deniz ihtisas mahkemesi olmayacağını, Eser sözleşmesine 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 madde vd. hükümleri uygulanacağından, görevli mahkeme genel mahkemeler olacağını, geminin bakım ve onarımında toplam 12 günlük bir gecikme yaşadığı yönündeki iddia da gerçek dışı olduğunu, davacının yetkili ve temsilcilerinin de imzası bulunan 19 ek iş emirlerinin tarihlerine bakıldığında, ilk iş emrinin 13.04.2019 tarihli yani havuzun kırılmasından hemen 1 (bir) gün sonra düzenlendiği görüleceğini, dolayısıyla davacı tarafın, gemi üzerinde gerçekleştirilecek olan ve başta mutabık kalınan işlere ilaveten, yüzer havuzun kırılmasının hemen akabinde dahi ek iş talimatı verdiğini, davacı tarafın geminin bakım ve onarımının yüzer havuz sebebiyle geciktiği iddiası açık bir şekilde kötü niyetli bir iddia olduğunu, davacının ek iş talepleri anılı tarihler ile sınırlı kalmadığını, davacının müvekkiline 56 parça ek işi içerir 19 ek iş talimatı bulunduğunu, ek iş kavramı, eser sözleşmelerinde tarafların sözleşmeden doğan karşılıklı edimlerinin değişmesi/genişlemesi sonucunda ortaya çıkan bir kavram olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tüm ek işlerin davacının talimatı doğrultusunda icra edildiğinden ek işlerin icra edildiği süre boyunca sözleşme süresinin uzaması ve öngörülen ücretin artması da tamamen davacının sorumluluğunda olacağını, taraflar tüm bu işlere ilişkin icra edilecek ödeme planları ile ilgili olarak bir ödeme teminat mektubu düzenlediğini, davacı şirketin ve gemi kaptanının imzası ile tasdiklendiğini bu ödeme mektubunda, geminin tamirinin hiçbir gecikme yahut itiraz bulunmaksızın tamamlandığı hususu davacı tarafından kabul edilmiş durumda olduğunu, somut olayda davacının talep ettiği teslim sürelerine ilişkin olarak herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunmadığını, herhangi bir beyanda bulunmadığını, oysa gecikmeden doğan tazminat, ancak ve ancak teslim zamanının belirli olduğu hallerde talep edilebileceğini, bu hususta doktrinde yahut uygulamada ihtilaf bulunmadığını beyanla davanın reddine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; Gemi bakım onarım sözleşmesine aykırılık nedeniyle, davacı işverenin maruz kaldığı zararların tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemenin görevi HMK'nun 114.maddesi gereğince kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olduğundan, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir. Mahkememiz Deniz Hukukuna ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi adıyla kurulmuş olup, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Bu nedenle, 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi gereğince mahkememizin görevini tayin için öncelikle davanın TTK'nun 5.kitabında yer alan Deniz Ticaretine ilişkin ihtilaflardan olup olmadığı, bunun için davacı ile davalı arasındaki ilişkinin tespit edilmesi gerekmektedir. Dava dosyasında; gemi bakım onarım sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan alacağın tahsili talep edilmektedir. Gemi tamir sözleşmesi eser sözleşmesi niteliğinde olduğundan uyuşmazlığın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerindeki eser sözleşmesi hükümlerine göre genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekmektedir. Gemi bakım onarım hizmetinden kaynaklanan alacağın TTK m. 1352 maddesinde düzenlenen deniz alacaklarından olması ihtiyati hacizle ilgili görev açısından önemlidir. Dava konusu alacak deniz alacağı niteliğinde olsada, alacağın genel hükümlerde düzenlenen bir borç ilişkisinden kaynaklanması halinde davanın, taraflarının tacir olup olmamasına göre genel Ticaret Mahkemesi yada Asliye Hukuk mahkemesinde görülmelidir. Zira, alacağın deniz alacağı niteliğinde olması esas dava bakımından tek başına görev tayinine etki eden bir durum değildir. Nitekim gemi adamı ücret alacağı gemi ve deniz alacağı niteliği taşısada Yargıtayın yerleşik kararları ve mahkemizin uygulamalarına göre geminin yabancı bayraklı olup olmamasına göre Asliye Hukuk Mahkemesi yada İş mahkemesinde görülmektedir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/587 E. ve 2018/479 K. sayılı, 2020/202 E. ve 2020/190 K. sayılı, 14. Hukuk Dairesinin 2020/1152 E. Ve 2020/965 K. Sayılı, 37. Hukuk Dairesinin 2020/855 ve 2020/1675 K sayılı, 2021/622 ve 2021/1759 K. sayılı kararlarında gemi inşa, tamir ve bakım işlerinden kaynaklanan davalar bakımından, uyuşmazlığın sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerindeki eser sözleşmesi hükümlerine göre incelenip çözümlenmesi gerekeceğinden bahisle genel mahkemelerin görevli olduğu kabul edilmiştir. Ayrıca Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları da bu yöndedir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 18/05/2017 tarih 2016/2840 esas, 2017/2126 karar; 05/10/2015 tarih, 2015/3948 esas, 2015/4790 karar; 09/11/2015 tarih, 2014/6962 esas, 2015/5607 karar sayılı kararları). Mahkememizin görevinin deniz ticareti ve deniz sigortasından kaynaklanan davalara ilişkin olması nedeni ile işbu dava yönünden mahkememiz görevsizdir. Davanın tarafları tacir olduğundan TTK'nın 4. Maddesindeki yasal düzenleme karşısında uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan tüm bu nedenlerle Mahkememizin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde süresinde talep halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğuna, karar kesinleştiğinde, süresinde ve talep halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 2-HMK 'nun 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunun görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/12/2021 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır