İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/54 E. 2018/715 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/54
Karar No
2018/715
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/ KARAR NO : 2018/

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. ... - ...

DAVA : İtirazın İptali (Çatmadan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/01/2018 KARAR TARİHİ : 24/05/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/06/2018

Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Çatmadan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin... ismi ile internet üzerinden anne bebek ürünleri satışı yaptığını, davalı şirket ile 2017 yılının Ocak ayında çalışmaya başladığını, müvekkilinin davalı şirketten anne bebek ürünleri alıp internet üzerinden satışını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin davalının internet sitesi olan www.....com üzerinden sipariş oluşturup, kredi kartı ile ödemesini yaptıktan sonra davalı şirketin müvekkiline veya doğrudan müvekkilinin müşterilerine ürünleri gönderdiğini,ancak müvekkilinin sipariş ödemesini de yapmış olduğu ancak davalının stoklarında kalmayan veya tedarik edemediği ürünler için kendisine para iadesi yapılmadığını, müvekkilinin davalının stoklarında kalmayan ürünler için 791,91 TL tutarında iade faturası kestiğini, ancak sevk edilmeyen ürünler için müvekkiline ödemiş olduğu paranın iade edilmediğini, müvekkilinin davalı ile sözle ve e-posta ile yaptığı görüşmelerde davalı borcunu kabul ettiğini, borçlu şirket çalşanı ...'in müvekkiline göndermiş olduğu e-postada 2.793,31 TLde mutabık olduklarını, davalı ile yapılan tüm görüşmelerde 2.793,31 TL borçlu oldukları konusunda mutabakata varılsa da davalının bu parayı müvekkiline iade etmemesi üzerine Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ... sayı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle yetki yönünden davanın reddi gerektiğini, mahkemenin yetkili olmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, uyuşmazlık konusunun temeli taraflar arasında imzalanan 07/01/2017 tarihli bayilik sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin son sayfası 9. Bentte yer alan uyuşmazlıkların halli başlığı altında sözleşmeden kaynaklanan her türlü uyuşmazlık halinde İstanbul Anadolu Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olduğunun yazılı olduğunu, bu nednelerle yetkili mahkeme olarak sadece İstanbul Anadolu Mahkemelerinin gösterildiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenlerle davanın HMK. 17. Maddesi hükmüne binaen yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların beyanı, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, e-posta çıktısı, 23/04/2017 tarihli 3 adet iade faturası, sipariş dökümleri, taraflar arasında 07/01/2017 tarihinde imzalanmış sözleşme, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesinin davalıya 25/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği, HMK.nun 127.maddesinde belirtilen ek cevap süresi içerisinde 05/02/2018 tarihinde cevap dilekçesi verdiği ve HMK.nun 117.maddesine uygun olarak yetki ilk itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesinde "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." denilerek genel yetkili mahkeme ve 14/1. maddesinde ise "Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir." denilerek şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu ve yetki sözleşmesi başlıklı 17. maddede ise "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" denilerek yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin de yetkili olduğu düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, yapılan yetki sözleşmesi, münhasır yetki sözleşmesi olacaktır. Taraflar, yetkili kıldıkları mahkemenin ve icra dairelerinin yanında, kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkeme ve icra dairelerinin de yetkisinin devam etmesini istiyor ise, diğer bir anlatımla, münhasır olmayan yetki sözleşmesi yapmak istiyorlarsa, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir. Bu yetki kuralları kesin olmadığından, HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı"nı "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise; "ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir. O halde yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, taraflar arasında bayilik ilişkisi kapsamında sipariş edilen ürünlerin teslim edilmemesi sebebiyle avans ödemesinin iadesinin davacı tarafından talep edildiği, taraflar arasında 07/01/2017 tarihli bayilik sözleşmesinin bulunduğu davalı tarafından bu sözleşmedeki imzaya itiraz edilmediği ve bayilik sözleşmesinde yetki sözleşmesinin düzenlendiği İstanbul Mahkemesinin yetkili mahkeme olarak ifade edildiği, yetki sözleşmesinde kanunen genel veya özel yetkili mahkemenin yetkisi ayrıca belirtilmediğinden bu yetki sözleşmesinin münhasır yetki sözleşmesi olduğu ve tarafları bağladığı açık olup davalı tarafın usulune uygun yetki ilk itirazında bulunduğundan yetki ilk itirazının kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davalı vekilinin yetkiye yönelik ilk itirazının kabulü ile, mahkememizin yetkisizliğine, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna, 2-HMKnun 20 maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-Yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca görevli ve yetkili Mahkemece değerlendirilmesine, taraflardan birinin iki hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde, taraflardan birisinin talebi halinde Mahkememiz tarafından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/05/2018

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/54, K. 2018/715, T. 24.05.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-54-e-2018-715-k-f2dea023ba09