İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/237 E. 2018/559 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/237
- Karar No
- 2018/559
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/237 Esas KARAR NO : 2018/559 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ: 21/02/2018 KARAR TARİHİ: 22/05/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 01/07/2016 tarihli dilekçe ile, davacının ... adresinde bulunan iş yerine ilişkin davalılardan ... A.Ş. İle Elektrik Satış sözleşmesi imzaladığını, davacının ... müşteri numarası ile elektrik abonesi olduğunu, davacıya her ay elektrik tüketim miktarına göre fatura tahahkuk ettirildiğini, bu faturalarda hizmet bedeli karşılı olmayan kayıp-kaçak, dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim bedeli adı altında haksız paraları da faturalandırıp tahsil ettiğinin anlaşıldığını, davalı şirketlerin kayıp-kaçak bedelini bir süre öncesine kadar ayrı bir kalem olarak faturalarda gösterdiğini, bir süre sonra halihazırda aktif tüketim bedelinin içine gizleyerek almaya devam ettiklerini, davalı şirket tarafından davacıya keşide edilen faturaların bir hizmetin karşığılı olmadığının açık olduğunu, davacının elektrik hizmetinden mahrum kalmamak için bu bedelli şimdiye kadar ödemek zorunda kaldığını, aboneler tarafından haksız tahsil edilen paraların iadesi için yapılan başvuruların sonucunda davalı şirketin, kaçağın parasını diğer kalemlere ekleyerek abonelerin kullanmadığı kaçak elektriğin bedelini faturada görme imkanını da ortadan kaldırdığını, haksız alınan bu paralar için KDV de alındığını, yasal olarak faturalara yansıtılabilecek başkaca kalemlerin de fahiş olarak yansıtıldığını, Yargıtay Genel Kurulu'nun 21/05/2014 tarihli 2013/7-2454 Esas - 2014/679 Karar sayılı kararında "Faturalara yansıtılan kayıp bedeli, trafo kaybı, dağıtım bedeli, sistem kullanım bedeli ve iletim bedelinin hangi miktarda olduğunun apaçık denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödediğini bilmesi, şeffaflık ve hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarıdır" denildiğini, davacıdan haksız olarak alınan paraların tespiti ile iade edilmesi gereken alacak kalemlerinin ve miktarlarının ancak uzman bilirkişi incelemesi ile hesaplanarak ortaya çıkarılabileceğinden belirsiz alacak davası açma zorunluluğunun doğduğunu, açıklanan nedenlerle kayıp kaçak bedeli, dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, perakende satış hizmeti bedeli, iletim bedeli ve başkaca her ne nam altında olursa olsun haksız olarak tahsil edilmiş olan başkaca kalemler de dahil olmak üzere bütün haksız tahsil edilen bütün bedellerin geriye dönük abonelik ilişkisinin başlamasından itibaren bedelinin bilirkişi marifetiyle tespiti ile tespit edilebilecek bedellere ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte her bir davalının kendi sözleşme dönemi ile sorumlu olması kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından verilen 19/08/2016 tarihli dilekçe ile, davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu bedellerin tüketicilerden tahsil edilmesi gerektiğini öngören 6719 sayılı kanunun yürürlüğe girdiğini, sözleşmeden doğacak anlaşmazlıkların çözümünde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, taraflar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğunu, davalı müvekkilinin özel bir elektrik satış şirketi olduğunu, HMK Md. 58 hükmüne göre ihtiyari dava arkadaşlarından birinin yetki itirazında bulunması durumunda davanın tefrik edilebileceğini, dava konusu bedellerin belirlenebilir nitelikte olduğunu, bu bedellerin belirsiz alacak davasına konu edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde dava değerenini toplam 1.000,00-TL olarak gösterdiğini, ancak üç davalı aleyhine dokuz ayrı alacak iddiasında bulunduğunu, hangi alacak iddiasından ve hangi davalıdan ne miktarlarda talepte bulunduğunu belirtmediğini, kalemlere ayırmadan toplu şekilde açmasının hem HMK Md. 19'a hem de Harçlar Kanunu'nun Md. 16/3 hükmüne aykırı olduğunu, elektrik faturlarında yer alacak tüm gelir kalemleri ile ilgili düzenleme yetkisinin EPDK'da olduğunu, kurulun kararlarının hem elektrik tedarikçilerini hem de aboneleri bağladığını, bu bedellerin davalı şirket uhdesinde kalmadığını, kayıp-kaçak bedeli dışındaki diğer bedellerin de yasal mevzuat gereğince zorunlu olarak tahsil edildiğini, davalı şirketin aracı konumunda olduğunu, dava konusu bedellerden bir kazancının bulunmadığını, kayıp-kaçağa ilişkin uygulamanın mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştiğini, 21 Elektrik dağıtım şirketinin bölgesinde uygulayacağı hedef kayıp kaçak oranlarının bu bölgelerde gerçekleşen kayıp kaçak oranları esas alınarak 28/12/2010 tarih ve ...-... sayılı EPDK Kurul Kararı ile onaylandığını ve bu tariflerin ülke genelinde 01/01/2011 tarihinden itibaren tek fiyat olarak uygulanmaya başlandığını, bu tarifenin uygulanmasının lisans sahibi şirketler tarafından yasal zorunluluk olduğunu, perakende satış hizmeti fiyatının "perakende satış hizmet geliri ile perakende enerji satış fiyatlarının düzenlenmesi hakkında tebliğ" hükümleri esas alınarak hesaplanır' hükmü ile PSH Bedelinin perakende satış hizmeti maliyetini yansıtan bir fiyat olduğunun tanımlandığını, iletim tarifesinin; Elektrik Piyasası Kanunun Md. 17 gereğince ... tarafından hazırlandığını, tüm gerçek ve tüzel kişilere eşit ve fark gözetmeksizin uygulanacak fiyatları hüküm ve şartları içerdiğini, TRT Payı'nın; 784 sayılı kanun ile 3093 sayılı TRT Gelirleri Kanunun Md. 4 c bendinde yapılan değişiklik ile EPDK onaylı PST üzerinden %2 oranında TRT Payının 01/09/20106 tarihinden itibaren tüketiciden alınarak TRT'ye aktarıldığını, Sayaç okuma bedelinin; sayaç okuma maliyetini yansıtan ve Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ve Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği kapsamında belirlenen bir bedel olduğunu, davacının tedarikçisini seçme ve dolayısıyla tedarikçisi ile yapacağı sözleşmedeki hükümleri müzakere etme özgürlüğüne sahip olduğunu, bu sebeple davalının davacı ile yapmmış olduğu sözleşmede bu kalemlerin faturada aksettirileceğinden haberdar olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın yetki yönünden reddi ile İstanbul Anadolu Mahkemeleri'ne gönderilmesine, dava konusu bedellerin belirlenebilir olması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin istendiği görülmüştür. Dosya, Mahkememizin ... Esas sayılı dosya numarasına kaydedilmiş, davalı ...Ş. tarafından verilen yanıt dilekçesi ile yetki itirazında bulunulan yetki itirazı incelenmiş, taraflar arasında imzalanan 28/03/2014 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'ne göre ... abone numaralı elektrik sözleşmesinde yetki şartının bulunduğu ve yetki itirazının ayrıca değerlendirilmesi gerektiği görülmüş, davalı ...Ş. yönünden dosyanın tefrik edilerek iş bu esas numarasına kaydedildiği görülmüştür. Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında 28/03/2014 tarihli elektrik aboneliğine ilişkin sözleşme olduğu, bu sözleşme uyarınca davacı tarafından davalının elektrik tüketimine ilişkin bedeller haricinde hukuka aykırı olarak tahsil edildiği iddia edilen alacak kalemlerinin iadesi istemi ile iş bu davanın açıldığı, davalı tarafından yetki itirazında bulunulduğu, sözleşmede yapılan incelemede taraflar arasında imzalanan sözleşmede yetkili mahkemenin belirlendiği, HMK Md. 17 hükmü uyarınca taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirlenen mahkemede açılabileceği, davalı tarafın süresinde yetki itirazında bulunduğu, yetki itirazının süresinde olduğu dikkate alındığında dava konusu uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkisiz olduğunun ve İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulü gerektiği, sözleşme ile kararlaştırılan yetkili mahkemede iş bu davanın görülmesi gerektiği, yetki hususunun HMK md. 114 hükmü uyarınca dava şartı olduğu ve mahkememizce bu hususun dikkate alınması gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle usulden REDDİNE, Yetkili Mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, Karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içinde başvuru olduğu takdirde dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, Harç ve yargılama giderlerinin HMK md.331 uyarınca görevli mahkeme tarafından ele alınmasına, HMK 20. Md. Uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra başvuru olmadığı takdirde dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun dikkate alınmasına, Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı