İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/482 E. 2019/604 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/482
- Karar No
- 2019/604
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/482 Esas
KARAR NO : 2019/604
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 28/12/2018
KARAR TARİHİ : 07/10/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının edimlerini yerine getirmesine ve malları teslim etmesine rağmen davalı tarafın ödeme yapmadığını, borcun davalı tarafın ödememesi nedeniyle davalı hakkında İzmir .... İcra Md.nün ... sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, tüm defter kayıt ve belgelerin incelenmesi ile bu durumun ortaya çıkacağını belirttiği ve İzmir .... İcra Md.nün ... sayılı takip dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının % 20 icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına çıkartılan tebligatın bila tebliğ iade edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, davalının tacir olup olmadığı yönünden araştırma yapılmıştır.
Dava, İİK nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Mahkememizce davacının 6102 Sayılı TTK.nın 11. Maddesi uyarınca esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlayıp sağlamadığı, buna göre ticari işletme mi, yoksa esnaf işletmesi mi olduğu hususunda Ticaret Sicil Müdürlüğü, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Birliği ve Bornova Vergi Dairesi'ne yazı yazıldığı, Bornova Vergi Dairesi'nden gelen yazı yanıtında davacının 2018 yılı yıllık gelir vergisi beyannamesi matrahının 46.887,52 TL olduğu ve işletme hesabına göre defter tuttuğu mahkememize bildirilmiştir.
2018 yılına ait Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre ;
1. Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satan ve yıllık alımlarının tutarı 2018 yılı için 190.000 TL) lirayı veya satışlarının tutarı 260 000 TL lirayı aşanlar;
2. Birinci bentte yazılı olanların dışındaki işlerle uğraşıp da bir yıl içinde elde ettikleri gayri safi iş hasılatı 2018 yılı için 100.000 TL lirayı aşanlar;
3. 1 ve 2 numaralı bentlerde yazılı, işlerin birlikte yapılması halinde 2 numaralı bentte yazılı iş hasılatının beş katı ile yıllık satış tutarının toplamı 2018 yılı için 190.000 TL lirayı aşanların birinci sınıf tacir sayıldığı anlaşılmıştır.
Bornova Vergi Dairesi'nden gelen 26/09/2019 tarihli yazı içeriğinde belirtilen miktar, Vergi Usul Kanunun 177. maddesi ile 2018 yılına ait Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği birlikte değerlendirildiğinde, davacının işletmesinin 6102 Sayılı TTK.nın 11. maddesi atfıyla, Bakanlar Kurulu'nca çıkartılan kararnamede belirlenen esnaf işletmesi için öngörülen sınırın altında olduğu, bu sebeple esnaf sayılması gerektiği anlaşılmıştır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ancak her iki tarafın tacir olması durumunda nispi ticari dava olarak nitelendirilebileceği, ancak İzmir Vergi Dairesi Müdürlüğü, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü ve İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Birliğinden gelen yazı cevaplarından davalının tacir sıfatının bulunmadığı, gözetildiğinde eldeki davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde, genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine,
3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince;
a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine,
4-Sair hususların görevli mahkemede değerlendirilmesine,
5-İş bu kararın taraflara tebliğine,
İlişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı,davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflar vekillerine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/10/2019
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı