İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/3847 E. 2020/823 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/3847
Karar No
2020/823
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/04/2024 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; .... numaralı poliçe ile davalı şirket nezdinde sigortalı olan ... plakalı aracın 04/10/2022 tarihinde tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası neticesinde davacının malul kalmış olduğunu, dava dilekçesinin ekinde sunulan T.C. Sağlık Bakanlığı Kayseri Şehir Hastanesi'nin 06/02/2024 tarihli Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu'nda da belirtildiği üzere davacının maluliyet oranı %5 olduğunu, ayrıca yine dava dilekçesi ekinde ve ceza dosyasında da bulunan kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere ... plakalı aracın tam kusurlu olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. maddesi uyarınca, sürücünün haksız fiil teşkil eden hareketleri neticesinde davacıya verilen maddi zarardan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1409. maddesine göre davalı şirket sorumlu olduğunu, arabulucuya başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, davacının aynı zamanda 19/02/2024 tarihinde mail yoluyla davalı şirkete yazılı olarak başvurmuş ancak bu başvurudan da bir sonuç alamamış olduğunu, yukarıdaki sebeplerden işbu davayı açmak zarureti hasıl olmuş olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak HMK md. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep ettiklerini, davalı şirket nezdinde ........ numaralı poliçe 19.09.2022 tarihinde satış nedeniyle iptal edilmiş olup 04.10.2022 saat: 12:00'ye kadar olan kazalar davalı şirket sorumluluğunda olduğunu, kazanın 04.10.2022 tarihi saat 19:00'da olması sebebiyle davalı şirketin kaza nedeniyle sorumluluğu olmadığını, davanın reddini talep ettiklerini, davalı şirketin sorumlu olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte; başvuru (dava) şartı usulüne uygun şekilde yerine getirilmemiş ve davalı temerrüte düşürülmemiş olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddini talep ettiklerini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2018/3847 E. 2020/823 K. İlamının dikkate alınması gerektiğini, davacı taraf, davalı sigorta şirketine başvuru yaparken ZMMS Genel Şartları Ek-6 gereğince tüm evrakları iletmediğinden; usulüne uygun başvurudan, dolayısıyla dava şartının yerine getirildiğinden ve davalı şirketin temerrüde düştüğünden bahsetmenin mümkün olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, aksi takdirde haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davanın kabulü halinde dahi; dava açılmasına sebebiyet vermedikleri kabul edilerek, (usulüne uygun başvuru olmadığından) davalı şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmekte olduğunu, bu kapsamda yargıtay 17. hukuk dairesi 2018/3847 e. 2020/823 k. ilamının dikkate alınması gerektiğini, dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi'ne gönderilerek kusur oranının tespit edilmesini talep ettiklerini, davanın kabulü halinde tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, Zira; davacının kaza esnasında kask- koruyucu tertibat taktığı tespit edilmemiş olduğunu, KTK m.78 " hükmü ve TBK m. 52 hükmü gereği davacı zararın oluşmasında müterafik kusur sahibi olduğundan bilirkişi tarafından yapılacak tazminat hesabında en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Yargıtay 4. HD 2021 / 2982 E. 2021 / 2797 K. 10.06.2021 KT. İlamının, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/24006 E. 2016/6479 k. ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davacı, dava konusu trafik kazası ile ilgili olmak üzere maluliyeti olduğunu iddia ediyorsa bu iddiasını ispatla mükellef olduğunu, davacı kazadan 2 ay sonra şikayetçi olmuş, 1,5 yıl sonra sağlık kurulu raporu almış olduğunu, bu nedenle illiyet bağının kurulması elzem olduğunu, ayrıca bilirkiş raporunda da belirtildiği üzere söze konu edilen kaza nedeniyle davacı mehmet ekicinin kati raporunda yaralamanın btm ile giderilebilir olduğu ve sadece sağ ayak bileğinde ve dizinde sıyrığın olduğu belirtilmiş olduğunu, adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesinden maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini, mahkemenizce maluliyet raporu alınması halinde, davacı muayeneye sevk edilerek, adli tıp kurumu 3. ihtisas dairesinden; 20.02.2019 tarihli erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmeliğe uygun rapor alınması gerektiğini, ayrıca davacının kaza tarihindeki yaşı, kazadan önceki yıllara ait hasta geçmiş raporları da dikkate alınarak, sakatlığın kazada olup olmadığı ve geçen sürede iyileşme olup olmadığı da araştırılarak ve "emniyet kemerinin takılmamış olmasının maluliyete etkisi ve derecesi tespit edilerek" raporda yer verilmesi gerektiğini, rapor alınmadan önce davacının tüm sağlık kayıtlarının SGK Sağlık İşleri Merkez Müdürlüğünden celbini talep ettiklerini, YARGITAY 4. HD. 2018/1622 E. 2019/3029 K. 22.05.2019 K.T. ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyasında da mahkemece Üniversite Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalının yetkisinin olup olmadığı hususunda Sağlık Bakanlığı'na müzekkere yazılmış olup E-54567092-641.03.01-231173480 sayılı müzekkere cevabında; "Erciyes Üniversitesi Hastanesi sağlık kurulunun maluliyet ve engelli raporu yetkisi bulunmaktadır. Ancak engelli raporlarında bu kurula adli tıp uzmanları gerek görülmesi halinde ancak ilave branş olarak eklenebilmektedir. Maluliyet raporlarında ise adli tıp uzmanlarının sağlık kurulunda bulunması mümkün değildir. Bu nedenle adli tıp uzmanlarının adli tıp ana bilim dalı bünyesinde maluliyet ya da engelli raporu düzenlenme yetkisi bulunmamaktadır." Denilmiş olduğunu, hesap raporu alınması halinde; tazminat hesabının, 2918 sayılı kanun'un 90/c maddesi uyarınca "trh-2010 hayat tablosu ile en az %1.65 teknik faiz (devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemi) kullanılarak yapılması gerekmekte olduğunu, somut olayla ilgili varsa açılmış davalar, soruşturma-uzlaştırma dosyaları ve tahkim başvuruları araştırılarak celp edilmeli ve dosyaların sonucu değerlendirilmeli, henüz sonuçlanmamışsa iş bu dosya açısından bekletici mesele yapılması gerektiğini, davaya konu olan kaza neticesinde sgk başta olmak üzere kurum ve kuruluşlardan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı irdelenmesi gerektiğini, 6100 sayılı kanun uyarınca davacı yan, tüm delillerini dava dilekçesi ekinde tebliğ etmesi gerektiğini, bu nedenle taraflarına tebliğ edilmeyen delillere karşı beyanda bulunma ve delil sunma hakkını saklı tuttuklarını belirterek, zamanaşımı itirazları olduğunu bildirir, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, davanın kabulü halinde ise; dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden, davalı şirket aleyhine faize, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte faize hükmedilmesi halinde "dava dilekçesinde yazılı miktar yönünden dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren" yasal faize hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, 04/10/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacının sürekli iş göremezlik zararı olup olmadığı, olmuş ise miktarı ve davalının bu zarar talebinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Kayseri 2. Çocuk Mahkemesine, Sigorta şirketine, Kayseri Devlet Hastanesine, SGK'ya yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. Ankara ATK'dan alınan 19/09/2025 tarihli ATK raporunda özetle; "Sürücü belgesiz sürücü ...., yönetimindeki “.....” plaka sayılı otomobil ile gece vakti, olay yeri kavşakta, tali yoldan anayola giriş yapmak istediğinde, seyir yönü üzerinde bulunan “DUR” trafik levhasını dikkate alıp, anayol üzerinde seyretmekte olan araçlara geçiş önceliğini verdikten sonra, güvenli bir ortam oluştuğundan emin olduğunda giriş yapması gerekirken, bu hususa riayet etmediği gibi, anayola giriş yaptıktan sonra da şerit izleme ve değiştirme kurallarına aykırı bir şekilde “Drift Atma” tabir edilen biçimde, karşı yönden gelen araçlara ait şeride girmesi sonucu, sürücü ..... yönetimindeki “.......” plaka sayılı motosikletin önünü kapatıp, kendi aracına ön kısmından çarpmasına sebebiyet verdiği dava konusu kazadaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla asli kusurludur. Sürücü .....’nin, yönetimindeki “...” plaka sayılı motosiklet ile gece vakti, Reisoğlu Caddesi üzerinde seyirle olay yeri kavşağa geldiğinde; sağındaki tali yoldan anayola giriş yaptıktan sonra, şerit izleme ve değiştirme kurallarına aykırı bir şekilde seyrederek kendi seyir şeridine giren sürücü .... yönetimindeki “......” plaka sayılı otomobile ön kısmından çarpması sonucu meydana gelen dava konusu kazada, kazanın oluşu üzerine etken hatalı herhangi tutum ve davranışı ya da kural ihlali görülmediğinden, atfı kabil kusuru yoktur. Dava konusu kazada; Sürücü ....’in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ....’nin ise kusursuz olduğu." sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/13518 E, 2025/6307 K sayılı ilamında “…Anayasa Mahkemesi, 23.01.2024 tarihli 2023/130 ve 2024/17 sayılı kararı ile 2918 sayılı Kanunun 94/3. maddesini iptal etmiş ve yayın tarihinden itibaren 9 ay sonra yürürlüğe gireceğini hükme bağlamıştır. Dolayısıyla bu iptal kararı 04.01.2025 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümeyeceğinden olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yasa hükümlerinin uyuşmazlığa uygulanması gerekmektedir. Somut olayda; davaya konu kazanın 24.08.2021 tarihinde meydana geldiği, ... Sigorta A.Ş. tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının 29.03.2021/29.03.2022 dönemini kapsar şekilde düzenlendiği, kazaya karışan aracın 09.08.2021 tarihinde satıldığı ve fesih zeyilinin 10.08.2021 tarihinde düzenlendiği anlaşılmakla, fesih tarihinden itibaren 2918 sayılı Kanunun 94/3. Maddesinin aradığı 15 günlük süre dolmadan kaza olduğu ve davalının sorumluluğu kaza tarihi itibariyle devam ettiğinden başvurunun kabulü yerine reddi kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” Denildiği görülmekle dava konusu olayın 04/10/2022 tarihinde meydana geldiği, davalı sigortanın poliçeyi 19/09/2022 tarihinde iptal ettiği ve 15 günlük sürenin saat 12.00 itibari ile sona ermesi sonucu davalının kaza tarihi itibari ile sorumluluğunun kalmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça 04/10/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile davacının sürekli iş göremezlik zararı olduğu ve davalının bu zarar talebinden sorumlu olduğu belirtilerek Mahkememizde dava açılmış ise de, davalı sigorta tarafından ..... numaralı poliçenin 19.09.2022 tarihinde satış nedeni ile iptal edildiği ve 04.10.2022 SAAT: 12:00'ye kadar olan kazaların davalı şirket sorumluluğunda olduğu ile kazanın 04.10.2022 tarihi SAAT 19:00'da olması sonucu davalı şirketin kaza nedeni ile sorumluluğu olmadığı belirtilerek davanın reddine talep edilmiş olması dikkate alınmış, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine müzekkere cevabında sorumlulukların saat 12.00’de sona ereceğinin belirtildiği görülmüş ve davalının poliçeyi iptal etmesinden 15. Gün sonra ve saat 12.00’den sonra kazanın meydana gelmesi ile davalının dava konusu talep nedeni ile sorumlu olmadığı yukarda açıklanan içtihatta dikkate alınarak anlaşılmış ve böylece, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 187,8‬0-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine, 6-Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine A.A.Ü.T. maddesi uyarınca 1.000,00‬-TL vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.19/11/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/3847, K. 2020/823, T. 04.10.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-3847-e-2020-823-k-b653d5dbe4b9