İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1042 E. 2025/923 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1042
- Karar No
- 2025/923
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : Esas KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [ DAVALI : 1- ... - ... [] UETS VEKİLİ : Av. ... - [] UETS DAVALI : 2- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [16710-17684-13481] UETS DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2024 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;İşbu davayı belirsiz alacak davası şeklinde ikame etmelerinde hukuki yararları bulunmakta olduğunu, davacı ...’in, kaza tarihinde “ ...” plakalı aracın maliki olduğunu, 19.08.2024 tarihinde davacının kontrolünde Argıncık toptancılar sitesi 8. Cadde üzerinde seyir halinde iken, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile geri manevra yaptığı esnada davacının aracına çarpmış ve dava konusu kazanın meydana gelmiş olduğunu, kaza neticesinde düzenlenen tutanağın dosyaya sunulduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı ... tam kusurlu olduğunu, kaza neticesinde tanzim edilen ekspertiz raporunda davacının aracında 18.000,00 TL'lik hasar meydana geldiği belirlenmiş olduğunu, dava konusu kaza sonrasında davacının aracının kazasız emsalleri ile arasında değer farkı oluşmuş, davacının hasarsız aracının değer kaybına uğramış olduğunu, davacının aracının kaza öncesinde hasarsız/hatasız olması ve aracın düşük km olması nedeniyle aracın yüksek seviyede değer kaybına uğradığı bilinmekte olduğunu, bu hususun bilirkişi tarafından da nazara alınmasını talep ettiklerini, kaza sonrasında davalı aracın sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş'den değer kaybı ödemesi talep edilmiş olduğunu, sigorta şirketinin araç değer kaybının tamamını ödemekten imtina etmiş olduğunu, bunun üzerine davalı ... ve davalı ...Ş. aleyhine arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş, arabuluculuk sürecinin tarafların anlaşamamasıyla sonuçlanmış olduğunu, açıklanan nedenlerle mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davacıya ait ... plakalı aracın mevcut piyasa değeri tespit edilerek, kaza öncesi ve kaza sonrası değeri arasındaki farkın (değer kaybının) davalı araç maliki olan araç sürücüsünden ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının aracını kaza tarihinden itibaren 2 hafta süreyle kullanamamış, zira aracın yaklaşık 2 haftada onarılabilmiş olduğunu, aracın tamir süreci, parça bekleme ayrıntılı ve detaylı işçilik çalışması gibi nedenlerle uzun sürmüş olduğunu, bu nedenle, ikame araç bedelinin tespitinde bu süre üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacının bu süre boyunca araçtan mahrum kalması nedeniyle uğradığı zararların da karşı yan araç sürücüsü ve araç maliki tarafından ödenmemiş olduğunu, TBK Madde 49/1’in dikkate alınması gerektiğini, bu kapsamda Yargıtay 4. H.D. 2021/26777 E., 2022/11236 K ilamının ve KTK 85/1 maddesinin de dikkate alınması gerektiğini, izah edilen nedenlerle davacının aracından mahrum kaldığı süre açısından ikame araç bedelinin (araç mahrumiyet bedelinin) davalı araç maliki de olan araç sürücüsünden tahsil edilerek davacıya ödenmesinin gerekmekte olduğunu belirterek, fazlaya dair tüm talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, tahkikat sonucuna göre arttırılmak üzere; 500,00 TL değer kaybı bedelinin; HMK m.107 gereği belirsiz alacak davası olarak, haksız fiil tarihi olan 19.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve davalı araç maliki olan araç sürücünden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 500,00 TL ikame araç bedelinin (araçtan mahrum kalma tazminatının); HMK m.107 gereği belirsiz alacak davası olarak, haksız fiil tarihi olan 19.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı araç maliki olan araç sürücüsünden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: belirsiz alacak davasının menfaat yokluğu nedeni ile reddi gerekmekte olduğunu, her ne kadar dava belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmişse de davaya konu sigorta tazminatının belirlenemez bir alacak olmadığını, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenememesi gerekli olduğunu, alacaklının bu tür bir dava açması için, dava açacağı miktarın ya da değerin tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı ya da bu objektif olarak imkansız olması gerektiğini, açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tespit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılmasının mümkün olmadığını, davacının dilerse kısmi dava olarak davasını açması mümkün iken davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hatalı olduğunu, işbu sebeple menfaat yokluğu nedeni ile belirsiz alacak davasının reddi gerekmekte olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2015/1052 E. Ve 2015/1612 K. Sayılı ilamının, Yargıtay 22. HD. E. 2016/2157 K. 2016/23186 T. 1.12.2016 ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, STK 2021.E.235744 24/04/2022 – K-2022/99792 Kararında ve 2020.E.49618 sayılı dosyada verilen 22.11.2020 tarih K-2020(87794 nolu kararda belirsiz alacak davası niteliğinde açılmasın hukuka aykırı olacağı nedeni ile başvurunun reddi hususunda hüküm kurulmuş olduğunu, HMK 6. Madde gereği yetkili mahkemenin davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, Karayolları Trafik Kanunu 91. Madde gereği ve aynı kanunun 85. Maddesinde düzenlenen işletenin sorumluluğunu mevzuat ve genel şartlar çerçevesinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen davalı şirketin sigortalı aracın işletilmesinden dolayı üçüncü şahısların uğradığı zararları tazminle mükellef olduğu araç başına teminat limitinin de 200.000,00 TL olduğunu, davacının aracındaki hasar için 10/10/2024 tarihinde 18,000.00 TL davacıya ödeme yapılmış olduğunu, işbu ödemenin poliçe limitinde değerlendirilmesi gerekmekte olduğunu, başvuru sahibinin talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu zira; davalı şirkete yapılan başvuru üzerine 15 286323 0002 Nolu dosyanın açılmış olduğunu, davacının tazminat talebi ihbarı neticesinde davalı şirket tarafından değerlendirme yapılarak 30/10/2024 tarihinde 5,000.00 TL ödemenin davacı vekiline yapılmış olduğunu, davacının üzerine düşen edimi ifa eden davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmamış olduğunu, işbu sebeple talebin reddi gerekmekte olduğunu, davacı tarafından her ne kadar aracının tamirde olduğu onarım süresi içerinde kullanamadığı ve bu süreye bağlı olarak zararının meydana geldiği iddia edilmiş ise de söz konusu zarar davalı şirketin sorumluluğunda olmadığını, Genel Şartlar A.6 maddesi uyarınca “Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri,” teminat dışında kalan haller kapsamında olduğunu, araç mahrumiyet bedeline bağlı olarak davalının sorumluluğu bulunmadığından talebin reddi gerekmekte olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 17 HD (2019/5555 E. , 2020/7040 K. 16.11.2020) ilamının, İstanbul BAM 9. HD (2019/595 E. 2021/415 K. 04.03.2021) ilamının dikkate alınması gerektiğini, kusur incelemesi yapılması gerektiğini, dava dilekçesinde trafik kazasının meydana gelmesinde kusurun sigortalı araç sürücüsüne ait olduğu iddia edilmiş ise de bu iddianın kabulü mümkün olmadığını, bu sebeple; öncelikle kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, kazanın meydana geliş şekli, hava ve yol durumu, trafik ışıkları vs. kazaya etki eden tüm faktörler değerlendirilerek kazanın meydana gelmesinde sürücülerin var ise kusurları ve kusur oranlarının tespiti gerekmekte olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 4/10/2012 tarih E.2011/13761, K.2012/14278 sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, değer kaybı tazminat talebine yönelik kaza tarihi itibari ile reel kayıp uygulanması gerektiğini, davacının talebini kabul anlamına gelmemek kaydı ile, her halükarda başvurucu tarafından Anayasa mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda hesaplama yapılması yani aracın marka - model ve hasar durumu göz önünde bulundurulduğunda reel kaybın belirlenmesinin gerekmekte olduğunu, ayrıca geriye dönük hasar kayıtlarının başvurandan celbini talep Ettiklerini, araçta hasarlı bölgelerin önceki tarihli kazalarda hasar almış olması durumunda, mükerrer değer kaybı oluşturmayacağından bu hususun mahkemenizce tetkik edilmesi gerekmekte olduğunu, ödemenin tenzili gerekmekte olduğunu, ayrıca davalı Şirketin başvuruya konu kaza sonucunda yürürlükte bulunan yasa ve mevzuatlara ve objektif kriterlere uygun olarak tazminatı ödenmiş olması nedeni ile bakiye herhangi bir zararının kabulü mümkün olmadığını beyan etmekle birlikte mahkeme aksi kanaate ise; bakiye poliçe limitinin dikkate alınarak de davalı şirketin başvuru öncesi ödemiş olduğu tazminatın bilirkişice takdir edilen miktardan karar tarihine dek işlemiş olan faizi ile tenzili gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla Karayolları Trafik Kanunu 99/1 maddesi gereğince davalı şirketin sorumluluğu gerekli belgeler ile başvuru tarihinden itibaren 8 iş gün sonunda başlamakta olduğunu, dolayısı ile zarara ilişkin gerekli belgelerin davalıya sunulduğu tarihten itibaren 8 iş günü sonunda temerrüt başladığından kaza tarihinden faiz talebi haksız olduğunu belirterek, öncelikle davanın yetkili, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi olmasından dolayı ilk itirazlarının değerlendirilmesine; mahkeme aksi kanaatte ise esas yönünden izah ettiği talepleri ile inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesine, dava açılmasına neden olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: HMK m.107. maddesinde her ne kadar alacağın miktarının tam olarak belirlenemeyeceği durumlarda belirsiz alacak davası açıklabileceğinden bahsedilmişse de; olaya bakıldığında karşı yanın belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmamakta olup şayet böyle bir zarar var ise davacının mevcut bilgi ve belgeleriyle talep miktarı belirlenebilir durumda olduğunu, bu şartlar dahilinde alacağın belirsiz alacak davası yoluyla talep edilmesi mümkün olmayıp bu alacakların belirsiz alacak davasına talep konusu yapılması başvuran tarafın kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, HMK madde 107 ye göre belirsiz alacak davası açılabilmesi için davanın açıldığı tarihte alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin davacı taraftan beklenememesi gerekmekte olduğunu, işbu hususta Yargıtay 9. ve 22. Hukuk Daireleri'nin arasındaki uyuşmazlık, 22. Hukuk Dairesi'nin kapatılıp işlerinin 9. Hukuk Dairesi'ne devredilmesiyle açıklığa kavuşturulmuş olduğunu, işbu dava, 19 08 2024 tarihinde ... plakalı aracın sevk ve idaresinde bulunan davalı ... ile ... plakalı aracın sevk ve idaresinde bulunan davacı ...' in Argıncık Toptancılar Sitesi'nde gerçekleştirmiş olduğu kazaya binaen ikame edilmiş olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde, dava konusu kaza sonucu değer kaybı ve mahrumiyet bedeli talep etmiş olduğunu, davacı tarafça talep edilmiş olan işbu alacak kalemlerinin hepsine açıkça itiraz ediyor olduklarını, ayrıca işbu kaza sonucunda davacı tarafın aracında meydana gelen 18.000,00 tl'lik hasarın davacının beyanına göre sigorta şirketi ... sigorta aş tarafından karşılanmış olduğunu, davacının meydana gelen kaza nedeniyle aracında oluşan hem hasar bedeli hem de değer kaybı karşılanmış olmasına rağmen dava açması dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu, davacının zararı ve değer kaybı karşılanmış olmasına rağmen sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde tekrar talepte bulunması TMK'nın 2. Maddesine aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davacı tarafın, dava dilekçesinde trafik kazası tespit tutanağını ölçüt kabul ederek davalının tam ve asli kusurlu olduğundan bahsetmiş olduğunu, fakat hazırlanan işbu kaza tespit tutanağının hangi şartlar altında, kime ve neye göre hazırlandığı belli olmamakla birlikte temelden ve delilden yoksun, mesnetsiz ve maddi gerçeği yansıtmayan subjektif bir iddiadan ibaret olduğunu, yalnızca kaza tespit tutanağına dayanarak davalıya kusur atfedilmesinin hatalı olacağını, bu hususun araştırılmasını talep ettiklerini, dosyadaki davacı tarafın kaza sonrası fotoğraflarına bakıldığında araçta çok az bir hasar olduğu görüleceğini, model yılı 2012 olan Fiat marka araçtaki bu ufak hasar için, davacı tarafın bahsettiği hasar miktarı çok fazla olduğunu ayrıca araçta değer kaybı olup olmadığı hesaplanırken araçta değişmesi ve boyanması gereken parçaların sayısı, aracın yaşı, niteliği, konumu, kilometre değeri, önceden bir hasarının olup olmadığı gibi durumların incelenmesi gerekmekte olduğunu, yaygın kanaate göre araçlardaki tüm plastik unsurlar, ön ve arka tamponlar, mekanik parçalar, elektrik parçaları, döşeme, hava yastığı, motor parçaları, ısıtma/soğutma sistemleri, teker jant gibi parçalar garantili orijinal parça olmak şartıyla değiştirildiğinde araçta değer kaybına yol açmadığı kabul edilmekte olduğunu, davacının dava dilekçesinde dava konusu aracın 2 hafta boyunca tamirde olması hasebiyle mahrumiyet dolayısıyla zarara uğratıldığını iddia etmekte ise de bu hususta herhangi bir delil veya belge sunmamış olduğunu, davacı taraf iddialarını ve davasını ispatla mükellef olup HMK'nın emredici hükümleri uyarınca dava dilekçesi ile birlikte bu konudaki delillerini sunmamış olduğundan ispatlanamayan iddialar yönünden de davanın reddi gerekmekte olduğunu, kaldı ki; tamirat fatura içerikleri ile dava konusu kaza nedeniyle tamir edilmesi gereken parçaların uyuşup uyuşmadığı ve tamirat faturaların istenilen şekilde düzenlenebileceğinden Vergi Dairesi kayıtları ile uyumlu olup olmadığının araştırılması gerekmekte olduğunu ayrıca araçta değişen parçaların orijinal fiyatı ile muadil fiyatlarının da mahkemece tespiti gerekmekte olduğunu belirterek, arz ve izah olunan sebepler muvacehesinde, davalı aleyhine ikame edilen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, 19.08.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı zarara ile aracın kaza nedeni ile kullanılamamasından kaynaklı davacının ikame araç gideri zararı olup olmadığı, varsa miktarı ve davalıların bu zarar taleplerinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine, Davalı ... şirketine, Ethica sigorta şirketine yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu görülmüştür. Araçların trafik tescil kaydının dosyaya eklenmiş olduğu görülmüştür. Dosyanın Makine Mühendisi Bilirkişisine tevdiine karar verildiği, bilirkişi tarafından 04/06/2025 Tarihinde raporun mahkememize sunulmuş olduğu, incelenmesinde özetle;"Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu, Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki Kök Neden; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde Asli Kusurlu Sayılan Trafik Kurallarından ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, sürüş güzergahındaki araçların konumunu dikkate almamış, geri geri manevra öncesinde araç yol durumunu kontrol etmemiş, sürüş esnasında araç hızını ayarlayamamış, yan aynaları, iç dikiz aynasını kullanarak ve kafasını geriye çevirerek arkasındaki araçları kontrol etmemiş, sürüş esnasında aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış ve duraklama halindeki araca çarpmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, yetenek ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen trafik kazasında Tamamen Sorumlu Olduğu, Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; ... plakalı araç sürücüsü ...' in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, Dava konusu araç için 19.08.2024 olay tarihi itibarıyla işçilik olmak üzere %20KDV dahil Araç Onarım Maliyetinin 18.000TL olduğu, ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... adına 10.10.2024 tarihli 18.000TL hasar ödemesi yapıldığı, ödeme tutarının %20KDV dahil tutar ile örtüştüğü, buna istinaden Bakiye Hasar Farkının Olmadığı, Dava konusu araç için 19.08.2024 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 3.750TL olduğu, ikame araç ödemesi yapıldığına dair bir ödeme dekontu görülmediği, Dava konusu araç için 19.08.2024 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 9.167TL olduğu, ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... adına 30.10.2024 tarihli 5.000TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna istinaden Bakiye Değer Kaybı Tutarının 4.167TL olduğu, Kanaatime havi raporum." şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından 09/10/2025 Tarihli dava değeri artırım dilekçesi sunulduğu, dilekçenin davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. Davacı tarafça davalı ... şirketine başvurulması üzerine davalının 30/10/2024 tarihinde 5.000 TL değer kaybı tazminat ödemesi yaptığı ancak yapılan bu ödemenin davacının tüm zararını gidermediği alınan rapor ile anlaşılmakla davalının eksik ödeme ile söz konusu tarih itibari ile temerrüde düştüğü görülmüş ve kararda davalı ... yönünden bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra 19/08/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumları ile değer kaybı ve ikame araç gideri bedellerinin tespiti için makine mühendisi bilirkişiden 04/06/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, ... plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen trafik kazasında Tamamen Sorumlu Olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...' in kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, dava konusu araç için 19.08.2024 olay tarihi itibarıyla İkame Araç Bedelinin 3.750TL olduğu, ikame araç ödemesi yapıldığına dair bir ödeme dekontu görülmediği, dava konusu araç için 19.08.2024 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 9.167TL olduğu, ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... adına 30.10.2024 tarihli 5.000TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, buna istinaden Bakiye Değer Kaybı Tutarının 4.167TL olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davalı ...’ın kusurlu araç sürücüsü ve araç işleteni olarak, davalı ... şirketinin ise kusurlu aracın olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesini düzenlemekle araç başına düşen poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere değer kaybı tazminat talebinden sorumlu oldukları görülmüş, ikame araç gideri talebinden ise davalının kusurlu sürücü ve aracın işleteni olarak sorumlu olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin 09/10/2025 tarihli talep artırım dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın KABULÜ ile, a)4.167,00-TL değer kaybı tazminat bedelinin davalı ...'dan olay tarihi olan 19/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 30/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b)3.750,00-TL ikame araç gideri tazminat bedelinin davalı ...'dan olay tarihi olan 19/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ ile, a)4.167,00-TL değer kaybı tazminat bedelinin davalı ...'dan olay tarihi olan 19/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 30/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b)3.750,00-TL ikame araç gideri tazminat bedelinin davalı ...'dan olay tarihi olan 19/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 615,40-TL (540,81-TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından) harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 118,13-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 545,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 69,67-TL harcın davalılardan (davalı ...Ş. 36,67-TL ile sınır olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalılardan (davalı ...Ş. 2.000,08-TL ile sınır olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 118,13-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 973,33-TL harcın davalılardan (davalı ...Ş. 512,30-TL ile sınır olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri, olmak üzere toplam 4.360,00-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ...Ş. 2.294,82-TL ile sınır olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 7.917,00-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ...Ş. 4.167-TL ile sınır olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 8-Kararın mahiyeti gereği davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.05/11/2025 Katip ... e- imzalıdır Hakim ... e- imzalıdır