Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/970 E. 2024/2323 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/970
Karar No
2024/2323
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/11 E., 2022/8 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne/ İtirazın Kabulüne Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi, davalı adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklik nedeni ile geri çevrilen dosya eksik hususlar tamamlanarak tekrar gelmekle işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 29.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.07.2020 tarihinde davacıya ait davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı kazada davacıya ait aracın hasarlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 39.400,00 TL maddi tazminat ve kazanın davacıyı derinden etkilediği gerekçesiyle 200,00 TL manevi tazminat ve 500,00 TL ekspertiz ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın süresinde ihbar edilmediğini bu sebeple talebin teminat dışı olduğunu, aksi halde hasarın genel şartlar ve poliçe özel şartları çerçevesinde hesaplanması gerektiğini, anlaşmalı servis iskontosu ve Katma Değer Vergisi (KDV) hariç zararın hesaplanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın kasko sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, gerçek zararın usulünce belirlendiği % 7 iskonto oranının yerinde olduğu, KDV dahil tutar ödendiğine ilişkin delil bulunmadığı, bu sebeple KDV talebinin reddi gerektiği, faiz başlangıcının temerrüt tarihine ve genel şartlara göre belirlendiği, faiz türünün mutlak ticari iş olması nedeniyle avans faizi olması gerektiği, manevi tazminatın kasko sigorta poliçesi kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ve 39.400,00 TL'nin 23.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 200,00 TL manevi tazminat ve 500,00 TL ekspertiz ücreti talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; tazminat hesaplanmasında KDV dahil edilerek tazminata hükmedilmesi gerektiğini, kasko sigorta poliçesinde iskonto bulunmadığını, objektif ve denetimi mümkün olmayan tabirlerle iskonto yapılamayacağını, ekspertiz ücretinin hukuki gerekçe gösterilmeden reddedilmesinin hatalı olduğunu, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini aksi kanaatte davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kasko sigortası genel şartları uyarınca süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, davacı sigortalının iyiniyet kurallarına aykırı olarak rizikodan 9 ay sonra hasar ihbarında bulunduğunu, araç üzerinde inceleme yapılması engellenip talebin teminat dışı olduğunu, hükme esas alınan sigorta eksper raporunda poliçede yer alan muafiyetler, hasar tazmin hükümleri, parça tedarik iskontosunun hatalı belirlendiğini, tespit edilen hasarların kaza ile illiyetli olmadığını, davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını, vekalet ücretinin Tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca başvurunun en geç 5 iş günü içerisinde yapılması gerektiği, kazanın 15.07.2020 tarihinde, başvurunun ise 08.04.2021 tarihinde gerçekleştiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hakem heyetince 5 iş günü içerisinde kazanın ihbar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, geç ihbar edilmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve Yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca teminat dışı hallerden olmadığı gibi geç başvurunun da kabul edilebilir, dürüstlük kuralına uygun gerekçesinin bulunduğunu, davacının acenteye sorması üzerine Tramerden kaynaklı olarak sehven aracın bir önceki sigortasına başvuruda bulunulduğunu, yine Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itirazlarında KDV, ekspertiz ücretine ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, manevi tazminata yönelik taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, talebin poliçe hükümlerinden değil 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinden kaynaklandığını, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu meydana gelen hasar nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi, 1456 ncı maddesi birinci fıkrası, Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1409 uncu maddesine göre sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması müsademesi devrilmesi düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararlardan sigortacı sorumludur. Sigortacı gerçekleşen rizikoların poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu iddia ediyorsa 1409/2 maddesi gereği ispat külfeti sigortacıya aittir. Bu düzenlemeler karşısında poliçede belirtilen rizikonun gerçekleştiğini sigortalı, rizikonun teminat kapsamı dışında olduğu iddiasında ise ispat külfeti sigortacıya aittir. Türk Ticaret Kanunu'nun 1446 ncı maddesine göre; "sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirir. Rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılması, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olmuşsa, kusurun ağırlığına göre, tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidilir." Ayrıca yine aynı Yasanın 1447 nci maddesinde "sigorta ettiren, rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sözleşme uyarınca veya sigortacının istemi üzerine, rizikonun veya tazminatın kapsamının belirlenmesinde gerekli ve sigorta ettirenden beklenebilecek olan her türlü bilgi ile belgeyi sigortacıya makul bir süre içinde sağlamak zorundadır. Ayrıca, sigorta ettiren, aldığı bilgi ve belgenin niteliğine göre, rizikonun gerçekleştiği veya diğer ilgili yerlerde sigortacının inceleme yapmasına izin vermekle ve kendisinden beklenen uygun önlemleri almakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihlal edilmesi sebebiyle ödenecek tutar artarsa, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır." düzenlemeleri mevcuttur. Açıklanan hukuki açıklamalar ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde, davacı taraf kolluk tarafından tutulan 15.07.2020 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ile trafik kazası meydana geldiğini ve bu kaza sonucu araçta hasar meydana geldiğini ispat etmiş durumdadır. Davalı tarafından kazanın teminat dahilinde olmadığı ileri sürüldüğüne göre olaydaki ispat külfeti mevcut durumun aksini iddia eden sigortacı üzerinde bulunmaktadır. Davalı sigortacı bu savunmasını soyut iddialarla değil, somut delillerle ispatlanmalıdır. Davacı tarafça Tramer kaydından kaynaklı olarak sehven eldeki davadan önce aracın önceki dönem kasko sigortacısına karşı dava açılmış, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine eldeki dava açılmıştır. Sigortalının geç bildirimi yukarıda ifade edildiği üzere teminat dışı hallerden olmayıp söz konusu geç bildirim de iyiniyet kurallarına uygun olarak sehven aracın önceki kasko sigorta şirketine başvuru yapılmasından kaynaklanmıştır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ile kazanın varlığının ve sigortalı araç sürücüsünün ehliyetli ve alkolsüz olduğunun ispat edildiği, geç bildirimin teminat dışı hal olmadığı gözetilerek davacı tarafın talebinin teminat kapsamında olduğu gözetilerek taraf vekillerinin diğer itirazlarının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/970, K. 2024/2323, T. 29.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-970-e-2024-2323-k-60b044e3f97a