İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/3184 E. 2019/7750 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/3184
- Karar No
- 2019/7750
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/855 Esas KARAR NO : 2021/329 DAVA :Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ :12/12/2018 KARAR TARİHİ : 13/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin 2015 yılından itibaren %20 ortağı bulunmakta olduğunu, diğer davalının davalı şirketin %80 hissesine sahip olduğunu, davacı tarafından ortaklık ilişkisinin devamına imkan kalmamasından dolayı haklı nedenle ortaklıktan çıkmak isteğini ve ayrılma akçesinin ödenmesi konusundaki tasarrufunu ihtarname ile davalılara tebliğ ettiğini, davacının bu iradesini kullanmasından sonra şirket bünyesinde davacının şirketten uzaklaştırılması için ... tarihli genel kurul ile davacının müdürlük vazifesine son verildiğini, davacı taralından ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi ile hesaplanacak ayrılma akçesinin tahsili için Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas nolu dosyası üzerinden dava açıldığını, davanın derdest olduğunu, davacının müdürlükten azledildiği ... tarihinden itibaren davalı ... tarafından sistemli olarak şirketin içinin boşaltıldığını, ihtyaçtan fazla kredi çekilerek borcun artırıldığını, şirket menfaatine olan ve müdürlüğün gerektirdiği faaliyetlerin yapılmadığını ve davacının şirket hesaplarını denetleme imkanının ortadan kaldırıldığını, davalı ...'in davacının şirketten uzaklaştırıldıktan sonra ... tarihinde oğlu henüz ... yaşındaki ... adına davalı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren ... 'ni kurduğunu, kurulan şirketin davalı şirketin hemen yan dükkanında bulunduğunu, ayrıca kurulan şirketin tek yetkilisi olan ...'in halen davalı şirketin sigortalı işçisi konumunda olduğunu, davalı tarafından oğlu adına kurulan şirketin davalı şirket ile aynı işletmemelerle ticaretini sürdürdüğünü, ayrıntısı ekte sunulan iki şirketin BS formlarında görüleceği üzere ..., ..., ... isimli işletmelere her iki şirketinde mal verdiğini, davalının oğlu adına kurduğu şirketin tüm ticaretinde tamamen davalı şirketin demirbaşlarım kullandığını, davalının ortağı ve müdürü olduğu şirketin demirbaşlarım kendi malı gibi kullandığını üstelik bu mallarla yine kendi şirketi ile ticari rekabet yarattığını, müdürlükten azli talep edilen davalının davalı şirketin karını kasten düşük gösterdiğini, davalı şirket müdürü ...'in eşi ...'in ev hanımı olmasına ve davalı şirkette bir gün dahi çalışmamasına rağmen şirket bünyesinde sigortalı göründüğünü, ... için SGK'ya yapılan prim ödemelerinin tamamının da şirket hesabından yapılmakta olduğunu, bu hususun hem çalışmayan bir kişi için sigorta primi yatırılması sureti ile şirketi zarara uğratmakta olduğunu hem de SGK'na aykırılık teşkil ettiğini, davalının davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı aracını ehliyetsiz ve yaşı küçük oğlunun kullanımına verdiğini ve neticesinde ... tarihinde ehliyetsiz yapılan trafik kazası ile bir kişinin yaralanmasına sebep olduğunu, ayrıca kaza sebebi ile şirket aracının kullanılamaz duruma geldiğini ve hurdaya çıktığını, kasko şirketinden ise ehliyetsiz sürücünün kazaya karışması sebebi ile ödeme alınamadığını, yani müdürlükten azli istenen davalının basiretli bir yönetim göstermemekle şirket üzerinden kendi yakınlarına çıkar sağladığını, davalı şirketin kurulduğu tarihten itibaren yalnızca bir defa olmak üzere ... tarihinde genel kurul yapıldığını, ... tarihli genel kurulda 2016 yılı kar paylaşımı yapılmasının talep edilmesine rağmen bu hususun görüşülmediğini, belirtilen genel kurulun neticesinde davacı tarafından Antalya ... Asliye ticaret mahkemesinin ... esas nolu dosyası ile 2016 yılı kar payının dağıtılması hususunda dava açıldığını davanın derdest olduğunu, davacı tarafından 2017 yılı kar paylaşımımın yapılması için davalı şirkete ihtarname gönderildiğim, ve genel kurulun yapılması ve 2017 yılı kar paylaşımının yapılması için talepte bulunulduğunu, davalı şirketin ihtarnameyi tebliğ almasına karşın 2017 yılı genel kurulu ve kar payı dağıtımım yapmaktan sebepsiz olarak kaçınıldığını, belirterek davalı şirket ortağı ve müdürü ...'in TTK 630/2 maddesi gereğince davalı şirketteki yönetim hakkının kaldırılması ya da kısıtlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2009 yılında kurulduğunu, davacının şirketin kurulduğu günden beri şirkette çalışan bir kişi olarak muhasebe ve satan almadan sorumlu personel olduğunu, şirketin büyük ortağı olan ...'in ...'ye gitmesi gerektiğinden kardeşinin oğlu olan ve yanlarında çalışan ...'e çalıştığı şirketi kazançlı hale getir şirkette %20 hissen olsun mantığı ile bedelsiz hisse devri yapıldığını, davacının şirkete ortak olmadan önce maaşı ... tarihinde ... TL iken ortak olduktan sonra kendi insiyatifi ile maaşım ... tarihinden itibaren ...TL olarak ... tarihinden itibaren de ... TL olarak gösterdiğini, davacının kendi maaşım kendi kendine yükselttiğini, kimsede afaki artışlar olmazken davacının ortak olduktan sonra kendi maaşında afaki artışta bulunduğunu, davacının maaş ödemeleri dışında şirketten ... te ...TL ...'te ...TL daha sonraki tarihlerde bir çok kez ...TL tutarlarında para çektiğini hiç bildirmediğini, davacının şirkette çalışmaya başladığı günden bugüne kadar çektiği tüm bedellerin cari hesap hareketlerinden belli olduğunu, ...'in ortaya çıkan problemlerden sonra personel hesap ekstrelerini incelendiğini ve davacının aldığı bedellerin ne kadar olduğunu tespit ettiğini, davacının işyerinden ayrılma iradesini belli etmeden Mayıs 2017 tarihinden itibaren işyerine gelmediği halde maaşlarını iş akdinin sonlanmasma kadar şirket yetkilisi sıfatıyla kendi kendine yükseltmiş olduğu rakamlar üzerinden ... tarihine kadar aldığını, davacının ... tarihinde Antalya ... Asliye ticaret mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile ortaklıktan çıkma yönünde iradesini açıklayıp dava açtığını, bu davada şirkete ait bulunan gayrimenkullerle ve araçlann kayıtlarına ihtiyati tedbir konulduğunu, davacının bu davada da kayyum talebinde bulunduğunu, ancak ... tarihli tensip zaptının 8 nolu ara kararında talebin reddedildiğini, davacının bu dava ile ortaklıktan çıkma iradesini belli ettiğini, mahkemece ayrılma akçesinin belirleneceğini, ayrılma akçesi belirlendiğinde davacıya davalı şirket tarafından ödeme yapılacağını, davacının şirket müdürü olarak hareket ettiği dönemde şirketi fiktif olarak karlı gösterdiğini, bu şekilde fazla vergi ödenmesine sebebiyet vererek şirkete zarar verdiğine dair yaptırılan özel incelemenin dikkate alınması gerektiğini, bu konuda mahkemece araştırma yapıldığında davacının beyanlarının gerçek dışı olduğunun ortaya çıkacağını, davalı şirketin en önemli malvarlığının ...'deki yeni yapılan Otel olduğunu, çıkan yangın ile otelin ağır hasarlandığını, henüz yeni müşteri kabul etmeye başlayan otelin yangın ile kullanılamayacak hale geldiğini, otelin yapılma aşamasında çekilen kredilere yangından sonra tekrar kredi çekilerek otelin yangından önceki hale getirilmesi ile kredi borçlarının üst üste geldiğini, otelin çalışmadığı dönemde kredi borçlarının geri ödemeleri yangın nedeniyle yeni tadilatlarla kredi borçlarının ödemelerinin ne kadar zor olduğunun da açıkça ortada olduğunu, şirketin öncelikli amacının ticari faaliyetlerini devam ettirmek olduğunu, borçlarım ödemek ve ticari itibarım korumak olduğunu, bu dönemde kar payı dağıtmak değil kredi borçlarının ödenmesi ve yanmış otelin yeniden yapılanması için sermaye artışı yapmalarının gerekli olduğunu, davacının gerçek dışı beyanlarda bulunarak şirketini içinin boşaltıldığım iddia etmesinin kötü niyet göstergesi olduğunu, davacının amacının şirkete kayyum tayin ettirip şirketi zor duruma sokarak sonrasında şirket ortağı ...'i sılaştınp kendisine daha yüksek ayrılma akçesi olarak şirketten çıkmak istemesi olduğunu, davacının şirkete ait olan ... plakalı aracı habersiz araç satış sözleşmesi ile satarak satış bedelini şahsi olarak aldığım ve satış bedelini şirkete vermediğini, davacıya bu konu ile ilgili ihtar çekildiğini, bu bedelin tahsili için davacı aleyhine icra takibi başlatıldığım, ve itiraz sonucu Antalya ... Asliye Ticaret mahkemesinin ... nolu esası ile itirazın iptali davası açıldığım, davacının şirketten ayrılırken birçok önemli belgeyi şirkete ait telefonu, iş yeri bilgisayarım, içindeki tüm bilgi ve ticari sırlannı şirkete ait tüm tahsilat makbuzlarını şirkete ait birçok evrakı ve müşteri bilgilerini yanında götürdüğünü,, davalının davacının akrabası olması sebebiyle iyi niyetli olarak şirketten götürdüklerini iade edeceğini düşünerek suç duyurusunda bulunmadığım, davacının şirket çalışanlarından olan ... ve ...'in işten aynlmasım sağladığım, daha sonra beraber başka bir şirket {...) ... tarihinde kurup çalışmaya başladığım, şirkete ait birçok eşya ve evraklann götürülmesi ile davalı şirkete ait ticari sırların kullanılmakta olduğunu, davacının kurduğu şirket ile davalı şirketin müşterileriyle iş yapmaya çalıştığım, bu durumun haksız rekabet olduğunu, davacının iddia ettiği dava dışı şirketin tek ortaklı bir şirket olduğunu, davalı şirket ile İlgili olmadığım, davacının davalı şirkete ait ... plakaya kayıtlı aracı satmadan önce şirketten izin almadan eşine bir çok kez kullandırdığını, davacının eşinin bu araç ile ... ve ... tarihlerinde kaza yaptığım, davacımn şirkete ait araç ile ... tarihinde kaza yaptığım, her ne kadar hasar sigorta şirketi tarafından giderilmiş olsa da aracın değer kaybının kasko tarafından karşılanmadığım, kaza nedeniyle şirket aleyhine hasarsızhk indiriminin ortadan kalktığını, davacının şirkette keyfi uygulamalarda bulunarak eşini ve kayınvalidesini şirkette hiç çalışmıyor iken çalışıyormuş gibi göstererek sigorta primlerini ödeyerek şirketten maaşlarının ödendiğini/ davalının eşinin ise şirket ortağı olduğunu ve şirketin kurucularından olduğunu, bu sebeple şirkette çalışmasının normal olduğunu, bu sebeple davacının iddialarının yerinde olmadığım, işe gelmeyen, zimmetine para geçirenin şirket aleyhine davranışlarda bulunanın davacı olduğunu, ortaklıktan çıkmak isteyen ve dava açan davacının müdür olarak kalamayacağından bahisle davalı şirket tarafından müdürlükten azli için işlem yapıldığım, davacının iyi niyetli olmadığı, şirkete zarar vermek için elinden geleni yapmakta olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 630. Maddesi uyarınca limited şirket müdürünün haklı sebeple azli ve kayyım ataması istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... E. ... K. Sayılı kararının incelenmesinde, davacının ... Davalının ... olduğu, şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklanan itirazın iptali davasında davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği görülmüştür. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma No ... Esas No ... İddianame Numaralı iddianamesinin incelenmesinde; müştekinin ..., şüphelilerin ... ve ... olduğu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Muhalefet suçundan şüphelilerin cezalandırılmasının talep edildiği, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...E. sayılı dosyası ile sanıkların cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. Antalya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dava dosyasının incelenmesinde, davacının ..., davalıların .... ve ... olduğu ölüm ve cismani zarar nedeni ile tazminat istemli dava olduğu görülmüştür. Mahkememizin ... E. Sayılı dava dosyasının incelenmesinde, davacının ... davalının ..., ortaklıktan ayrılma istemli dava olduğu görülmüştür. İlgili dönemlere ait davalının BA ve BS formaları ile davalının dava dışı ... 'nin ticaret sicil dosyaları ile tarafların tutundukları deliller celp olunmuştur. Bilirkişi SMMM ...'nun ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin ibraz edilen 2015-2016-2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu, davalı şirketin, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarında kar elde ettiği, ancak 2016 yılındaki net satışlara göre elde edilen karın çok yüksek olduğu 2016 yılında davalı şirketin karlılığında afaki bir artış olduğu şirketin satışlarının maliyetleri incelendiğinde 2016 yılında maliyetlerin düşük gösterildiği, kasada ... TL tutarında yüksek miktarda para bulunduğu bu tutarda yüksek bir paranın kasada bulundurulmasının hayatin olağan akışına ters bir durum olduğu yapılan harcamaların gösterilmediği bu nedenle maliyetlerin gerçeği yansıtmadığı ve karlılığın bu nedenle 2016 yılında çok yüksek göründüğü tarafımızdan değerlendirilmiş olup 2015, 2017 ve 2018 yıllarında ise karlılığın ve satışların maliyetlerin diğer yıllara göre uyumlu olduğu, davalı şirketin yapılmakta olan yatırımlar hesabındaki artıştan daha az miktarda kredi borcunun olduğu alınan kredilerin ve davalı şirketin elde ettiği karların yapılmakta olan yatırımlarda kullanıldığı, bu nedenlerle de herhangi bir kar dağıtımı yapılmadığı, dava dosyasında bulunan ... tarihli Antalya ... Noterliği ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile davalı şirkete ait ... plaka nolu aracın davalı şirket adına davacı imzası ile ...TL bedelle ... isimli kişiye satıldığı, ancak davalı şirketin ... nolu taşıtlar hesabı incelendiğinde 2015-2016-2017 ve 2018 yıllarında herhangi bir alım ve satış kaydının olmadığı bakiyelerin bu yıllarda değişmediği, bu araç satışının ticari defterlerde 2017 yılında kayıt edilmediği ve satış bedelinin de şirkete girişi ile ilgili ticari defterlerde kayıt olmadığı, davacı tarafından sunulan BS formları incelendiğinde davacının bahsettiği dava dışı ...'nin davalı şirketin müşterilerine mal satmakla birlikte bu satış tutarlarının davalının satış tutarları ile karşılaştırıldığında çok düşük tutarlar olduğu, 6- Davalı şirketin İncelenen 2015-2016-2017 ve 2018 yıllan verilerine göre karlı bir şirket olduğu, davacının bahsettiği dava dışı ... 'nin davalı şirketin müşterilerine mal satmakla birlikte bu satış tutarlannm davalının satış tutarları ile karşılaştırıldığında çok düşük tutarlar olduğu tespit edildiği belirtilmiştir. Bilirkişi SMMM ...'nun ... tarihli bilirkişi raporunda kök rapora yapılan itirazlar cevaplanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler. Maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece, her somut olayın özelliğine göre açıklanan biçimde azil için haklı nedenlerin oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir (Pulaşlı, Hasan; Şirketler Hukuku Genel Esaslar 6. Baskı. Ankara 2020, s. 823 vd.) Şirket müdürünün azli ve yetkilerinin kısıtlanmasına yönelik açılan davalarda husumetin şirketin müdürlerine yöneltilmesi yeterlidir. Şirket müdürünün azli ve yetkilerinin kısıtlanması davasında şirket hakkında da davalar açıldığında, açılan davaların davalı şirket yönünden husumetten reddi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/12/2019 tarih 2018/3184E. 2019/7750K. sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/04/2019 tarih 2017/3474E. 2019/2805K. sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/04/2019 tarih 2018/1597E. 2019/3235K. sayılı kararı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 626. maddesinde müdürlerin özen ve bağlılık yükümü ile rekabet yasağı düzenlenmiştir. Buna göre müdürler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatini gözetmekle yükümlüdürler. TTK'nın 626/2 maddesine göre aksi kararlaştırılmadığı veya diğer ortakların yazılı izni bulunmadıkça müdürlerin şirketlere rekabet oluşturan bir faaliyette bulunmalarının yasaktır. TTK'nın 630/2 maddesine göre her ortak haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkını ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. TTK'nın 630/3 maddesinde yöneticinin özen ve bağlılık yükümlülüğü ile diğer kanunlarda ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetilmesi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak düzenlenmiştir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 10/07/2019 tarih 2018/2383E. 2019/1498K. sayılı kararı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun "Bilgi alma ve inceleme" başlıklı 614/1, 2 maddeleri uyarınca, her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konuda inceleme yapabilir. Genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse, ortağın istemi üzerine mahkeme bu hususta karar verir. Ortakların bu konuda bir girişimde bulunmadan yasal yollar tüketilmeden şirket müdürünün bu sebeple azlini talep edemezler (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 29/03/2018 tarih 2017/1726E. 2018/492K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı limited şirket yöneticisinin temsil ve yönetim yetkisinin kaldırılması ve davalı şirkete kayyum tayini talebi ile dava açmıştır. Davacı davalı şirketin ... hissede ... hisse sahibi olup davalı ... ... hisse sahibi ve şirket müdürüdür. Davacı şirket müdürü ve şirket aleyhine dava açmış ise de; şirket müdürünün azli ve yetkilerinin kısıtlanmasına yönelik açılan davalarda husumetin şirketin müdürlerine yöneltilmesi yeterli olması, şirket müdürünün azli ve yetkilerinin kısıtlanması davasında şirket hakkında da davalar açıldığında, açılan davaların davalı şirket yönünden husumetten reddi gerektiğinden davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiştir. Diğer davalı yönünden ise dava esastan incelenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler. Maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Davacı şirket ile ilgili bilgi alamadığını ileri sürerek azil isteminde bulunmuş ise de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 614. maddesi uyarınca, her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilecek olması, genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse, ortağın istemi üzerine mahkeme bu hususta karar verilebilecek olması, ortakların bu konuda bir girişimde bulunmadan yasal yollar tüketilmeden şirket müdürünün bu sebeple azlini talep edemeyecek olması; bunun dışında bilirkişi SMMM ...'nun bilirkişi raporları, taraflar arasında devam eden hukuk ve ceza dosyaları ve dosyaların niteliği, şirket müdürün azli için her türlü sorumluluk halinin değil "özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi" veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin aranması, davacı tarafça ileri sürülen nedenlerin azil için aranan ağırlık ve yoğunlukta nedenler olmaması, haklı nedenlerin varlığı ve azil şartlarının ispat yükü üzerinde olan davacının azil için aran haklı nedenleri ve şartları ispat edememiş olması nedenleri ile davalı ... aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davalı ... aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE, 2. Davacının davalı ... aleyhine açtığı davanın esastan REDDİNE, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ...TL'den mahsubu ile bakiye ...TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6. Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 3/2. maddesi gereğince davanın ayrı ayrı nedenlerle reddolunduğu da nazara alınarak; A.A.Ü.T 7/2. maddesi gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı davalı ... verilmesine; esastan reddolunan dava yönünden ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 7. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/04/2021 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır