İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/2696 E. 2018/3431 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/2696
Karar No
2018/3431

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/152 Esas KARAR NO : 2021/44 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/03/2020 KARAR TARİHİ : 26/01/2021 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Müvekkill ... ile davalı / borçlu ... 'nin talebi üzerine ... tarih ve ... faturada yer alan ... malzemelerinin imalatını gerçekleştirdiğini ve teslim ettiğini, Faturada yer alan ... malzemeleri davalı/ borçlu tarafından teslim alındığını, taraflar arasında ... tarihinde mutabakat formu imzalandığını, Davalı / borçlu ... ... 2018 dönemine ilişkin 1 adet KDV hariç ... Mal ve hizmet tutarı konusunda mutabık olduklarını onayladıklarını, Müvekkil Bursa ... Noterliği ... tarih ve ... yevmiye nosu ile davalı / borçlu ... 'e ihtarname göndererek borcun ödenmesini talep ettiğini, Davalı / borçlu ... basiretli bir tacir olarak hareket etmemiş , müvekkilden alıp kullandığı ... malzemelerinin bedelini hukuka aykırı olarak ödemekten kaçınmıştır. Bunun üzerine müvekkil, davalı / borçlu hakkında Bursa ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı icra dosyası ile fatura alacağından kaynaklı takip başlatıldığını, Davalı / borçlu yetkiye ve ödeme emrine süresinde itiraz ettiğini, dosyanın yetkili Antalya İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı icra dosyasından davalı / borçlu ...'ye gönderilen ödeme emri ... tarihinde tebliğ edilmiş, ... tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durduğunu, Yasa gereği ... tarihinde Bursa Adliyesi Arabuluculuk Bürosundan .../... Başvuru Dosya no, .../... Arabuluculuk no ile arabuluculuk müracaat yapıldığını yapılan görüşmeler ... tarihinde anlaşmama ile sonlandırıldığını, Davalı / Borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline karar verilerek takibin borçlu açısından takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına ( Takip öncesi işlemiz faiz hariç) alacağın likit olması ve davalı / borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz etmesi sebebiyle % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekâletin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; Şirketlerinin davacıya ... tarih ve ... seri no'lu faturaya istinaden müvekkil şirketten gelen bilgiye göre herhangi bir borcu bulunmadığını, Şirket kayıtlarında davacı tarafa karşı borç gözükmediğini, ilgili icra dosyasında mevcut alacak bulunmadığını, şirketlerinin ...na karşı her zaman hak ve yükümlülüklerini yerine getirmeye son derece özen gösteren bir kuruluş olduğunu, bütün alacak, borç kayıtları özenle tutulduğunu, davacı taraf, müvekkile haksız bir şekilde icra takibi başlatmış olup sözde borç nedeniyle müvekkili temerrüde düşürmemesine rağmen takip öncesi faiz işletildiğini, müvekkilinin borcu olmamasına rağmen takip öncesi işletilen haksız ile birlikte cebri icra tehdidi altında bırakıldığını, dolayısıyla müvekkilinin zarara uğramamak ve hakkında haciz işlemi yapılmaması adına borca itiraz etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin icra takibine yaptığı itiraz kötü niyetli olmayıp davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatı da hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine ve takibin iptaline, tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretlerinin davacının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce vergi dairesi, ticaret sicil kayıtları ve ticaret sicil kayıtları ile icra dosyası celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... TL asıl alacak ve ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... düzenleme tarihli ... numaralı ... TL bedelli fatura olduğu, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın iddiası; davalı taraf için faturaya konu ... malzemelerinin üretildiği ve davalıya teslim edildiği, faturadan kaynaklı olarak davalı ile aralarında ticari ilişkinin bulunduğu, davalı tarafın teslim aldığı fatura konusu spor malzemelerinin bedelini ödemediği hususlarına dayanmaktadır. Davalı tarafın ise davacıya böyle bir borçlarının şirket kayıtlarında bulunmadığını, davacı ile aralarında herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını beyan ettiği görülmektedir. Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı) Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302E. 2015/12272K. sayılı ilamı). Davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi için mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin olduğu, ‘... Malzemesi’ alınp/satıldığını, davalının 2018 yılı ticari defterlerinin, açılış/kapanış tasdikleri yasal süresinde yapıldığı, kayıtlarının usulüne uygun olduğu, birbirini doğruladığı, HMK. 222/2.maddesine göre 2018 yılı ticari defter kayıtlarının davalının lehine delil vasfı taşıdığını, davalının ticari defter kayıtlarına göre takipteki asıl alacak tutarı kadar davacıya borçlu olduğunu, ... TL faturanın defterlerde kayıtlı olarak yer aldığı ve ödeme yapılmadığı, tarafların bağlı vergi dairesi müdürlüklerine Form Ba Bs beyanlarını uyumlu olarak bildirdiklerini, davacının ticari defterlerinin ...'da inceleneceği ve davacının takip tarihine kadar takiple bağlılık ilkesi gereği ... TL ticari temerrüt faizi talep edebileceği sonuç ve kanaatine varmıştır. Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; davacı firmanın 2018 yılı ticari (yevmiye, defteri kebir ve envanter ) defterlerinin açılış tasdiklerinin ve 2018 yılı (yevmiye) defterinin kapanış tasdiklerinin kanuni sürelerinde yaptırıldığını, davacının 2018 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdığını, icra takibine konu faturanın davacı firma ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davacı firma tarafından BS formu ile (satış) bağlı bulunduğu vergi dairesi Müdürlüğü'ne bildirildiği, icra takibine konu faturanın açık fatura olduğunu, davacının 2018 yılı ticari defterlerinde tahsilata ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, davacının 2018 yılı ticari defterlerine göre davalıdan ... TL alacaklı olduğunu, davalı şirketin 2018 yılı ticari defterleri bilirkişi ... tarafından incelendiği ve ... tarih raporun düzenlendiği, rapora göre davalının, davacı firmaya ... TL borçlu olduğunu, davacı firma ve Davalı şirket 2018 yılı ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği, Davacı firmanın Davalı şirketten ... TL asıl alacaklı olduğunu bildirmiştir. Alınan ... ve ... tarihli raporlar taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunarak hükme esas alınmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği malların teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ve ibraz edilen taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Buna göre tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, takibe konu fatura alacağının her iki tarafın da ticari defter kayıtlarında yer aldığı, tarafların bağlı oldukları vergi dairesi müdürlüklerine Form Ba Bs beyanlarını uyumlu olarak bildirdikleri görülmektedir. Tüm bu hususlar birlikte gözetildiğinde davacı tarafın dava konusu faturaya ilişkin edimlerini yerine getirdiğini ticari defterler kayıtları, vergi dairesi kayıtları nazara alınarak ispat ettiğinin kabulü gerekmiştir. Buna karşılık olarak davalı tarafın davacı tarafın yerine getirdiği mal ve hizmetler karşılığında faturadan kaynaklanan borcunu ödediğini ispat edemediği ve buna ilişkin yazılı bir belgeyi dosyaya ibraz etmediği kanaatine varıldığından davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline ve takibin taleple bağlı kalınarak asıl alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına karar verilmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile -Antalya ... İcra Müdürlüğü' nün .../... Esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin ... TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi üzerinden devamına, -Alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle asıl alacak üzerinden hesap edilen ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan ... TL başvurma harcı, bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ... TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü' nün .../... Esas sayılı takip dosyasının iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/01/2021 Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/2696, K. 2018/3431, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-2696-e-2018-3431-k-bf1c78559269