İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/2696 E. 2018/3431 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/2696
Karar No
2018/3431
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/289 Esas KARAR NO : 2023/1246 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/03/2022 KARAR TARİHİ : 08/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2024 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının, 24/12/2021 düzenleme tarihli, 20/01/2022 faiz başlangıç tarihli ... no.lu 47.858,80 TL tutarında fatura alacağının tahsili için 20/01/2022 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış olup, borçluların işbu ilamsız icra takibe haksız ve soyut iddialarla itiraz ederek icra takibinin durmasına sebep olmuş olduğunu, takibin konusunun, davacı ile davalı borçlu arasındaki fatura alacağına müstenit olup karşı tarafın takip tarihi itibariyle davacıya 47.858,80 TL borcu bulunmakta olduğunu, davacı tarafından davalıya ticari satış yapılmış ancak malların bedelinin davacıya ödenmemiş olduğunu, açıklanan nedenlerle davalı tarafın haksız ve mesnetsiz itirazlarının iptali ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin devamını, dava ve takip konusu alacağın likit olmasından bahisle kötü niyetli karşı taraf aleyhinde dava ve takip değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı/borçlu tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı fatura dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, Sgk kayıtları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. -Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip borçlusu tarafından davalı takip alacaklısı aleyhine 47.858,80 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "... fatura no.lu 47.858,80 TL bedelli fatura" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Somut olayda davacı taraf davalı ile aralarında ticari ilişki kapsamında mal alım satımları gerçekleştirildiğini, fatura konusu mallar teslim edilmesine rağmen davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediğini, davalı tarafın ise fatura konusu ürünlerinde teslim edilmediğini iddia etmektedir. -Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır. -Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. -Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). -Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). -Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. -Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). -Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). -Yukarıda verilen açıklamalar doğrultusunda tarafların iddiaları ile ticari defter kayıtlarının incelenmesi amacıyla dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 20/12/2022 tarihli raporda özetle:davacı ... 2021 yılı Ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacı Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı ... tarafından ticari defterlerin incelemeye sunulmamış olduğu, davacı ... incelenen 2021 yılı ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 20.01.2022 tarihi itibariyle, davacı ... davalı ... bir alacağı ya da davalı ... borcu olmadığı, davacı ticari defterlerine göre, davalı ... alınan çek olarak 05.12.2021 tarihinde 47.919,98 TL’lik çek girişi yapılmış olduğu, sonrasında 20.12.2021 tarihinde davacı tarafından davalı ... 723,30 MT ve MT başına 3,5 USD olmak üzere toplam 2.531,55 USD+%18 KDV 202,52 USD=2.734,07 USD karşılığı KDV Dahil Toplam 47.919,77 TL’lik ... Numaralı Temel E-Fatura düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından işbu faturaya istinaden davalı tarafından davacı ... aynı miktarlı aynı USD Değerli 21.12.2021 tarihi kuru ile Toplam TL karşılığı 47.858,80 TL’lik ... Numaralı Temel E-Fatura olarak iade faturası düzenlenmiş olduğu, sonrasında davacı tarafından davalı ... tekrar aynı miktarlı aynı USD değerli ve TL tutarlı 47.858,80 TL’lik ... Numaralı İade faturası düzenlemiş olduğu, sonrasında davalı tarafından davacı ... aynı gün aynı tutarlı ... Numaralı iade faturasının Temel E-Fatura olarak tekrar düzenlenmiş olduğu, son olarak davacı tarafından tekrar aynı tutarlı ... Numaralı Temel E-Fatura İade Faturasının 24.12.2021 tarihinde davalı ... tekrar düzenlenmiş olduğu, tarafların birbirine düzenlediği E-Faturaların dayanağı irsaliyelere dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, Davacı ... dava dilekçesinde tarafların birbirine düzenlemiş olduğu E-Faturalarla aynı miktarda ÇEKİ LİSTESİ’nin dosyaya sunmuş olduğu, işbu çeki listesinin 27/07/2021 tarihli olduğu, 723,30 MT Kumaşı teslim alan olarak okunduğu kadarıyla ... isim ve imzasının olduğu, ancak ilgili tarihte düzenlenmiş bir irsaliyeye ve faturaya rastlanmamış olduğu, faturanın ilk olarak 20.12.2021 tarihinde ... Numaralı e-Fatura numarası ile 47.919,77 TL olarak düzenlenmiş olduğu, Sayın Mahkeme tarafından ihtiyaç duyulması halinde davalı ... bağlı olduğu SGK Müdürlükleri’nden ... isimli çalışanının olup olmadığını sorgulamak için 2021 ve 2022 yılları bordro listelerinin talep edilebileceği, davacı ticari defterlerinde davalı ... 05.12.2021 tarihinde 47.919,98 TL çek alınmış olduğuna dair kayıt edilmiş olduğu, ancak bu çeke ait belge inceleme sırasında talep edilmiş olduğunda sunulmamış olduğu, bu kaydın şehven yapılmış olduğu bilgisi alınmış olduğu, Davacı ... tarafından şehven yapılmış olduğu belirtilen çek alımının düzeltme kaydının 01.07.2022 tarihinde yapılmış olduğuna dair ... numaralı muhasebe fişin tarafıma gönderilmiş olduğu ve bu fişin dosyaya eklenmiş olduğu, ancak, bu çek bedelinin davalı ... düzenlenmiş 20.12.2021 tarihli ... Numaralı 47.919,77 TL’lik fatura ile kuruş farkı ile aynı rakam olduğunun dikkati çekmekte olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış ve ticari defterleri incelemeye sunulmamış olduğundan davalı tarafından davacı ... herhangi bir çek ödemesi yapılmış olup olmadığı, çek ödemesi yapılmış ise de işbu çekin tahsil edilip edilmediği bilgisinin tespit edilememiş olduğu, işbu çek ödemesi alınmış olduğu ve çekin davacı tarafından tahsil edilmiş olduğunun ispata muhtaç olduğu, işbu çek bedeli davacı tarafından tahsil edilmiş olduğu belgelenirse, davacının davalı ... herhangi bir alacağı olmayacağının değerlendirilmiş olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, davacı ticari defterlerine göre, 05.12.2021 tarihinde davalı cari hesabına kayıt edilmiş olan 47.919,98 TL çekin davalı ... alınmamış olduğu, şehven kayıtlara alınmış olduğu, tahsili yapılmamış olduğu Sayın Mahkeme tarafından karar alınması durumunda kabul edilirse, davacı yanın davalı ... 47.919,77 TL Alacaklı olacağının değerlendirilmiş olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşmeye ve tarafların birbirine düzenlemiş olduğu bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, davacı ... lehine karar alınması durumunda, icra takip tarihi olan 20.01.2022 tarihinden itibaren asıl alacağına yıllık %17,25 ve değişen oranlarda işleyecek TTK. 1530. Madde Temerrüt Faizi talep edebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası SGK kayıtlarının incelenmesi ve dosyada kök raporda belirtilen 47.858,80 TL bedelli faturanın davalı tarafça vergi dairesine bildirilip bildirilmediği hususunda ek rapor düzenlenmesi amacıyla daha önce rapor veren bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 01/09/2023 tarihli ek raporda özetle;davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş faturaların toplam tutarının KDV Hariç 132.997,56 TL, KDV Dahil 143.637,37 TL olduğu, bu faturaların tarafların bağlı oldukları Vergi Daireleri tarafından gönderilmiş her iki taraf BA BS Bildirimlerinde olduğu, davalı tarafından davacı ... düzenlenmiş faturaların toplam tutarının KDV Hariç 88.627,41 TL, KDV Dahil 95.717,60 TL olduğu, bu faturaların tarafların bağlı oldukları Vergi Daireleri tarafından gönderilmiş her iki taraf BA BS Bildirimlerinde olduğu, Dolayısıyla, 47.858,80 TL faturaların Vergi Dairesi Müdürlükleri tarafından gönderilmiş BA BS Bildirimlerine göre, davalı yan BA Bildirimi olarak görünüyor olduğu, düzenlenmiş faturaların Temel E-Fatura olduğu, dolayısıyla davalı tarafından iş bu faturaların kabul edilmemesi durumunda E-Faturalara itiraz ya karşı tarafa İADE Faturası düzenlenerek yada Noter ile ihtarname ile yapılabilmekte olduğu, dosya içeriğinde davalı tarafından faturaların kabul edilmemiş olduğuna dair düzenlenmiş ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, davacı yan dava dilekçesinde tarafların birbirine düzenlemiş olduğu E-Faturalarla aynı miktarda ÇEKİ LİSTESİ’nin dosyaya sunmuş olduğu, işbu çeki listesinin 27/07/2021 tarihli olduğu, 723,30 MT Kumaşı teslim alan olarak okunduğu kadarıyla ... isim ve imzasının olduğu, Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü tarafından 10.03.2023 tarihinde ve Küçükçekmece Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü tarafından 21.03.2023 tarihinde Sayın Mahkemeye gönderilmiş cevap yazısı ekleri olan davalı çalışan listelerine göre, ... ile aynı soyadı taşıyan... ve ... çalışanı olduğu, davalı şirket ortağı ve yöneticisi ...’ın babası olarak ... isminin olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davalı şirkete ait Ticaret Sicil bilgilerine göre davalı şirket ortağı ve yetkilisinin Münferit imza ile... olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür. -Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği ve yerinde inceleme talep etmediği görülmüştür. -Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. -Buna göre her ne kadar davalı tarafça ticari defterler ibraz edilmemişse de davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde dava ve takip tarihi itibariyle davacı tarafın ticari defterlerine göre davalı taraftan alacağının bulunmadığı, dava konusu edilen ... no.lu 47.858,80TL bedelli faturanın ve bu faturanın iadesi amacıyla davalı tarafından düzenlenen faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu, bu haliyle davacı tarafın ticari defter kayıtlarıyla alacağın varlığını ve teslim hususunu ispat edemediğinin kabulü gerekmiştir. -Davacı tarafın yargılama sırasındaki iddia ve savunmalarında taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve satış sözleşmesine konu ... no.lu 47.858,80 TL bedelli faturaya konu ürünlerin "..." isimli kişi tarafından teslim alındığı ve fatura bedelinin ödenmediği iddia edilmiştir. Ancak dosyaya celp edilen ticaret sicil kayıtları ile SGK kayıtlarının incelenmesinde davalı şirketin bu isimde bir çalışanı bulunmadığı, ilgili kişinin şirket ortaklarının ya da temsilcilerinin akrabası olmasının tek başına yeterli olmadığı, bu hususun faturaya konu malların teslim edildiğinin ispatına elverişli ve yeterli olmadığı, davalı şirketi temsile yetkili olmayan ve/veya çalışanı olmayan kişilere yapılan teslimatın geçerli bir teslimat olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşıldığından davacı tarafın bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir. -Dosya mevcut bilirkişi kök ve ek raporlarında yer verildiği üzere; davacı tarafından davalı ... KDV Dahil Toplam 47.919,77 TL’lik ... Numaralı Temel E-Fatura düzenlenmiş olduğu, davalı tarafından işbu faturaya istinaden davalı tarafından davacı ... aynı miktarlı aynı USD Değerli 21.12.2021 tarihi kuru ile Toplam TL karşılığı 47.858,80 TL’lik ... Numaralı Temel E-Fatura olarak iade faturası düzenlenmiş olduğu, sonrasında davacı tarafından davalı ... tekrar aynı miktarlı aynı USD değerli ve TL tutarlı 47.858,80 TL’lik ... Numaralı İade faturası düzenlemiş olduğu, sonrasında davalı tarafından davacı ... aynı gün aynı tutarlı ... Numaralı iade faturasının Temel E-Fatura olarak tekrar düzenlenmiş olduğu, son olarak davacı tarafından tekrar aynı tutarlı ... Numaralı Temel E-Fatura İade Faturasının 24.12.2021 tarihinde davalı ... tekrar düzenlenmiş olduğu, süregelen fatura-iade faturasına ilişkin sirkülasyonun taraflarca vergi dairesi kayıtlarında bildirilmiş olarak göründüğü, ancak ilgili E-Faturalar, 01.07.2021 tarihinden sonra düzenlendiği için GIB tarafından Sanal olarak BA BS Formlarının oluşturulup Vergi Dairesi tarafından BA BS Bildirimlerine dahil edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. -Bu kapsamda dava konusu edilen faturanın GİB tarafından sanal olarak oluşturulan ba formu ile vergi dairesine bildirilmiş olmasının tek başına faturayı kabul anlamına gelmeyeceği, tarafların süregelen fatura-iade faturalarıyla karşılıklı faturalar düzenlenmiş olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı vb. İlamlarda yer verilen hususların somut olayda bu haliyle uygulanamayacağı anlaşılmaktadır. -Yukarıdaki açıklamalarda ayrıntılarına yer verildiği üzere taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı satıcının satışa konu ürünleri teslim ettiğini ispat etmesi zorunludur. Davacı tarafın ticari defter ve vergi dairesi kayıtları ve/veya yazılı belge ile ispat edemediği, davacı tarafın ispat külfetini yerine getirmediği kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 578,02-TL harçtan mahsubu ile bakiye 308,17-TL harcın davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/12/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/2696, K. 2018/3431, T. 01.07.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-2696-e-2018-3431-k-8f3a8342893b