İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/2696 E. 2018/3431 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/2696
Karar No
2018/3431

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/444 Esas KARAR NO : 2020/591 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2019 KARAR TARİHİ : 17/11/2020 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkin olduğunu, takip dayanağı ... ve ... seri nolu faturalar nedeniyle müvekkilinin vermiş olduğu mallara karşılık davalının ...-TL borcu bulunduğunu, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibiyle borçluya örnek 7 ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı tarafından borca, yetkiye, faiz itiraz ettiğini takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşamadıklarını, davalı borçlunun yetki itirazının kabul etmediklerini, icra takibi yetkili icra Müdürlüğünde açıldığını, davalı borçlunun borca ilişkin itirazlarının kabul etmediklerini, davalının borçlu olduğu yazılı delileri ile sabit olduğunu, taraflar arasında borcun varlığına ilişkin olarak ... tarihli ...-TL tutarındaki irsaliyeli fatura mevcut olduğunu, faize ilişkin itirazlarının yerinde olmadığını, 29/06/2018 tarihli 30463 sayılı Resmi Gazete TCBM tarafından yayımlanan "Reoskont ve Avans İşlemlerinde uygulanacak Faiz Oranlarının tespiti " hakkında tebliğ ile vadesi en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reoskont işlemlerinde uygulanarak iskonto faiz yıllık % 18,50 avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise 19,50 olduğunu, davanın kabulü ile borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına v karşı tarafın en az % 20 olmak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı davaya cevap vermemiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı şirket tarafından davalı aleyhine ... TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının ... tarihli ... ve ... seri numaralı faturalar olduğı, davalı borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmektedir. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, davacı tarafın davalı ile aralarında ticari ilişkinin bulunduğunun, takibe konu faturalardaki mal alım satımının hizmetinin yerine getirildiğini, davalının alınan hizmetin ve malın bedelini ödemediğini iddia ettiği görülmüştür. Faturaların incelenmesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın satış sözleşmesi gereğince edimlerin yerine getirilip getirilmediğinin belirlenmesi noktasında olduğu görülmektedir. Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Yargıtay uygulanmasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararı). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302E. 2015/12272K. sayılı kararı). Mahkememiz dosyası davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için resen seçilen bir mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; davacı ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunu, ticari defterlerin noter açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak ve süresinde yapıldığını, kayıtların birbirini doğruladığını, kayıtlar delil olma özelliği taşıdığını, uyuşmazlığa konu faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, takibe konu edilen faturaların ...-TL nin altında olduğu için BA BS formlarında yer almadığını, davacı defterlerinin incelenmesinde takip ve davaya konu faturaların kısmen veya tamamen ödendiğine ilişkin belge ve kayıt olmadığını, davacının davalıdan takip ve davaya konu edilen asıl alacak tutarı olan ...-TL alacağının olduğu mal ve fatura teslimine ilişkin belge olmadığından ve davalının ticari defterleri incelenmediği için takip tarihi itibariyle olan alacak tutarı ile ilgili kesin bir tespit yapılamadığı sonuç ve kanaatine vardığını bildirmiştir. Davalının ticari defterlerinin incelenmesi için ... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış, usulüne uygun tebligata rağmen davalının ticari defterleri talimat mahkemesine ibraz etmediği ve talimatın bila ikmal iade döndüğü görülmüştür. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği malların teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. maddesi gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Buna göre davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında fatura alacağına dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, takibe konu faturaların davacı tarafın ticari defter kayıtlarında yer aldığı, buna göre davacı tarafın dava konusu faturaya bağlı mal ve hizmet edimlerini yerine getirdiğini ticari defterler kayıtları ve davalı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçınması hususları nazara alınarak ispat ettiğinin kabulü gerekmiştir. Buna karşılık olarak davalı tarafın davacı tarafın yerine getirdiği mal ve hizmetler karşılığında faturadan kaynaklanan borcunu ödediğini ispat edemediği kanaatine varıldığından davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından faturalar ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; -Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, -Alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle takip konusu alacak miktarının % 20 si oranında ...-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken ... karar ve ilam harcından peşin alınan ... harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan ... TL başvurma harcı, ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/11/2020 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/2696, K. 2018/3431, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-2696-e-2018-3431-k-4697e4216595