İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/8234 E. 2019/4008 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/8234
- Karar No
- 2019/4008
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/513 Esas KARAR NO : 2019/628 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 09/08/2017 KARAR TARİHİ : 09/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait ... Şirketinden ... tarihinde araç kiraladığını, tarafların kiralama ücreti olarak aylık ...-TL olarak belirlediğini, davacının aracın kiralandığı tarihte ...-TL sini peşin olarak elden ödedidiğini, yine davacının kiralama sözleşmesinin teminatı olarak aynı tarihte ...-TL'lik senet imzaladığını ve davalıya teslim ettiğini, davacının araç kiralandıktan davalıya toplamda ...-TL ödeme yaptığını, kiralanan aracın ... tarihinde kaza nedeniyle çekici marifetiyle çekildiğini, sonrasında aracın davacıya geri verilmediğini ve aracı davalı şirketin teslim aldığını, böylelikle araç kiralama aktinin sona erdiğini, ancak davalının teminat senedi olarak düzenlenen bonoya dayanarak Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başladığını, davacının araç kiralama aktine dayalı tüm bedeli ödediğini, davalı şirkete herhangi bir borcunun kalmadığını, bu nedenlerle davacının borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketten ... tarihinde aylık ... TL kilometre sınırı ile aşan kullanım için kilometre başı ... TL olmak üzere araç ... km de iken; aylık kira bedeli ... TL + KDV olarak kiralandığını, davacının belirttiği kiralama sırasında ödediği ... TL'nin ... tarihinde 3 günlük başka bir kira sözleşmenin ücreti olduğunu, ... tarihinde başka bir kira sözleşmesi yapıldığını, ikinci kira sözleşmesine ilişkin olarak ... tarihli ... seri numaralı ... TL ve ... tarihli ... numaralı ... TL bedelli faturalar düzenlendiğini, ... plaka sayılı araçla davacının kira sözleşmesi devam ederken kaza yaptığını, davacının kazada %100 oranda kusurlu olduğunu, davacının ... km yapacağını taahhüt etmesine rağmen fazladan ... km fazladan yol yaptığını, bu sebeple ... TL + KDV borçlandığını, kaza nedeniyle aracın serviste geçen süre için ... TL fatura kesildiğini, araç servi ücreti olarak da ... TL ödenmesi nedeniyle bu bedelde fatura kesildiğini, davalının uhdesinde bulanan senetten sadece bakiye alacaklar için takip başlatıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, taraflar arasındaki kira ilişkisi nedeniyle, düzenlenen bono nedeniyie borçlu olmadığının tespiti istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemece ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verilmiş kararın kesinleşmesi üzerine dosya mahkememize tevzi olunmuştur. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davalı, borçlunun davacı, ... ödeme tarili ...-TL'lik bono'ya dayanarak, ...-TL bono, ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam da ...-TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapıldığı görülmüştür, ... tarihli araç kira sözleşmesinin incelenmesinde, davacının araç kiracısı, davalının araç kiraya veren olduğu görülmüştür. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 02/05/2019 tarih 2017/8234E. 2019/4008K. sayılı kararında; "...uyuşmazlık kanal görüntüleme araç kiralama sözleşmesine ilişkindir. Dava, ... tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir..." denilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2019 tarih 2017/8954E. 2019/5334K. sayılı kararında; "...Somut olayda, taraflar arasında araç kiralama sözleşmesi bulunmakta olup uyuşmazlık bu araç kiralama sözleşmesi kapsamında verilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava, ... tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına ve kira ilişkisinden kaynaklandığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir..." denilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 26/04/2017 tarih 2017/2058E. 2017/6010K. sayılı kararında; "...davacı kiracı, taraflar arasında araç kiralama sözleşmesi bulunduğunu, aracı kiraladığı sırada davacıya araçta meydana gelebilecek zararlara karşı teminat senedi imzalattığını, sözleşme sonunda davalıya verdiği senedi geri aldığını ancak kira sözleşmesinin alt kısmına her hangi bir açıklama yapmaksızın ve fark ettirmeden hile ile imzalattırdıkları boş senedi sözleşmeden ayırarak ve üzerindeki boşlukları doldurarak bono haline getirdiklerini, ve icra takibine dayanak yaptıklarını belirterek takibin iptaline, borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini talep etmiştir. Dava 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra ... tarihinde açıldığına ve uyuşmazlık da kira ilişkisinden kaynaklandığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir..." denilmiştir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 09/11/2015 tarih 2015/8319E. 2015/10836K. sayılı kararında; "...Somut olayda; davacı ile davalı arasında, davacının restoran olarak işlettiği taşınmaza ilişkin yapılan kira sözleşmesi nedeniyle karşı tarafa bono verildiği, kiraya veren davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, kira sözleşmesinin feshi, ödenen 6 aylık kira bedelinin geri verilmesi ve ödenmeyen 6 adet bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitinin istendiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 6100 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Bu nedenlerle, davanın sulh hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." denilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 04/04/2018 tarih 2017/2850E. 2018/3436K. sayılı kararında; "...01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Somut olayda uyuşmazlık; taraflar arasındaki kira ilişkisi nedeniyle, ödenmeyen kira alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan takip sonrası uygulanan haciz işleminden kaynaklanmaktadır. Bu haliyle dava, ... tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır..." denilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 08/11/2017 tarih 2017/4856E. 2017/15494K. sayılı kararında; "...Davacı ile davalılardan ...’ın murisi ... arasında ... başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi mevcut olup, davacının talebi kira sözleşmesine dayanarak kullanmakta olduğu taşınmazın, davalı ... ile diğer davalı müteahhit ... arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yıkılması sonucu oluşan tazminat istemine ilişkindir. Dava, ... tarihinde 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir..." denilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 04/05/2017 tarih 2017/1760E. 2017/6605K. sayılı kararında; "...Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin haklı fesih nedeniyle kiralanana yapılan masraf ve yoksun kalınan kar kaybına ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava, ... tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir..." denilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11/04/2019 tarih 2017/15-2141E. 2019/442K. sayılı kararında; "... Dava şartlarının neler olduğu 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesinde belirtilmiş olup, anılan düzenlemenin 1. bendinin (c) alt bendinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bir dava ancak görevli mahkemece incelenebilir. Mahkeme her şeyden önce görevli olmalıdır. Görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir (Pekcanıtez H./ Özekes M./ Akkan M./ Korkmaz H.T.: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt II, İstanbul 2017, s. 930)... Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz (Kuru B., s 286)... Anılan düzenleme ile hâkime dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında takdir hakkı tanınmış olup, hâkim tarafların dinlenmesine ihtiyaç duymaması hâlinde gerekli gördüğü takdirde dosya üzerinden de karar verebilecektir. 6100 sayılı HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı araç kira sözleşmesi nedeniyle düzenlenen bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemli dava açmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Davamızda taraflar arasındaki araç kira ilişkisi nedeniyle, düzenlenen bono nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti isteminden kaynaklanmaktadır. Bu haliyle dava, ... tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir, bu nedenle dava dilekçesinin görev yönünden reddine mahkememizin görevsizliğine kararı verilmesi gerekmiştir. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkemece bakılacağından, bu konuda karar vermek görevli mahkemeye bırakılmıştır. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum edileceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2 maddesi gereğince; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini (yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti) ödemeye mahkum edeceğine, 5. Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde görevli mahkemede tevzi edilecek dosyaya aktarılmasına, dava dosyasının görevli mahkemeye süresi içinde gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, bakiye gider avansının istek halinde yatıran davacıya iadesine, Dair, Davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır