İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/746 E. 2017/809 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/746
- Karar No
- 2017/809
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/12/2017 KARAR TARİHİ : 02/05/2019 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/05/2019 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı arasında mülkiyeti müvekkili kooperatife ait inşaatların kaba inşaat işlerinin yapımına ilişkin sözleşme tanzim edildiğini, ancak davalı şirketin kalan işler için sürekli fiyat farkı talep ederek işi yavaşlatması, sözleşmede işin kararlaştırılan sürede bitirip teslim etmemesi sebebiyle tarafların karşılıklı mutabakatlarıyla işin geldiği seviyenin tespit edildiğini, geçici kabul tutanakları tanzim edildiğini ve gelinen seviyede göz önünde bulundurularak yapılan işlerin bedeli işin yapımı sırasında davalı şirkete yapılan ödemeler ve bakiye imalat bedelinde de mutabakat sağlandıktan sonra eksiklikleriyle birlikte geçici kabul yapıldığını 29/06/2016 tarihli fesh ve ibra protokolü tanzim edilerek davalı şirket ile sözleşme ilişkisinin sona erdirildiğini, hakediş bakiyesi 690.000,00-TL'nin ödenmesine karşılık olarak 30/09/2016 tarihinden başlatmak üzere her biri 115.000,00-TL tutarında 6 adet sıralı vadeli çek şirket yetkilisine teslim edildiğini, ancak 23/07/2014 tarihli ana iş yapım sözleşmesinin 17/05/2016 tarihli ek sözleşmenin ve 29/06/2016 tarihli fesih ve ibra sözleşmesinin teminatı ve yapımı şirket tarafından henüz tamamlanmamış olan eksik ve kusurlu işler ve diğer işlerin teminatı olarak 5 adet çekten 28/02/2017 vadeli 150.000,00-TL tutarlı olan en son 6. çekin şirkete verilmeyerek sözleşme işlerinin teminatı olmak üzere işveren kooperatif uhdesinde bırakıldığını ve 31/12/2016 tarihine kadar davalı şirketin eksik ve kusurlu işlerden kesinti yapılmasını gerektiren işlerinin bulunmaması halinde teminat olarak kooperatif uhdesinde mahfuz tutulan 115.000,00-TL tutarlı son çekin şirkete koşulsuz şartsız teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, davalı firmaya tesilm edilen 5 adet çekten 3 adedinin ödendiğini, eksik ve kusurlu işlerin tamamlanmamış olması kalan işlerin yapımını üstlenen firmanın pek çok imalatın gerçekte hiç yapılmadığının yapılan işlerinde büyük bir kısmının eksik ve kusurlu olduğunun bildirmesi üzerine mahkemece tespit yaptırıldığını, bu tespitin davalı tarafa bildirildiğini, davalı firma tarafından geleceğiz denilerek eksikliklerin giderilmesi hususunda gereken duyarlılık gösterilmediğini aksine işin gereği gibi yapılmamasına ve eksik ve kusurlu işlerin giderilmemesine rağmen 30/12/2016 tarihli 115.000,00-TL bedelli çek ile 30/01/2017 tarihli 115.000,00-TL bedelli çek dolayısıyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dolayısıyla kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla takibe konulan 30/12/2016 tarih ve 115.000,00-TL bedelli çek ile 30/12/2017 tarih 115.000,00-TL bedelli çeklerden dolayı davacının borçlu olup olmadığının tespiti ile fazla ödendiği iddia edilen 9.490,00-TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından yapılması gerekn ödemelerin sürekli gecikmesi sebebiyle tarafların karşılıklı olarak anlaşarak sözleşmeyi feshetme kararı aldıklarını, nitekim müvekkili şirketin ödemelerinin sözleşmede belirtilen zaman ve şartlarda yerine getirilmemesi sebebiyle davacıya ihtarname gönderdiğini, ayrıca müvekkilinin hiçbir zaman ücret farkı talep etmediğini, işi yavaşlatmadığını, davacın yanın geçici kabul tutanağı ve yapım işlerini kesin kabul tutanağında işlerin eksiksiz ve kusursuz olduğunu kabul ettiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: Tespit dosyası, İnşaat sözleşmesi, fesih ve ibra sözleşmesi, kabul tutanağı, hakediş belgesi, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava; davacının davalıya Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe konulan 30/12/2016 tarih ve 115.000,00-TL bedelli çek ile 30/12/2017 tarih 115.000,00-TL bedelli çeklerden dolayı davacının borçlu olup olmadığının tespiti ile fazla ödendiği iddia edilen 9.490,00-TL alacağın davalıdan tahsili talebine ilişkindir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin, diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesi uyarınca, Kooperatifler Kanunundan kaynaklanan hukuk davalarının tarafların sıfatlarına bakılmaksızın ticari dava olduğu kabul edilmişse de, taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklandığından, genel olarak kooperatif ve ortakları arasındaki uyuşmazlıkların ifade edildiği, Kooperatifler Kanununun anılan hükmünün somut olayda uygulama yeri olmadığından eldeki davanın Kooperatifler Kanunu gereği ticari dava olduğu sonucuna ulaşılması mümkün olmadığı gibi eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 'nun 124/1. maddesinde "kooperatifler " ticaret şirketleri arasında sayılmış ise de, aynı maddenin 2. bendinde kooperatifleri "şahıs şirketleri" ve "sermaye şirketleri" arasında gösterilmemiştir. TTK 'nın 124. maddesinin 1 ve 2. bentleriyle, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 1. maddesi birlikte değerlendirildiğinde yapı kooperatifinin "ticari şirket" olmadığı, sosyal niteliği ağır basan kendine özgü bir ortaklık olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, yapı kooperatifi olup tacir niteliği taşımadığından, dava konusu da kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediğinden, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. (İzmir BAM 14. HD 2017/746 E.-2017/809 K.) Bu nedenlerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna, 2-HMKnun 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın BURSA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine, 3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince taktirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/05/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır