İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/643 E. 2020/321 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/643
Karar No
2020/321
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/643 Esas KARAR NO : 2020/321

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 06/11/2017 KARAR TARİHİ : 07/07/2020

Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı ile olan borç ilişkisinden dolayı ... TL bedelli bir adet bono düzenleyerek davalıya teslim edildiğini, davalının ise söz konusu senede ilişkin olarak senette tahrifat yaparak ... TL’lik senedi ... TL’ye çıkardığını ve bu şekilde Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... E. sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlattığını, söz konusu takibe ilişkin olarak ödeme emrini tebellüğ alan davacının borç miktarına baktığında ödeme emrinin ... TL kadar artırılmış olduğunu gördüğünü ve senet tahrif edilmiş olduğundan bu hususun tespiti ve iptali için Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesine müracaatta bulunduğunu ve Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin .../... E. ve .../... K. sayılı ilamı ile mahkeme tarafından imzaya ve borca itirazın reddine karar verildiğini, ancak söz konusu dava dilekçesinde imzaya ve borca itiraz edilmiş olduğundan senet üzerindeki tahrifata ilişkin olarak ayrıca ve açıkça itirazda bulunulmadığından dava konusu olması gereken asıl hususta inceleme yapılmadığını, imzaya ve borca itiraz olarak dava değerlendirildiğini ve bu şekilde verilen karar Yargıtay tarafından da onandığını, davalı tarafa davacının bu miktarda bir borcu olmamasından dolayı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan soruşturma neticesinde Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesi’nin .../... E. ve .../... K. Sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde davalı lehine beraat kararı verilmiş ve şu anda dosya Yargıtay incelemesinde bulunduğunu belirterek davacının davalı tarafından icra işlemine konu edilen bononun tahrif edilmiş olmasından dolayı artırılan kısım olan ... TL için borçlu olmadığı hususunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, icra dosyasının satış aşamasına geldiği aşamada ve kötü niyetle açıldığını, işçi alacağına ilişkin borcu nedeni ile takibi konu bononun verildiğini, senede konu bononun ödenmemesi üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, davacın takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .../... E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını ve davanın reddine karar verilip kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, davacının davalıyı savcılığa da şikayet ettiğini bundan da davalın beraat ettiğini, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72. maddesine dayanan menfi tespit istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davalı, borçlunun davacı olduğu, ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz ... TL komisyon olmak üzere toplam ... TL için kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin yapıldığı görülmüştür. Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı kararının incelemesinde; davacının işbu dosya davacısı, davalının da işbu dava dosyası davalısı olduğu, imza ve borca itiraza ilişkin davada davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı kararının incelenmesinde, sanığın davalı olduğu suçun resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları vb. Tüzel kişiliklerin araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık (teşebbüs) suçu olduğu, sanığın beraatine karar verildiği görülmüştür. Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nin ... tarihli uzmanlık raporunda; inceleme konusu senedin "Türk Lirası" hanesinde bulunan "...# ibaresindeki "..." rakamının ilk yapılan "#" diyez işareti olduğu, ilk yazılan ibarenin "#...# olduğu, sağ taraftaki "#" işaretinin yan tarafına "=" işareti eklenerek "...#" ibaresinin "...#" ibaresine dönüştürülmesi suretiyle tahrifat yapıldığının değerlendirildiği bildirilmiştir. Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .../... E. .../... K. sayılı dosyasındaki Antalya Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğü ... tarihli ekspertiz raporunda; dava konusu senedin incelemesinde söz konusu senedin "Bedeli ....ahzolunmuştur" bölümündeki "Nakten" yazısının "vukuunda...mahkeme" bölümündeki "..." yazısı ve "Düzenleme Tar.." bölümündeki "... rakamlarının benzer mürekkepli bir kalem, söz konusu senet muhtevasındaki diğer yazılar ve atılı bulunan borçlu imzalarının ise farklı mürekkepli ikinci bir kalem, olmak üzere 2 farklı mürekkepli kalemle oluşturuldukları tespit edilmiş, söz konusu senetin Türk Lirası bölümündeki ...# ibarelerinden onbinler basamağındaki "..." rakamının konum-pozisyon yönünden sıkışık vaziyette olduğu, ayrıca fulaj izi yönünden aynı hanedeki diğer rakamlara kıyasen farklılık gösterdiği müşahade edilmiş bu bölümdeki "..." rakamının bilahare yazıldığı, ancak senedin "Türk Lirası" bölümündeki bilahare yazımın tahrifat amaçlı mı yoksa senedin tanzimi esnasında yapılan yazım yanlışının düzeltilmesi amacı ile mi yapıldığı hususunda herhangi bir kanaat beyanında bulunulamadığına belirtilmiştir. Menfi tespit davasına konu olan icra takibi kambiyo senedine istinaden başlatıldığından ve takip dayanağı bono kambiyo vasfında olduğundan görevli mahkeme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemeleridir (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 02/04/2018 tarih 2016/16905E. 2018/1711K. sayılı kararı). 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığım ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur (MK.nun 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin 5. fıkrası “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. ” hükmünü içermektedir. Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olmasıdır. Başka bir ifadeyle; İİK.nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 05/10/2017 tarih 2016/2341E. 2017/13472K. sayılı kararı; Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2017 tarih 2015/39638E. 2017/11964K. sayılı kararı; Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 18/12/2017 tarih 2016/8848E. 2017/3778K. sayılı kararı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 676. maddesinde; "(1) Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur. (2) Poliçe bedeli yalnız yazıyla veya yalnız rakamla birden çok gösterilmiş olup da bedeller arasında fark bulunursa, en az olan bedel geçerli sayılır." hükmü ile poliçedeki bedelinin belirliliği ilkesini güçlendirmek ve muhtemel tereddütleri gidermeyi amaçlamamıştır. Buna göre, hem yazı hem de rakamla bedel yazılmış ve farklılık bulunmakta ise poliçe geçerliliğini korur ancak yazı ile gösterilen bedel esas alınır. Ancak poliçenin yazı ile ve/veya rakamla öngörülen bedelinde tahrifat yapıldığının belirlendiği durumlarda, yazı ile olan miktarın esas alınacağına ilişkin bu kural uygulanmaz (Bozer, Ali/ Göle, Celal; Kıymetli Evrak Hukuku 8. Baskı, Ankara 2018, s. 78). Bononun rakam ile değer belirten bölümünde tahrifat yapıldığı bilirkişi raporuyla saptandığına göre, bononun yazı ile değer belirten bölümüne itibar edilmesi mümkün değildir. Bu durumda senedin davacının kabulündeki miktar kadar geçerli olduğununa karar verilmesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/10/2017 tarih 2016/3527E. 2017/5672K. sayılı kararı, aynı mahiyette Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 11/12/2019 tarih 2018/2584E. 2019/5517K. sayılı kararı). Senette tahrifat yapıldığı sabitse alacaklı borçlunun senedi bu tahrifattan sonra imzaladığını (mesela bedel yükseltildikten sonra) ispat etmelidir ki, onu yeni metne göre sorumlu tutabilsin (Öztan, Fırat; Kıymetli Evrak Hukuk 23. Baskı, Ankara 2019, s. 188). Boş verilen senedin miktar hanesi doldurulurken aynı elin ürünü kalemle doldurulması gerekmektedir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 11/12/2019 tarih 2018/2584E. 2019/5517K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasındaki bonodan ... TL dışındaki kalan kısmı nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemi ile dava açmıştır. Takibe konu tarafların da kabulünde olduğu üzere davalının davacının tarım arazilerinde işçi olarak çalışması nedeni ile düzenlenmiştir. Uyuşmazlık, işçi – işveren ilişkisi nedeniyle verilen bonodan kaynaklanmış ise de 4857 sayılı İş Kanunun 4/1-b. maddesinin "50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde" hükmü gereğince taraflar arasındaki ilişki ve çalışan kişi sayı nazara alındığında, iş kanunundan doğan uyuşmazlık bulunmadığından mahkememizin görevli olduğu sonucuna varılarak dava esastan incelenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 778. maddesinin göndermesiyle bonolar hakkında uygulanması gereken aynı kanunun 676. maddesi gereğince, bono bedeli hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile belirlenen bedele itibar olunacak ise bu kural senedin bedel kısmında tahrifat yapılmamış olması halinde uygulanır. Takibe dayanak bononun rakam ile değer belirten bölümünde tahrifat yapıldığı bilirkişi raporuyla saptandığına göre, bononun yazı ile değer belirten bölümüne itibar edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle senedin davacının kabulündeki ... TL kadar geçerli olduğununa, davacının takibe konu bono yönünden ... TL yönünden borçlu olunmadığına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının KABULÜNE, 2. Davacının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasından ... TL yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4. Davacı tarafından yapılan ... TL harç ile ... TL posta, tebligat ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam .. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/07/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/643, K. 2020/321, T. 07.07.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-643-e-2020-321-k-d68bf1eaaf6d