İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/618 E. 2020/179 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/618
- Karar No
- 2020/179
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/618 KARAR NO : 2020/179
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2017 KARAR TARİHİ : 11/03/2020
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... dağıtım ve satışı yaptığını, davalı şirkete ekte sundukları faturalar karşılığı satış yaptıklarını ancak bedellerinin ödenmediğini, fatura bedelleri üzerinden icra takibi yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini beyan ederek; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. 3.Aşamalarda, davalı şirket vekili, ... tarihli dilekçe ile müvekkili şirketin İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile ... tarihinde iflas ettiğini beyan etmiştir. 4.İİK'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Diğer anlatımla, iflasın açılmasıyla dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğü'ne (İflas Dairesine) aittir. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davalara devam edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir. (md. 194). İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflâsın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (md. 237) on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir. (md. 194/1) Müflisin davacı olduğu davalarda, iflâs idaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir ve ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre geçince, bundan böyle davaya, davacı olarak iflâs idaresi tarafından devam edilir. İflâs idaresi ve ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırlarsa, masanın davayı takip etmemesine karar verirler. Bu halde, o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir (md. 245). Hiçbir alacaklı, davayı takip etmek istemezse, o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden doğar ve müflis iflâsın kapanmasını beklemeden, davayı kendi adına devam ettirebilir.(Yargıtay 23. HD., 2016/6478 esas, 2019/4604 karar) 5.Bu tür durumlarda, mahkemece yapılması gereken; ikinci alacaklılar toplantısının beklenilmesi ve ikinci alacaklılar toplantısı yapıldıktan sonra da iflas idaresi temsilcilerine tebligat yapılarak yargılamaya devam edilmesi, bu arada davacıya da mehil verilerek alacağın iflas masasına kaydının sağlanması, alacak masaya kayıt edilir ise dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, alacak kayıt edilmezse, bu durumda davaya iflas idaresi aleyhine kayıt kabul davası olarak devam edilmesinden ibarettir. (Yargıtay 23. HD., 2015/2657 esas, 2017/1668 karar) 6.Mahkememizce ikinci alacaklılar toplantısı beklenmiştir. 7.İstanbul ... İcra Dairesinin .../... iflas sayılı yazısında, ikinci alacaklılar toplantısının ... tarihinde yapıldığı belirtilmiştir. 8.İstanbul ... İcra Dairesinin .../... iflas sayılı ... sayılı yazısında, iflas idare memurlarının isimleri belirtilmiş ve davacı tarafça ... sıra numarası ile ... TL alacak talebinde bulunulduğu, iflas idaresince tanzim edilen sıra cetvelinde alacak talebinin tamamı kabul edilerek, ... Sıraya alındığı belirtilmiştir. 9.Dava değeri olan ... TL nin iflas idaresince kabul edildiği anlaşılmaktadır. 10.Dava konusu alacak, iflas idaresince kabul edildiğinden, dava konusuz kalmıştır ve konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurmak gerekmiştir. 11.İflas kararının kesinleşmesi ile müflis hakkındaki icra takiplerinin düşmesi nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceği gözetilerek, icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. (Yargıtay 23. HD., 2014/2991 esas, 2014/8259 karar) 12.Yargılama giderlerine değinmek gerekirse; HMK m. 331 gereği; Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Kural olarak bir davada asıl talebin konusuz hale gelmesi durumunda, bunun fer-i (yan) niteliğindeki diğer talepler hakkında yargılamaya devam edilerek, bunlar hakkında da bir karar verilmesi gerekir. Davanın konusuz kalması halinde ise, mahkemenin yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit edip, o tarafı yargılama giderlerine (bu arada vekalet ücretine de) mahkum etmesi gerekir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir (Bkz. KURU, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. baskı, İst. 2001, c.3, s.3030 vd., ALDEMİR, Hüsnü, Hukuk Davalarında Yargılama Giderleri, 2. Baskı, s.150-151, Yarg. 14. HD. 03/03/2008, 1087-2645, 18. HD. 09/11/2006, 5557/8964, 13. HD. 02/06/2005, 3752-9494, 3. HD., 25/04/2006, 2465-4930). 13.Dava açıldığında, davacının haklı olduğu, dosya kapsamında, alacağın iflas masasına kaydından anlaşılmakla; davacı lehine yargılama giderlerine hükmetmek gerekmiştir. Kayıt kabul davaları maktu harç ve maktu vekalet ücretine tabidir ancak iş bu dava kayıt kabul davası değildir/kayıt kabul davasına dönüşmemiştir. Bu nedenle, vekalet ücreti nispi hesaplanmıştır. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Dava, konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gerekli ... TL maktu karar harcının, davacı tarafça yatırılan ... TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat ücreti gideri toplamı ... TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının inkar tazminatı talebinin reddine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 9-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davacı vekili ...'in yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2020
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır