İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/572 E. 2020/326 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/572
- Karar No
- 2020/326
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/572 KARAR NO : 2020/326
DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/10/2017 KARAR TARİHİ : 08/07/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı şirket aleyhine, müvekkil ile imzaladığı kredi kartı sözleşmesi mucibince kullandığı kredilerden dolayı Antalya ... İcra .../... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, diğer davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, icra takibinin haksız itirazlar sonucu durduğunu, borçlulara ihtarname çekildiğini, itirazların haksız olduğunu beyan ederek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalılar yasal süresinde her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. 5.Davalılar vekili, aşamalarda verdiği ... tarihli beyan dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 6.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 7.Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası, iş bu dosya arasına alınmıştır. 8.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). Borcun tamamına ya da bir kısmına itiraz hallerinde olduğu gibi imzaya itiraz ile faize itiraz edilmesi durumunda da itirazın iptali davası açılabilir. 9.Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar) 10.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; aşamalarda taraf delilleri toplanmış ve dosya bilirkişiye tevdii edilmiştir. 11.Aşamalarda, dava konusu temlik edildiğinden, davacı olarak ... dosyaya katılmıştır. 12.6100 sayılı HMK'nın 125. maddesinde; “(1) Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir: a-İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur. b-İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür. Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder.” hükmü bulunmaktadır. 13. ... davacı olarak dosyada yer almıştır. 14.Mahkememizce aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının haksız olduğu, ayrıca, "istisnalar kaideyi bozmamak üzere, "itirazın iptali davası" dosyalarında sıkça gördüğümüz gibi raporumuza konu mahkemeniz dosyasında da davalıların zaman kazanmak vs. gibi nedenlerle borca, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz ettikleri kanaatindeyiz" ibareleri yer almaktadır. 15.Söz konusu belirlemeler, bilirkişinin görevini aşan belirlemelerdir ve böyle yorumlar adalet duygusunu sarsabilir, ön yargı ile dosyaya bakıldığı görüntüsü oluşturabilir ki mahkeme işlemleri için bu kabul edilemez bir durumdur. Zira, denetime elverişli bir hesaplama da yapılmamıştır. 16.Mahkememizce eksik belgelerin/tüm belgelerin dosyaya girmesi amacıyla yazışmalar yapılmış ve dosyaya belgeler getirtilmiştir. 17.Her ne kadar aşamalarda davalı tarafın imzaya itirazı olduğu hususu tutanağa geçmiş ise de ... tarihli celsede davalı vekili, imzaya itirazlarının olmadığını beyan etmiştir. İmza hususu uyuşmazlık dışı kalmıştır. 18.Tüm belgeler dosyaya geldikten sonra, mahkememizce tekrar bilirkişi raporu aldırılmıştır. 19. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının kayıtlarının incelendiği, davacı ile davalı şirket arasında ... tarihli şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalandığı, bil tarih Bankacılık Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi ve ... tarihli ... TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye diğer davalının kefil olduğu, kefaletin usulüne uygun olduğu, davalı asıl borçlu şirkete davacı bankaca ticari amaçlı ... TL limitli olarak tahsis olunan kredi kartının diğer davalı ... adına tahsis edildiği, dosyada mevcut ...-... tarihleri arası akdi dönem ekstrelerinin incelenmesinde kartın alışveriş ve nakit çekim işlemlerinde kullanıldığı, karta en son ... hesap kesim döneminde ... TL olan borcuna karşılık ... tarihinde ... TL geri ödeme yapıldığı, bu ödemeden sonra ekstrelere işleyen faiz dışında başkaca borç kaydı yapılmadığı, ... tarihli son hesap kesim tarihi itibariyle borcun ... TL ye ulaştığı, ... kat tarihinde ... TL ana para ... TL işlemiş akdi faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ... TL üzerinden takip hesaplarına aktarıldığının anlaşıldığı, ... tarihi itibariyle temerrütlerinin olduğunun anlaşıldığı, yapılan hesaplama gereği, ... TL asıl alacak, ... TL kat tarihi öncesi/kat tarihi itibariyle işlemiş faiz, ... TL faizin BSMV'si, ... TL işlemiş faiz, ... TL faizin BSMV'si, ... TL ihtarname masrafı talep edilebileceği beyan edilmiştir. 20.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.(Davalıların ortak vekili vardır) 21.Davacı vekili, bilirkişi raporuna itiraz etmiştir. 22.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 23.Bu hususlar doğrultusunda, ... tarihli bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. İtiraz yerinde bulunmamıştır. Davalılar vekilinin üst üste mazeret vermesi nedeni ile dosyanın geldiği aşama, salgın nedeniyle bir celse de yapılamaması hususları, usul ekonomisi, makul sürede yargılanma hakkı düşünülerek, mazeret reddedilmiştir. 24.Tüm dosya kapsamı, ... tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, itirazın kısmen haklı/haksız olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir. 25.Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; 26.Alacaklının icra dairesine yapacağı takip talebi ile başlayan, takibin durması için borçlunun itirazının yeterli olduğu ve cebri icraya devam edilebilmesi için alacaklının harekete geçmesinin gerekli olduğu ilamsız icra usulunde; gerek alacaklının haksız ve kötüniyetli takipte ve gerekse borçlunun haksız itirazda bulunmasını önlemek amacıyla icra tazminatına hükmolunması esası kabul edilmiştir. Anlaşıldığı üzere alacaklı lehine hükmolunacak icra tazminatının amacı, gerçekten borçlu olduğunu bildiği halde, süre kazanmak kasdı ile ya da başka bir sebeple icra takibini haksız olarak engelleyen kişinin, alacaklının hakkına kavuşmasını geciktirmeye yönelik kötü niyetli davranışlarını önlemektir. Borçlunun itirazının haksızlığı, itirazın yapıldığı andaki duruma göre tespit edilir. Borçlu hakkında tazminatına hükmedilmesi için, onun ödeme emrine “kötüniyet”le itiraz etmiş olması şart değildir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmiş olmalıdır. Alacaklının bir zarar görmüş olması da şart değildir. 27.Öğretide, hakim görüşe göre (POSTACIOĞLU, İlhan, İcra Hukuku Esasları, İstanbul, 1982, s. 184 vd., KURU, Baki, İcra ve İflas Hukuku, C. I, 3. Bası, İstanbul 1988, s. 304 vd., UYAR, Talih, İcra Hukukunda İtiraz, s. 215 vd.) itirazın haksız olup olmadığı, takip konusu yapılan ve borçlunun itiraz ettiği alacağın likit olup olmadığına göre belirlenmelidir. Alacak likit ise borçlu itirazında haksızdır, alacak likit değilse borçlu itirazında haklıdır. Öğreti, likit alacağı, miktarı belirli veya belirlenebilir olan ve bunun için tarafların anlaşmalarına veya böyle bir anlaşma olmazsa mahkeme kararına gerek olmayan alacak olarak tanımlamışlardır. Buna göre; borçlu alacağın gerçek miktarını tayin için bütün unsurları bildiği veya bilmesi gerektiği halde ödeme emrine itiraz ederse itirazında haksızdır; şayet diğer şartlarda gerçekleşmiş ise yargılama sonunda icra tazminatı ödemeye mahkum edilir. Alacağın gerçek miktarını tayin için tarafların anlaşmasına veya mahkeme kararına ihtiyaç varsa itiraz haklıdır ve borçlu itirazın iptali davasını kaybetse bile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilemez. İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. 28.Yukarıda bahsedilen kanuni koşulların dosyada mevcut olduğu, alacağın likit olduğu anlaşılmakla, davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Antalya ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra takibine davalıların yapmış oldukları İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE; takibin; - ... TL asıl alacak, - ... TL kat tarihi öncesi/kat tarihi itibariyle işlemiş faiz, - ... TL faizin BSMV'si, - ... TL işlemiş faiz - ... TL faizin BSMV'si, - ... TL ihtarname masrafı, üzerinden aynı şartlarda DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2- Davacı lehine takdir edilen ... TL inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3- Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan ... TL peşin karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL nin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL nin haklılık durumu gereği; ... TL nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, arta kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalılarca yapılan bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı kendisini vekili ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden; reddedilen miktar ve AAÜT m. 13/2 hükmü dikkate alınarak, ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 11-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine, 12-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davacı vekili ...'ın yüzüne karşı, davalı vekili ...'nun yokluğunda davacı yönünden kesin, davalı yönünden kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/07/2020
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır