İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/359 E. 2018/660 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/359
Karar No
2018/660
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/359 Esas - 2018/660 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/359 Esas KARAR NO : 2018/660 Karar

HAKİM :... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI :... VEKİLİ : ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02/05/2017 KARAR TARİHİ : 04/10/2018 KARARIN YAZ. TARİH : 26/10/2018 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili 02/05/2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, ticari alışveriş sebebiyle fatura içeriğindeki malların davalıya teslim edildiğini, ancak 3.829,93 TL'nin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2016/114289 sayılı dosyası ile cari hesap ekstresine dayanarak icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin icra takibine yasal süre içerisinde itiraz ettiğini, icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu, icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde malların ayıplı olduğunun belirtildiğini ancak TTK'nın 23. Maddesine göre süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını ve faturalara itiraz edilmediğini belirterek itirazın iptali ile %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı...Yetkilisi...'in 10/05/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan alacak davasını kabul etmediklerini, şirketlerinin davacıya borcunun olmadığını, şirketlerinin davacı şirket ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını ve davaya bakmakta Zile Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde faturalarda teslim alan imzasının bulunduğunu, taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunu, buna göre yetki itirazının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesinde cevap dilekçesindeki beyanlar tekrarlanmıştır. Toplanan deliller, dellilerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Fatura suretleri Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2016/114289 sayılı dosya aslı, Zile Vergi Dairesinin 16/05/2017 tarihli cevabi yazısı Mali Müşavir bilirkişisi ...'in 01/01/2018 tarihli raporu, Zile Sosyal Güvenlik Merkezinin 30/01/2018 tarihli cevabi yazısı, Zile Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 'inden istinabe yoluyla aldırılan mali müşavir bilirkişi raporu. Dava, icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Tüm dosya kapsamından; davacı tarafından davalı aleyhine Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2016/114289 sayılı dosyası üzerinden 3.829,93-TL asıl alacağın tahsili amacıyla 20/06/2016 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliği üzerine davalının 14/07/2016 tarihli dilekçesi ile süresi içerisinde takibe itiraz ettiği, icra dosyasında itiraz dilekçesinin davacıya tebliğ edildiğine dair bilgi veya belge bulunmadığı, davacının da süresi içinde açtığı bu davayla itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. İcra dosyası incelendiğinde; alacaklının ... San Tic. Ltd Şti, borçlunun ... olduğu, 3.829,93 TL asıl alacak üzerinden 20/06/2016 tarihinde takip başlatıldığı, borcun sebebinin 17/06/2016 tarihli, 3.829,93 TL tutarındaki cari hesap olduğu, itiraz dilekçesinde itirazın 'alacaklı ile olan önemsiz birkaç ticarete karşılık borçlarını banka havalesiyle ödendiği, alacaklı tarafından ayıplı mal gönderilip alacak talep edildiği, ayıplı malın kargoyla iade edildiği ancak iade malın kabul edilmediği ve alacaklının ticaret ahlakına yakışmayan tutum sergilediğinden' bahisle borcun tamamına ilişkin olduğu görülmüştür. Davalı tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunulmuş, taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığı bildirilmiştir. İtirazın iptali davasına verilecek cevap dilekçesinde borçlu ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Ancak borçlunun itiraz dilekçesinde borçla ilgili kabule yönelik beyanları kendisi için bağlayıcıdır. (Yargıtay 3. HD 2001/4745 Esas, 2001/5082 Karar sayılı kararı, Yargıtay 19. HD 2014/11740 Esas, 2014/13707 Karar sayılı kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/17-1101 Esas, 2014/716 Karar sayılı kararı) Davalı borçlu icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde davacı alacaklıya olan borçlarını banka yoluyla ödediğini ve aynı zamanda alacaklının ayıplı mal gönderip alacak talep ettiğini, ayıplı malın kargoyla iade edildiği halde alacaklı tarafından iade malın kabul edilmediğini belirterek malları teslim aldığını kabul etmiş, ödeme iddiası yanında davacı alacaklı tarafından gönderilen malların ayıplı olduğunu ileri sürmüştür. Bu belirlemelere göre davadaki uyuşmazlık Mahkememizin davaya bakmakta yetkili olup olmadığı, davalının taraflar arasındaki açık hesap çalışmaya dayalı borçlarını ödeyip ödemediği ve davacı tarafından davalıya gönderilen malların ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davalı ödeme iddialarını ve ayıp iddiasını, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlamalıdır. 6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan davalının veya onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyeli fatura, ile de sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür. Yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ticari defterler, ikrar veya yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir. 6102 sayılı TTK'nın 23. Maddesinde TTK'daki özel hükümler saklı kalmak üzere tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK'nın satış ve mal değişimlerinde de TBK'nın satış sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtildikten sonra 'c' bendinde malın ayıplı olduğu, teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi, açıkça belli olmayan ayıplarda ise malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu aynı 8 günlük süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Tarafların ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacının ticari defterlerinin incelendiği 01/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirkete ait ve ticari ilişkinin olduğu 2015 ve 2016 yılları resmi defterlerinin yasal delil niteliğinde olduğu, ileri sürülen cari hesap ekstresi, defter kayıtları ve bu kayıtların dayanağı banka havale dekontlarından taraflar arasında ticari ilişkinin var olduğu ve devam ettiği, davacı şirketin davalı ...Ltd. Şti den takip tarihi itibariyle 3.829,93 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davalı ... Ltd. Şti'nin defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak üzere Zile Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ( Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla ) talimat yazılarak dosyanın ve davalı defterlerinin bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınması istenmiş, talimat doğrultusunda bilirkişi S.M.M.M ...'den rapor alınmış olup 02/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının 01/01/2015 - 31/12/2015 dönemine ait yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin usulüne uygun olarak bilgisayar ortamında işlenmiş olduğu, resmi defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalının resmi defter kayıtlarına göre 0,01-TL borcunun bulunduğu, dava konusu ilk 3 faturaya ilişkin bakiyelerin banka havalesi yoluyla ödendiği ancak faturalardan bakiye kalan 61,91-TL'nin nakit olarak ödendiğinin kayıtlı olmasına rağmen ödeme belgesinin bulunmadığı, ... nolu 14.10.2015 tarihli ve 3768,02-TL'lik faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilmiştir. Davacı tarafından sunulan ... nolu 14.10.2015 tarihli ve 3768,02-TL'lik faturanın irsaliyeli fatura olduğu, teslim alan imza kısmında dosyaya sunulan fotokopide tam olarak okunaklı olmayan isim ve imza bulunduğu anlaşılmış, davacı tarafından bu faturada yer alan isim ve imzanın davacı çalışan olan ...'e ait olduğu, fatura konusu malların da davalı çalışanı ...'e teslim edildiği iddiası üzerine SGK Zile Sosyal Güvenlik Merkezi'ne yazılan müzekkereye gönderilen 30.1.2018 tarihli yazı cevabında davalı Zile ...Ltd. Şti'nin 1.9.2015-1.12.2015 tarihleri arasında ...adında sigortalı çalışanının bulunduğunun tespit edildiği bildirilmiş, dönem bordroları gönderilmiş, davalı vekili tarafından fatura altındaki isim ve imzanın okunaklı olmadığı, isim ve imzanın kime ait olduğunun belli olmadığı belirtilerek itiraz edilmiştir. Sonuç olarak; icra takibinin cari hesap alacağına dayalı başlatıldığı, taraflar arasında açık hesap usulü ticari ilişki bulunduğu, borca itiraz dilekçesinde ileri sürüldüğü üzere bir takım ödemelerin banka yolu ile yapıldığının tarafların ticari defter kayıtlarından anlaşıldığı, davalı defterlerine göre bakiye borcun 0,01-TL olduğu, davalı defterlerine göre davalı defterinde kayıtlı olmayan 3.768,02-TL'lik fatura dışındaki faturalara karşılık banka yolu ile yapılan ödemelerden kalan küsürat olan 61,91-TL'nin nakit ödendiği kaydedilmiş ise de ödeme belgesinin bulunmadığı, davalı defterindeki ödeme kaydının delil olarak kabul edilebilmesi için kaydın belge ile desteklenmesi gerektiği, buna göre davalı defterindeki 61,91-TL'lik ödemenin ispatlanamadığı, davalı defterinde kayıtlı olmayan 3.768,02-TL'lik fatura yönünden ise davalının kendisine gönderilen malların ayıplı olduğuna ilişkin soyut iddia dışında ispat yoluna gitmediği, davalının ayıp iddiasını ve ayıp ihbarını süresinde yaptığını ispatlayamadığı gibi davalı defterinde kayıtlı olmayan faturanın altında tam okunaklı olmasa da o dönem davalı çalışanı olduğu anlaşılan ... isminin yazılı olduğu, davalının yemin deliline dayanmadığı anlaşılmakla davalı defterlerindeki bakiye borç toplamı 0,01-TL, davalının ödediğini ispatlayamadığı 61,91-TL ve malların ayıplı olduğu ispatlanamayan fatura bedeli olan 3.768,02-TL toplamı üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı alacağının taraflar arasındaki açık hesap çalışmaya ilişkin faturalara dayalı olması sebebiyle alacak likit kabul edilmiş ve davalının itirazında haksız olması sebebiyle İİK'nın 67/2 maddesi doğrultusunda hükmedilen alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu, davacının satılan mallara ilişkin para alacağı talebinde bulunduğu anlaşılmakla 6098 sayılı TBK'nın 89. Maddesi doğrultusunda davalının Mahkememizin yetkisine itirazının da reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜNE Davalının Samsun 9. İcra müdürlüğünün 2016/114289 esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine itirazının 3.829,93 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına Hükmedilen 3.829,93-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 261,62 TL karar ilam harcından peşin alınan 63,33 TL'nin mahsubu ile bakiye karar ilam harcı olan 198,29 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3- Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ile peşin karar ilam harcı olarak yatırılan 63,33 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4- Davacı tarafından ödenen 205,60 TL tebligat ve posta gideri, 1.150,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.355,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine, 7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.04/10/2018 Katip ...

Hakim ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/359, K. 2018/660, T. 04.10.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-359-e-2018-660-k-b167dc3d3b12