İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/927 E. 2018/1417 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/927
- Karar No
- 2018/1417
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2018
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/07/2016 KARAR TARİHİ : 07/11/2018 Mahkememizin 2014/1427 esas 2015/353 karar sayılı ile bozularak mahkememize gönderilmiş olmakla incelendi. DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan borcun ödenmemesi sebebiyle davalı şirket hakkında Bursa 20. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın takibe haksız biçimde itiraz ettiğini, yetkiye itirazın da haksız olduğunu, zira T.B.K. 89. maddesi gereğince para borçlarında ifa yeri mahkemesi ve icra dairelerinin de yetkili olduğunu, davalıya teslim edilen malların cari hesap ekstresi, sipariş ve sevk irsaliyeleri ile ispat edildiğini, ancak bugüne kadar ödeme yapılmadığını ileri ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI :Davalı taraf icra takibinde yaptığı yetki itirazını cevap dilekçesinde de tekrarlamış, ancak cevap dilekçesinde taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle teslim edilen malların kısmen ayıplı olduğunu, bu konuda davacı tarafa süresinde ihbarda bulunarak iade faturası kestiklerini, ayıplı ürünlerin yerine yeni ürünlerin teslim edilmediğini, bu sebeple davacı tarafa borçlu olmadıklarını savunmuştur. DELİLLER ve GEREKÇE: Davacı satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için icra takibi başlatmış, itiraz üzerine bu dava açılmıştır. Davalı borçlu icra takibine itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunmuştur. Mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde davacı ile aralarında satış sözleşmesi bulunduğu, teslim edilen malların ayıplı çıktığı, iade faturası düzenlediklerini bildirmiştir. TBK 89. Maddesi uyarınca davalı akdi ilişkinin varlığını ve teslim olgusunu kabul ettiğine göre bir para borcunun varlığından söz edilir. Somut olayda alacaklı şirketin faaliyet merkezi Bursa olduğundan Bursa İcra Müdürlüğü ve mahkemeleri yetkilidir. Taraf defterleri ayrı ayrı incelenmiş, taraf defterlerinin tasdikli oldukları ve sahibi lehine delil teşkil edebilecekleri, davacı defter kayıtlarına göre davacı şirketin davalıya 2014 yılında 4 adet karşılığı toplam 12.999,42 TL tutarında fatura düzenlediği, buna karşılık tahsilatının bulunmadığı, takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 12.999,42 TL (takip tutarı kadar) alacaklı göründüğü, bakiye alacağının 2015 ve 2016 yılında da devam ettiği, davalı tarafından düzenlenen iade faturalarının davacı şirket kayıtlarında yer almadığı, davalı defter kayıtlarında ise davalı yanın ayıplı mallara ilişkin iade faturası düzenleyerek ticari defterlerine kayıt ettiği bu nedenle 9.162,58 TL borçlu göründüğü, taraf kayıtları arasındaki farklılığın davalı tarafça ayıplı olduğu iddia edilen mallara ilişkin düzenlediği iade faturalarından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı tarafa iadeye konu edilen ve ayıplı olduğu söylenen mallardan her birinden üçer adet ve ayıpsız olarak teslim edilen mallardan üçer adet numunenin ileride bilirkişi incelemesinde kullanılmak üzere mahkememize teslim edilmesi için süre verilmesine ve ayıba ilişkin mahkememizce yapılan ihtaratın davalı tarafa 01/06/2017 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen bu hususta herhangi bir numune mahkememiz dosyasına ibraz etmedikleri gibi, numunelerin temin edilebileceği yerleri de bildirmedikleri gözetilerek; ayıba ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının ticari defterlerinin tasdikli olup lehine delil teşkil etmesine, davalı tarafa yapılan ihtarata rağmen ürün numunelerinin sunulmaması karşısında mahkememizce davalı tarafından ayıplı mallara ilişkin düzenlenen iade faturalarının kabul görmemesine göre; davalının takibe itirazının haksız olduğu ve takip tutarınca davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile itirazın iptaline dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Alacağın likit olması ve yargılamayı gerektirmediği gözetilerek yapılan itirazın alacağın tahsilini geciktirmeyi amaçladığı kanaatiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; Davanın kabulü ile; Bursa 20.İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, İtirazın alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu değerlendirilerek davalı-borçlunun asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Alınması gereken 887,99.-TL harca peşin yatırılan 157,00.-TL harcın mahsubu ile bakiye 730,99.-TL harcın davalıdan tahsiline, Davacı vekili lehine takdir edilen karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gereğince daha azına hükmolunamayacağından 2.180,00.-TL ücret-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça karşılanan ve peşin harçlar ile temyiz masrafları da dahil edilerek hesaplanan 1.640,55.-TL muhakeme masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup anlatıldı. 07/11/2018
Katip
Hakim