İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/2738 E. 2021/1513 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/2738
Karar No
2021/1513
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :2016/375 Esas KARAR NO : 2024/345 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/04/2016 KARAR TARİHİ : 02/04/2024 BİRLEŞEN BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS - ... KARAR DAVA : Menfi Tespit - Çek İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/04/2016 KARAR TARİHİ : 02/04/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan Menfi Tespit - Çek İstirdatı (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkememizin ... Esas sayılı asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket aleyhine Bakırköy ....lcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile Kambiyo yolu ile takip başlatıldığını, müvekkili şirketin bu takibe merkezinde 20.04.2016 tarihinde fiili haciz ile vakıf olduğunu, müvekkili şirket tarafından aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ... Acenteliği A.Ş.'ne 19/11/2015 vade tarihli 67.000,00-TL tutarlı çeki tanzim ettiğini, davaya konu çek bakımından da imza incelemesi yapılması gerektiğini, zira iş bu takibin ... aleyhine başlatılmadığı için imza itirazına uğramadığını, ancak çalıntı çeklerin bir çoğunun sahte imza ile cirolandığının bilindiğini, iş bu davanın ...'ya ihbarı neticesinde buna ilişkin beyanları alınabileceğini, ancak bu süreçte tedbir verilmek suretiyle hem tarafının hem de lehdar ...'nın zarar görmesinin önlenmesini, zira iş bu davaya konu icra takibi bahsedildiği üzere ... Acenteliği A.Ş'ye keşide edilen çek ile ilgili olduğunu, lehdar ile ciranta arasında hukuki ve cezai ihtilaf bulunmadığını, hem davaya konu çeke ilişkin ödemeden men kararı verildiğini, hem de ilgililer hakkında ceza soruşturmasının devam ettiğini, öncelikle tedbir talebinin değerlendirilerek açıklanan nedenlerle teminatsız olarak, bu olmadığı takdirde belirlenecek teminat karşılığında icra dosyasından yapılan işlemlere devam edilmemesi ve/veya yapılan/yapılacak ödemenin alacaklı/davalı firmaya ödenmesine engel olmak için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı asıl dava dosyasında davalı ... Oto Kiralama İnş. Taah. Kitap Yay. San. Ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafça ... Bankası A.Ş. ... seri nolu ve 67000,00 TL tutarındaki çekin ... Acenteliği A.Ş. kendilerince keşide edildiğini, ancak ... Acenteliği A.Ş. tarafından söz konusu çekin kendi rızaları dışında elinden çıkmış olduğunu, bu nedenle de müvekkiline borçlu bulunmadığı tespiti istemi ile iş bu davanın ikame edildiğini, davacı tarafından dava dışı ... Acenteliği A.Ş.'ye ticari ilişkileri dolayısıyla dava konusu çek düzenlendiğini, tarafların temel ilişkilerinde bir sakatlık mevcut olmadığını, TTK 757. MADDE DE ; "iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir," denilmiş olduğunu, kanun lafzından da anlaşıldığı üzere sadece iradesi dışında çek elinden çıkan kişi iş bu davayı ikame edebileceğini, davacı taraf, borcuna istinaden ... Acenteliği A.Ş. Dava konusu çeki keşide edip vermiş olduğunu, ... Acenteliği A.Ş. Tarafından ise ticari ilişkiye istinaden söz konusu çek müvekkile verildiğini, Davacı ile ... Acenteliği A.Ş. Arasındaki temel ilişkide herhangi bir sakatlık bulunmaması ve ... Acenteliği A.Ş. İle müvekkili arasında bulunan husumetin davacıyı bağlamaması nedeniyle davacının iş bu davayı ikame etmede hukuki yararının mevcut olmadığını, zira davacı tarafından , borcuna istinaden ... Acenteliği A.Ş.'ye çek düzenlenmiş olduğunu, çekin ödenmemesi nedeniyle müvekkili firma tarafında icra takibi başlatıldığını, bu nedenle iş bu davanın reddi gerektiğini, izah etmiş oldukları sebepler dolayısıyla; öncelikle davacı ile ... Acenteliği A.Ş. Arasındaki temel ilişkide bir sakatlık bulunmaması ve ... Acenteliği A.Ş. İle müvekkili firma arasındaki ilişkinin davacıya bağlamaması nedeniyle davanın hukuki yarar ve husumet yönünden reddine, haksız ve mesnetsiz açılmış olan iş bu davanın reddine, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan alınarak müvekkilne ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyası ile birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde ; Müvekkili şirketin 25 yıldır sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin sigorta poliçesi tanzim ettiği müşterilerinden olan alacaklarına karşılık olarak aldığı, hamili bulunduğu davaya konu çekin de içlerinde olduğu bir kısım çekleri rızası hilafına elinden çıktığını, çalınan çeklerle ilgili tedbirler alındığını, çek iptal davaları açıldığını, çekin hırsızlık mahsulü çek olmasının yanında, müvekkili şirketten çeki aldığı iddia edilen davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını, davaya konu ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait ... çek nolu, 19/11/2015 tarihli, 67.000,00.-TL çek Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, müvekkilinin borcunun olmadığını belirterek icra takibinin durdurulmasına, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çekin istirdadı ile iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davalı şirkete tebligat çıkarıldığı, çıkartılan tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı şirket tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği görüldü. Mali Müşavir Bilirkişi .... tarafından düzenlenen 20/02/2017 havale tarihli raporda; "Davacı ile İhbar olunan Sigorta şirketi arasında ticari ilişki olması nedeniyle 28.08.2015 tarihinde ... Bankası ... Şubesi hesabı üzerine 19.11.2015 tarihine göre keşide edilen 67.000 TL.lık çek cari hesap borcuna karşılık İhbar olunan Şirkete teslim edildiği, söz konusu çek ihbar olunan şirket muhasebesi tarafından kayıtlara alınmasına karşın bu çekin 71 adet çekin şirket muhasebecisi tarafından kayıt dışı başka firmalar teslim edildiğinin ortaya çıktığı, bunun gelişme üzere ihbar olunan ... AŞ tarafından çalışanı hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ve ilgili hakkında Kamu davası açıldığı tespit edilmiştir. Aynı zamanda şirket kayıtlarında yar almayan 71 adet çekin çek zayi ve ödemeden men davalarının açıldığı, dava konusu çek hakkında ödemeden men kararı alındığı tespit edilmiştir. Öte yandan dava konusu çekin davalı tarafından takas aracılığı ile ibraz edikliği ancak söz konusu çekin hakkında ödemeden men yasağı olması nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacının çekin ihbar Olunan ... AŞ'ye verildiğine ve İhbar olunan şirket tarafından da davacı şirketten söz konusu çekin alındığına ilişkin ticari defterlerinde muhasebe kaydı tesis edilmiş bulunmaktadır. Buna karşılık davalı şirket kayıtlarından söz konusu çekin şirketlerine intikal ettiğine ilişkin herhangi bir muhasebesel kayıt görülmemiştir. Dolayısıyla davalı çek hamili olarak çeki elinde bulundurmasına karşın kayıtlarında çekin hangi şirket borcuna karşılık alındığına ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Bu itibarla, söz konusu çekin Davacı tarafından keşide edildiği ve ihbar olunan şirkete verildiği anlaşılmaktadır. Davalı şirket kayıtlarında çekin hak sahibi olduğunu gösteren bir kayıt tarafımıza ibraz edilmemiştir. Alınan çek davacı ve ihbar olunan Şirketin borçlarına mahsup edilmiştir. Öte yandan davacının söz konusu çek bedelini ihbar olunan şirkete ve onun ciro edeceği kişiye ödemesi gerekmektedir. Davacı ile davalı arasından bir ticari ilişki yoktur. Davalının söz konusu çeki hangi borç alacak ilişkisinden dolayı testim aldığını belgelemesi gerekmektedir. Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu, her türlü delilin takdiri ve nihai karar sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacının ... Bankası A.Ş: ... Şubesi hesabı üzerine keşide ettiği 19.11.2015 tarihli ... no.lu 67.000 TL.lık çekin ihbar olunan şirkete teslim edildiği, ihbar olunan şirket tarafından söz konusu çekin davacı borcuna mahsuben cari hesaptan düşülmesinin yapıldığı, ancak ihbar olunan şirket çalışanlarınca dava konusu çek dahil 80 çekin çalındığı, bu konuda İhbar olunan şirket tarafından çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunduğu ve ceza davası ile çek iptal davaları açıldığı, Dava konusu çekin davalı tarafından Bakırköy ....İcra Müdürlüğü ... e sayılı dosya kapsamında Kambiyo senedi olarak takibe konu edildiği ve takibin kesinleştiği, Davacı İle davalı arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, ancak davalı şirket kayıtlarında çekin hangi alacağa karşılık alındığına ilişkin bir muhasebesel kayıt görülmediği, Davalı şirketin İhbar olunan şirket İle ticari İlişkisi olmasına karşılık söz konusu dava konusu çekle ilgili bir kaydın her İki taraf arasında bulunmadığı, Mali müşavir olarak uzmanlık alanımız olan muhasebesel veriler ara karar doğrultusunda taraf kayıtlarında incelenerek tespit edilen husuların Muhterem Mahkemenin takdIrlerine sunulduğu, Davacı şirketin ticari defterlerinden yevmiye defterinin kapanış kaydının görülmediği, dolayısıyla defterlerin sahibi lehine kesin delll sayılamayacağı, buna karşılık Davalı ve İhbar Olunan şirketlerin ticari defterlerinin noter açılış ve kapanış onayları süresinde, usulüne uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından sahipleri lehine kesin delil sayılabileceği, bu konudaki takdirin Muhterem Mahkemeye ait olduğu, Bunun dışında herhangi bir yarumda bulunmamızın uzmanlık alanımız dışında olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; *Asıl dava; menfi tespit isteminden ibarettir. *Asıl ve birleşen dava; menfi tespit ve çek istirdat isteminden ibarettir. *Asıl ve Birleşen Dava konusu, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasındaki 67.000,00-TL bedelli senetten kaynaklı asıl ve birleşen dava davacılarının davalıya borçlu olmadığının tespiti ve birleşen dosyadaki davacıya senedin iadesine ilişkindir. Dava konusu Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı Kambiyo Senetlerine Mahsus takip dosyasının incelenmesinde; davalı şirket tarafından asıl dosya davacı ... aleyhine asıl alacak, işlemiş faiz ve komisyon alacağı olmak üzere toplam 74.314,01-TL alacağının yıllık %9 faiziyle tahsili talep edilmiştir. Takibe konu çekin incelenmesinde; - Keşidecinin asıl dosya davacısı ...... şirketi, lehdarın birleşen dosya davacısı ... Acenteliği A.Ş., 19.11.2015 vade tarihli, ... çek numaralı ve 67.000,00 TL miktarlı olduğu görülmüştür. Çekin, daha sonra ciro yoluyla davalı .... Oto Kiralama şirketine devredildiği görülmüştür. Asıl ve birleşen davalarda dava konusu miktar 67.000,00.-TL' dir. Asıl dosyadaki taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı ile birleşen dosyadaki davacı şirket arasındaki ilişkide birleşen dosyadaki davacı şirkete ait itiraz ve def'ilerin asıl dosyadaki davacı lehine sonuç doğurup doğuramayacağı, birleşen dosyadaki davacı şirketin rızası hilafına olmak üzere dava konusu çek elinden çıkmış ise bu durumun davacı lehine ve davalı aleyhine sonuç doğurup doğuramayacağı, davacının somutlaştırdığı vakıalar nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Birleşen dosyadaki taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın müşterisinden aldığını iddia ettiği çekin gerekli kaşeleme yapılmak suretiyle ve imza atılmak suretiyle davalı tarafa devrinin yapılıp yapılmadığı, söz konusu çekin hırsızlık konusu olarak davalı tarafça ele alınıp alınmadığı, dolayısıyla davacı tarafın söz konusu çekten dolayı borçlu olup olmadığı ve çek istirdatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir. Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden, keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez. Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz. Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz. Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında, davalı şirket tarafından davacı keşideci hakkında uyuşmazlığa konu bir adet çek nedeniyle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapılmıştır. Davacı keşideci tarafından düzenlenen çekin, lehdar birleşen dosya davacısı şirketin rızası hilafına çalışanı tarafından muhasebe kayıtlarına sokulmadan ve karşılığı herhangi bir mal ve hizmet alınmadan teslim edilmesi suretiyle elden çıktığına dair, İstanbul Anadolu .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. - ... K. sayılı kesinleşmiş mahkumiyet kararı olduğu, dosya içeriğine celp edilen ceza dosyası içeriğinden anlaşılmıştır. Yine lehdar birleşen dosya davacısı şirket tarafından, uyuşmazlığa konu çek yönünden, İstanbul Anadolu ... Asliye Tİcaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında da çek iptali davası açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 792. maddesindeki, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindeki düzenlemenin, çeki elinde bulunduran kişinin geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat etmesi durumunda ancak çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap etmesi durumunda iade ile mükelleftir. Davaya konu kıymetli evrak; çek niteliğinde olup, tüm yasal unsurları barındırmaktadır. Davacı taraflar, davalının meşru hamil olmadığını iddia etmektedirler. Çek, bir ödeme aracıdır. Davalı taraf, dava konusu yapılan çekin ticari ilişki bünyesinde birleşen dosya davacısından alındığını beyan etmiştir. Dava konusu kıymetli evrak vasfında olan çek, illetten mücerettir. Ancak, her ne kadar çek illetten mücerret ise de, davalının birleşen dosya davacısı ile ticari ilişki kapsamında bu çekin alındığı beyanı neticesinde, ispat yükü yer değiştirmiş ve ispat yükü davalıya geçmiştir. Davalı taraf, beyanı ile senet metnini talil etmiştir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Birleşen dosya davacısı ile davalının incelemeye konu ticari defterlerinin yasal şartları taşıdığı ve taraflar lehine delil niteliğinin olduğu dosya kapsamı içeriğinden anlaşılmıştır. Davalı şirket ile birleşen dosya davacısı şirket arasında ticari ilişkisi olmasına karşılık, söz konusu dava konusu çekle ilgili bir kaydın her iki tarafın ticari defterlerinde yer almadığı ve bu çekten kaynaklı mal veya hizmet alındığına dair bir kaydın, yazılı bir belgenin de bulunmadığı, bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmıştır. Kesinleşen ceza mahkumiyet hükmü, davalının çek metnini talil etmesi ve bilirkişi raporundan dava konusu çekle ilgili şirket defterlerinde bir kayıt bulunmaması durumuna göre, 6102 sayılı TTK’nın 684. ve 788. maddeleri uyarınca geçerli bir ciro bulunmadığından çek üzerinde bulunan hakkın çekte ciranta olarak görünen davalıya devrinin gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının, 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edemediği, bir başka anlatımla lehtar cirosunun geçerli olmaması ve ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığından, ciro zincirindeki kopukluktan önceki davacılar lehtar ve keşideciye başvurma hakkı bulunmamaktadır. Somut olayda, birleşen dosya davacısı lehtarın cirosunun geçerli olması nedeniyle birbirini takip eden geçerli ciro zinciri olmadığı için davalının 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre yetkili hamil olduğunu yani kendisine çek üzerinde bulunan hakkın geçtiğini ispat edemediğinden aynı Kanun’un 792. maddesine göre ispat yükünün davacı keşidecide olduğu düşünülemez. Çünkü 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki düzenleme, çeki 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesine göre geçerli bir ciro ile hakkın devredildiği ve yine 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat eden yetkili hamiller içindir. Bu durumda çeki elinde bulunduran davalının, çekteki lehtarın cirosunun geçerli olması nedeniyle çekteki hakkın geçerli ve birbirine bağlı ciro zinciri ile hak sahibi olduğunu ispat edemediğinden ve bu keşideciye de başvuru hakkı bulunmadığından, her iki davanın kabulüne karar verilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 30.11.2021 Tarih ve 2017/2738 E. - 2021/1513 K. sayılı ilamı) Her ne kadar yargılama sırasında, asıl dosya davacısı ödeme yapıldığını ve bu sebeple davanın bedelin istirdatına dönüştüğüne yönelik beyanı olmuşsa da; dosya içerisine celp edilen icra müdürlüğü yazısından anlaşıldığı üzere, icra müdürlüğüne yapılan ödemenin tedbir kapsamında davalı icra takibi alacaklısına ödenmediği görülmüştür. Bu sebeple yargılamaya menfi tespit istemi üzerinden devam edilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının yetkili meşru hamil olmadığı anlaşıldığından, davacıların çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve yine davalının meşru hamil olmaması, çekin birleşen dosya davacısının elinden rızası hilafına geçerli bir sebep olmaksızın çıkması karşısında çekin istirdatına ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememiz dosyası ile birleştirilen Bakırköy .... ATM'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasına ilişkin davanın KABULÜ İLE; -... Bankası A.Ş ... şubesine ait ... çek numaralı 19/11/2015 vade tarihli, 67.000,00-TL bedelli çek yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, -... Bankası A.Ş ... şubesine ait ... çek numaralı 19/11/2015 vade tarihli, 67.000,00-TL bedelli çekin davalıdan istirdadı ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Mahkememizdeki asıl davanın KABULÜ İLE, -... Bankası A.Ş ... şubesine ait ... çek numaralı 19/11/2015 vade tarihli, 67.000,00-TL bedelli çek yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, ASIL DAVA YÖNÜNDEN: a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken toplam 4.576,77‬-TL karar harcından, dava açılırken alınan 29,20-TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 1.577,20-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.606,4‬0-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.970,37‬-TL harcın asıl dava davalısından alınarak hazineye İRAD KAYDINA, -Asıl dava davacı tarafından dava açılırken ve yargılama devam ederken yatırılan 1.656,9‬0-TL harcın asıl dava davalısından alınarak asıl dava davacısına VERİLMESİNE, b-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 642,75-TL'nin asıl dava davalısından alınarak asıl dava davacısına VERİLMESİNE, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde asıl dava davacısı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) c-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin asıl dava davalısından alınarak asıl dava davacısına VERİLMESİNE, BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN: a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken toplam 4.576,77‬-TL karar harcından, dava açılırken alınan 1.144,20-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.432,57‬-TL harcın birleşen dava davalısından alınarak hazineye İRAD KAYDINA, -Birleşen dava davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.211,8‬0-TL harcın birleşen dava davalısından alınarak birleşen dava davacısına VERİLMESİNE, b-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 626,4‬0-TL'nin asıl dava davalısından alınarak birleşen dava davacısına VERİLMESİNE, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde birleşen dava davacısı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin birleşen dava davalısından alınarak birleşen dava davacısına VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere birleşen dosya davacı vekili ile asıl dosya davacı vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/04/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/2738, K. 2021/1513, T. 30.11.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-2738-e-2021-1513-k-4597949e6a5e