İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/4405 E. 2016/15076 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/4405
Karar No
2016/15076

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/275 Esas KARAR NO : 2020/262 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/06/2019 KARAR TARİHİ : 19/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete verilen hizmet karşılığında faturaların kesilip gönderildiğini, işin mahiyeti gereği faturalandırmanın euro cinsinden yapıldığını, davalının süresinde ödeme yapmaması nedeniyle kur farkı faturası düzenlendiğini, borcun ödenmemesi üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, karşı tarafın borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, arabuluğa başvurulmasına rağmen sonuç elde edilemediğini, belirterek itirazın iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap vermemiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, ... TL alacak için takip başlatıldığı, davalı borçlunun ... TL yönünden takibe itiraz ettiği ve bu kısım yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Mali Müşavir bilirkişi ...'ün ... tarihli raporunda; "...Davacı tarafın e-defter olarak tuttuğu ticari defterlerinin TTK ’ya göre usulüne göre uygun tutulduğu, kapanış beraatlarının yasal süresinde yapıldığı, 2018 yılı sonu itibariyle davacının ticari defter kayıtlarına göre davalıdan ... TL alacaklı olduğu, dövizli olarak takip edilen ticari defterlerinde döviz karşılığı olarak ise ... EURO davalıdan alacaklı olduğu, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın tamamen kur farkı faturasından kaynaklandığı, başka bir deyişle sözleşmenin TL mi? Euro mu? Kurulduğu noktasında toplandığı anlaşılmakla, davalının kur farkı faturasına da herhangi bir itirazının olmadığı, davacı tarafın faturalarında EURO tutarları göstermesi, ticari defterlerine işleme alırken dövizli olarak işleme alması bu nedenle de verilen hizmet faturalarında döviz karşılıklarının gösterilmesi ve sözlü sözleşmenin (dosya kapsamında yazılı sözleşme bulunmamaktadır.) döviz bazlı kurulduğu noktasında; davacının davalıdan ... EUR alacaklı olabileceği, böyle bir anlaşma yapılmadığı TL bazlı olduğu şeklinde sözleşmenin kurulduğu noktasında ise; davacının davalıdan (... TL) alacağının kalmayacağı, davacının dosya kapsamında davalıyı ihtarname ile temerrüt e düşürmediği için takip tarihinden itibaren kamu bankalarına uygulanan vadeli döviz mevduat hesabına uygulanan en yüksek oran üzerinden temerrüt faizi talep edebileceği, taleple bağlılık ilkesi gereği %9 yasal faiz ile bağlı kalabileceği..." belirtilmiştir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı). 213 sayılı Vergi Usul Kanunun "Türkçe tutma ve Türk Parası kullanma zorunluluğu" başlıklı 215. maddesi şöyledir; "(Değişik: 16/7/2004-5228/7 md.) 1. Bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer defterlere de yapılabilir. 2. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz. b) İlgili dönem defter tasdik tarihi itibarıyla ödenmiş sermayesi (yurt dışında kurulan şirketlerin Türkiye'ye ayrılan ödenmiş sermayesi) en az ... ABD Doları ya da muadili yabancı para karşılığı Türk Lirası ve sermayesinin en az % 40'ı ikametgâhı, kanunî ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kişilere ait olan işletmelere, kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına Cumhurbaşkanınca izin verilebilir. Cumhurbaşkanı, bu had ve nispeti sektörler itibarıyla ayrı ayrı yarısına kadar indirmeye veya iki katına kadar artırmaya yetkilidir. Bu şartların ihlâl edildiği hesap dönemini izleyen hesap döneminden itibaren Türk para birimine göre kayıt tutma zorunluluğu başlar. ba) Türk para birimiyle yapılan işlemler, işlemin gerçekleştiği günün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla ilgili para birimine çevrilir. İktisadî kıymetlerin değerleri ile vergi matrahı kayıt yapılan para birimine göre tespit edilir, beyannamenin verilmesi gereken ayın ilk gününün kuruyla Türk parasına çevrilerek beyan edilir. Vergi ödeme, mahsup ve iade işlemlerinde de Türk Lirası tutarlar kullanılır. bb) Bu mükellefler, diğer para birimleriyle kayıt tuttukları sürece mükerrer 298 inci maddenin (A) fıkrası uyarınca enflasyon düzeltmesi yapamazlar. Türk para birimiyle kayıt yapmaya başlamaları halinde ise üç yıl süreyle anılan madde hükmünden yararlanamazlar." Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2016 tarih 2016/2941E. 2016/10949K. sayılı kararında; "...Dava konusu icra takibine konu alacak 6 adet faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı ve yanılgılı gerekçe ile tazminat talebinin reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir..." denilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2019 tarih 2018/2655E. 2019/3068K. sayılı kararında; "...Dolar olarak banka üzerinden yapılan ödemeler için kur farkı istenemeyeceği gibi, çek bir ödeme aracı olup verildiği gün ödeme olarak kabul edildiğinden, çeklerle yapılan ödemeler için de tahsil tarihi gözetilerek kur farkı talep edilemez..." denilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/12/2018 tarih 2018/3171E. 2018/6767K. sayılı kararında; "...asıl dava bakımından dava kur farkı alacağı davasıdır. Sözleşmede satışın Euro üzerinden olacağı ve TL ile ödeme yapılması halinde TCMB Efektif Satış Kuruna göre mahsup yapılacağı ve arada eksik ödeme kalırsa kur farkı olarak talep edileceği belirtilmektedir. Davalı Euro borcunu TL olarak ödemiş ancak eksik ödeme nedeniyle TL cinsinden kur farkı borcu doğmuştur. Döviz cinsinden alacağı olan bir kimsenin bunu memleket parası olan TL'ye çevirerek takip yapması mümkün ise de TL alacağı olan bir kimsenin bunu herhangi bir döviz cinsine çevirerek takip yapması mümkün değildir..." denilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 94. maddesinde; "Sözleşme veya ticari teamül uyarınca, belirli hesap devreleri sonunda devre hesabı kapatılır ve alacak ile borç kalemleri arasındaki fark belirlenir. (2) Hesap devresi hakkında sözleşme veya ticari teamül yoksa, her takvim yılının son günü taraflarca hesabın kapatılması günü olarak kabul edilmiş sayılır. Saptanan artan tutarı gösteren cetveli alan taraf, aldığı tarihten itibaren bir ay içinde, noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza içeren bir yazıyla itirazda bulunmamışsa, bakiyeyi kabul etmiş sayılır." demek suretiyle tacirler arasındaki cari hesap ilişkisinde, hesap devrelerinde alacak-borç ilişkisinin ne şekilde hesaplanacağı ve karşı tarafa nasıl bildirileceği ve itiraz usulü düzenlenmiştir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 23/02/2012 tarih 2011/7671E. 2012/3698K. sayılı kararında; "...Ayrıca defterlerin kapsamı sahibi lehine ya da aleyhine delil olur. Ancak ticari defterlere kaydolunmayan konunun delil olacağına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır..." denilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 03/12/2012 tarih 2012/11898E. 2012/18322K. sayılı kararında; "...Usulüne uygun tutulmuş ticari defterler sahibi lehine delil teşkil eder. Ancak, bunun için ticari defterlerdeki kayıtların dayanak belgelerle doğrulanması gerekir. Davalının ticari defterlerindeki, ödeme kaydını doğrulayan deliller ve dayanak belgeler sunulmadığından ... TL ödeme haricindeki diğer ödemeler kanıtlanamamıştır..." denilmiştir. Yargıtay, ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin 6762 sayılı TTK m. 82 vd. maddelerinde düzenlenen şartlar çerçevesinde yasal delil olarak kabul edileceği, 6762 sayılı TTK m.84’ de öngörülen koşulların oluşması halinde defterlerin sahibi lehinde, 6762 sayılı TTK m. 86’da öngörülen koşulların oluşması halinde de ticari defterlerin sahibi aleyhinde kesin delil oluşturacağını tebarüz ettirmiştir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2004/1943E. 2004/5463K. sayılı kararı, nakleden, Ceyhun, Deniz; Ticari Defterlerin Delil Olma Niteliği, Ankara 2017, s. 98 vd.). Davamıza gelince; davacı kur farkı fatura alacağına istinaden ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun kısmi itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Takibe ve davaya konu faturaların sol alt köşesinde Euro cinsinden bedel, sağ alt köşesinde ise TL karşılığı yazmaktadır. Davacı ve davalı taraf tüzel kişi tacirdir. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Ticari defterler sahibi lehine ve aleyhine olabilir. Davacı taraf ticari defterlerini 213 sayılı Vergi Usul Kanunun "Türkçe tutma ve Türk Parası kullanma zorunluluğu" başlıklı 215. maddesi gereğince Türkçe tutmuş ve Türk parası karşılığı işlenmiştir. Davacı ...’nin davalı ...’ye verdiğini iddia ettiği dava konusu alacak bedeline ait düzenlediği faturaları 2017 yılı Ticari e-defterlerine kayıt ettiği, ... Kapanışı olarak 2018 yılı açılışına ... TL davalıdan alacaklı olduğu, döviz cinsinden ise ... EUR davalıdan alacaklı olduğu, davacı ...’nin davalı ...’ye verdiğini iddia ettiği dava konusu alacak bedeline ait düzenlediği faturaları 2018 yılı Ticari e-defterlerine kayıt ettiği, ... Kapanışı olarak 2019 yılı açılışına ... TL davalıdan alacaklı olduğu, döviz cinsinden ise ... EUR davalıdan alacaklı olduğu bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Davalı tarafın ticari defter ve belgelerini mahkememize ibraz etmemiştir. Tarafların .../2017 dönemine ait 3 adet fatura toplamı olan KDV’siz ... TL Form Bs ve Form Ba beyanlarını karşılıklı olarak usulüne uygun olarak birbirleri ile uyumlu beyan ettiği, tarafların ...-...-.../2017 dönemi KDV’siz beyanları ... TL ve üzerinde olmadığı için beyan zorunluluğu bulunmadığı yine mali müşavir bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Davalının dava ve takibe konu fatura içeriğinde düzenlenen hizmetlerin alınmadığı noktasında bir itirazının bulunmaması, faturalarda açıkça Euro cinsi alacağında ayrıca yazması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun "Türkçe tutma ve Türk Parası kullanma zorunluluğu" başlıklı 215. maddesi gereğince faturaların ve ticari defterlerin Türkçe tutmuş ve Türk parası karşılığının yazılması nedeni ile davacının ticari defterlerine göre "... TL" alacağının bulunduğunun belirlenmesi nedeniyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçlunun ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönününde karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, 2. Davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın ... TL yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 3. 2004 sayılı İİK nun 67 maddesi uyarınca asıl alacağın % 20 si oranında tespit edilen ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4. Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 5. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6. Arabulucuk başvuru dosyasında arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ... TL'nin kabul ve ret oranları nazara alınarak ... TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, bakiye ... TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7. Davacı tarafından yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yapılan ... TL posta ve bilirkişi masrafının kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair; davacı vekilin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/06/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/4405, K. 2016/15076, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-4405-e-2016-15076-k-18477d60d2d7