İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/206 E. 2024/877 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/206
Karar No
2024/877
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/206 KARAR NO : 2024/877 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/02/2016 KARAR TARİHİ : 24/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat), Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 19/02/2016 tarihli dava dilekçesinde; 16.05.2013 tarihinde ... Turizm Taşımacılık ve Tic. A.Ş.'ye ait ...'in sevk ve idaresindeki ...plakalı otobüsün yaya geçidinden yeçmekte olan müvekkili...'a çarpması sonucu yaralarnalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkili...'in hayati tehilke geçirecek kadar ağır yaralandığını, kazaya ...plakalı araç sürücüsünün dikkatsiz ve tedbirsiz davranışının sebebiyet verdiğini, kaza sonrası olay yerine gelen trafik ekiplerince resen tanzim edilen kaza tespit, tutanağında ...ç plakalı araç sürüçüşünün kazaya tam ve asli kusuruyla sebebiyet verdiğinin açıkça ifade edildiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca “Görevli bir kişi veya ışıklı trafik işaretleri bulunmayan, ancak başka bir trafik işareti Ile belirlenmiş yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken bütün sürücüler araçlarını yavaşlatmak ve bu geçitlerden geçen veya geçmek üzere bulunan kişilere ve öğrencilere ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar” kuralını ihlal ettiğini, davaya konu haksız fiil aynı zamanda suç teşkit ettiğinden kazaya kusuru ite sebebiyet veren davalı sürücü ...hakkında Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi ...E sayılı dosya ile açılan ceza davasının halen derdest olduğunu, bu dosyada alınan 27.01.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda kazada davalı sürücü ...'in asli ve tam kusurlu olduğu, müvekkili...' in ise kazada herhangi bir kusurunun olmadığı hususunun tespit edildiğini, davalı ...'in, araç sürücüsü olması sebebiyle kusur sorumluluğu ilkelerine göre müvekkilinin zararının tamamından sorumlu olduğunu, davalı ... Turizm Taşımacılık Ve Tic, A.Ş.,'nin araç maliki olması sebebiyle kusursuz sorumluluk ilkelerinden tehlike sorumluluğu hükümlerine göre sorumlu olduğunu ayrıca Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. Maddesinin “Bir motorlu aracın İşletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, matorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbilsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne göre müvekkilinin uğramış olduğu zarardan sorumlu olduğunu, davalı...a Sigorta A.Ş.'ye kazaya sebep olan ...plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi sıfatıyla yöneltildiğini, davalı...a Sigorta A.Ş. 24/05/2012 - 24/05/2013 tarihleri arasında geçerli olan (Poliçe No:...) “Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası” ile ...plakalı aracırı sigortasını üstlenmesi ve sigorta riskinin gerçekleşmesi nedeni ile maddi ve bedeni zarardan sigorta teminatı dahilinde sorumlu olduğunu, davalı ... Sigarta A.Ş. ' nin kazaya sebep oları ...Plakalı aracın “Genişletilmiş Kasko poliçesi” uyarınca bu poliçedeki İMMS teminatları dahilinde maddi tazminatları yine bu poliçede bulunması halinde manevi tazminat teminatı uyarınca aracın sigortasını üstlenmesi ve sigorta riskinin gerçekleşmesi nedeni ile poliçesini düzenleyen sigorta şirketi sıfatıyla yöneltildiğini, davalılar açısından “zarar ve sigorta”, “zarar ve motorlu aracın işletilmesi”, “zarar ve eylem”, arasında uygun illiyet bağı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu ' nun 110, maddesi gereği; Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinderi birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceğini, HMK'ya göre Özel Kanın niteliğinde olan KTK ve sigorta poliçesi genel koşullarına uygün olarak; İzmir'de davalı sigorta şirketinin şube şeklinde örgütlenmiş bir bölge müdürlüğünün bulunması nedeniyle İzmir Mahkemelerinin görülen davada yetkili olduğunu, “Davalı..., kaza mahallinin Kocaeli ili Derince ilçesi olduğunu, Derince Asliye Hukuk Mahkemesinin yetklil olduğunu, esasa ilişkin arak da belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile ... karar verilmiş, hüküm davalı...tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararınız gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı...'ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA karar verildi.” (Y....HP.nin 28.05.2013 tar. ...K sayılı kararı) “Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMMS Genel Şartlarının C 7 maddesince, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinde birinde açılabileceği gidi, Kazanın vukuu bulduğu yer mmahkemcsinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, kaza Düziçi İlçesinde vukuu bulmuş, sigorta poliçesi de Osmaniye ilinde tanzim edilmiştir. Davacı vekilinin davayı, sigortacının bir acenteden daha yetkili organı olan Ege Bölge Müdürlüğünün bulunduğu İzmir'de açtığı gözetilerek yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre ve davalı aracın maliki, sürücüsü ve Trafik sigortacısı olan davalılar arasında zarunlu dava arkadaşlığı olmadığı gözetilmeden davalı... vekilinin yetki İtirazı üzerine yetki itirazında bulunmayan diğer davalılar hakkında da yetkisizlik kararı verilmesi isabetli olmamıştır...” (Y....HD.nin 07.03.2012 tar,...K sayılı kararı) "Davacı Vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araca çarparak hasarladığını belirterek, davacının sigorta hasarı için ödemek zorunda kaldığı 22.283,61 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta Şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma ve taplanan kanıtlara göre; mahkemenin yetkisizliğine, yetkili Mahkemenin İstanbul Çağlayan Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 110.maddesi de ZMMS Genel Şartlarının C.7 maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortarının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden biriride açılabileceği gibi, kazanın vukuu bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Davacı vekili davayı, sigortanın bir acenteden daha yetkili organı olan Ege Bölge Müdürlüğünün bulunduğu İzmir'de açtığı gözetilerek yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmasi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekillinin temyiz itirazlarının kabulü ila hükmün BOZULMASINA karar verildi.” ( Y....H.D 06.05,2014 t.li,... K. sayılı kararı ) 6100 sayılı HMK madde 7'ye göre davalının birden fazla olması halinde, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde dava açılabileceğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu , YHGK nun 2002/11-1105 sayılı ve 25.12.2002 tarihli kararına göre “Bir dava için birden fazla (genel ve üzel) yat mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerderi hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açar ise, o zaman seçme hakkı davalıya geçer.” bu nedenle İzmir Mahkemelerinin davada yetkili olduğunun kabulü gerekeceğini, müvekkilinin hastaneye kaldırıldığı 16.05.2013 tarihinde Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Kliniğince düzenlenen Adil Olgu Bildirim Formu'nda, hastanın bilincinin kapalı, burun kemiği, kalça kemiği, kaburga ve göğüs kafesi kemiklerinde kırıklar olduğu ve beyin travması geçirdiği, hayati tehlike altında olduğunun belirtildiğini, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 17.05.2013'te düzenlenen epikriz raporunda hastanın durumu, yapılan ameliyatların belirtildiğini, (sol taraflı kalça kırığı ameliyatlı, sol taraftaki kaburga kırıkları osteosentez ile tedavi , sol taraftaki kalça kırığı plakalı östeosente ve çekmeli vidalarla stabilize , akciğer hematomu nedeniyle iki adet akciğer drenajı yerleştirildiği ) hastanece 17/.05.2013'te düzenlenen bilgisayarlı tomograti raporlarında (vertebra, lumbal, servikal, üst abdomen, tornoyrafı, Lüraks, beyin, alt abdomen) müvekkilinin ağır durumunun açıkça görüldüğünü, müvekkilinin 17.05.2013 tarihinde Antalya Özel...Hastanesi'ne kaldırıldığını, ülkesine döndüğü 05.06.2013 tarihine kadar tedavisine burada devam edildiğini, Özel...Hastanesi'ndeki çeşitli departmanların düzenlediği hastalık teşhis raporlarında da müvekkili...'in ağır sağlık durumunun belirtildiğini, müvekkilinin stabil hale geldiğinde memleketi olan Almanya'daki Aziz Vincenz Hastanesi'ne, 06.06.2013 tarihinde nakledildiğini, müvekkilinin 06.06.2013-03.07.2013 tarihleri arasında Aziz Vincenz Hastanesi'ndeki tedavisini kapsayan Cerrahi Klinik raporunda, müvekkilindeki tüm hastalıkların detaylı bir şekilde teşhis edildiği, tedavi yolları, müvekkiline yapıları müdahalelerin anlatıldığı ve bulunma belgesi düzenlendiğini, bu hastanede hastanın ilk olarak yoğun bakıma alındığını, kuyruk sokumu kemiği kırığının çift taraflı vidalarla osteosentezi ile kapalı pozisyonla ameliyatının gerçekleştirdiğini, kanamalarının devam ettiğini, beyin travmasının etkilerinin devam ettiğini, psikiyatrik muayene sonucunda posttravmatık stres bozukluğu ile bilişsel bozukluklar tespit edildiğini, müvekkilinin, 03.07.2013 tarihinde Johanniter-Ordanhauser Hastanesi'ne devam tedavisi için sevk edildiğini, müvekkilinin...lastanesi'ndeki 03.07.2013-06.09.2013 tarihleri arasındaki tedavisini kapsayanı raporda müvekkilinin son durumunun ekte sunulduğunu, kazadan sonra müvekkilinde çoklu travma oluştuğunu, sol taraflı ventrikül yırtılmalı intakranial kontüzyon kanamaları eşliğinde beyin travması, Sol elmacık kemiği kırığı, çok fragmanlı burun kemiği kırığı, dizatri (konuşma bozukluğu), disfaji (yutma güçlüğü), çok fragmanlı kalça kırığı, periferik sinir sistemi bozuklukları, sol 2-9 kaburga serisi kırığı, burun kemiği kırığı, sağ fernur vende tromboz, sağ akciğerin alt lobunda periferik segman arter embolisi, sağ akciğer kanaması, MRSA ve ESBİ. kolonizasyonu (bir çeşit hastane enfeksiyonu) oluştuğunu, hastane raporuna göre, hastada uyku buzukluğu olduğunu, idrarını tutamadığını, sol bacağına felç indiğini, yardımsız ayakta duramadığını, oturamadığını, hastanın yatalak kaldığını, hafıza kaybı oluştuğunu, beyin sinirlerinin hasarı nedeniyle oluşan görme bozukluğu olduğunu, kafasının arkasında çarpma dolayısıyla oluşmuş yaranın onarılması gerektiğini, rehabilitasyon sürecinde hastanın ev idaresi ve öz bakım hususunda yardıma ihtiyaç duyacağının tespit edildiğini, hastanın 2 koltuk değneği ve refakatle beraber ancak yürüyebildiğini, hastanın ses tellerinin ağır hasar gördüğünü, uzun süre ses tellerine yüklenemeyeceğinin tespit edildiğini, müvekkilinin, tedavisine evde devam edilmek üzere 13.09.2013'te bu hastaneden taburcu edildiğini, müvekkilinin, Almanya Ağır Engelli Hukuku'na göre engellilik darecesinin %50 olduğunun tespit edildiğini, 6100 sayılı HMK madde 107 de belirsiz alacak davalarının düzenlendiğini, buna göre “davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilır.” bu davada müvekkilin zararının dilekçede açıklandığı ve belirli olduğu halde, kazada müvekkilinde oluşan maddi zararın miktarının ancak mahkemece yapılacak tahkikat aşamasında ortaya çıkacağından davalıların sorumlu tutulacağı tazminat miktarının kesin olarak tespit edilemediğini, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılması gereğinin doğduğunu, müvekkilinin tedavi sürecinin çok uzun süre devam ettiğini, bu tıbbi şifa süresi içerisinde %100 oranında iş görmez kabul edilerek maddi tazminat hesabı yapıldığını, müvekkilinin kazadan önce Almanya'da pedagog olarak çalıştığını, net 2.256,00 EUR maaş almaktayken, kazadan sonra çalışamayacak hale geldiğini, sadece 1.530,00 EUR tutarında iş göremezlik ödeneği aldığını ve ciddi kazanç kaybına uğradığını, kazadan önce hiçbir rahatsızlığı olmayan müvekkilinin, sakatlığı sebebiyle sürekli kısmı işgörmez hale geldiğini, müvekkilinin vücudundaki birçok kemiğin onarılamayacak şekilde kırıldığını, %50 oranında malül olduğunun yetkili kurumlarca tespit edildiğini, müvekkilinin kazadan önce gayet sağlıklı bir insanken, kazadan sonra hayatı boyunca başkasına muhtaç olarak yaşamaya ve sakatlığa mahkum olduğunu, müvekkilinin kazanın ardından uğradığı iş göremezlik sebebiyle günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına yaşıtlarına ve aynı işi yapanlara göre sakatlığı oranında daha fazla efor sarf etmek zorunda kaldığını, gerek mahkeme kararlarında gerekse doktrinde beden tamlığı ihlal edilen kimsenin meydana gelen malüliyet dolayısıyla eski işlerini yaparken daha fazla güç harcayacağı, bu durumun kişinin yıpranmasına ve daha erken yaşta enerjisini yitirmesine neden olacağı gözetilerek maluliyet oranında tazminata hükmedilmesi gerektiği benimsendiğini, bununla birlikte, müvekkilinin artık çalışamayacak ve kazanç elde edemeyecek durumda olduğunu, bu nedenle hükmedilecek tazminatın yüzde yüz oranından hesaplanmasını ayrıca müvekkilinin giderek başkasının yardımıyla yaşamını sürdürme zorunluluğu olduğundan, hükmedilecek tazminata bakıcı giderlerinin de eklenmesi gerektiğini, gerek Mahkeme kararlarında gerekse doktrinde beden tamlığı ihlal edilen kimsenin maddi açıdan hiçbir kayba uğramasa dahi meydana gelen maluliyet dolayısıyla eski işlerini yaparken daha fazla güç harcayacağı, bu durumun kişinin yıpranmasına ve daha erken yaşta enerjisini yitirmesine neden olacağı gözetlierek maluliyet oranında tazminata hükmedilmesi gerektiği benimsendiğini, Yargıtay'ın yerleşik görüşünün de bunu doğruladığını; “güç kaybına uğrayan kışinin, aynı işi zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) harcayarak yapması halinde, bu fazladan sarf edilen güce karşılık gelen zararın tazminini, sırf bu nedenle isteyebilecektir. Bu itibarla, kazadan önceki aylığını almakta devam etmesi, onun tazminat istemek hakkını ihlal edilmez.” müvekkillerinin Alman uyruklu olup kazanç ve harcamaları da yabancı para üzerinden olduğunu, bu nedenle hükmedilecek tazminatın da yabancı para üzerinden olmasının hukuka uygun olacağını, Yargıtay İçtihatlarının da bu yönde olduğunu, davacıların, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinle bulunduklarını , " Somut olayda, Alman vatandaşı olan davacıların, davalılara ait ticari taksi ile yolculuk yaparken diğer davalının aracı ile çarptığı, ilk tedavilerinin Türkiye'de, sonraki tedavilerinin ise Almanya'da yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar olaydan sonra ülkelerine dönerek uğradıkları zararı gidermek için kendi ülke paraları ile harcama yapmışlardır. Kazanç ve giderleri yabancı para üzerinden belirlenen yabancı uyruklu kişilerin tazmini gereken zararlarının yabancı para olarak gerçekleştiği kabul edilmelidir. Açıklanan nedenlerle, zararın yabancı para üzerinden talep edilmesine rağmen Türk Lirası üzerinden belirlenmesi hatalıdır." (Y.HGK.nun 11.11.2009 tar. 2009/4-238E - 2009/493K nolu kararı) , Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarının adalete uygun olması, hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşıdığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu hususta E.1996/938; K.1997/176 sayılı uyuşmazlığa ilişkin vermiş alduğu 12.03.1997 tarihli kararında “ Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken, tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hak ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nısfetle hüküm vereceği Medeni Kanunun 4.maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarar uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Takdir edilecek miktar, mevcut hatde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.” görüşünde olduğunu, müvekkilinin geçirdiği kaza ve sırasında yaşadığı ağır tedavi süreci ile kalıcı rahatsızlıkları sebebiyle duyduğu ızdırap ve üzüntünün bir nebze olsun telafisini sağlamak amacıyla müvekkili ... Için 30.000 EUR tutarında,...'in eşi olan diğer müvekkili ... için 7.500 EUR manevi tazminat 1 ve 2 nolu davalılardan ve manevi tazminata ilişkin teminatın bulunması halinde “genişletilmiş Kasko” poliçesi gereği teminatı dahilinde 4 nolu davalıdan Müşterek ve müteselsilen talep edildiğini, Yargıtay ... Hukuk Dairesi 10.02.2005 tarih ve ... K sayılı kararında, “Davacılardan ..., zarar doğuran eylem sonucu 9073 oranda işgücü kaybına uğrayarak ağır bir biçimde yaralanmıştır. Bu haliyle...nun eşi ve çocukları olan diğer davacıların manevi zarar gördüğü benimsenerek onlar yararına da takdir edilecek uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmemiş olması da ayrı bir bozma nedenidir.” görüşünde olduğunu, Yargıtay... Hukuk Dairesi 24.06.2013 tarih ve...K sayılı kararında, “Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazımınat islerine ilişkindir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyuları acı ve elernin kismen de ölsa gederilimesi urnaçlanmal ve bu sebaple tarafların sosyal ve ekonomik durumlarıyla birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutulurak, hük ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Desteğin meydana gelen kazada hir kusurunun bulunmaması ve davacının yakınlık derecesi gözönünde bulundurulduğunda, davacı için takdir olunan manevi tazminalın düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulenası gerekmiştir.” görüşünde olduğunu, sigortacının ödeme yükürnlülüğünün zararın gerçekleştiğinin kenlisine bildirilmesinden itibaren başladığını ve hak sahibine kanunen sekiz gün içinde ödeme yapması gerektiğini, zarar gören hiçbir ihbarda bulunmadan doğrudan sigortacı aleyhine dava açmışsa, sigortacının dava tarihinden itibaren temerrüde düşeceğinin Yargıtay'ın içtihatlarında yerleşik hal aldığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1. maddesinde “sigortacının, kendisine tazminat ödemesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı” hükme bağlandığını, diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde muaccel hale geldiğini, Y....HD.nin 14.10.2008 tarih....K, öte yarıdan dava esasen haksız fiilden kaynaklandığından sigorta şirketi dışındaki davalılar bakımından hükmedilecek tazminata haksız fill tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi gerektiğini belirtmiş , fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, davanın niteliği itibari ile belirsiz alacak davası olarak açılan davada tahkikat sonucunda davalı tarafın müvekkilinin zararından kusur durumu ve sorumlu olduğu tutarın tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere haklı davanın kabulüne, müvekkili... oluşan geçici-kalıcı işgörmezlik nedeniyle uğradığı kazanç kaylı ve efor tazminatı kapsamında ve işgücü kaybı nedeniyle uğradığı zarar karşılığı 25.000 EUR maddi tazminatının 1 ve 2 nolu davalılardan kaza tarihinden, 2 ve 3 nolu davalılardan dava tarihinden itibaren siğorta teminatlarını aşmamak ve teminatlarla sınırlı olmak üzere, 3095 sayılı yösanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken falziyle birlikte filli ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak müşterek ve müteselsilen ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili Mahkememize verdiği 17/03/2016 tarihli cevap dilekçesinde; ...plakalı aracın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen, 02.06.2012-2013 vadeli...poliçe no’lu Motorlu Kara Taşıtları Birleşik Kasko Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tespit tutanağı ve diğer delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, öncelikle davacı yanın iddia ettiği kazanın meydana geldiğini ve zarar görenin de bu kazaya karıştığını ispat etmesi gerektiğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğramış olup davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, kaza sırasında sigortalı aracın işleteninin sigorta ettiren olup olmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, işletenin sorumluluğunu teminat altına alan müvekkili şirketin işletenin sorumluluğu bulunmaması karşısında sorumluluğu bulunmayacağının açık olduğunu, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 1. Maddesi 'ne göre sigorta teminatının kapsamı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını temin edeceğini, dolayısıyla maddi tazminat talebi için öncelikle Trafik Sigortası poliçesine gidilmesi gerektiğini, Zorunlu Trafik Sigortasının da müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, bu nedenle dava konusu maddi tazminat talebinin, teminat kapsamında olmadığını, talep edilen manevi tazminat tutarına da itirazlarını sunduklarını, kabul anlamına gelmemek üzere, Yargıtay içtihatlarının manevi tazminatın zenginleşme veya cezalandırma aracı olmadığını ifade ettiğini, davacı yanın talep ettiği manevi tazminat tutarlarının oldukça fahiş olduğunu, bu bakımdan reddi gerektiğini, HMK 6. Madde gereği yetkili mahkemenin davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul...Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesini, bölge müdürlüğünün şube olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, tüzel kişiliği, poliçe düzenleme yetkisi ve hasar ödeme yetkisi bulunmadığını, 6100 sayılı HMK 14/1 maddesine göre "Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir." hükmüne göre şubenin yetkisinden kasıt, o tüzel kişinin her şubesi değil, işlemi yapan acentenin bağlı olduğu şubesi olduğunu, şubenin yetkisi istisnai bir yetki olup, o işlemi yapması nedeni ile şubenin bulunduğu yer mahkemesi yetkili kabul edildiğini, işlem yapma yetkisine sahip olmayan ve dolayısıyla izah edildiği üzere tüzel kişiliği bulunmayan Bölge Müdürlüğü'nün müvekkili sigorta şirketini temsil etme yetkisi bulunmadığını ayrıca Anayasa'da düzenlenen tabii hakim ilkesi ve mahkemelerin görev ve yetkilerinin ancak kanun ile düzenleneceği yönündeki madde 142 gereği kanunda düzenlenmeyen bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunun kıyas yolu ile kabulü Anayasa'ya aykırılık teşkil ettiğini, belirtilen hususlar çerçevesinde işbu davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 13.11.2013 tarihli 2013/17-72 E. 2013/1558 K. sayılı kararında, trafik sigortasının, araç işleteninin sorumluluğunu üzerine almış bulunmasına göre ancak işletenin zarardan sorumlu tutulabildiği hallerde zararı gidermekle yükümlü olduğu sonucuna ulaştığını, işletenin sorumluluğunun da ancak sigortalı araç sürücüsünün sorumluluğunun doğması ile ortaya çıkacağını, "Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesi delaletiyle 85. Maddesinde aracın işletilmesi nedeniyle meydana gelen zararlardan araç işleteninin sorumlu olduğu ve işletenin bu sorumluluğunun karşılanması için trafik sigortası yaptırmasının zorunlu olduğu düzenlenmiştir. Trafik Sigortacısı, işletenin zarardan sorumlu tutulabildiği hallerde zararı gidermekle yükümlü olduğundan, somut olayda işletenin sorumluluğunun bulunmaması karşısında, davalı sigorta şirketinin de sorumluluğu yoktur." Sonuç kısmında ise, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; "Buna göre, trafik sigortacısı, işletenin zarardan sorumlu tutulabildiği hallerde zararı gidermekle yükümlü olduğundan, somut olayda işletenin sorumluluğunun bulunmaması karşısında, davalı sigorta şirketinin de sorumluluğu yoktur." şeklinde hüküm tesis ederek, sigorta şirketinin sorumlu olduğuna ilişkin Yerel Mahkeme kararının bozulmasına karar verdiğini, Motorlu Kara Taşıtları Birleşik Kasko Sigorta poliçesi meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları aynı zamanda ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğu sigorta poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davaya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesini, bu rapor temin edildiğinde de görüleceği üzere davaya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, sürücünün tali kusurunun tespiti halinde ise TBK md 52 " Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir." çerçevesinde davacı yanın kusuru nazara alınarak tazminatın kaldırılmasını talep ettiklerini, her ne kadar Türk Borçlar Kanunu madde 56/ f. 2' de ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar ödenmesine karar verilebilir düzenlemesi hüküm altına alınmış olsa da tazminat talebinin kabul edilebilmesi, zarar gören kişinin ağır bedensel zararının varlığının ve zarar görenin yakınlarının manevi bir zarara uğramış olmasının ispatı ile mümkün olduğunu, dolayısıyla davacı yanın ...'ın 7.500 EUR manevi tazminat talebinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, HMK 119. Madde f. Fıkrası gereğince iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği açıkça belirtilmesi gerektiği gibi, HMK 119. Madde g. Fıkrası gereğince talep edilen tazminat kalemlerinin hukuki sebeplerinin de açık ve net bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, bu nedenle davacı taraftan hangi vakıanın hangi delille ispat edileceğini ve tazminat taleplerinin hukuki sebeplerini içerir beyan alınması gerektiğini, davacı yanın kazaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Almanya'daki ... Hastanesi ve Johanniter- Ordanhauser Hastanesi'nden alınan engelliliğini gösteren raporun ve tedavi belgelerinin Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek uygunluğunun tespit edilmesini, maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyeti hakkında rapor alınmasını, Almanya sosyal güvenlik merciinden zarar görenin zararının, tazmin edilip edilmediğinin tespitini, davaya konu edilen kazadan dolayı açılan ceza soruşturma ve kovuşturma dosyasının celbini, diğer yandan kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ve zararın da kaza ile illiyetinin tespiti halinde ortaya çıkan zarardan kaynaklanan tazminatın hesaplanması için dosyanın aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanına gönderilmesini, aktüer hesabı yapılırken kullanılan yaşam tablosuna göre bakiye ömür, bilinen dönem, aktif ve pasif dönemin ayrı ayrı ve denetime elverişli biçimde hesaplanması gerektiğini, davacı tarafından dava açılmadan önce müvekkiline herhangi bir başvuru yapılmadığını, temerrüt süresinin delillerin (tamamlanmış olması halinde) tümünün müvekkili şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başladığını, Yargıtay yerleşik içtihatları ve Trafik Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, zararın sigorta tazminatı kapsamında yer alıp almadığının, kusur durumunun yani ödemeye esas alınabilecek tüm belgelerin toplanmasından önce sigorta şirketinin temerrüdü gerçekleşmeyeceğini belirtmiş , açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın usulden yetkisizlik nedeniyle reddi ile yetkili İstanbul...Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine; esasına girildiği takdirde, davaya konu talebin zamanaşımına uğraması, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle, meydana geldiği iddia edilen zararın kaza ile illiyeti bulunmaması nedeniyle reddine, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini; aksi halde, davanın...ve ...ye ihbarına; davacı yanın müterafik kusurunun nazara alınmasına, celp edilmesi gereken delillerin toplanmasına, kusur durumu ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına, her halde haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... Turizm Taşımacılık ve Ticaret A.Ş. vekili Mahkememize verdiği 10/05/2016 tarihli cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz bir mahkemede açıldığını, İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin, açılan davada yetkili olmadığını, müvekkilleri hakkında açılan davada; İzmir'de davalı sigorta şirketinin şube şeklinde örgütlenmiş bir Bölge Müdürlüğünün bulunması nedeniyle İzmir Mahkemelerinin görülen davada yetkili olduğu belirtilerek dava İzmir'de açılmışsa da, bu tespit Anayasaya, Yasalara, Yargıtay içtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu Kararlarına aykırı olduğunu, sigorta şirketinin Bölge Müdürlüğünün yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğuna ilişkin gerek 2918 sayılı yasada, gerek mülga 1086 sayılı HUMK ve gerekse mer'i 6100 sayılı HMK`da bir hüküm olmadığı gibi bu konuda hiçbir yasal düzenleme de bulunmadığını, bölge Müdürlüğünün yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olarak kabulü, tüzük veya yönetmelik hükmü ile yetki kuralı konulamayacağı gibi, davalının kıyas yolu ile kanunen yetkili mahkemeden başka bir mahkeme önünde kendisini savunmaya zorlanamayacağı ilkeleri ile de bağdaşmadığını, YİBK 1977/4-4 sayı ve YİBHGK 21.02.2014 gün 2013/1 esas 2014/1 karar sayılı kararları ile de Anayasal düzenlemelere paralel olarak mahkemelerin görev ve yetkilerinin kısas ve yorum yolu ile genisletilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığını, diğer taraftan 2918 sayılı yasanın 110/2 maddesinde şirket merkezi şube acentenin yerleşim yerinin yetkili kılınmasının nedeni, şirket merkezi şube acentenin işlem ve eylemlerine hukuki değer izafe edilmesi, hukuki statülerinin bulunmasından ileri geldiğini, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununda, sigorta şirketlerinin kuruluş, teşkilat, yönetim, çalışma esas ve usulleri ile faaliyetlerinin sona ermesi ve denetlenmesine ilişkin hususlar düzenlenmesine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda da Anonim şirket, kooperatif, acente ve şubelerle ilgili hükümler bulunmasına rağmen Bölge Müdürlüğü ile ilgili bir düzenleme hiçbir yasa da yer almadığını, Sigorta Şirketleri ve Reasürans Şirketlerinin Kuruluş ve Çalışma Esaslarına Ilişkin Yönetmeliğin "Bölge Müdürlükleri, Şubeler ve Temsilcilikler" başhklı 10. maddesindeki "Şirketlerin, Bölge Müdürlükleri ve Şube Açmak suretiyle yurt içinde teşkilatlanması, yurt dışında şube veya temsilcilik açması ile ilgili diğer mevzuat hükümlerinin saklı kalması kaydıyla serbest olduğuna" ilişkin hükmü, 2918 sayılı yasanın 110/2. maddesinin yorum yolu ile genişletilerek Bölge Müdürlüğünün yerleşim yerinin de uyuşmazlıkta yetkili olduğunu kabul etmek için yasal bir dayanak teşkil etmediğini, açıklanan nedenlerle; 2918 sayılı yasanın 110/2. maddesinde öngörülen "şirket merkezi veya şube veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemesi veya kazanın vuku bulduğu yer mahkemesi dışında yorum yolu ile Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkisinin kabulü, T.C. Anayasasının 6, 37 ve 142. maddelerindeki temel hükümler ile YİBK 1977/4-4 ve YİBHGK 21.02.2014 gün 2013/1 esas 2014/1 karar sayılı kararlarına aykırı olduğunu, davacılar alman uyruklu olup, Almanya'da ikamet ettiğini, sigorta poliçesini düzenleyen sigorta acentasının yasal ikametgahının Antalya'da olduğunu, kazanın Antalya'da meydana geldiğini, davalı müvekkillerinin yasal ikametgah adreslerinin Antalya olduğunu, diğer davalılar...a Sigorta A.Ş. ile ... Sigorta A.Ş. nin yasal ikametgah adresleri dava dilekçesinde de belirtildiği üzere İstanbul olduğunu, davacıların davayı İzmir'de açmalarının, davacı vekillerinin ikametgah adreslerinin İzmir'de olmasından başka hiç bir sebebı olmadığını, HMK 7/2 maddesinde de belirtildiği, açılan davada da olduğu üzere, birden fazla davalının bulunduğu hallerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığının, dava dilekçesinden açık ve kesin belirtilerle tüm çıplaklığıyla anlaşıldığını, müvekkilleri hakkında açılan davada Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın esasına girmeden yetki itirazları kabul edilerek, yetkisizlik kararı verilmesine ve dosyanın yetkılı ve görevlı nöbetçı Antalya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiğini, davayı kabul etmek anlamına gelmemek üzere; açılan davadaki tüm talepler TBK.nun 72. Maddesi ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri gereğince, zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesini, davada yabancı para üzerinden talep edilen maddi ve manevi tazminatların türk parası üzerinden talep edilmesi konusundaki itirazlarını aynen tekrar ettiklerini, davayı kabul etmek anlamına gelmemek üzere; müvekkilleri hakkında açılan davada talep edilen maddi ve manevi tazminatlar yabancı para (EURO) birimi üzerinden talep edildiği, bu talebin usul ve yasalara aykırı olduğunu, dava, haksız fiil (trafik kazası) nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. taraflar arasında bir sözleşme olmadığını, haksız fiilden kaynaklanan olay nedeniyle davacıların yabancı para cınsınden tazminat talebınde bulunmalarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 34. Maddesinde de düzenlediği üzere, haksız fiilden doğan borçlar haksız filin işlendiği ülke hukukuna tabi olduğunu, mahkemenin bu durumu resen göz önüne alarak maddi ve manevi tazminat miktarlarının Türk parası cinsinden belirlenerek talep edilmesi konusunda davacılara süre vererek gereğini yapması konusundaki taleplerini tekrar ettiklerini, davacılar tarafından, cevap dilekçesinde; "Davanın Belirsiz Alacak Davası olup, belirsiz olan kısmın sadece Maddi Tazminat olduğu belirtilmişse de; dava dilekçesinin "SONUÇ VE İSTEM" kısmı okunduğunda, davacıların bu beyanlarının gerçek ve fiili durumu karşılamadığı anlaşılacaktır. Davacılar, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında, "Yukarı da açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, davanın niteliği itibari ile belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davada tahkikat sonucunda davalı tarafın müvekkil zararından kusur durumu ve sorumlu olduğu tutarın tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğ anda arttırılmak üzere haklı davamızın kabulüne" diyerek genel bir istemle, davadaki talepleri yönünden hiç bir ayrım yapmadan manevi tazminat taleplerini de, belirsiz alacak davasına konu ettiğini, bunun mümkün olmadığını, davacıların cevap dilekçesindeki beyanlarını bu yönden kabul etmediklerini, son yayınlanan Yargısal içtihatlarda yer aldığı üzere; Belirsiz Alacak Davası olarak açıldığı belirtilen davalarda, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması olgusu da varsa, bu davaların niteliği itibari ile belirsiz alacak davası değil, kısmi dava olduğu yönünde tespitler olduğunu, davacıların cevap dilekçesinin VI. Maddesinde yer alan beyanlar afaki olup, gerçek ve fiili durumlara uygun düşmediğini , bu konuda müvekkili davalı ... hakkında Antalya ....Asliye Ceza Mahkemesi ' ne açılan ve mahkemenin ...esasında kayıtlı bulunan kamu davasında yargılamaya devam edildiğini, bu yargılamanın sonucunun beklenmesini, müvekkili davalıların, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve...A Sigorta A.Ş. ne karşı davacı ...DAK) tarafından İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ... Esas sayı lı dosyasıyla 16.05.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacının sigortalısının yaralanmasından ötürü fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak toplam 57.864,64.- EURO (Dava tarihi itibariyle harca esas değeri 188.060,08.-TL) miktarlı rücuen tazminat talepli dava açıldığını, bu dosya incelendiğinde görüleceği üzere; davacıların davada talep ettikleri bir kısım tazminat bedellerinin kendilerine ödendiğini, İzmir ....Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ...Esasında kayıtlı bulunan henüz dilekçeler teatisi aşamasında bulunan dava ile, mahkeme huzurunda görülmekte olan bu davanın, kanunun aradığı tarzda aynı sebepten doğduğu için hukuki bağlantı bulunan davaların, (aynı trafik kazasından doğan zararlar) 6100 sayılı HMK'nun 166/1,4. Maddesi gereğince, mahkemenin yetkisizliği konusundaki ilk itirazları hakkında karar verildikten sonra, ilk davanın açıldığı mahkeme olan İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin ...Esasında kayıtlı dava dosyasıyla birleştirilmesini talep ettiklerini, davaların birleştirilmesinde; davayı kabul etmek anlamına gelmemek üzere, davalarda talep edilen tazminatların mükerrerliğinin önlenmesi ve denetlenmesi ve usul ekonomisi (keşif ve bilirkişi incelemeleri) bakımından da büyük fayda olduğunu belirterek, davayı kabul etmek anlamına gelmemek üzere; dava yetkisiz bir mahkemede açıldığını, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi, açılan davada yetkili olmadığını, müvekkilleri hakkında açılan davada; İzmir'de davalı sigorta şirketinin şube şeklinde örgütlenmiş bir Bölge Müdürlüğünün bulunması nedeniyle İzmir Mahkemelerinin, görülen davada yetkili olduğu belirtilerek ve iddia edilerek dava İzmir'de açılmışsa da, bu durumun Anayasaya, yasalara, Yargıtay içtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu Kararlarına aykırı olduğunu, mahkemenin yetkisizliğine ilişkin itirazlarını, beyanlarını aynen tekrar ettiklerini, müvekkilleri hakkında açılan davada Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın esasına girmeden yetki itirazlarının kabul edilerek, yetkisizlik kararı verilmesine ve dosyanın yetkili ve görevli Nöbetçi Antalya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davada yabancı para üzerinden talep edilen maddi ve manevi tazminatların Türk Parası üzerinden talep edilmesi konusundaki itirazlarını aynen tekrar ettiklerini, mahkemenin bu durumu resen göz önüne alarak maddi ve manevi tazminat miktarlarının Türk parası cinsinden belirlenerek talep edilmesi konusunda davacılara süre vererek gereğinin yapılmasına, manevi tazminatın belirsiz alacak davası seklinde talep edilmesi yönünden itirazlarını aynen tekrar ettiklerini, davacıların manevi tazminat talepleri yönünden davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılabilmesinin mümkün olmadığını, tüm yargısal içtihatların bu yönde olduğunu, niteliği itibariyle bölünemeyen manevi tazminatın, belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını mahkeme tarafından resen bu hususun gözetilmesine, açılan davadaki tüm talepler TBK.nun 72. Maddesi ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri gereğince, zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedenıyle davanın reddine, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin...Esasında kayıtlı bulunan dava ile mahkeme huzurunda görülmekte olan bu dava, kanunun aradığı tarzda aynı sebepten doğduğu için hukuki bağlantı bulunan davaların, (aynı trafik kazasından doğan zararlar) 6100 sayılı HMK'nun 166/1,4. Maddesi gereğince, mahkemenin yetkisizliği konusundaki ilk itiraz hakkında karar verildikten sonra, ilk davanın açıldığı mahkeme olan İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi ' nin... Esasında kayıtlı dava dosyasıyla birleştirilmesine, mahkeme aksi bir kanaatte ise; davaya cevap ve delil dilekçelerinin ekindeki belgelerin dikkate alınarak gerekli incelemelerin, araştırmaların yapılmasına, tüm delillerin toplanmasına, maddi ve manevi tazminat talepli davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı...a Sigorta A.Ş. vekili Mahkememize verdiği 12/05/2016 tarihli cevap dilekçesinde; talep edilen güç-efor kaybı tazminatı (geçici iş görmezlik tazminatı) tedavi giderleri kapsamında değerlendirildiğini, 13.10.2010 tarih 2010/10-500-490 Sayılı YARGITAY HUKUK GENEL KURULU kararında 6111 sayılı kanun yürürlüğe girmeden GEÇİCİ İŞ GÖRMEZLİK tazminatı açıkça tedavi gideri içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirttiğini, "geçici iş görmezlik ödeneği, motorlu aracın işletilmesi sırasında kişinin yaralanması sonucu yapılan, tedavinin gerektirdiği bir (diğer gider) olup, bedeni zarara ilişkindir. Sonuç olarak, trafik kazası sonucu yaralanmanın doğal bir sonucu olan ve iyileşinceye kadar geçen geçici sakatlık döneminde 506 sayılı kanunun 1 2,16,32 ve 37.maddeleri uyarınca ödenmesi zorunlu olan ve anılan Kanunun 26 veya 39.maddesi uyarınca da sorumlu işveren veya üçüncü kişilerden rücuen tazmini mümkün olan geçici iş görmezlik ödeneği ödemelerinin; 2918 sayılı kanunun 85.maddesi kapsamı içinde yer|alan bedeni zararlardan olması ve ayrıca aynı kanunun 92. Ve Genel Şartlarının 3.Maddesi ile kapsam dışında bırakılanlar içinde bulunmaması karşısında|tedavinin gerektirdiği gider olarak zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik | sigortası, kapsamında olduğunun kabulü zorunludur. Somut uyuşmazlıkta, direnme kararına konu geçici iş görmezlik ödeneğinin, sigortalının trafik kazası nedeniyle yaralanma tarihi ile tedavi sonrasında tamamen iyileşmesine kadar ğeçen süre içinde, diğer bir anlatımla geçici sakatlık döneminde... olması gerektiği yönünde değerlendirdiğini, davacı taraf'ın talebine konu “daimi maluliyet” tazminat taleplerinin tespitinde; a-Kusur bakımından; Kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususları tespit edilinceye kadar kusur konusunda tüm itiraz haklarının saklı tutulduğunu ve davacının müvekkili şirkete sigortalı araç kusuru ile ilgili iddialarının kabul edilmediğini , kaza ile ilgili tüm delillerin toplanmasına müteakip, dosyanın kusur, durumunun belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne sevk edilerek rapor alınması talepleri bulunduğunu, b- Gerçek zararın tespiti bakımından; maluliyet oranının sağlıklı bir tespitin yapılabilmesi için davacı ve dava dosyasının Adli Tıp İhtisas Kurumu ... İhtisas Dairesi'ne sevk edilerek maluliyet oranı bakımından rapor tanzim edilmesini, söz konusu durumun ve gerçek zararın sâğlıklı bir şekilde ortaya çıkartılabilmesi için; öncelikle tüm delillerin toplanmasını takiben dosyanın kusur tespiti için adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmesini, davacının maluliyet oranının belirlenebilmesi amacıyla Adli Tıp İhtisas Kurumu ... İhtisas Dairesi'ne sevkine karar verilmesini, sağlıklı ve gerçekçi bir tazminat hesaplaması yapılabilmesi için de sakatlıktan kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı”na ilişkin talebin değerlendirilmesi amacıyla aktüer sıfatına sahip bir bilirkişinin görevlendirilmesini talep ettiklerini belirtmiş , davacı taraf'ın geçici iş görmezlik tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile daimi maluliyet tazminatının belirlenmesi için mahkemece dava dosyasının önce kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, davacının maluliyet oranının belirlenebilmesi amacıyla Adli Tıp İhtisas Kurumu... İhtisas Dairesi'ne sevkine karar verilmesini gelecek raporlar sonucuna göre ve gerekli görülmesi halinde dava dosyasının aktüer hesap bilirkişisine gönderilmesini talep etmiştir. Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi ' nin... E.sayılı dosyasının incelemesinde; katılanın..., sanığın ..., suçun Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma olduğu, mahkemenin 08/04/2022 tarihli kararı ile sanığın eylemine uyan TCK.nun 89/1, 89/2-b,e, 62, 52/2, maddeleri uyarınca adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53/6 maddeleri uyarınca Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü tarafından verilen 04/03/1999 tarih ve ... nolu E sınıfı sürücü belgesinin TCK.nun 53/6 maddesi gereğince takdiren 5 ay süre ile Geri Alınmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeden 10/05/2022 tarihinde kesinleştiği , dosya içerisinde mevcut Adli Tıp Kurumu ' nun 27/01/2015 tarihli raporunda ; olayda sürücü ... ' in asli kusurlu olduğu , yaya... ' in kusursuz olduğunun belirtildiği belirlenmiştir. Bir kısım davalılar tarafından Mahkememize yönelik yetki ilk itirazı yapılmış ise de ; davalı sigorta şirketlerinin şube açılış kaydı ile bölge müdürlüklerinin İzmir ' de oluşu ve HMK 7. Maddesi kapsamı değerlendirilerek bir kısım davalıların yetki itirazının reddine karar verilmiş ,yargılamaya Mahkememizce devam olunmuştur. Davalılar tarafından zaman aşımı defi ileri sürülmüş ise de ; dava konusu edilen olay ile ilgili açılmış bir ceza davası bulunduğundan , olayda uzamış ceza zaman aşımı uygulanacağından ve dava tarihi itibariyle söz konusu zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından davalıların zaman aşımı definin reddine karar verilerek yargılamaya Mahkememizce devam olunmuştur. Kusur oranının tespitine yönelik İTÜ den seçilecek üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması için İstanbul ATM ye talimat yazılmış , talimat mahkemesince alınan 11/01/2017 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; kazada, a-Davalı ... Turizm Taşımacılık ve Tic.A.Ş.'nin maliki olduğu, davalı şirketlere sigortalı ...plakalı aracın sürücüsü diğer davalı ...'in TAM (% 100) KUSURLU, b- Davacı yaya...'in KUSURSUZ sayılmalarının uygun olacağı görüşüne varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. İzmir... ATM'nin... sayılı dosyasının incelemesinde; davacının..., davalıların...a Sigorta AŞ. 'ne İzafeten Ege Bölge Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına İzafeten İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, ..., ... Turizm Taş. Ve Tic AŞ., ihbar olunanın ... Sigorta Şirketi, davanın tazminat davası olduğu, mahkemenin 07/03/2017 tarihli kararı ile dosyasının içeriği nazara alındığında, eldeki dava dosyası ile aralarında HMK nun 166/1-4 maddeleri uyarınca hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğundan dosyasının HMK 166/1-4 mad. uyarınca İzmir ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verdiği belirlenmiştir. Davacı... ile ilgili tüm tıbbi bilgi ve belgeler celb edilerek davacının kazaya bağlı geçici ve kalıcı maluliyeti olup olmadığı varsa süre ve oranının tespiti yönünde İstanbul Adli Tıp Kurumu ' ndan rapor istenmiş, İstanbul... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 26/03/2021 tarih,... karar numaralı raporunda; mevcut belgelere göre; 21.06.1955 doğumlu...’ın 16.05.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr 1 V (2a.....10) A %14, Gr I VI (1a...6) A %10, Gr 1 XII (1.....5) A %9 Balthazard formülüne göre %29.57 E cetveline göre %36.2 (yüzdeotuzaltınoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin oy brliği ile mütalaa olduğu ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Dosya üzerinde aktüer bilirkişi vasıtasıyla maddi tazminat taleplerine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmış , alınan 11/02/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; ASIL DAVA DOSYASINDA %100 haklılık oranı üzerinden 2022 yılı verileri ile davacı... için: a) 164.442,44 Euro sürekli iş göremezlik tazminatı, b) 4.996,82 Euro geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere TOPLAM 169.439,26 TL maddi tazminat hesaplandığı; davalı araç sahibi ve sürücüsünün kaza tarihinden itibaren, davalı...a Sigorta’nın kendisine başvuru yapılan tarihe 8 işgünü ilavesi ile bulunan 04.10.2016 tarihinden itibaren ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğu;...Sigorta’nın ise dava tarihinden önce başvuru yapılmadığından sorumluluğunun dava tarihinden başlayacağı; c) Döviz kurlarında artış ya da düşüş olsa dahi proporsiyon oranları değişmeyeceğinden ve teminat limitleri sabit kalmış olacağından... için: aa)...A SİGORTA’nın davacıya karşı: 250.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, (poliçenin sürekli sakatlık teminatı içinde kalmaktadır) 43.563,98 TL geçici iş göremezlik tazminatı (poliçenin tedavi gideri teminatı içinde kalmaktadır) olmak üzere TOPLAM 293.563,98 TL ile sınırlı sorumlu bulunacağı; bb)...SİGORTA’nın davacıya karşı: 92.188,40 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.334,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 93.522,40 TL ile sınırlı sorumlu bulunacağı; BİRLEŞEN DAVA DOSYASINDA ; davacı Almanya Sağlık Sigortası... (DAK)’ın... için yapmış olduğu tedavi giderlerinin: a) 29.017,65 Euro’ya tekabül eden kısmının SGK sorumluluğunda olduğunun tespit edildiği; b) Davalı araç sahibi sürücüsünün: 22.561,90 Euro hastalık parası ödemesi 1.116,38 Euro tıbbi malzeme, yol, bakım vb giderler olmak üzere 23.678,28 Euro dan sorumlu bulundukları; Böylece Davacının toplam 52.695,93 Euro için rücu hakkı bulunduğu; 11.358,82 Euro olduğu anlaşılan ve Alman Sosyal Güvenlik Hukukuna göre yapılan katkı – katılım payı vb ödemelerin Türk Tazminat Hukuku ilkelerine göre rücu konusu olamayacağı kanaatine varıldığı; c) ZMMS ve İMMS poliçelerini düzenleyen Sigortacıların ise Döviz kurlarında artış ya da düşüş olsa dahi proporsiyon oranları değişmeyeceğinden ve teminat limitleri sabit kalmış olacağından: aa)...A SİGORTA’nın davacıya karşı 206.440,20 TL (tedavi gideri limiti kapsamında), bb)...SİGORTA’nın İMMS teminatı kapsamında davacıya karşı 6.476,60 TL ile sınırlı sorumlu bulunacağı ancak...SİGORTANIN BİRLEŞEN DOSYADA taraf sıfatı olmadığı, davanın kendisine İHBAR EDİLMİŞ olduğunun görüldüğü ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Rapora taraflarca itiraz edildiğinden dosyanın daha önceden hesap raporu sunan bilirkişiye, aynı zamanda sigorta alanında uzman bir bilirkişi ile sosyal güvenlik ve sosyal sigortalar alanında uzman bilirkişi eklenerek oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek, özellikle taraf itirazları değerlendirilmek suretiyle ek rapor istenmiş, alınan 06/02/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; SONUÇ: ASIL DAVA DOSYASINDA %100 haklılık oranı üzerinden davacı... için, kök raporda yer alan işlem hatası düzeltildikten sonra: d) 172.123,63 Euro sürekli iş göremezlik tazminatı, e) 4.996,82 Euro geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere TOPLAM 177.120,45 Euro maddi tazminat hesaplandığı; davalı araç sahibi ve sürücüsünün kaza tarihinden itibaren, davalı...a Sigorta’nın kendisine başvuru yapılan tarihe 8 işgünü ilavesi ile bulunan 04.10.2016 tarihinden itibaren ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğu; ...Sigorta’nın ise dava tarihinden önce başvuru yapılmadığından sorumluluğunun dava tarihinden başlayacağı; f) Döviz kurlarında artış ya da düşüş olsa dahi proporsiyon oranları değişmeyeceğinden ve teminat limitleri sabit kalmış olacağından... için: aa)...A SİGORTA’nın davacıya karşı: 250.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, (poliçenin sürekli sakatlık teminatı içinde kalmaktadır) 43.563,98 TL geçici iş göremezlik tazminatı (poliçenin tedavi gideri teminatı içinde kalmaktadır) olmak üzere TOPLAM 293.563,98 TL ile sınırlı sorumlu bulunacağı; bb)...SİGORTA’nın davacıya karşı: 92.529,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.334,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 93.863,44 TL ile sınırlı sorumlu bulunacağı; BİRLEŞEN DAVA DOSYASINDA ; davacı Almanya Sağlık Sigortası ... (DAK)’ın... için yapmış olduğu tedavi giderlerinin: Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti Arasındaki ikili anlaşmalar nedeniyle Sağlık giderleri konusunda İki ülkenin Sosyal Güvenlik Kurumu arasındaki mutabakat neticesinde, borç işleminin doğacağı, bu aşamada kesinleşmiş bir ödemenin mevcut olmadığı, dava dosyasında mevcut kayıt ve belgelerden anlaşıldığı, d) Davalı araç sahibi sürücüsünün: 22.561,90 Euro hastalık parası ödemesi 1.116,38 Euro tıbbi malzeme, yol, bakım vb giderler olmak üzere 23.678,28 Euro dan sorumlu bulundukları; Böylece Davacının toplam 52.695,93 Euro için rücu hakkı bulunduğu; 11.358,82 Euro olduğu anlaşılan ve Alman Sosyal Güvenlik Hukukuna göre yapılan katkı – katılım payı vb ödemelerin Türk Tazminat Hukuku ilkelerine göre rücu konusu olamayacağı kanaatine varıldığı, e) ZMMS ve İMMS poliçelerini düzenleyen Sigortacıların ise Döviz kurlarında artış ya da düşüş olsa dahi proporsiyon oranları değişmeyeceğinden ve teminat limitleri sabit kalmış olacağından: aa)...A SİGORTA’nın davacıya karşı 206.440,20 TL (tedavi gideri limiti kapsamında), bb)...SİGORTA’nın İMMS teminatı kapsamında davacıya karşı 6.168,92 TL ile sınırlı sorumlu bulunacağı ancak ... SİGORTANIN BİRLEŞEN DOSYADA taraf sıfatı olmadığı, davanın kendisine İHBAR EDİLMİŞ olduğunun görüldüğü ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Alınan bilirkişi kurulu raporuna da itiraz edildiğinden dosya üzerinde yeni bir bilirkişi heyeti ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış , alınan 27/11/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; hukuki durumun ve delillerin takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olmak üzere; davacının, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline ödenmesi talebine ilişkin, öncelikle davacı... dosyada mevcut bulunan kusur raporu ve maluliyet mütalaası birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının Almanya Federal Cumhuriyeti vatandaşı olduğu da gözetilmek suretiyle geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatlarının belirlenmesinin istenilmesine, özellikle sigortacı bilirkişilerden, Aktüer hesap konusunda önceki bilirkişilerinde yaptığı gibi bir tespitte bulunmasının ihtarına, davacının kusurunun olmadığı dikkate alınarak 16.05.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 ay olduğu, geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren % 36,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı, verilerine göre yapılan tazminat hesaplaması sonucunda; Rapor Maddesi Peşin Değer Tutarı Euro 5.1 Geçici İş Görmezlik Zararı 6.082,76 5.2 Aktif Bilinen Dönem Maddi Tazminat Hesaplaması: 13.231,96 5.3 Bilinen Pasif Dönem Maddi Tazminat Hesaplaması: 67.749,89 5.4 Pasif Dönemde İşleyecek (İskontolu) Maddi Tazminat Hes.: 103.338,87 Toplam 190.403,48 Toplam 190.403,48 EURO maddi tazminat hesaplandığı, Sigortacı bilirkişilerden davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun talep edilen tazminatlar açasından herhangi bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, özellikle birleşen davanın davacısı DAK sigorta yönünden birleşen dosyadaki talepleri değerlendirilmek suretiyle bir tespit yapmalarının istenilmesine, davacı ...’in dosya kapsamından tespit edilen Almanya’daki sağlık harcamaları 16.05.2013 tarihli çeviri belgeleri kapsamında ; Sorumlu Olan Miktar (EURO) Davalı araç sürücüsünün sorumluluğu (Hastalık parası ödemesi) 22.561,90 Davalı araç sürücüsünün sorumluluğu (Diğer tıbbi malzeme bedeli) 1.411,33 Alman Sosyal Güvenlik Hukukuna göre yapılan katkı payı 11.389,57 Toplam 35.362,8 Davalı araç sahibi, sürücüsü ve sigortacıların sorumluluğunda olduğu 35.362,8 SGK sorumluluğunda olduğu tespit edilen 29.502,91 64.865,71 Sorumlu olduklarının hesaplandığı, 22.561,90 Euro hastalık parası ödemesi, 1.411,33 Euro tıbbi malzeme, yol, diğer vb giderleri, davacı Kurum tarafından Almanya Sosyal Güvenlik Mevzuatı hükümleri gereği yapıldığı anlaşılan ve 11.389,57 Euro tutarındaki tabloda yer alan ödemelerin dava konusu kaza nedeniyle geçici iş göremez hale gelen asıl dava davacısının, normal şartlar altında çalışması ile brüt maaşından kesilecek olan sosyal güvenlik katkıları da müvekkili tarafından karşılandığından haksız fiil neticesinde sigorta şirketi tarafından ödendiğinden, Toplam 35.362,8 Euronun, davalı araç sahibi, sürücüsü ve sigortacıların sorumluluğunda olduğu ancak taleple bağlılık ilkesi gereği dava dilekçesinde davacının 28.361,73 Euro tutarındaki kısmının davalı işleten, sürücü ve sigorta şirketinden talebi uyarınca talebi olan zararından davalı işleten, sürücü ve sigorta şirketinden talep edebileceği, SGK’nun Almanya ile Türkiye arasında imzalanmış ve halen yürürlükte bulunan 01.11.1965 tarihli Sosyal Güvenlik Sözleşmesi’nin ilgili maddeleri kapsamında 29.502,91 Euro tedavi giderinden sorumluluğunda olduğu, (Davacı dilekçesinde SGK’nın sorumlu olduğu miktarı 29.502,81 Euro olarak belirttiği,) ancak davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98.maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi için illiyet bağı hususunda SGK sağlık ödemeleri alanında uzman doktor bilirkişiden veya uzmanlık branşlarından görüş alınması, illiyet bağı kurulduktan sonra ise illiyet bağı kurulan tedavilerin SGK’nın sorumluluğu kapsamında olan bedellerin olup olmadığı hususunda görüş alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varıldığı, DAVALI...A SİGORTA A.Ş. Bakımından ; ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTA POLİÇESİ ( TRAFİK ) Sigortalı Sigorta Şirketi Poliçe Numarası Plaka Sigorta Başlangıç ve Bitiş Tarihi Teminat Türü Teminat Tutarı Davalı ... Turizm Davalı ...a Sigorta ... ... 24.05.2012 24.05.2013 Sağlık gideri kişi başına 250.000 TL, sakatlanma ve ölüm kişi başına 250.000 TL 16/05/2013 tarihli kaza poliçe vade tarihleri aralığında olduğu, davalı sigorta şirketlerinin sigortalısı ...plakalı aracın sürücüsü diğer davalı ...'in meydana gelen zararda tek etken olduğu tespit edildiğinden; TTK 1409/1, Karayolları Trafik Kanunu 85/1, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlmarı A.3. maddesi ve ilgili Yargıtay kararları kapsamında davalı...a Sigorta A.Ş.'nin sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazmin borcu kapsamında sigortalı aracın kusuru ve poliçe limiti dahilinde meydana gelen gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğu, DAVALI ... SİGORTASI Bakımından ; ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTA POLİÇESİ ( TRAFİK ) Sigortalı Sigorta Şirketi Poliçe Numarası Plaka Sigorta Başlangıç ve Bitiş Tarihi Teminat Türü Teminat Tutarı Davalı ... Turizm Davalı ... Sigorta .... 02.06.2012 02.06.2013 İMM 100.000,00 TL 16/05/2013 tarihli kaza poliçe vade tarihleri aralığında olduğu, davalı ... Sigortanın bu hasarda aracın işletenine genel Hükümler ve Karayolları Trafik Kanunu uyarınca atanan hukuki sorumluluk kapsamında, Zorunlu Trafik Sigortası hadlerinin üzerindeki kısmı bakımından sorumlu olacağı, dosyada mevcut kusur yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında, davalı sigorta... plakalı plakalı aracın sürücüsü diğer davalı ...’in meydana gelen zararda tek etken olduğu göz önüne alındığında ; TTK 1409/1, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve ilgili Yargıtay Kararları kapsamında Kasko Sigorta Poliçesi ile İMM teminatı veren sigorta şirketi genel kural itibariyle sorumlu olacağı, sigorta şirketlerinin sorumluluk tutarlarının hesaplanması heyetin teknik incelemesi sonucunda; Sorumlu Olan Miktar (EURO) Davalı araç sahibi, sürücüsü ve sigortacıların sorumluluğunda olduğu 35.362,80 SGK sorumluluğunda olduğu tespit edilen 29.502,91 64.865,71 Sorumlu olduklarının hesaplandığı, her ne kadar davalı araç sahibi, sürücüsü ve sigortacıların sorumluluğunda olduğu tutar 35.362,80-Euro olarak hesaplanmışsa da , taleple bağlılık ilkesi gereği dava dilekçesinde davacının 28.361,73 Euro tutarındaki kısmının davalı işleten, sürücü ve sigorta şirketinden talebi uyarınca talebi olan zararından davalı işleten, sürücü ve sigorta şirketinden talep edebileceği yönünde kanaat oluştuğu, davalı sigorta şirketleri işbu hasara ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığı, Mahkemece; zararın haksız fiilin gerçekleştiği anda meydana geldiği dikkate alınarak, olay günündeki yabancı para üzerinden saptanan zararın Türk parasına çevrilmesi suretiyle hüküm kurulması takdir edilirse; 16/05/2013 tarihli Merkez Bankası Euro satış kuru 2.3508-TL olduğu, zarar bedelinin 28.361,73 Euro X 2.3508 = 66.672,75-TL olup, TZMM Sigorta poliçe limitinin altında olduğundan, davalılardan...a Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğu 66.672,75-TL olacak ve diğer davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna düşen bir hasar tutarı oluşmayacağı kanaatine varıldığı, ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Alınan rapora itiraz edildiğinden bilirkişi raporunda SGK'nun sorumlu olduğu kısım ile ilgili olarak yapılan tespitler ve diğer taraf itirazları gözetilmek suretiyle ek rapor düzenlenmesi için dosya yeniden heyete tevdi edilmiş , alınan 28/03/2024 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda; DAVALI...A SİGORTA A.Ş. Bakımından ; ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTA POLİÇESİ ( TRAFİK ) SİGORTALI SİGORTA ŞİRKETİ POLİÇE NUMARASI PLAKA SİGORTA BAŞLANGIÇ VE BİTİŞ TARİHİ TEMİNAT TÜRÜ TEMİNAT TUTARI DAVALI ... TURİZM DAVALI ...A SİGORTA ... ... 24.05.2012 24.05.2013 Sağlık gideri kişi başına 250.000 TL, sakatlanma ve ölüm kişi başına 250.000 TL Talep tutarı 28.361,73 Euro olarak haksız fiil /temerrüt / dava tarihleri Merkez Bankası Euro satış kuru üzerinden yapılan hesaplamada tespit tutarlar DAVALI...A SİGORTA A.Ş. ‘nin ... numaralı ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTA POLİÇESİ ( TRAFİK ) teminat limiti dahilinde kaldığı, DAVALI ... SİGORTASI Bakımından ; GENİŞLETİLMİŞ KASKO SİGORTA POLİÇESİ SİGORTALI SİGORTA ŞİRKETİ POLİÇE NUMARASI PLAKA SİGORTA BAŞLANGIÇ VE BİTİŞ TARİHİ TEMİNAT TÜRÜ TEMİNAT TUTARI DAVALI ... TURİZM DAVALI ... SİGORTA .... 02.06.2012 02.06.2013 İMM 100.000,00 TL Davalı ... Sigortanın, bu hasarda aracın işletenine genel Hükümler ve Karayolları Trafik Kanunu uyarınca atanan hukuki sorumluluk kapsamında, Zorunlu Trafik Sigortası hadlerinin üzerindeki kısmı bakımından sorumlu olacağı, davalı ... Sigorta Şirketi Bakımından şirket nezdinde poliçe teminatı kombine tek limit olarak 100.000,00 TL olacağı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Mahkememizin 30/04/2024 tarihli duruşmasında verilen 1 nolu ara karar uyarınca Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleşen İzmir ...ATM... Karar sayılı dosyasının tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş , birleşen dosya mahkememiz dosyasından tefrik edilerek Mahkememizin ... Esasa kaydedilmiştir. Bilirkişi kurulu raporu alınmasından sonra davacı vekili Mahkememize verdiği 08/05/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; müvekkili...'da kaza sebebiyle oluşan geçici ve kalıcı iş görmezlik zararı için dava dilekçesinde talep edilen 25.000,00 EUR nun 151.108,54 EUR artırılarak; 6.082,76 EUR geçici iş görmezlik tazminatının 1 ve 2 nolu davalılardan kaza tarihi olan 16.05.2013 tarihinden itibaren, 3 nolu ZMMS sigortası...a Sigorta AŞ (kaza tarihinde geçerli ZMMS poliçesi sağlık gideri teminatı olan 250.000-TL dikkate alınarak), 4 nolu ... Sigorta Şirketi (ZMMS sağlık gideri teminatının aşan kısmından 100.000-TL İMMS teminatı dikkate alınarak) her iki sigorta bakımından dava tarihi olan 19.02.2016 tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB kuru karşılığı Türk Lirası olarak müşterek ve müteselsilen tahsiline, 170.025,78 EUR sürekli iş görmezlik tazminatının,1 ve 2 nolu davalılardan kaza tarihi olan 16.05.2013 tarihinden itibaren, 3 nolu ZMMS sigortası...a Sigorta AŞ (kaza tarihinde geçerli ZMMS poliçesi sakatlık teminatı olan 250.000-TL dikkate alınarak), 4 nolu ... Sigorta Şirketi (ZMMS sağlık gideri teminatının aşan kısmından 100.000-TL İMMS teminatı dikkate alınarak) her iki sigorta bakımından dava tarihi olan 19.02.2016 tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB kuru karşılığı Türk Lirası olarak müşterek ve müteselsilen tahsiline, müvekkili... için 30.000 EUR,...'in eşi olan diğer müvekkili ... için 7.500 EUR olmak üzere toplam 37.500 EUR manevi tazminatın 1 ve 2 nolu davalılardan kaza tarihi olan 16.05.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL olarak müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça, 16/05/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacı... 'in yaralandığı, geçici ve sürekli iş göremezlik zararına uğradığından bahisle oluşan maddi ve manevi zararın giderilmesine yönelik olarak davalılar hakkında Mahkememize dava açıldığı, 16/05/2013 tarihinde davalı sürücü ... ' in sevk ve idaresindeki ve davalı... Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ.( Eski ünvanı ... Turizm Taşımacılık ve Ticaret A.Ş.) ye ait olup davalı...a Sigorta AŞ .nezdinde ... nolu 24/05/2012-24/05/2013 tarihleri arasında geçerli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi , davalı ... Sigorta Şirketi nezdinde 02.06.2012-2013 vadeli... poliçe no’lu Motorlu Kara Taşıtları Birleşik Kasko Poliçesi ile sigortalı ...plaka sayılı yolcu otobüsünün yaya geçidi üzerinden yola giren davacı yaya... ' sol şerit üzerinde ön sağı ile çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiği , kazanın oluşumunda davalı sürücü ... ' in % 100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı yaya... ' in meydana gelen kazada kusursuz olduğu, Trafik kazası sonucu davacı...' in meslekte kazanma gücünde % 36,2 oranında azalma meydana gelecek ve 9 ayda iyileşebilecek şekilde yaralandığı, davacı... ' in talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının 170.025,78 Euro , geçici iş göremezlik tazminatının 6.082,76 Euro olduğu , oluşan bu maddi zarardan davalı araç sürücüsü ve araç malikinin haksız fiil hükümleri, davalı...a sigorta şirketinin ZMMS hükümleri , davalı ... Sigorta Şirketi ' nin İMMS hükümleri doğrultusunda sorumlu oldukları, davalı araç sürücüsü ve araç maliki yönünden olay tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketleri yönünden de dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği, Davacı...' in kendisinin yaralanması ve maluliyete uğraması sebebiyle davacı ... ' ın eşinin yaralanması sebebiyle manevi olarak da zarar gördükleri , davacıların bu zararlarınında haksız fiil hükümleri doğrultusunda davalı araç sürücüsü ve araç maliki , İMMS hükümleri doğrultusunda davalı ... Sigorta Şirketi tarafından giderilmesinin gerektiği, olayın niteliği, kusur oranları, davacı...' in geçici ve sürekli iş göremezlik oranları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve paranın satın alım gücü göz önüne alınarak davacılar lehine ve davacıların Alman vatandaşı olmaları sebebiyle Euro üzerinden uygun miktarlarda manevi tazminatın hüküm altına alınmasının gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının maddi tazminat talepleri ile ilgili davasının KABULÜ ile 170.025,78 Euro sürekli iş göremezlik tazminatı , 6.082,76 Euro geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 176.108,54 Euro maddi tazminatın davalılar ... ve... Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ. yönünden kaza tarihi olan 16/05/2013 , davalılar...a Sigorta AŞ. ve ... Sigorta AŞ. yönünden dava tarihi olan 19/02/2016 tarihinden itibaren işletilecek 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihinde TC Merkez Bankasının Efektif Satış Kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davalı...a Sigorta AŞ. ' nin sorumluluğunun poliçe teminat limiti olan 250.000,00 TL ile davalı ... Sigorta AŞ. ' nin sorumluluğunun poliçe İMMS teminat limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlandırılmasına, Davacıların manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; davacı... için 5.000,00 Euro, davacı ... için 1.000,00 Euro manevi tazminatın davalılar ... ve... Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ. yönünden kaza tarihi olan 16/05/2013 , davalı nadolu ... Sigorta AŞ. yönünden dava tarihi olan 19/02/2016 tarihinden itibaren işletilecek 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihinde TC Merkez Bankasının Efektif Satış Kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davalı ... Sigorta AŞ. ' nin sorumluluğunun poliçe İMMS teminat limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlandırılmasına, Manevi tazminat talebine ilişkin fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE, 2-Alınması gereken 41.083,79-TL harçtan peşin alınan 705,01 TL ile ıslah sırasında alınan 17.953,13 TL nin mahsubu ile bakiye 22.425,65 TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına, 3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 91.242,41 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı... için hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 16.513,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve... Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ.'den alınarak davacı...'e verilmesine, 5-Davacı ... için hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 3.302,60 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve... Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ.'den alınarak davacı ...'a verilmesine, 6-Davalılar ... ve... Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 16.513,00 TL vekalet ücretinin davacı...'den, 3.302,60 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılar ... ve... Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ.' ye verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 2.200,00 TL bilirkişi ücreti, 1.280,10 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 3.480,10 TL yargılama giderinin red ve kabule göre 2.966,90 TL' lik bölümünün davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümün davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı...a Sigorta AŞ. tarafından yapılan yargılama giderinin red ve kabule göre...a Sigorta AŞ. üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafça yatırılan 18.691,64 TL harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacılar vekili Av. ... ile davalılar... ve... Turizm vekili Av....'ın yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2024

Başkan ... E-imzalıdır Üye... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/206, K. 2024/877, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-206-e-2024-877-k-6f223be9cf50