İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/20032 E. 2019/10129 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/20032
Karar No
2019/10129
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/410 Esas KARAR NO : 2025/297 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 27/04/2023 KARAR TARİHİ : 26/03/2025 KARARIN YAZILMA TARİHİ :16/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkil şirket yurtiçi ve yurtdışı taşımacılık alanında hizmet vermekte olup, bu kapsamda kullanılmak üzere davalı satıcıdan 26.04.2021 tarih .... no.lu faturaya istinaden 781.500,00-tl bedelli "...." model çekiciyi satın aldığı, söz konusu araç satın alma tarihinden çok kısa bir süre sonra 24.06.2021 tarihinde almanya'da seferde iken arızalandığı, 28.06.2021 tarihinde servise alınan çekicinin arıza nedeni "motor bloğunun yırtılması ve soğutma suyunun motora dökülmesi" olarak açıklandığı, söz konusu arıza nedeniyle müvekkil şirketin (i) aracın bağlı olduğu dorse içindeki yükün alıcısına teslimi için yapılan 9.750,00-eur masraf, (ii) aracın bağlı olduğu dorsenin çekilmesi için yapılan 3.450,00-eur masraf ve (iii) aracın kullanılamadığı sürede gerçekleştirilebilecek olan 8 sefer karşılığı 15.000,00-eur olmak üzere toplam 28.200,00-eur zararı doğduğunu taraflarınca başlatılan büyükçekmece .... icra müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamını, aleyhindeki takibe haksız ve kötü niyetle itiraz eden davalı aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazmanıtına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Dava konusu aracın henüz 2,5 ay kullanımdan sonra motor bloğunun yırtıldığı ve soğutma suyunun motora döküldüğü, aracın henüz 2,5 kullanımdan sonra bu arızayı vermesi, fabrikadan hatalı üretildiğinin ve ayıplı üretilen mal kategorisine girdiğini, davacının sunmuş olduğu mail yazışmalarında görüldüğü üzere seçimlik haklar çerçevesinde, ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebi olduğunu, 6502 sayılı TKHK'nın 11/2 maddesi uyarınca ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üreticiye karşı kullanılabilecektir. İşbu sebeple ayıplı maldan sorumluluk esasları ışığında ... satılan maldan üretici/ithalatçı şirket olarak sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ borçlunun .... SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ olduğu, takibe konu alacağın 39.846,00 EUR olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine süresinde itiraz ettiği takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 04/03/2024 tarihli rapor sonuç kısmı " Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2021,2022,2023 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakta, Davacı şirkete ait 2021,2022,2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu, Davacının ticari Defterlerine göre; Takip tarihi 27.03.2023 tarihi itibariyle Davacının Davalıya 464,15 TL Borcu olduğu, Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davalı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2021, 2022, 2023 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakta, Davacı şirkete ait 2021, 2022, 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu, Davalının ticari Defterlerine göre; Takip tarihi 27.03.2023 tarihi itibariyle Davalının Davacıdan 467,37 TL Alacağı olduğu görülmüştür. Dava konusu aracın gizli ayıp niteliğinde imalat hatalı olduğu, ancak araçtaki gizli ayıbın aracın motorunun komple yenisiyle değiştirilmesi suretiyle tamamen giderildiği, Davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği araç mahrumiyet zararının 8.063 Euro olduğu, Davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği diğer masrafları toplamının 13.200,00 Euro olduğu, Mahkememiz Takdirinde, Davalı .... SAN. TİC. A. çekmece ... İcra Dairesi, ... Esas No ile 27.03.2023 tarihli (.... MODEL ÇEKİCİNİN 24.06.2021 TARİHİNDE ARIZALANMASI NEDENİ İLE UĞRANILAN ZARARIN TAZMİNİ KONULU) TAKİP TUTARI HEYETİMİZCE 21.263,00 EURO Asıl Alacak (9.750,00EURO * 3.450,00 EURO*48.063,00 EURO) olarak hesaplanmıştır." şeklinde düzenlenerek rapor mahkememize sunulmuştur. Bilirkişi tarafından hazırlanan ek rapor sonuç kısmı " Davaya konu çekici cinsi aracın arıza yapmasından dolayı planlanamayan bir taşımacılık için Romanya Almanya arasında yükün 9.750 Euroya taşınması ve arızalanan çekici cinsi araca bağlı dorsenin çekilmesi için 3.450 Euro ödenmesinin mümkün olduğu kanaatine varıldığı, Bilirkişi heyeti tarafından 04.03.2024 tarihinde hazırlanan kök raporda; arıza yapan araç yerine geçici araç kiralama yöntemiyle taşımacılık faaliyetinin yürütülmesi ve taşıt kira bedelinin davalı firmaya rücu edilmesi şeklinde yapılan hesaplamanın (araç kira bedelinin 8.063 Euro olarak değerlendirilmesinin) doğru olduğu kanaatine varıldığı, Davaya konu arıza yaptığı için 74 gün taşıma faaliyeti yapamayan aracın kazanç Kaybı: 6 sefer * 4.500,00 Euro * 30/100: 8.100,00 Euro olarak hesaplandığı, Davaya konu arıza yaptığı için 74 gün serviste kalan çekici cinsi aracın toplam kazanç kaybı ile arıza yapan araç yerine geçici araç kiralama ile taşıma faaliyetinin sürdürülmesinde davacı taşıma şirketinin talep edebileceği tazminat tutarının birbiriyle uyumlu rakamlar olduğu kanaatine varıldığı, Bilirkişi heyeti tarafından 04.03.2024 tarihinde hazırlanan kök raporda; arıza yapan araç yerine geçici araç kiralama yöntemiyle taşımacılık faaliyetinin yürütülmesi ve taşıt kira bedelinin davalı firmaya rücu edilmesi şeklinde yapılan hesaplamanın (araç kira bedelinin 8.063 Euro olarak değerlendirilmesinin) doğru olduğu kanaatine varıldığı, Davaya konu arıza yaptığı için 74 gün taşıma faaliyeti yapamayan aracın kazanç Kaybı: 6 sefer * 4.500,00 Euro * 30/100: 8.100,00 Euro olarak hesaplandığı, Davaya konu arıza yaptığı için 74 gün serviste kalan çekici cinsi aracın toplam kazanç kaybı ile arıza yapan araç yerine geçici araç kiralama ile taşıma faaliyetinin sürdürülmesinde davacı taşıma şirketinin talep edebileceği tazminat tutarının birbiriyle uyumlu rakamlar olduğu kanaatine varıldığı, Bilirkişi heyeti tarafından 04.03.2024 tarihinde hazırlanan kök raporda yer alan; “Davacı .... TİC. LTD. ŞTİ Davalı ....SAN. TİC, A. Ş aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesi, ... Esas No ile 27.03.2023 tarihli (.... MODEL ÇEKİCİNİN 24.06.2021 TARİHİNDE ARIZALANMASI NEDENİ İLE UĞRANILAN ZARARIN TAZMİNİ KONULU) TAKİP TUTARI HEYETİMİZCE 21.263,00 EURO Asıl Alacak (9.750,00EURO * 3.450,00 EURO*8.063,00 EURO) olarak hesaplanmıştır” .... çekici model çekicinin 24.06.2021 tarihinde arızalanması nedeni ile uğranılan toplam zararın: 21.263,00 EURO olduğu kanaatimizi koruduğumuz," şeklinde düzenlenerek rapor mahkememize sunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ayıplı araç satışı işleminden kaynaklı taşıma masraflarının tahsili istemine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Ticari satış ve mal değişimi başlıklı madde 23/1 ve c bendi “(1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun Gözden geçirme ve satıcıya bildirme başlıklı 223. Maddesi “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun Zamanaşımı başlıklı 231. Maddesi “Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Ticari satış ve mal değişimi başlıklı madde 23/c bendi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun Gözden geçirme ve satıcıya bildirme başlıklı 223. Maddesine yapılan atıfa istinaden Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli değilse ve satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması ve bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TBK m. 231. Maddesine göre satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Oluşacak olan hukuka aykırı sonuç bilinmese ve istenmese dahi, normal dikkate sahip insanın aynı durum ve şartlarda gerekli olan tedbirleri almaması veya basit özeni göstermemesi, aynı durum ve koşullar altında akli melekeleri yerinde olan her insanın göstereceği en basit dikkat ve özenin gösterilmemesi halinin ağır kusur durumunu oluşturacağı, üretici, ithalatçı, satıcı veya tamirci’nin ağır kusurlu olduğu anlamına geleceği, profesyonel olarak mesleği icra edenlerin (satıcının) bilmesi gereken ayıpların farkında olmaması halinin ağır kusur olarak değerlendirileceği hukukumuzda ve yargısal içtihatlarda kabul edilmiştir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin vermiş olduğu 2016/20032 E. ve 2019/10129 K. Sayılı kararına göre, “Alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre, imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal (uygun süre içinde) ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirme ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da hemen satıcıya bildirmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. O halde, gizli ayıpların, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmesi gerekmektedir. 818 sayılı TBK.’nun 198. maddesinde (6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 223. maddesi) öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz.” TBK 219’a göre satıcı kusuru olmamasına rağmen; ikinci el araç satıcısı, alıcıya karşı satılan şeyde bildirdiği niteliklerin mevcut olmamasından, ikinci el aracın nitelik veya niteliğini etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, ekonomik ve hukuki ayıplardan sorumludur. Satıcının ifa yükümlülükleri arasında satılan ikinci el aracın ayıpsız olması ve ayıpsız olarak teslim edilmesi yer almaktadır. Bu konuda satıcı ikinci el araçtaki ayıplara kendisi sebebiyet vermemiş olsa dahi sorumludur. Ayrıca satıcı, ikinci el aracı ayıplı ifada bulunmuşsa, alıcıya karşı üstlenmiş olduğu borcu gereği gibi ifa etmeme nedeniyle yine sorumludur. Bu durum Yargıtay .. Hukuk Dairesi’nin ... E. ve .... K. sayılı kararında, “ Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” şeklinde ifade edilmiştir. Ancak TBK 222/1’e göre araç satışı gerçekleşmeden önce alıcının fark edip kabul ettiği veya satıcının alıcıya bildirdiği durumlarda satıcının ayıp sorumluluğundan bahsedilemez. Bu konuda belirtmek gerekir ki ikinci el aracın piyasa değerinin altında bir fiyata satılmış olması, söz konusu ayıbın alıcı tarafından bilindiğini göstermemektedir. Satıcı, sattığı ikinci el aracın ayıplarının varlığını alıcıya bildirdiğini veya alıcının ikinci el araçtaki ayıpları bildiğini iddia-ediyorsa iddiasını ispatla mükelleftir. Dolayısıyla herhangi bir şekil şartı olmamasına rağmen yazılı delil altına almasında ispat kolaylığı açısından fayda bulunmaktadır. TBK’ nın 227. Maddesinde satıcının ayıplardan sorumlu olduğu hallerde, alıcının seçimlik hakları düzenlenmiş olup, alıcının seçimlik hakları; 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. Kanunun bu maddesine göre davacının seçimlik hakları ve hakimin duruma müdahale ederek talebin dışında bir şeye karar vermesi hali belirlenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafın 26.04.2021 tarihli fatura ile davalıdan .... çekici aracın (... plakalı) satın alınması sonrasında bu aracın 24.06.2021 tarihinde arızalanması, 28.06.2021 tarihli servis işlemleri içerikleri de dikkate alınarak davacının bu arızadan kaynaklı aracın bağlı olduğu dorse içerisinde olduğunu belirttiği yükün alıcısına teslimi için yaptığı masrafın miktarının ne olduğu, aracın bağlı olduğu dorsenin çekilmesi için yapılan masrafın ne olduğu, aracın tamiri için geçen sürede dikkate alınarak bu süre içerisinde bu aracın yapacağı sefer sayısının ve bundan kaynaklı sefer ücretinin ne olacağı davalının araç satıcı olması ile davacının sunduğu mail yazışmaları da dikkate alınarak bu alacakların davalıdan talep edip edilemeyeğinin varsa icra dosya alacak kalemlerinin hesaplanmasına ilişkin Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı talebine ilişkin olduğu görülmektedir. Davacının dava dilekçesi ile taşımacılık alanında hizmet verdiğini, davalıdan satın alınan çekicinin satın alınma tarihinden çok kısa bir süre sonra Almanya ülkesinde arızalandığını, " motor bloğunun yırtılması ve soğutma suyunun motora dökülmesi " sebebiyle aracın bağlı olduğu dorse içerisindeki yükün alıcısına teslimi için yapılan 9.750 Euro masrafı, aracın bağlı olduğu dorsenin çekilmesi için yapılan 3.450 Euro masrafı, aracın kullanılmadığı sürede gerçekleştirilebilecek 8 sefer karşılığı 15.000Euro olmak üzere toplam 28.200 Euro zararın davalıdan tahsilini talep ettiği, Davalının cevap dilekçesi ile husumet itirazında , taraf sıfatı eksikliği itirazında ,aracın fabrikada hatalı üretildiği, arızanın giderilmesinin ... tarafından Almanya .... servisinde yapıldığını davalının arızadan hiçbir kusur ve sorumluluğunun olmadığını, nakliye hizmeti için 9.750 Euro'nun ölçülü olmadığını, aracın bağlı olduğu dorsenin çekilmesi için yapılan 3450 Euro masrafın lüzumundan fazla ücretle yapıldığını aracın serviste kaldığı 3 aylık sürenin uzun ve makul olmadığını bu zararın davalı ile alakasının olmadığını, davalının böyle bir zarardan sorumluluğunun söz konusu olmadığını, 8 adet sefer karşılığı istenen ücretin ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu davanın reddini talep ettiği, Dosyada belge ve delillerin celp edilerek bilirkişi ..,...,....'den alınan ortak raporda, tarafların ticari defterlerinin incelendiği, davacı ile davalı firma arasında fark olmadığının belirtildiği, .... plakalı aracın 26.4.2021 tarihinde satın alındığı, 28.6.2021 tarihinde motor bloğunun yırtılması ve soğutma suyunun motora dökülmesinin arıza nedeni olarak belirtildiği, bunun gizli ayıp olup imalat hatası olduğu, aracın pert total sayılması gerektiği, aracı 6.9.2021 tarihinde teslim ediliği 2,5 ay çalıştırılamadığı davacının yükün alıcısına teslimi için 9.750 Euro masraf yaptığı, ayrıca dorsenin çekilmesi için 3.450 Euro masraf yaptığı, 2 ay 2 haftalık sürede araç kiralama bedelinin 8.063 Euro yapacağı davacının davalıdan talep edebileceği alacak kalemlerinin 21.263,00 Euro olarak hesaplandığı, Bilirkişi ..., ... ve ...'den alınan ortak raporda, davacının 9.750 Euro ve 3.450 Euro'ya ilişkin faturalarını sunduğunu, taşımacılık piyasasında hayatın olağan akışında Romanya- Almanya arasında yükün 9750 Euro'ya taşınmasının çok yüksek bedel olduğunu, bununla birlikte aracın arızalanması sebebiyle en kısa sürede yükün alıcısına teslimi gerektiğinden taşıma ücreti yüksek olsada uygun araç bulunur bulunmaz taşıma ücretine bakılmadan taşımanın gerçekleştirildiğini, yükün geç teslim edilmesi halinde taşıyıcı firmanın geç teslim sebebiyle teslimat tazminatında muaf olmayacağını, bu nedenle 9750 Euro Romanya -Almanya arasında yükün taşınması masrafı ile çekici cinsi araca bağlı bağlı dorsenin çekilmesi için 3.450 Euro masrafın ödenmesinin mümkün olduğunu, davacı şirketin kazanç kaybının aracın taşıma güzergahının, aracn tek sefer yapması için gereken sürenin , aracın ortalama sefer süresinin her bir sefer için alınabilecek ücretin brilikte gözetilerek 8.100Euro olarak hesaplandığı, bununla birlikte araç kiralama bedelinin 8.063 Euro olarak değerlendirilmesinin de doğru olduğunun belirtildiği, Somut olayın incelenmesinde; Aracın satışının davalı tarafça yapıldığından husumet itirazının yerinde olmadığı, davacı tarafın .... San. AŞ'ye İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas sayılı dosyasında dava açtığından ve iş bu dava yönünden mecburi dava arkadaşlığının olmadığından taraf sıfatının eksik olmadığı, satıma konu araç üzerinde yapılan teknik incelemelerde üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu, davalının bu hususa itiraz etmediği gibi cevap dilekçesinde de bu durumu savunarak üretimden kaynaklı arıza sebebiyle sorumlu olmadığını belirttiği, aracın satışının davalı tarafça yapıldığından davalının aracın ayıplı olmasından dolayı sorumluluğunun olduğu, davacı tarafın aracın taşıma sırasında arıza yapması sebebiyle aracın tamir edilerek davacıya iade edildiği, davacının TBK 227 'ye göre bu taşımaya ilişkin müspet zararlarını aracın üretimden kaynaklı gizli ayıplı olması sebebiyle davalıdan talep edebileceği, davalı tarafça miktarların fazla olduğuna itiraz edildiği, raporda da belirtildiği üzere her ne kadar taşıma ücreti fazla ise de taşıma sırasında gerçekleşen ani arıza sebebiyle yükün süresinde teslimi işlemlerinin yapılabilmesi için davacının yaptığı arizi masrafları davalıdan talep edebileceği değerlendirilerek davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, dosyada alınan her iki raporda aracın taşıma sırasında arıza yapması ayıplı olması, sebebiyle davacının yükün teslimi, dorsenin çekilmesi ve kazanç kaybı müspet tazminat taleplerinin hesaplandığı, hesaplamalar arasında kazanç kaybı dışında farklılık bulunmadığı, Mahkememizce davacının ayıba karşı sorumluluk kapsamında TBK’nın 219. ve devamı maddelerinde düzenlenen ayıptan sorumluluk hükümlerine göre akidi olan davalıdan uğradığı 9750 Euro Romanya -Almanya arasında yükün taşınması masrafını, çekici cinsi araca bağlı bağlı dorsenin çekilmesi için 3.450 Euro masrafını , kazanç kaybı olarak taşımacı bilirkişininde katıldığı 8.063 Euro miktar masrafı talep edebileceği, bu miktarlar dışındaki fazlaya dair taleplerin ispat edilemediğinden talep edemeyeceği değerlendirilerek aşağıdaki şekilde karar verildi. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile icra takibin 21.263,00 Euro cari hesap alacağı üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine Devamına karar verilen icra takibindeki 21.263,00 Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının 1 yıllık Euro hesaplarına uyguladıkları en yüksek faiz oranının uygulanmasına, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin davalının itirazında haksız çıkması ve alacağının likit olması nedeni ile kabulü ile 21.263,00 Euro alacağın takip tarihindeki TCMB satış kuru üzerinden hesaplanan (21.263,00 *20,5500 TL karşılığı ) 436.954,65 TL ‘nin %20'sini üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 31.244,49.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 10.325,20.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 20.919,29.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90.-TL başvurma harcı ile 10.325,20.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti 439,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 12.439,00.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 9.379,09.-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 72.608,90.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 9-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.352,50.-TL'sının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/03/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/20032, K. 2019/10129, T. 28.06.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-20032-e-2019-10129-k-8712d10a6dcd