İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/19222 E. 2017/10435 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/19222
- Karar No
- 2017/10435
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/224 KARAR NO : 2019/829 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 05/04/2018 KARAR TARİHİ : 10/12/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketçe ... poliçe ile genişletilmiş kasko işlemi yapıldığını, ... plaka sayılı araçla ... tarihinde trafik kazası yaşandığını, kasko şirketini durumun bildirildiğini, davalının kasko gereklerini yerine getirmediğini, Burdur ... Noterliğinin ... tarihli ihtarname gönderildiğini, davalının ... TL ödeme yaptığını, aracın ... KM de olduğunu, araçta ... - ... TL hasar oluştuğunu, poliçede yeni değer klozunun yer aldığını, kısmi tazminatın zararı karşılamadığını belirterek ... TL tazminatın ... tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asli müdahil vekili müdahale dilekçesinde özetle; davacısı ..., müvekkil ... nin ... tarihli kredi rehin sözleşmesi ile kullandırdığı krediyle , dava konusu ... plakalı aracın mülkiyetini aldığını, dava konusu aracın kredi geri ödemelerinin zamanında ve düzenli ödenmemesi üzerine ... tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü .../... E. Nolu dosya ile Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla icra takibi başlatılarak dava konusu araca yakalama şerhi işlendiğini, teminat olarak rehin şerhi işletilen aracın karıştığı kazada, müdahilin hasar bedeli kadar zarara uğramasına sebep olunduğunu, Türk Ticaret Kanunu 1456. Ve Türk Medeni Kanunu 879. Maddeleri gereğince tazminat bedelinin rehin hakkı sahibine ödenebileceğini belirterek ... TL hasar bedelinin kaza tarihi itibariyle ticari faiz ile müvekkile ödenmesine, CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kaza nedeniyle oluşan hasar bedeli ödendiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Her durumda davacının hasar taleplerinin miktar ve faiz bakımından kabulü mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Genişletilmiş kasko poliçesi başlıklı ... tarihli poliçenin incelenmesinde, sigortalının ve sigorta ettirenin davacı olduğu görülmüştür. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/11/2017 tarih 2016/19222E. 2017/10435K. sayılı kararında; "...Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir...1-28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı kasko sigorta sözleşmesine aykırılıktır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır. Davalı şirket ile davacı arasındaki ilişki ise 6502 sayılı Kanunun 3/1 maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle davacının açtığı tazminat davasında Tüketici Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir..." denilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2019 tarih 2016/17099E.2019/7474K. Sayılı kararında; "...Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir...6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı kasko sigorta sözleşmesine aykırılıktır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır. Davalı şirket ile davacı arasındaki ilişki, 6502 sayılı Kanunun 3/1 maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklanmakta olup dava tarihi ...'tir. Bu nedenle davacının açtığı tazminat davasında Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin dava açmıştır. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı kasko sigorta sözleşmesine aykırılıktır. Taraflar arasındaki sözleşmenin düzenlendiği 15/09/2017 tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un Kanunun 3/k maddesine göre tüketici, “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,” ifade etmekte olup, davacının tüketici olması nedeniyle uyuşmazlığın bu yasa kapsamında bulunmasına göre, aynı Kanunun 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı öngörüldüğünden Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkemece bakılacağından, bu konuda karar vermek görevli mahkemeye bırakılmıştır. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum edileceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2 maddesi gereğince; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini (yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti) ödemeye mahkum edeceğine, 5. Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde görevli mahkemede tevzi edilecek dosyaya aktarılmasına, dava dosyasının görevli mahkemeye süresi içinde gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, bakiye gider avansının istek halinde yatıran davacıya iadesine, Dair, Tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 10/12/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır