Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2888 E. 2025/1660 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2888
- Karar No
- 2025/1660
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/530 E., 2024/279 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dişlerinde mevcut rahatsızlığı sebebiyle davalıya başvurduğunu, davalı ile uygulanacak tedavi hususunda anlaştıklarını, davalının röntgen dahi çekmeden tedaviye başladığını, 6 aylık sürede sadece 2 diş çekimi, 1 dolgu ve 2 sağlam dişin kesilmesi işlemini tamamladığını, davalının hatalı işlem yaptığını, bu nedenle ciddi ağrılar yaşadığını, davalıya tedaviye devam edilemeyeceğinin bildirildiğini, ihtarname gönderilerek ödenen 3.000,00 TL'nin iadesi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğunu davalının ödeme yapmayacağını bildirdiğini, müvekkilinin Uludağ Üniversitesinde öğretim görevlisi olduğunu, çocuk sahibi olmadan önce diş tedavisini tamamlaması gerektiğinden tedaviye başladığını, tedavi sürecinin uzadığını, müvekkilinin ciddi ağrılar yaşadığını, bu durumun çocuk özlemi ile birleşerek müvekkili ile eşinin hiç yaşamadığı kavgaları yaşamalarına sebep olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın ihtarname tebliğ tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı hastanın müracaatı ve onayı üzerine ekonomik durumu uygun olmadığından diş eksiklikleri giderilmek üzere sağlam dişler kesilerek toplam 8 üye metal destekli porselen köprünün yapıldığını, ücreti ödenen tüm işlemlerin yerine getirildiğini, davacının şikayeti üzerine ağızda köprünün uzun süre çıkarılması halinde bölgenin boş kalacağı, yükseklik olacağı ve köprünün oturmayacağı yönünde cep telefonu mesajı ile uyarıldığını, davacının başvurusu üzerine müvekkilince ölçüler alınarak tedaviye devam edilebilmesi için röntgen çekilmeye gönderildiğini, röntgen çekiminden sonra davacının kendi isteği ile tedaviden kaçındığını, diş tedavisi sırasında az veya çok acı çekilmesinin normal bir durum olduğunu, davacının çocuk sahibi olmak istediğini tedavinin sonlarına doğru kendisine ilettiğini, ancak bu durumun diş tedavisi ile ilgisinin anlaşılamadığını, davacının eşi ile yaşadığı problemlerin diş tedavisine bağlanamayacağını, diş çekimi, diş kesimi, kanal tedavisi sırasında hastanın psikoloji durumuna göre ağrıların yaşanabileceğini, müvekkilince anestezi ve antibiyotik tedavisinin uygulandığını, yanlış tedavinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece verilen 09.07.2015 tarihli ilk kararda, davalı yanca davacının şikayetleri giderilmek üzere yeniden ölçü alınarak diş filmi çekilmek sureti ile yeniden protez yapılmak istendiği, ancak davacının kendi isteği ile tedaviye devam etmediği, davalıya meydana gelen şikayetleri gidermek üzere imkân tanınmadığı, tedavinin başka bir hekim tarafından tamamlanmasının tercih edildiği, davalının hastasının şikayetlerini gidermek üzere girişimde bulunduğu, ortaya çıkan komplikasyonları gidermeye çalıştığı, diş tedavisi sırasında hastanın acı ve ağrı çekmesi, tedavi ve ağız içine yapılan imalatlar sebebiyle komplikasyonlar yaşanmasının normal olduğu, davalının eylemi ile davacının manevi acıları arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davacının ödediği bedelin iadesine ilişkin talebi ile manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 09.07.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi'nin 06.23.2020 tarihli ve 218/3566 E., 2020/1400 K. sayılı ilamı ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade ettiği, 6502 sayılı Yasa'nın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağının öngörüldüğü, taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi değil, Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılama yapılarak karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının haklı şikayetlerinin davalı yanca değerlendirilmeye çalışıldığının dosyaya sunulan telefon mesajları ve taraf anlatımlarından anlaşıldığı, davalı yanca davacının şikayetleri giderilmek üzere yeniden ölçü alınarak diş filmi çekilmek sureti ile yeniden protez yapılmak istendiği, ancak davacının kendi isteği ile tedaviye devam etmediği, davalıya meydana gelen şikayetleri gidermek üzere imkân tanınmadığı, davalının iadesi istenen 3.000,00 TL'ye ilişkin tedavi ve imalatları gerçekleştirildiği bu durumda bedelin iadesinin kabulünün mümkün olmayacağı, davacının manevi tazminat talebi bakımından ise diş tedavisi sırasında hastanın acı ve ağrı çekmesi, tedavi ve ağız içine yapılan imalatlar sebebiyle komplikasyonlar yaşanmasının bilirkişilerce de belirtildiği gibi normal olduğu, davacının tedavisine başka bir hekimle devam ettiği, bunun davacının en doğal hakkı olduğu, sonuçta davalının hizmetinden memnun kalınmadığından tedaviye kendisi ile devam etmek istemeyebileceği, ancak yaşadığı manevi acıların nedenini davalıya bağlaması, çektiği acıyı aile hayatına yansıtması sebebiyle davalıdan manevi tazminat talebinde bulunamasının mümkün olmadığı, davalının eylemi ile davacının manevi acıları arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın her iki talep yönünden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında ... Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden alınan bilirkişi raporuna göre davalının müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğinin belirlendiğini, raporda doktorun hastanın mevcut şikayetleri de nazara alınarak önce şikayetlerin çözümü ve sonrasında protetik işlemlere başlanılması gerektiğini, bu işlemlerin davalı hekim tarafından yapılmadığını, bir kanal tedavisinin maksimum 1-1,5 ay içerisinde bitmesi gerektiğini, bu sürede de bitmeyen dişlerde diş çekimi yapılması yoluna gidileceğini, 6 ay gibi bir sürenin kabul edilemez nitelikte olduğununun açıkça izah edildiğini, dişhekimi ...’nın hatalı tedavi uyguladığının şüpheye yer vermeyecek şekilde bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, mahkemece bilirkişi raporu hiçe sayılarak davanın reddine karar verildiğini, ... Diş Hekimleri Odası tarafından yapılan soruşturmada soruşturmacı raporunda davalının hatalı olduğunu ve disiplin kovuşturması başlatılması gerektiğini belirttiğini, manevi tazminat talebi bakımından ise davalının eylemi ile davacının manevi acıları arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davalının hatalı tedavi uyguladığının görmezden gelindiğini, zamanında doğru tedavi uygulanmış olsa idi davacının çekeceği acı ile hatalı tedavi uygulanması nedeniyle çektiği acı arasında fark olduğunu, hatalı tedavinin uygulandığı dönemde çekilen acıların fazladan çekilmiş olduğunu, tedavi sürecinin uzamış olduğunu, müvekkilinin çocuk sahibi olmayı ertelemek zorunda kaldığını beyan etmektedir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesi niteliğindeki dişe uygulanan köprü tedavisinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalı tarafın kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de ... diş hekimleri odasına yapılan şikayet üzerine diş hekimi ...’tan alınan raporda prepare dişler ile antagonistleri arasındaki mesafe özellikle sağ mandibuler posterior bölgede (özellikle 48 no'lu diş neredeyse antagonistiyle temas halindedir) köprü yapımı için uygun olmadığı ancak bu mesafe yetersizliğinin ya baştan sağlanamadığının ya da geçen süre zarfında geçici dişin kulanılmaması nedeniyle olabileceğinin belirtildiği, ... üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden alınan bilirkişi raporunda ise dosya içerisinde bulunan CD'den davacının diş sinirinin kanallardan tam olarak uzaklaştırılmadığı, kanal genişletmesi ve doldurulması işleminin gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, kanal tedavisi gören dişin ortalama 4-5 seans sonrasında tedaviye cevap vermiyorsa çekim endikasyonu koyulmasının gerektiği, davalının başladığı tedaviyi 5-6 aya yayarak hastayı mağdur ettiği tespit edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık dikkate alındığında davalının işinin fen ve tekniğine uygun olarak gerekli özeni göstererek yapmaması halinde kusurlu olacağı ve bundan doğan zarar bulunması halinde TBK'nın 112. maddesi gereğince sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkemece davacının maddi tazminata ilişkin talebinin kabulüne, manevi tazminata ilişkin olarak da somut olayın özelliklerine, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre uygun miktarda belirlenecek tazminatın kabulü ile hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi doğru olmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz incelemesine konu Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.