İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2015/4576 E. 2016/621 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2015/4576
- Karar No
- 2016/621
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/64 Esas KARAR NO : 2024/1311 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/01/2023 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ....'un hastane, klinik, poliklinik, laboratuar ve doktor muayenehaneleri ile sağlık kuruluşlarının ihtiyaçları olan her türlü tıbbi cihaz ve yedek parçaları laboratuar malzemelerini, dünyanın dört bir tarafındaki insanların Koronavirüs’e (COVID-19) karşı savaşmasına yardımcı olmak için yüksek kaliteli tıbbi yüz maskelerini ve maske makinelerini vb. üreten, pazarlamasını, satışını, ithalatını ve ihracatını yaptığını, müvekkili firmanın sektörde tanınan, kendisine güven duyulan ve sayıca pek çok personel istihdam eden bir firma olduğunu, müvekkili şirketin gerek ticari faaliyetini gerçekleştirirken gerek kendi şirket düzenini yönetirken her zaman dürüstlük kuralı çerçevesinde, basiretli bir tacir gibi hareket ettiğini, ticari hayatını da her zaman bu ilkeler çerçevesinde yürüttüğünü, müvekkilinin davalıya da mal satıp teslim ettiğini ve hizmet verdiğini ancak karşılığını alamadığını, müvekkili tarafından yapılan işlere ilişkin faturaların ve irsaliyelerin mevcut olduğunu, karşı tarafın faturalara hiçbir itirazı olmadığını, davalının hizmet bitiminde/mal tesliminde ödeme yapacağının kararlaştırıldığını, ancak davalı tarafın halen herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkilinin davalıdan tahsil edemediği alacağın vergi ve KDV'sini ödemek zorunda kaldığını, davalı tarafın borçlu olduğunu bilmesine rağmen ödeme konusunda müvekkiline hiçbir şekilde geri dönüş yapmadığından müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davalı tarafın müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığı gibi dava konusu icra takibine itiraz edip haksız ve kötü niyetli olarak takibi durdurduğunu, davalı şirketin dava ve takip konusu faturaya karşı hiçbir itirazı olmadığını, ayrıca borçlunun itirazında faize de itiraz etmiş olup bu itirazın da yerinde olmadığını, yapılmış olan itirazın zaten alacağına kavuşamayan müvekkilinin durumunu daha da zorlaştırmış olup davalının icra dosyasına itiraz etmesi ve borçlu olmadığını ileri sürmesinin sadece süre kazanmaya yönelik olduğunu, karşı tarafla yapılan zorunlu arabuluculuk görüşmesi sonucunda davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını iddia ederek; öncelikle alacakları karşılığında borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, haklı davanın kabulü ile Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından davalı müvekkili şirket aleyhinde Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, işbu haksız icra takibine karşı yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacı tarafça yine haksız ve kötü niyetli olarak görülmekte olan iş bu itirazın iptali davasının açıldığını, ancak dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, bilirkişi raporunun tebliğ edilmesiyle işbu davadan haberdar olunduğunu, davacının davalıya sattığı mal ve hizmet satışının ayıplı olması sebebiyle davalı müvekkilinin zarara uğradığını ve davalıya bu zarara ilişkin iade faturası kestiğini, ancak dava dosyasına sunulan bilirkişi raporundan davacının bu durumu bildiği ve kabul ettiği halde ticari defterlerine işlemediğinin anlaşıldığını, müvekkiline ait ticari defterler incelendiği takdirde bu durumun ortaya çıkacağını,13/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda sadece davacının defterleri incelenmiş olup HMK 222/3 fıkrası uyarınca ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerektiğini, davacı şirket ticari defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda davacının davalıdan 152.796,41-TL asıl alacağı ve takip tarihine kadar 11.141,40-TL faiz alacağı bulunduğu şeklinde tespitte bulunulmuşsa da bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeleri kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, davalının davacıya bilirkişi raporunda tespit edilen tutarda bir borcu bulunmadığını, ayrıca borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının davalıyı temerrüte düşürmediğinden takip tarihi öncesi faiz talep edemeyeceğini savunarak; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, haksız açılan dava sebebiyle davacı tarafın yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın, taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesaptan kaynaklı 152.796,41-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirket vekiline 23/11/2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı borçlu şirket vekilinin 24/11/2022 tarihli dilekçesi ile asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu şirket vekilinin itirazı üzerine 25/11/2022 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Ege ve Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalının inkara yönelik savunması, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ve tüm dosya kapsamına göre, HMK'nun 273. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, lehe veya aleyhe delil olma durumunun olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının ticari ilişkiyi hangi hesapta takip ettiği, dava ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu hususlarında SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmek üzere İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yolu ile gönderilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor talimat Mahkemesi dosyasına ibraz edilmiş, 13/11/2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davacının defterlerinin yasal süresi içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, buna bağlı olarak defterlerinin lehe delil niteliği taşıdığı, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, alacaklı ile borçlu arasında 2021 yılında gerçekleşen mal ve hizmet alışverişleri ve birbirlerine bankalar aracılığı ile yaptıkları ödemeler neticesinde davacının davalıdan 15/06/2021 tarihi itibariyle 152.796,41-TL alacaklı olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara/ vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Mahkememiz dosyası 31/01/2024 tarihli ara karar gereğince; davacının iddiası, davalının savunması, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası, 13/11/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ticari defterleri incelenerek; HMK'nun 273. Maddesi gereğince davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı, 6335 sayılı yasayla değişik 6102 sayılı yasanın 64. maddesinin 3. fıkrası gereğince ticari defterlerin elektronik ortamda tutulup tutulmadığı, elektronik ortamda tutulan defterlerle ilgili açılış ve kapanış onaylarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken çıkartılacak tebliğe uygun olup olmadığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde davalının ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile davacının takip tarihi itibari ile alacak hakkı doğup doğmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu hususlarında dosya içerisinde mevcut İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesine sunulan 13/11/2023 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alınmak ve davacı şirket defterleri ile mukayese yapılmak sureti ile rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 24/07/2024 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 24/07/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davalı taraf ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davalının 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 105.881,85 TL borcunun bulunduğu, taraflar arasındaki 152.796,41 – 105.881,85 = 46.914,56 TL’lik farkın davacı ... ticari defterlerinde kayıtlı olduğu halde davalı ... ticari defterlerinde kayıtlı olmayan, davacı ... düzenlemiş olduğu 15.06.2021 tarihli ... no.lu 46.914,56 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, ihtilaf konusu faturanın hizmet faturası olması ve faturanın davalı ... kayıtlarında bulunmaması göz önünde bulundurulduğunda, davacı ... ihtilaf konusu fatura içeriğindeki hizmeti davalı ... sunup sunmadığı hususunun teknik değerlendirme konusu olduğu, neticeten, Mahkemenin davacı ... 15.06.2021 tarihli ... no.lu 46.914,56 TL tutarlı fatura içeriğindeki hizmeti davalı ... sunmuş olduğu yönünde kanaate varması halinde davacı ... takip tarihi itibariyle 152.796,41 TL alacaklı olduğunun, aksi yönde kanaate varması halinde davacı ... takip tarihi itibariyle davalı ... 105.881,85 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. 6100 Sayılı HMK 'nın 190/1 ve 191. Maddeleri ile 4721 Sayılı TMK'nın 6. Maddesi incelendiğinde; İspat yükü MADDE 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Karşı ispat MADDE 191- (1) Diğer taraf, ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz. İspat yükü MADDE 6- (1)Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Demek sureti ile herkesin dayanmış olduğu vakıaların ispatıyla mükellef olduğunu belirtmiştir. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporları, BA/BS formları, taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, yukarıda özetlenen ve denetime uygun bilirkişi raporlarında tarafların ticari defterlerinin yasal süresi içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, buna bağlı olarak defterlerinin lehe delil niteliği taşıdığı, 13/11/2023 tarihli davacı taraf ticari defterleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda davacının davalıdan 15/06/2021 tarihi itibariyle 152.796,41-TL alacaklı olduğu; davalı ticari defterleri incelenerek düzenlenen 24/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda ise takip tarihi itibariyle davalının davacıya 105.881,85 TL borcunun bulunduğu, taraflar arasındaki 152.796,41 – 105.881,85 = 46.914,56 TL’lik farkın davacı ... ticari defterlerinde kayıtlı olduğu halde davalı ... ticari defterlerinde kayıtlı olmayan, davacı ... düzenlemiş olduğu 15.06.2021 tarihli .... no.lu 46.914,56 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, ihtilaf konusu bu faturanın davacı tarafından BS formunda bildirildiği halde davalının BA formunda beyan edilmediği hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları dikkate alınarak tarafların ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve 105.881,85 TL alacağın varlığının ispatlandığı; ancak davacı tarafça 15.06.2021 tarihli ... no.lu 46.914,56 TL tutarlı faturaya konu hizmetin davalı tarafa verildiğinin ispatlanamadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı anlaşılmakla; dosya kapsamında yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporlarındaki taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtlarındaki tespitler ile dosyaya ibraz edilmiş olan fatura, BA/BS formları, ödeme makbuzları ve tarafların ticari defterlerindeki kayıtlarla hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları da dikkate alınarak; davacının davalıdan 105.881,85 TL alacaklı olduğu, borcun ödenmediği sonuç ve vicdani kanaatine varılmakla; davanın kısmen kabulüne, davalının Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 105.881,85-TL asıl alacak yönünden kısmen iptali ile; takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 105.881,85-TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (21.176,37-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Reddedilen kısım yönünden davalı vekilinin tazminat talebinin REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 7.232,78 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.845,41 TL ile icra dosyasına yatırılan 763,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.623,39 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yatırılan 1.845,41 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı ve 763,98 TL icra dosyasına yatırılan peşin harç olmak üzere toplam 2.789,29 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 2.162,03 TL sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bakiye 957,97 TL sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat, talimat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 6.782,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.699,65 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemiyle, davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸