İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2015/208 E. 2020/433 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2015/208
- Karar No
- 2020/433
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/208 Esas KARAR NO : 2020/433 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/02/2015 KARAR TARİHİ : 24/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği 18/02/2015 tarihli dilekçesinde; Rekabet kurulunun... sayılı ve 12/06/2014 tarihli kararına göre davalı ... AŞ.'nin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ' un 6. Maddesi anlamında Türkiye rakı piyasasındaki hakim durumunu kötüye kullandığı ve aynı piyasada faaliyet gösteren davacı ... Alkollü İçecekler AŞ. aleyhine haksız eylemde bulunduğu hususunun kesin ve bağlayıcı olarak tespit edildiğini, davacı ... Alkollü İçecekler AŞ. ile davalı ... Tic AŞ'nin Türkiye rakı pazarında birbirlerine rakip teşebbüsler olarak faaliyet gösterdiğini, davacının...Rakı..., ..., ...,...,..., ... Rakı gibi markaları Türkiye 'de maruf hale getirdiğini, davalının ise ...ve ...Rakısı gibi Türkiye'de en çok satan rakı ürünlerinin satıcısı ve üreticisi konumunda olduğunu, davalının Türkiye rakı pazarında uzun bir zamandan sonra tartışmasız şekilde hakim durumda olduğunu ve davacı ... pazarda faaliyet gösteren diğer rakı üreticilerinden yüksek bir pazar payı mevcut olduğunu, davalı ... Tic AŞ.'nin 2006 yılında ...arafından alınması ile hakim durumunu kötüye kullanmaya başladığını, 2011 yılında... tarafından satın alınması ile de rakı pazarındaki hakim durumunu kötüye kullanma durumundaki eylemlerin artarak devam ettiğini ve bugüne kadar sürekli bir şekilde varlığını koruduğunu, bunun üzerine davacı şirketin de aralarında bulunduğu çeşitli rakı üreticileri tarafından Rekabet Kuruluna yapılan başvurular üzerine davalı şirket hakkında Rekabet Kurulu tarafından soruşturma açıldığını, soruşturma sonucunda Rekabet Kurulu'nun 14-21/410-178 sayılı ve 12/06/2014 tarihli kararı ile ... İçki San ve Tic AŞ.'nin rakı pazarında hakim durumda bulunduğuna oy birliğiyle,... İçki San ve Tic AŞ.'nin rakiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştırma amacı ve etkisi taşıyan uygulamalar ile hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ' un 6. maddesini ihlal ettiğine oy birliğiyle ,bu nedenle 4054 sayılı kanunun 16. Maddesinin 3. fıkrası ve Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem Ve Kararlar İle Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmeliği ' nin 5. maddesinin 1. fıkrasının b bendi ve 2. fıkrası, 3. fıkrasının a bendi hükümleri uyarınca 2013 mali yılı sonunda oluşan ve kurul tarafından belirlenen gelirlerinin takdiren %1,5 olmak üzere ...İçki San ve Tic AŞ.'ye 41.512.531,90 TL idari para cezası verilmesine " karar verildiğini, Rekabet Kurulunun kararına karşı davalı tarafından yasal süresi içerisinde İdari Yargı'ya başvurulmamış olduğundan kararın şekli ve maddi yönden kesinleştiğini, böylelikle davalının Türk rakı pazarında hakim durumunda bulunduğu ve rakiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştırma amacı ve etkisi taşıyan uygulamalar ile hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ' un 6. maddesini ihlal ettiğini hususunun Rekabet Kurulunun kararı ile sabit hale geldiğini, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun ' un uygulanması ve bu kanunun ön gördüğü yaptırımlar ile ilgili kararların alınması konularında Rekabet Kurulunun münhasır ve doğrudan yetkilere sahip olan bağımsız bir idari merci olarak faaliyet gösterdiğini, 4054 sayılı yasanın uygulanması konusunda kanun tarafından münhasır yetkiler verilmiş olan Rekabet Kurulu tarafından bir anlaşma, işlem yada eylemin rekabet hukukuna uygun olup olmadığı konusunda verilen kararların mahkemeler tarafından bu işlemler hakkında yapılacak değerlendirmeler için de geçerli ve bağlayıcı olduğunu, Rekabet Kurulu kararı doğrultusunda Rekabet Kurulunun davalı şirket hakkında yaptığı 4054 sayılı kanunun 6. maddesinin ihlaline dair tespitin hakim durumun kötüye kullanılmasından doğan maddi zararların tazmini talebi ile açılan dava hakkında yapılacak değerlendirme için de bağlayıcı olduğunun şüphesiz olduğunu, davalının 4054 yasanın 6. maddesini ihlal ettiği ve rakı pazarında faaliyet gösteren davacı şirkete yönelik haksız eylemnde bulunduğu hususların kesin ve tartışmasız hale geldiğini, davalının hakim durumun kötüye kullanılması durumundaki eylemlerinin Rekabet Kurulu kararlarında " ... (313) ...İçki 'nin geleneksel kanaldaki kapalı satış noktaları ve yerinde satış noktalarına çeşitli isimler altında verdiği indirimler ve peşin ödemeler ile rakiplerin satış noktasında görünürlüğünü sınırlamaya yönelik uygulamalarının rakiplerin rakı pazarının önemli bir bölümüne erişiminin sınırlanması amacını taşıması ve etkisini doğurduğu anlaşılmıştır. (314) Rakı pazarında hakim durumda olan ...İçki'nin bölge müdürlükleri insiyatifinde satış noktalarında verdikleri indirimlerin mal alım sözleşmeleri kapsamında verdiği indirimlerin ve rakiplerin geleneksel kanaldaki satış noktalarında görünürlüğünün engellenmesine ilişkin uygulamalarının rakiplerini geleneksel kanaldaki kapalı satış noktalarından ve yerinde tüketim kanalındaki açık satış noktalarından dışlama stratejisinin bir parçası olduğu ve 4054 sayılı kanunu ihlal ettiği anlaşılmıştır, ...İçki'nin rakı pazarındaki rakiplerini dışlayıcı etki doğurduğu tespit edilen söz konusu uygulamaları ile 4054 sayılı kanunun 6. maddesi kapsamında hakim durumunu kötüye kullandığı tespit edilmiştir ... " şeklinde tanımlandığını, rekabetin sınırlanmasının özel hukuk alanındaki sonuçlarını düzenleyen 4054 sayılı kanunun 56. maddesi vd. hükümlerine göre davacı şirketin davalının Türkiye rakı pazarındaki hakim durumunu kötüye kullanma niteliğindeki haksız ve kasıtlı eylemleri nedeniyle uğradığı maddi zararların yada bu eylemler sonucunda davalının elde ettiği yada elde etmesi muhtemel karın 3 katı oranında tazminatı davalıdan talep etmesinin mümkün olduğunu, 3 kat tazminatın teşebbüsün yada tarafların anlaşmaları, kararı veya ağır ihmalleri sebebiyle rekabetin engellenmesi, bozulması yada kısıtlanması sonucu ortaya çıkabilecek rekabet durumlarını engelleyebilmek ve ortaya çıkan zararları gidermek amacı taşıdığını, davalının Rekabet Kurulu kararı ile tespit edilen hakim durumu kötüye kullanma niteliğindeki eylemlerin haksız ve kasıtlı olduğunun açık olup 4054 sayılı kanunun 58/2 maddesi uyarınca davacı şirketin davalının eylemlerinden doğan maddi zararının yada zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan karların 3 katı tutarında tazminatı davalı şirketten talep edebileceği konusunda şüphe bulunmadığını, davalının hakim durumun kötüye kullanılması niteliğindeki eylem ve uygulaması sonucu ...Alkollü İçecek AŞ ile rakı piyasasındaki diğer firmaların uğradığı zararların nitelik ve kapsamının Rekabet Kurulu kararının 289 ve 290. Paragraflarında " (289) Pazar paylarının gelişimi incelendiğinde ...İçki pazar payı kazanırken rakiplerinin pazar paylarının görece sabit bir seyir izlediği, rakiplerin pazar payında dikkate değer artış yaşanan tek dönemin 2008-2009 dönemi olduğu, bu dönemde de ...İçki'nin sözleşmesel yada fiili münhasırlığa yönelik uygulamalarının olmadığı, sonrasında ise ...İçki'nin uygulamaları nedeniyle rakiplerin pazar payı gelişimlerinin baskılandığı değerlendirilmiştir. Bulunurluklar bakımından da ...İçki'nin en yakın rakibi sabit bir seyir izlerken daha küçük rakiplerin bulunurluklarının azaldığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla rakı pazarında rakiplerin pazar paylarını arttıramadıkları, satış noktasında bulunurluklarını arttırarak tüketici ile ürünlerini buluşturamadıkları tespitinde bulunulmuştur. (290) ...İçki'nin rakipleri dışlayıcı uygulamalarının etkisi doğrudan rakiplerin pazar dışına çıkması olabileceği gibi rakiplerin pazarda büyüyememesi ve minimum etkin ölçeğe erişimlerinin sınırlanmasının da olabilecektir. Literatürde hakim durumdaki teşebbüsün dışlayıcı uygulamaları nedeniyle rakiplerin pazardan çıkmasının tüketici zararı oluştuğunu göstermesi bakımından bir gösterge olduğu ancak rakiplerin hakim durumdaki firmanın münhasırlığına yönelik uygulamaları nedeniyle artan dağıtım maliyetleri dolayısıyla piyasada çok küçük teşebbüsler olarak kalmasının da tüketici zararının ortaya çıkması için yeterli olduğu belirtilmektedir ... " şeklinde tanımlandığını, Rekabet Kurulu Kararının 289. Paragrafında açık bir şekilde tespit edilen maddi olgulara göre eldeki dava kapsamında davacı şirketin maddi tazminat talebine esas zarar kalemlerinden bir tanesi olarak davalının hakim durumunu kötüye kullanması nedeniyle 2011 yılı ve izleyen dönemlerde davacı şirketin Türkiye rakı piyasasındaki pazar payında meydana gelen azalmanın veya bazı yıllık dönemlerde önceki dönemlere göre meydana gelmesi mümkün olduğu halde davalının engelleyici ve baskıcı uygulamaları nedeniyle gerçekleşmeyen artış oranı ile bu pazar payı oranına isabet eden ciro ve kazanç miktarlarının tespitinin talep edildiğini, davalının hakim durumunu kötüye kullanması nedeniyle davacı şirketin uğradığı diğer bir maddi zarar kaleminin Rekabet Kurulu kararının 290. Paragrafında tanımlandığını, davalının münhasırlığa yönelik uygulamalar ile ortaya çıkan hakim durumun kötüye kullanılması niteliğindeki eylemlerinden dolayı davacı şirketin pazarda büyüyememesi sebebiyle minimum etkin ölçeğe ulaşamadıkları ve küçük teşebbüsler olarak kalmaları yüzünden dağıtım maliyetlerinde artışlar meydana geldiği yani pazarda büyümeleri halinde piyasaya sundukları ürün hacminin artması ile birlikte dağıtım maliyetlerinde meydana gelebilecek tasarruftan yararlanamadıkları ve daha yüksek maliyetler ile dağıtım yapmak zorunda kaldıklarının açık olarak ortaya konulduğunu, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun ' un 58/2 maddesine göre davacı şirketin hakim durumun kötüye kullanılması nedeniyle uğradığı maddi zarara alternatif olarak davalının hakim durumu kötüye kullanmak suretiyle elde ettiği yada elde etmesi muhtemel kazancı talep etmesinin de mümkün olduğundan terditli talep doğrultusunda davalı şirketin hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle elde ettiği yada elde etmesi muhtemel kazancın tespiti ile eğer bu miktar davacı şirketin uğradığı maddi zararlar bakımından daha yüksek ise tazminat olarak davalının elde ettiği yada elde etmesi muhtemel kazanca hükmedilmesinin talep edildiğini, davalının hakim durumun kötüye kullanılması niteliğindeki haksız uygulamalarının kasıtlı eylemler olduğunun şüphesiz olduğunu, bu nedenle 4054 sayılı kanunun 58/2 maddesine göre davacının maddi zararı yada davalı şirketin elde etmesi muhtemel haksız kazancın hangisi daha yüksek miktarda ise bu miktarın 3 katı tutarında tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davalının davacı şirketi rakı piyasasında engelleyici ve dışlayıcı eylemleri nedeniyle davacı şirketin iktisadi kişilik haklarının ağır bir şekilde ihlal edilmiş olduğundan davalının 6098 sayılı TBK'nun 58. Maddesine göre manevi tazminat ödeyemeye mahkum edilmesi gerektiğini, Rekabet Kurulu Kararının 125. Paragrafında davalının Ege Bölge Müdürü tarafından 03/12/2012 tarihinde gönderilen E postada davacı ...Alkollü İçecekler AŞ hakkında " bölgedeki stant sayısına bakarak daha fazla pay almamız doğal, bir diğer yılanın başının çıkmadan ezecek isek bu bölgeye biraz daha ağırlık vermemiz gerekir, stant bütçesini harcayacak yer bulamayan bölgeler var, bununla birlikte açık, net söylüyorum ben veremediğim zaman stantım yok oluyor, şükür şu anda birkaç nokta verdik ama ekip bundan muzdarip " ifadelerinin ve 126. Paragrafında da " Belgede ...nin satış noktası raflarında yer alması uygulamalarına satış noktalarına verilen tavizler ile cevap verilmesi hakkında " yılanın başını çıkmadan ezmek " ifadesi kullanılmış ve ...İzmir merkezli bir teşebbüs olduğundan bu bölgede ...İçki'nin daha fazla bütçe kullanmasının gerektiği vurgulanmıştır. " tespitinin yapıldığını, davalının Ege Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan E Mail yazışmalarında davacı şirketin yılan olarak anıldığı ve davacı şirket hakkında yılanın başını ezmek türünden ağır ifadelere yer verildiğinin tespit edildiği, bu beyanların davacı şirketin iktisadi kişiliğine yönelik ağır hakaretler olduğunun şüphesiz olduğunu, bu saldırılar nedeniyle TBK 58 ve uyarınca manevi tazminat talep edilebileceğini belirtmiş, davacı şirketin uğradığı maddi zarar ile davalı ... AŞ'nin bu uygulamalar sonucunda elde ettiği yada elde etmesi muhtemel kazancın tespiti ile bunlardan hangisi yüksek ise tazminata esas alınması suretiyle 4054 sayılı yasanın 58/2 maddesi hükmü ile Rekabet Kurulunun kararına istinaden kasıtlı eylemlerle hakim durumunu kötüye kullandığı sabit olan davalı aleyhine tespit edilecek zarar miktarının 3 katı uyarınca tazminata hükmedilmesine, yargılama aşamasında davacı şirketin maddi zararının tespit edilmesinden sonra fazlaya ilişkin her türlü dava talep ile ıslah hakları saklı tutulmak kaydı ile şimdilik HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası kapsamında 100.000,00 TL'nin 3 katı tutarında 300.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine, davalının haksız ve kasıtlı uygulamaları nedeniyle davacı şirketin iktisadi kişilik haklarının ağır bir şekilde ihlal edilmiş olmasından dolayı 100.000,00 TL tutarında manevi tazminata hükmedilmesine, tespit edilen alacaklara hakim durumunu kötüye kullanma ve haksız fiillerin başlangıç tarihi olan 2011 yılından itibaren T.C. Merkez Bankası avans faizi oranında faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili Mahkemize verdiği 27/03/2015 tarihli cevap dilekçesinde; davacı şirketin İstanbul'da mukim bir şirket olduğunu, HMK'nın 6/1 maddesi gereği genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, bu sebeple davanın İstanbul ATM'de görülmesinin gerektiğini, yetki ilk itirazında bulunulduğunu, davacının zararın varlığından haberdar olma tarihinin Rekabet Kurumuna yaptığı başvuru tarihi olup bu tarihin 2012 yılı olduğunu, söz konusu tarih itibariyle yürürlükteki TBK'nun ilgili maddesi gereği 2 yıllık zamanaşımı süresinin 02/04/2012 yılında sona erdiğini, davanın 18/02/2015 tarihi itibariyle açıldığını, zamanaşımı süresi dolduğundan davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, davacının dava dilekçesi içeriğinde davalı şirketin yasal süresi içerisinde idari yargıya başvurmadığından bahsettiğini, 29/12/2014 tarihinde İdari Yargı da dava açıldığını, yürütmenin durdurulması talebi ile ilgili karar verilmesi aşamasında bulunulduğunu, davacı şirketin delil listesi içeriğinde mahkemeyi yanıltmaya çalışmak suretyile 2014 yılına ait deliller öne sürmekte olduğunu, Rekabet Kurumu soruşturmasının 14/02/2013 tarihinde açıldığı göz önünde bulundurulduğunda dava dilekçesi içeriğinde bulunan delillerin soruşturmanın açılış tarihi olan 14/02/2013 tarihi sonrası ve hatta 2014 ve 2015 yıllarına ait olmasının Rekabet Kurumunun bu tarihlere ilişkin olarak davalı şirket aleyhine bir karar vermediği düşünüldüğünde anlaşılır ve kabul edilebilir bir nitelik taşımadığını, Rekabet Kurumunun soruşturmasının yalnızca 14/02/2013 tarihine kadar olan dönemdeki davalı şirket faaliyetlerini incelediğini, davacı şirketin delil listesinde Rekabet Kurumu tarafından incelenen döneme ait olmayan deliller öne sürmesi dolayısıyla haksız fiilin unsurlarının eksik kaldığını ve davacının iddialarının yersiz ve dayanaksız olduğunun açıkça ortaya çıktığını, davacının dava dilekçesi içeriğinde belirttiği ve Rekabet Kurulu tarafından verilen kararın mahkemeler tarafından karar verilmesi aşamasında doğrudan değerlendirilmesi yönündeki iddialarının tamamı ile gerçek dışı ve hukuk mantığına aykırı içerik ihtiva ettiğini, Rekabet Kurulu gerekçeli kararı içeriği ve 4054 sayılı kanunun açık hükmü gereği idari yaptırım kararlarına karşı yetkili İdare Mahkemesinde dava açılabileceğini Rekabet Kurulu kararlarının içeriğinin de yüksek yargının hukuksal açıdan kontrolüne tabi olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketin uygulaması sonrasında tespit edilmesi muhtemel zararlarına istinaden maddi ve manevi tazminat talep ettiğini, zararın ispatına dair yeterli bilgi ve belgenin mahkeme dosyasına sunulamadığını, tazminat taleplerinin hukuki gerekçeden yoksun ve dayanaksız kaldığını, Rekabet Kurulu kararı içeriğinin Rekabet Kurulunun Tütün Ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun yetki alanına müdahale etmesi nedeniyle yetki unsuru yönünden, cezaya sebep gösterilen fiiller teknik olarak rekabet ihlali olmadığından ve davalı şirketin daha önce kurul tarafından aklandığı bir döneme ilişkin olarak incelemeye maruz kalmak suretiyle yaptırıma tabi tutulması ile ve ilgili ürün pazarına ilişkin değerlendirmelerin yanlış yapılması dolayısıyla sebep unsuru yönünden Rekabet Kurulu tarafından verilen idari para cezasının kanun ve yönetmelikler ile belirtilen usul ve esaslara aykırı olması ve gerekçe gösterilmemesi nedeniyle hukuksal açıdan yürürlükteki mevzuata aykırılık teşkil ettiğini ve karar içeriğinin mahkemeler tarafından eksiklikleri yönünden değerlendirilmesi gerektiğini, Rekabet Kurulu kararı içeriğinde davalı şirket tarafından yürütüldüğü iddia edilen uygulamaların davacılara etkisine ilişkin olarak kesin bir değerlendirme yapılmadığını ve davacılar tarafından uğradıkları iddia edilen zararların Rekabet Kurulunun davalı şirkete verdiği ceza ile arasındaki nedensellik bağının açıklamadığını, davacı şirketin davada gözetilmesi gereken amacın ilgili haksız fiiller aranmaksızın salt zarar görenin zararın karşılanması olduğu ve zararın da mahkemece gösterilmesi gerektiğini düşündüğünü, bu yönde yalnızca iddia ortaya atmak suretiyle bu iddialara konu zararı ile davacı şirketin faaliyetleri arasında hukuka aykırı bir bağ kurduğunu, haksız fiilin unsurlarından zararın varlığı ve nedensellik bağının davacılar tarafından açıklaması ve bu hususun mahkeme tarafından tespit edilmesi gerektiğini, buna ilişkin herhangi bir değerlendirmenin gerekçeli Rekabet Kurulu kararı içeriğinde bulunmadığını, Rekabet Kurulu tarafından karara alınmayan dönem veya konuya ilişkin olarak davacı şirket tarafından tazminat talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacının Rekabet Kurulunun davalı hakkında almış olduğu karara konu edilmeyen ve hatta bu karar kapsamının incelenmeyen döneme ait deliller sunmak suretiyle haksız ithamlarda bulunulduğunu, davacı şirketlerin uğradıkları iddia edilen zararların davalının uygulamaları dolayısıyla ortaya çıktığına ilişkin herhangi bir bulgunun tespit edilemediğini, böyle bir tespitin kanıtlanması hususunun davacı üzerinde olduğunu, davacının dava dilekçe içeriğinde devamlı surette pazar payındaki gelişime engel olarak davalı şirketi gösterdiğini, pazarlama ve adil rekabet için yatırım yapmak yerine pazarda ikinci sırada yer alan bir teşebbüs olmasından pazarda uzun yıllardır geniş kategorideki ürünleri ile var olan davalı şirketi sorumlu tutmasının doğru olmadığını, dava dilekçesi içeriğinde atıfta bulunulan Rekabet Kurulu kararının 289 nolu paragrafında 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin olarak bir değerlendirme yapıldığının belirtildiğini ancak davacılar tarafından bu döneme ilişkin zararlarını kanıtlayacak herhangi bir belgenin mahkeme dosyasına sunulmadığını, ayrıca ilgili paragrafta davcı ...şirketine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamış olmasına rağmen dava dilekçesi içeriğinde sanki bu değerlendirmenin ...Şirketi için yapılmış olduğu gibi bir izlenim oluşturmaya çalışıldığını, karar içeriği okunduğunda böyle bir husus olmadığının açıkça anlaşılacağını, davacının devamlı surette dilekçesi içeriğinde vurgulamaya çalıştığı, mahkemeyi yanıltmaya yönelik bir eylem olduğu açıkça belli olan piyasada faaliyet gösteren diğer firmaların faaliyetlerini durdurduklarına ve pazardan çıktıklarına ilişkin beyanlar olduğunu, davacının sektörde son 10 yıl için hangi şirketlerin pazardan çıktıklarını ve hangi şirketlerin pazara girdiklerine ilişkin bir değerlendirme yapmasının gerektiğini, pazardan çıkan şirketin olmaması hatta aksine pazara yeni giren şirketlerin artan sayısının yapılacak inceleme sonrasında görülebileceğini ayrıca davacı şirketin pazarda ve tüketiciler gözünde alkollü içecek devlerinden biri olarak bilinmesi, yatırımcıların da bu yönde ilgisini çekerek halka arz amacıyla çalışmalara başladığının duyurulması hatta kamuya yapılan açıklamalar kapsamında şirket cirosundaki artışa dikkat çekerek büyüme hedeflerine vurgu yapıyor olmasının davacı şirketin faaliyetleri nedeniyle zarara uğradığını iddialarını çürüttüğünü, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 28 ek içeriğinden çoğunluğunun yokluklarında yapılan bilirkişi incelemelerine istinaden sunulan bilirkişi raporları ile alakalı olduğunu, bunların geçersizliğinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/02/2010 tarih ... Karar sayılı kararı ile belirlendiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan bilirkişi raporlarının bazılarının duty free olarak tabir edilen gümrüksüz satış noktalarında yapılan tespitlere ilişkin olup bu konuya ilişkin olarak Rekabet Kurumu tarafından yapılan herhangi bir tespit bulunmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça yetki ilk itirazında bulunulmuş ise de dava maddi ve manevi tazminat davası niteliğinde olup HMK 'nun 16. Maddesi gereğince davacının yerleşim yeri mahkemesi de yetkili yeri olarak belirtildiğinden davalının yetki ilk itirazının reddine karar verilerek yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur. Rekabet Kurumunun 2012-3-001 dosya nolu ...karar sayılı 12/06/2014 tarihli kararının incelemesinde ; başvuruda bulunanların ...Alkollü İçecekler Ticaret AŞ, Sarper İçecek ve Sanayi AŞ, Anadolu Alkollü ve Alkolsüz İçecekler İthalat İhracat San ve Tic Ltd Şti,..., hakkında soruşturma yapılanların ...İçki San ve Tic AŞ., temsilcilerinin ..., Av...., Av. ..., dosya konu sunun ...İçki San ve Tic AŞ.'nin satış noktaları üzerinde baskı oluşturarak rakip ürünlerin satışına engel olduğu, kendi ürünleri lehine münhasırlık uygulamak ve rakiplerin faaliyetini zorlaştırmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ' un 4 ve 6. Maddelerini ihlal ettiği iddiası olduğu, kararın sonuç bölümünde 14/02/2013 tarih 13-10/130-M sayılı kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen rapora ve ek görüşe toplanan delillere yazılı savunmalara, sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre 1- ...İçki San ve Tic AŞ.'nin rakiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştırma amacı ve etkisi taşıyan uygulamalarına ilişkin olarak 4054 sayılı kanunun 4. Maddesi kapsamında idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına oy birliğiyle, 2- ...İçki San ve Tic AŞ.'nin rakı pazarında hakim durumda bulunduğuna oy birliğiyle, 3- ...İçki San ve Tic AŞ.'nin rakiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştırma amacı ve etkisi taşıyan uygulamalar ile hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun ' un 6. maddesini ihlal ettiğini oy birliğiyle, 4- Bu nedenle 4054 sayılı kanunun 16. Maddesinin 3. fıkrası ve Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem Ve Kararlar İle Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilebilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının b bendi ve 2. fıkrası, 3. fıkrasının a bendi hükümleri uyarınca 2013 yılı mali yılı sonunda oluşan ve kurul tarafından belirlenen gelirlerinin takdiren %1,5 olmak üzere ...İçki San ve Tic AŞ.'ye 41.512.531,90 TL idari para cezası verilmesine, kurul üyesi Reşit Gürpınar'ın farklı gerekçesi ve oy çokluğu ile Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere karar verildiği belirlenmiştir. Davalı tarafça zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de; TBK 72. Maddesindeki " ... tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zaman aşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zaman aşımı uygulanır." düzenlemesi göz önüne alındığında ceza zaman aşımı süresinin değerlendirilmesinin gerektiği , 4054 sayılı Kanun’un “Para Cezaları ve Süreli Para Cezalarında Zamanaşımı” başlıklı 19. Maddesinin 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı “Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” un 578. maddesi ile yürürlükten kaldırılması sebebiyle rekabet ihlallerindeki zamanaşımı süresinin, 30.03.2005 tarih ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’ndaki ilgili düzenlemeye tabi hale geldiği, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun, Rekabet Kanunu’nun mülga 19. maddesi yerine uygulanacak “Soruşturma Zamanaşımı” başlıklı 20. Maddesi 3. No lu bendindeki " Nispî idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır." ve 4 no lu bendindeki " Zamanaşımı süresi, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar. " düzenlemeleri göz önüne alındığında zaman aşımı süresinin 8 yıl olduğu ve davanın açıldığı tarih itibariyle bu sürenin henüz dolmadığı belirlendiğinden davalının zamanaşımı definin reddine karar verilerek yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur. Davalının eylemleri dolayısıyla davacının maddi zararının doğup doğmadığı, doğmuş ise bunun miktarının belirlenmesine yönelik olarak 4054 sayılı yasanın 58/2 maddesi doğrultusunda davacı defterleri ile dosya üzerinde SMMM ve Rekabet Hukuku alanında uzman bilirkişiden oluşturulan iki kişilik bilirkişi kurulu vasıtası ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 11/04/2018 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda ; davacı firmanın şikayeti üzerine Rekabet Kurumu tarafından yapılan soruşturma sonucunda davalı ... Tic AŞ.'nin rakı pazarında hakim durumda bulunduğuna, ...İçki San ve Tic AŞ.'nin rakiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştırma amacı ve etkisi taşıyan uygulamalar ile hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması hakkında kanunun 6. Maddesini ihlal ettiğine karar verildiği, bu nedenle 4054 sayılı kanunun 16. Maddesinin 3. Fıkrası ve yönetmeliğin 5. Maddesinin 1. Fıkrasının b bendi hükümleri uyarınca 2013 mali yılı sonunda oluşan ve kurul tarafından belirlenen gelirlerinin takdiren %1,5 olmak üzere ...İçki San ve Tic AŞ.'ye 41.512.531,90 TL idari para cezası verilmesine karar verildiği, davalı firmanın uygulanan ceza ile dayanağı yönetmeliğin ilgili maddesinin iptali için Danıştay'da açtığı davanın sona erdiği ve davanın reddine karar verildiği , Rekabet Kurulu kararı ve içeriği deliller incelendiğinde davalının pazar payı kazanırken rakiplerinin pazar paylarının görece sabit bir seyir izlediği, davalının rekabet ihlallerinin bulunmadığı 2008-2010 yıllarında rakiplerinin pazar paylarını arttırabildiği ancak sonraki dönemlerde gerçekleşen rekabet ihlalleri ile rakiplerin pazar payı kayıpları yaşadığı görüldüğü, davalının hukuka aykırı eyleminin Rekabet Kurulu tarafından tespit edildiği ve Rekabet Kurulunun belirttiği gibi hukuka aykırı eylem sonucunda davacının da aralarında yer aldığı rakip firmaların pazar kaybı yaşadığı görüşüne varıldığı, davacı şirketin 2011-2012-2013-2014 dönemleri kapsamında uğradığı muhtemel zararın 54.073.714,99 TL olduğu, ayrıca davacı her iki şirketin Rekabetin Korunması hakkında kanununun 58/3 maddesi gereğince " ortaya çıkan zarar tarafların anlaşması yada kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmakta ise hakim zarar görenlerin talebi üzerine uğranılan maddi zararın yada zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan karların 3 katı oranında tazminata hükmedebilir, " düzenlemesi uyarınca taktiri mahkemeye ait olmak üzere hesaplanan 3 katı oranında tazminat tutarının da 162.221.144,97 TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Rapora taraflarca itiraz edildiğinden taraf itirazlarının değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi için dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdii edilmiş alınan 26/03/2019 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda ; önceki raporda yapılan değerlendirmelerin aynen geçerli olarak değerlendirildiği, herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek duyulmadığı, Rekabet Kurulu kararında belirtildiği üzere zincir mağazalarda davalının dışlayıcı uygulamalarının bulunmadığı görüşü doğrultusunda mahkemece zincir mağaza satışlarının zararın hesaplanmasında dikkate alınmaması gerektiği düşünüldüğü taktirde zincir mağaza etkisi hariç tutulmak suretiyle yoksun kalınan kar miktarlarının asıl raporda belirtilen distribütör ve zincir mağaza satışlarının oranlanması suretiyle hesaplandığında davacı şirketlerin yoksun kalınan kar miktarı toplamının 44.416.820,00 TL şayet 3 katı tazminata hükmedilmesi uygun görülürse davacının talep edebileceği tazminat miktarının 133.250.461,00 TL olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Davacı vekili ek raporun alınmasından sonra mahkememize verdiği 12/04/2019 tarihli dilekçesinde; davanın başlangıcında geçici talep sonucu olan 300.000,00 TL maddi tazminat tutarının 161.921.144,97 TL si arttırılarak 162.221.144,97 TL maddi ve 100.000,00 TL si manevi olmak üzere toplam 162.321.144,97 TL si tazminatın haksız fiillerin başlangıç tarihi olan 2011 yılından başlamak üzere TC. Merkez Bankası avans faizi oranında faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı tarafça mahkememize sunulan 27/06/2019 tarihli dilekçede davacılardan ...İçecek San ve Tic AŞ. tarafından başvuru harcı yatırılmadığından bahisle davanın bu davacı yönünden dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinin talep edildiği belirtildiğinden bu hususta beyanda bulunmak üzere ve ayrıca dava ve talep arttırım dilekçesi yönünden açıklama dilekçesi sunmak üzere davacı vekiline mahkememizin 04/07/2019 tarihli celsesinde 2 haftalık süre verilmiş, davacı vekili mahkememize verdiği 18/07/2019 tarihli dilekçesinde ; ...İçecek San ve Tic AŞ. yönünden başvuru harcının yatırıldığını, talep arttırım dilekçesinin açıklığa kavuşturulması için öncelikle ek bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise müşterek alacaklı konumundaki her bir davacı şirket açısından hesaplanan 54.173.114,99 TL 'nin üç katı olan 162.221.144,97 TL tazminat üzerinden yarı yarıya tazminat hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Ek raporun alınmasından sonra davacı vekilinin talebi üzerine celb edilen Rekabet Kurulunun 16/07/2017 tarih 17-0784-34 sayılı kararının incelemesinde; başvuruda bulunanların gizlilik talepli iki başvuru, hakkında soruşturma yapılanın ...İçki San ve Tic AŞ., dosya konusunun ...İçki San ve Tic AŞ.'nin rakiplerinin faaliyetlerini engelleyici davranışlarda bulunmak suretiyle hakim durumunu kötüye kullandığı iddiası olduğu, 16/02/2017 tarihinde 28/07/2015 tarihli ve 15-32/459-M sayılı kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen rapora ve ek görüşe toplanan delillere, yazılı savunmalara, sözlü savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre ...İçki San ve Tic AŞ.'nin rakı pazarında hakim durumda olduğuna oy birliğiyle ...İçki San ve Tic AŞ.'nin rakiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştırıcı uygulamaları ile hakim durumunu kötüye kullandığına dolayısıyla 4054 sayılı Kanunun 6. Maddesini ihlal ettiğine oy birliğiyle, bu nedenle 4054 sayılı kanunun 16. maddesinin 3. fıkrası ve Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem Ve Kararlar İle Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının b bendi ve 2. fıkrası ile 3. fıkrasının a bendi, 6. maddesinin 1.fıkrası ve 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Temmuz 2015- Haziran 2016 mali yılı sonunda oluşan ve kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirinin takdiren % 4,21875 oranında olmak üzere ...İçki San ve Tic AŞ.'ye 155.782.969,05 TL idari para cezası verilmesine oy birliğiyle, 4054 sayılı kanunun 9. maddesinin 1. fıkrası çerçevesinde ...İçki San ve Tic AŞ. tarafından satış noktalarına mal alım anlaşmaları kapsamında verilecek indirimin indirim dönemi başında peşin olarak ödenmesi uygulamasına son verilmesi, ...İçki San ve Tic AŞ. tarafından mal alım anlaşması imzalanan satış noktalarına verilecek indirimleri satış noktasının alım yaptığı her seferde faturasına yansıtılması yöntemiyle uygulanması böylelikle geriye dönük toplu ödeme şeklinde indirim uygulamasına son verilmesine, ...İçki San ve Tic AŞ. tarafından satış noktalarına yatırım destek sözleşmesi kapsamında peşin ödeme yapılması durumunda sözleşmede yatırımın niteliği ve amacının açıkça belirtilmesi ve bu sözleşmelerin mal alım sözleşmesinden bağımsız olarak düzenlenmesi, ...İçki San ve Tic AŞ. tarafından geleneksel kanaldaki satış noktalarına rakı kategorisinde raf yerleşimi ve ürün dizilimine bağlı olarak finansal fayda sağlanması uygulamasına son verilmesi, ...İçki San ve Tic AŞ.'nin geleneksel kanaldaki satış noktalarında rakı bulunan raflar bakımından rafın görünür bölümünün ve diğer nokta için rakı teşhir alanlarının ( modül , stant gibi ) yalnızca %70 'ine ilişkin olarak dizilim tavsiyesinde bulunulması, tavsiyelerinin yalnızca ...İçki Rakı ürünlerine ilişkin olması ve rakip ürünlerin raflardaki yerleşimine ilişkin olarak satış noktalarında tavsiyede bulunmaması, mal alım sözleşmesinin 2.3 maddesinde yer alan " satış noktası / işletmeci iş bu sözleşmenin yürürlükte olduğu sürece ...tarafından kendisine verilecek olan tanıtım malzemesini ve satın alacağı ...ürünlerini TAPDK dahil ve bunlarla sınırlı olmamak kaydı ile ilgili mevduata aykırı olmayacak ve tüketici tercihlerini azaltmayacak şekilde alkollü içkilere tahsis edilen alanlarda ve Mey'in amacına uygun olarak teşhir etmeyi, yapmayı kabul etmiştir, " hükmünün sözleşme metninden çıkarılması gerektiğine oy birliğiyle, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere karar verildiği belirlenmiştir. Bilirkişi kurulu raporunda belirtilen toplam zarar miktarının her bir davacı için ayrı ayrı belirlenmesi ile taraf itirazlarının yeniden değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi için dosya bir kez daha bilirkişi heyetine tevdi edilmiş alınan 30/12/2019 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda ;asıl ve ek raporlarda yapılan değerlendirmeler de herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek duyulmadığı , davacı ...Alkollü İçecekler Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013-2014 dönemleri kapsamında uğradığı zararın 22.359.654,79 TL ve 3 kat tazminat tutarının 67.078.964,37.TL, davacı ...İçecek Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013-2014 dönemleri kapsamında uğradığı zararın 31.714.060,20.TL ve 3 kat tazminat tutarının 95.142.180,60.TL olarak , Mahkemece, zincir mağaza satışlarının zararın hesaplanmasında dikkate alınmaması gerektiği düşünüldüğü takdirde zincir mağaza etkisi hariç tutulmuş halde davacı ...Alkollü İçecekler Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013-2014 dönemleri kapsamında uğradığı zararın 18.308.943,71 TL ve 3 kat tazminat tutarının 54.926.831,13.TL, davacı ...İçecek Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013-2014 dönemleri kapsamında uğradığı zararın 26.108.019,21.TL ve 3 kat tazminat tutarının 78.324.057,62.TL olarak , Mahkemece, Rekabet Kurulu kararında yer alan rekabet ihlallerinin 2009-2013 yılları arasındaki döneme ilişkin olduğu sonucuna ulaşılacak olursa davacı ...Alkollü İçecekler Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013 dönemleri kapsamında uğradığı zararın 18.197.155,71.TL ve 3 kat tazminat tutarının 54.591.467,13.TL, davacı ...İçecek Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013 dönemleri kapsamında uğradığı zararın 16.434.438,63 TL ve 3 kat tazminat tutarının 49.303.315,89 TL olarak , Mahkemece zincir mağaza satışlarının, zararın hesaplanmasında dikkate alınmaması gerektiği düşünüldüğü takdirde zincir mağaza etkisi ve 2014 yılı hariç tutulmuş halde , davacı ...Alkollü İçecekler Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013 dönemleri kapsamında uğradığı zararın 14.854.069,47 TL ve 3 kat tazminat tutarının 44.562.208, 42 TL, davacı ...İçecek Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013 dönemleri kapsamında uğradığı zararın 13.425.889,10 TL ve 3 kat tazminat tutarının 40.277.667,31TL olarak hesaplandığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Davacı tarafa dava dilekçesindeki maddi ve manevi tazminat talepleri ile ilgili her bir davacı yönünden talep edilen tazminatlar ile ilgili talep sonucu belirtir şekilde dilekçe sunmak üzere mahkememizin 17/10/2019 tarihli celsesinde iki haftalık süre verilmiş, davacı vekili ek raporun alınmasından sonra mahkememize verdiği 13/01/2020 tarihli dilekçesinde; davalının yargı kararı ile sabit olan hakim durumunu kötüye kullanma niteliğindeki haksız ve kasıtlı uygulamaları sonucu oluşan .... yönünden 2011 yılı için 3.363.252,79 TL zararın üç katı olan 10.089.758,37 TL'nin 01/01/2011 tarihinden, 2012 yılı için 4.759.991,25 TL zararın üç katı olan 14.279.973,75 TL'nin 01/01/2012 tarihinden , 2013 yılı için 8.311.194,59 TL zararın üç katı olan 24.933.583,77 TL'nin 01/01/2013 tarihinden, 2014 yılı için 15.279.621,57 TL zararın üç katı olan 45.838.864,71 TL'nin 01/01/2014 tarihinden, ...Alkollü İçecekler Sanayi ve Ticaret AŞ. yönünden 2011 yılı için 4.506.547,17 TL zararın üç katı olan 13.519.641,51 TL'nin 01/01/2011 tarihinden ,2012 yılı için 5.815.386,86 TL zararın üç katı olan 17.446.160,58 TL'nin 01/01/2012 tarihinden ,2013 yılı için 7.875.221,68 TL zararın üç katı olan 23.625.665,04 TL'nin 01/01/2013 tarihinden, 2014 yılı için 4.162.499,08 TL zararın üç katı olan 12.487.497,24 TL'nin 01/01/2014 tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası avans faizi ile birlikte tahsiline ayrıca her bir davacı şirket yönünden 50.000,00 'er TL tazminatın haksız fiilin başlangıç tarihi olan 01/01/2011 tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası avans faizi oranında faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Son alınan bilirkişi kurulu raporunda maddi hatalar yapıldığı anlaşıldığından bu hatalar ile ilgili gerekli düzeltme yapılması için bilirkişi kurulundan bir kez daha ek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 09/06/2020 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda ; asıl ve ek raporlarda yapılan değerlendirmelerin aynen geçerli olarak değerlendirildiği ve herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek duyulmadığı , davacı ...Alkollü İçecekler Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013-2014 dönemleri kapsamında uğradığı zararın 22.359.654,79 TL ve 3 kat tazminat tutarının 67.078.964,37.TL, davacı ...İçecek Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013-2014 dönemleri kapsamında uğradığı zararın 31.714.060,20.TL ve 3 kat tazminat tutarının 95.142.180,60.TL olarak , Mahkemece, zincir mağaza satışlarının zararın hesaplanmasında dikkate alınmaması gerektiği düşünüldüğü takdirde zincir mağaza etkisi hariç tutulmuş halde davacı ...Alkollü İçecekler Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013-2014 dönemleri kapsamında uğradığı zararın 18.308.943,71 TL ve 3 kat tazminat tutarının 54.926.831,13.TL, davacı ...İçecek Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013-2014 dönemleri kapsamında uğradığı zararın 26.108.019,21.TL ve 3 kat tazminat tutarının 78.324.057,62.TL olarak , Mahkemece, Rekabet Kurulu kararında yer alan rekabet ihlallerinin 2009-2013 yılları arasındaki döneme ilişkin olduğu sonucuna ulaşılacak olursa davacı ...Alkollü İçecekler Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013 dönemleri kapsamında uğradığı zararın 18.197.155,71.TL ve 3 kat tazminat tutarının 54.591.467,13.TL, davacı ...İçecek Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013 dönemleri kapsamında uğradığı zararın 16.434.438,63 TL ve 3 kat tazminat tutarının 49.303.315,89 TL olarak , Mahkemece zincir mağaza satışlarının, zararın hesaplanmasında dikkate alınmaması gerektiği düşünüldüğü takdirde zincir mağaza etkisi ve 2014 yılı hariç tutulmuş halde , davacı ...Alkollü İçecekler Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013 dönemleri kapsamında uğradığı zararın 14.854.069,47 TL ve 3 kat tazminat tutarının 44.562.208, 42 TL, davacı ...İçecek Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013 dönemleri kapsamında uğradığı zararın 13.425.790,89 TL ve 3 kat tazminat tutarının 40.277.372,67TL olarak hesaplandığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Danıştay .... Dairesinin ... Karar sayılı ilamının ve eklerinin incelemesinde davacının ...İçki Sanayi ve Ticaret AŞ, davalının Rekabet Kurumu, davalı yanında müdahilin ...Alkollü İçecekler Ticaret AŞ, davanın Rekabet Kurulunun 12/06/2014 tarih ve... sayılı kararının iptali davası olduğu, 25/10/2016 tarihinde davanın reddine karar verildiği, kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/03/2019 tarih ...Karar sayılı kararı ile onandığı ve kararın kesinleştiği belirlenmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça davalının Rekabet Kurulu ile sabit olan hakim durumunu kötüye kullanma niteliğindeki haksız ve kasıtlı uygulamaları sonucu davacı şirketin uğradığı maddi ve manevi zararın giderilmesine yönelik olarak davalı hakkında mahkememize maddi ve manevi tazminat açıldığı, davacı tarafın şikayeti üzerine Rekabet Kurumu tarafından yapılan soruşturma sonucunda Rekabet Kurumunun 2012-3-001 dosya nolu ... karar sayılı 12/06/2014 tarihli kararı ile davalı ... Tic AŞ.'nin rakı pazarında hakim durumda bulunduğuna, ...İçki San ve Tic AŞ.'nin rakiplerinin pazardaki faaliyetlerini zorlaştırma amacı ve etkisi taşıyan uygulamalar ile hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması hakkında kanunun 6. Maddesini ihlal ettiğine , bu nedenle 4054 sayılı kanunun 16. Maddesinin 3. Fıkrası ve yönetmeliğin 5. Maddesinin 1. Fıkrasının b bendi hükümleri uyarınca 2013 mali yılı sonunda oluşan ve kurul tarafından belirlenen gelirlerinin takdiren % 1,5 olmak üzere ...İçki San ve Tic AŞ.'ye 41.512.531,90 TL idari para cezası verilmesine karar verildiği, davalı firmanın uygulanan ceza ile dayanağı yönetmeliğin ilgili maddesinin iptali için Danıştay'da açtığı davanın reddine karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği , davalının hakim durumun kötüye kullanılması durumundaki eylemlerinin Rekabet Kurulu kararının Gerekçe ve Hukuki Dayanak bölümünün 313 nolu bendinde " ...İçki 'nin geleneksel kanaldaki kapalı satış noktaları ve yerinde satış noktalarına çeşitli isimler altında verdiği indirimler ve peşin ödemeler ile rakiplerin satış noktasında görünürlüğünü sınırlamaya yönelik uygulamalarının rakiplerin rakı pazarının önemli bir bölümüne erişiminin sınırlanması amacını taşıdığı ve etkisini doğurduğu anlaşılmıştır. " 314 nolu bendinde " Rakı pazarında hakim durumda olan ...İçki'nin Bölge Müdürlükleri insiyatifinde satış noktalarına verdikleri indirimlerin mal alım sözleşmeleri kapsamında verdiği indirimlerin ve rakiplerin geleneksel kanaldaki satış noktalarında görünürlüğünün engellenmesine ilişkin uygulamalarının, rakiplerini geleneksel kanaldaki kapalı satış noktalarından ve yerinde tüketim kanalındaki açık satış noktalarından dışlama stratejisinin bir parçası olduğu ve 4054 sayılı kanunu ihlal ettiği anlaşılmıştır. ...İçki'nin rakı pazarındaki rakiplerini dışlayıcı etki doğurduğu tespit edilen söz konusu uygulamaları ile 4054 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında hakim durumunu kötüye kullandığı tespit edilmiştir " şeklinde belirlendiği , davalının hakim durumun kötüye kullanılması niteliğindeki eylem ve uygulaması sonucu davacı taraf ile rakı piyasasındaki diğer firmaların uğradığı zararların nitelik ve kapsamının Rekabet Kurulu kararının "Hakim Durumun Kötüye Kullanılmasına İlişkin Değerlendirme " bölümünün 289 no lu bendinde " Pazar paylarının gelişimi incelendiğinde ...İçki pazar payı kazanırken rakiplerinin pazar paylarının görece sabit bir seyir izlediği, rakiplerin pazar payında dikkate değer artış yaşanan tek dönemin 2008-2009 dönemi olduğu, bu dönemde de ...İçki'nin sözleşmesel yada fiili münhasırlığa yönelik uygulamalarının olmadığı, sonrasında ise ...İçki'nin uygulamaları nedeniyle rakiplerin pazar payı gelişimlerinin baskılandığı değerlendirilmiştir. Bulunurluklar bakımından da ...İçki'nin en yakın rakibi sabit bir seyir izlerken daha küçük rakiplerin bulunurluklarının azaldığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla rakı pazarında rakiplerin pazar paylarını arttıramadıkları, satış noktasında bulunurluklarını arttırarak tüketici ile ürünlerini buluşturamadıkları tespitinde bulunulmuştur." 290 no lu bendinde " ...İçki'nin rakipleri dışlayıcı uygulamalarının etkisi doğrudan rakiplerin pazar dışına çıkması olabileceği gibi rakiplerin pazarda büyüyememesi ve minimum etkin ölçeğe erişimlerinin sınırlanması da olabilecektir. Literatürde hakim durumdaki teşebbüsün dışlayıcı uygulamaları nedeniyle rakibin pazardan çıkmasının tüketici zararı oluştuğunu göstermesi bakımından bir gösterge olduğu ancak rakiplerin hakim durumdaki firmanın münhasırlığa yönelik uygulamaları nedeniyle artan dağıtım maliyetleri dolayısıyla piyasada çok küçük teşebbüsler olarak kalmasının da tüketici zararının ortaya çıkması için yeterli olduğu belirtilmektedir " şeklinde belirlendiği , Rekabet Kurulu kararı ve içeriği deliller göz önüne alındığında davalının pazar payı kazanırken rakiplerinin pazar paylarının görece sabit bir seyir izlediği, davalının rekabet ihlallerinin bulunmadığı 2008-2010 yıllarında rakiplerinin pazar paylarını arttırabildiği ancak sonraki dönemlerde gerçekleşen rekabet ihlalleri ile rakiplerin pazar payı kayıpları yaşadığı görüldüğü, davalının hukuka aykırı eyleminin Rekabet Kurulu tarafından tespit edildiği ve Rekabet Kurulunun belirttiği gibi hukuka aykırı eylem sonucunda davacının da aralarında yer aldığı rakip firmaların pazar kaybı yaşadığı görüşüne varıldığı, 4054 Sayılı Kanun ' un " Rekabetin Sınırlanmasının Özel Hukuk Alanındaki Sonuçları " başlıklı " Beşinci Kısım " ın 57. Maddesinde " Her kim bu Kanuna aykırı olan eylem, karar, sözleşme veya anlaşma ile rekabeti engeller, bozar ya da kısıtlarsa yahut belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu kötüye kullanırsa, bundan zarar görenlerin her türlü zararını tazmine mecburdur. Zararın oluşması birden fazla kişinin davranışları sonucu ortaya çıkmış ise bunlar zarardan müteselsilen sorumludur. " , " Zararın Tazmini " başlıklı 58.maddesinde " Rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanması sonucu bundan zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar olarak talep edebilirler. Rekabetin sınırlanmasından etkilenen rakip teşebbüsler, bütün zararlarının tazminini rekabeti sınırlayan teşebbüs ya da teşebbüslerden talep edebilir. Zararın belirlenmesinde, zarar gören teşebbüslerin elde etmeyi umdukları bütün karlar, geçmiş yıllara ait bilançolar da dikkate alınarak hesaplanır. Ortaya çıkan zarar, tarafların anlaşması ya da kararı veya ağır ihmalinin olduğu hallerden kaynaklanmaktaysa, hakim, zarar görenlerin talebi üzerine, uğranılan maddi zararın ya da zarara neden olanların elde ettiği veya elde etmesi muhtemel olan karların üç katı oranında tazminata hükmedebilir. " ve 59. Maddesinde " Zarar görenlerin, bir anlaşmanın varlığı ya da piyasada rekabetin bozulduğu izlenimi veren, özellikle piyasaların fiilen paylaşılması, uzun sayılacak bir süre piyasa fiyatında gözlenen kararlılık, fiyatın piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerce birbirine yakın aralıklarla artırıldığı gibi kanıtları yargı organlarına sunmaları halinde, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde bulunmadıklarını ispatlama yükü davalılara geçer. Rekabeti sınırlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaların varlığı her türlü delille ispatlanabilir. " düzenlemelerinin bulunduğu söz konusu düzenlemeler göz önüne alındığında davalının Türkiye rakı pazarındaki hakim durumunu kötüye kullanma niteliğindeki haksız ve kasıtlı eylemleri nedeniyle davacı tarafın uğradığı her türlü zararını tazmine mecbur olduğu ,davacı tarafça uğranılan maddi zararların yada bu eylemler sonucunda davalının elde ettiği yada elde etmesi muhtemel karın davalıdan talep edilebileceği , yine davacı tarafın 4054 Sayılı Kanun ' un 58/2 maddesi gereğince 3 katı oranında tazminatı da davalıdan talep etmesinin mümkün olduğu , davalı tarafın Rekabet Kurumunun 2012-3-001 dosya nolu... karar sayılı 12/06/2014 tarihli kararında belirtilen eylemlerinin 2009-2013 yılları arasındaki döneme ilişkin olduğu ,bu husus göz önüne alındığında davacı tarafça ancak zarara uğrandığı belirlenen 2011,2012 ve 2013 yılları ile ilgili talepte bulunulabileceği , ayrıca tazminat hesabı yapılırken Rekabet Kurulu kararında da belirtildiği üzere zincir mağazalarda davalının dışlayıcı uygulamalarının bulunmadığı hususu göz önüne alınarak zincir mağaza satışlarının zararın hesaplanmasında dikkate alınmaması gerektiği , bu hususlar göz önüne alındığında davacı ...Alkollü İçecekler Ticaret A.Ş. yönünden 2011-2012-2013 dönemleri kapsamında uğranılan zararın 14.854.069,47 TL ve 3 kat tazminat tutarının 44.562.208, 42 TL, davacı ...İçecek Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden ... dönemleri kapsamında uğranılan zararın 13.425.790,89 TL ve 3 kat tazminat tutarının 40.277.372,67 TL tutarında bulunduğu ,davacıların maddi tazminat taleplerinin bu miktarlar üzerinden kabulünün gerektiği , davalı tarafça davacılardan ...İçecek San ve Tic AŞ. tarafından başvuru harcı yatırılmadığından bahisle davanın bu davacı yönünden dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinin talep edildiği ancak dava dilekçesinde ...İçecek San ve Tic AŞ. nin de davacı olarak gösterildiği ve başlangıçta alınması gereken başvurma harcının yargılama aşamasında tamamlandığı harcın tamamlanmış olması sebebiyle davalının söz konusu savunmasına itibar edilmediği , davacı tarafça ayrıca manevi tazminat talebinde de bulunulduğu , Rekabet Kurumunun ... ... karar sayılı 12/06/2014 tarihli kararının 125 no lu bendinde " E-postaya cevaben Ege Bölge Müdürü tarafından 03/12/2012 tarihinde gönderilen e- postada - Bölgedeki stant sayısına bakarak daha fazla pay almamız doğal. Bir diğer yılanın başının çıkmadan ezecek isek bu bölgeye biraz daha ağırlık vermemiz gerekir. Stant bütçesini harcayacak yer bulamayan bölgeler var. Bununla birlikte açık net söylüyorum ben veremediğim zaman stantım yok oluyor... Şükür şu anda birkaç nokta verdik ama ekip bundan muzdarip - denilmektedir . " ve 126 no lu bendindeki " Belgede ...nin satış noktası raflarında yer alması uygulamalarına satış noktalarına verilen tavizler ile cevap verilmesi hakkında - yılanın başını çıkmadan ezmek - ifadesi kullanılmış ve ...İzmir merkezli bir teşebbüs olduğundan bu bölgede ...İçki'nin daha fazla bütçe kullanmasının gerektiği vurgulanmıştır. " tespitleri göz önüne alındığında davalının Ege Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan E Mail yazışmalarında davacı şirketin yılan olarak anıldığı ve davacı şirket hakkında yılanın başını ezmek türünden ağır ifadelere yer verildiği, söz konusu ifadelerin davacı tarafın iktisadi kişiliğine yönelik , ticari itibarını sarsıcı mahiyette olup kişilik haklarına tecavüz ettiği ve davacı tarafın manevi tazminat talebinin de kabulünün gerektiği incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış her iki davacı yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın Davacı ...Alkollü İçecekler Ticaret AŞ. yönünden KISMEN KABULÜNE 44.562.208,42 TL maddi tazminatın 10.883.311,41 TL lik bölümüne 31/12/2011 , 14.305.851,66 TL lik bölümüne 31/12/2012 , 19.373.045,35 TL lik bölümüne 31/12/2013 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine , Maddi tazminat talebi yönünden fazlaya ilişkin isteğin reddine , 50.000,00 TL manevi tazminatın 03/12/2012 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine , Manevi tazminat talebi ile ilgili faizin başlangıç tarihine yönelik fazlaya ilişkin isteğin reddine , 2-Davanın Davacı .... yönünden KISMEN KABULÜNE 40.277.372,67 TL maddi tazminatın 8.122.255,50 TL lik bölümüne 31/12/2011 , 11.709.578,49 TL lik bölümüne 31/12/2012 , 20.445.538,68 TL lik bölümüne 31/12/2013 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine , Maddi tazminat talebi yönünden fazlaya ilişkin isteğin reddine , 50.000,00 TL manevi tazminatın 03/12/2012 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine , Manevi tazminat talebi ile ilgili faizin başlangıç tarihine yönelik fazlaya ilişkin isteğin reddine , 3-Alınması gereken 5.802.222,78 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.831,00 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 1.382.604,18 TL nin mahsubu ile bakiye 4.412.787,60 TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına, 4-Davacı ...Alkollü İçecekler Ticaret AŞ. kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 534.247,00 TL vekalet ücreti ile hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 7.300,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...Alkollü İçecekler Ticaret AŞ. ye verilmesine, 5-Davacı .... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 491.402,00 TL vekalet ücreti ile hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 7.300,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı .... ye verilmesine, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 313.793,00 TL vekalet ücretinin davacı ...Alkollü İçecekler Ticaret AŞ., 491.402,00 TL vekalet ücretinin de davacı .... den alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 16 davetiye bedeli 170,70 TL , bilirkişi inceleme ücretleri 3.000,00 TL , posta masrafı 8,00 TL olmak üzere 3.178,70 TL yargılama giderinin red ve kabule göre 1.761,00 TL lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan masrafların red ve kabule göre davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafça yatırılan 1.389.471,08 TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'ın yüzlerine karşı açıkça okunup anlatıldı. 24/09/2020
Başkan ... E imza Üye ... E imza Üye ... E imza Katip ... E imza