İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/1175 E. 2025/795 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/1175
Karar No
2025/795
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2015/1175 Esas KARAR NO:2025/795

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:23/11/2015 KARAR TARİHİ:11/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkillerinin 10.12.2014 tarihinde ... sevk ve idaresindeki davalı ... Sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki davalı ... Sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın kaza yapması sonucu yaralandığını ve sakat kaldıklarını, kazada müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, müvekkili ...'ın yolcu konumunda olduğunu” belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 4000 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. (Eski ... Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; “olayla ilgili davacı tarafın müvekkili şirket sigortası araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiasını kabul etmediklerini, kusuru değerlendirmesi yapılması gerektiğini, İş göremezlik tazminat konusundaki taleplerin de denetime uygun şekilde belirlenmesi gerektiğini” belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17. H.D. 2016/10015 Esas 2019/4332 Karar sayılı emsal ilamı) Sigorta şirketi kazaya karışan sigortalı aracın trafik sigortacısı (ZMSS) sıfatıyla, bu aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, kendisine sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır. 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sürücü ve diğer sorumlular arasında bir ayrım yapılmamış, kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. Ceza Kanunu'nda öngörülen daha uzun ceza zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlar. Sürenin işlemeye başlaması için zarar görenin zararı ve onun failini öğrenmesi gerekmez. Ancak zarar ve onun faili, uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmiş ise davanın, öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde açılması gerekir. Zararın ve failin uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmesi halinde, tazminat talebinin, öğrenme tarihinden itibaren 2918 sayılı yasanın 109. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Öğrenme tarihinden itibaren, yeni bir uzamış zamanaşımı süresi işlemez (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16/04/2008 tarih, 2008/4-326 E. ve 2008/325 K.sayılı kararı). Mahkemece yapılması gereken dava konusu trafik kazası nedeniyle yapılan tedavilere ilişkin tüm evraklar toplanarak, Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu almak, tarafların kusur oranları hususunda bilirkişi raporu almak ve tüm belgeler toplandıktan sonra aktüerya raporu almaktır. Adli Tıp Kurumunun düzenlediği 03/12/2018 tarihli 2 sayfadan ibaret raporunda özetle; Mevcut belgelere göre; ... oğlu, 23.08.1964 doğumlu ...'nın 10.12.2014 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı herhangi bir yaralanma tanımlanmadığından, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyet tayinine mahal olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Adli Tıp Kurumunun düzenlediği 19/03/2020 tarihli 2 sayfadan ibaret raporunda özetle; Kurulumuzun 29.12.2017 ve 26.11.2018 tarihli yazıları ile kişinin olayla ilgili tüm tıbbi belge ve grafilerinin gönderilmesi istenilmiş ise de, ... İlçe Hastanesinin 10.12.2014 tarihli genel adli muayene raporu dışında olay tarihli tıbbi belge mevcut olmadığı, bu raporda bacak kemik kırığı vaya yaralanmasına dair herhangi bir bulgu kayıtlı olmadığı cihetle, ... Üniversitesi Hastanesinin 09.01.2019 tarihli raporunda tanımlanan bulguların olay tarihindeki yaralanmayla ilgili olup olmadığı konusunda kanaat oluşmadığından, mevcut verilerle sorulan hususlarda görüş bildirilemediği, olay tarihli grafilerin veya tedavisine ait tıbbi belgelerin teminen gönderilmesi halinde yeniden değerlendirilebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi heyetinin düzenlediği 24/10/2023 tarihli 10 sayfadan ibaret raporunda özetle; Kusur durumuna ilişkin olarak; Trafik kazasına karışan ... plakalı araç sürücüsü ...'nın olayda %75 oranında kusuru olduğu, Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sürücü ... tarafından sevk e idare edilen ... plakalı aracın kaza tarihi itibarı ile sigorta edeni olduğunu, trafik kazasına karışan ... plakalı araç sürücüsü ..."nın olayda % 25 (yüzde yirmi beş) oranında kusuru olduğu, dava dışı ...'nın sürücü ... tarafından sevk ve idare edilen ... plakalı aracın sahibi olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sürücü ... tarafından sevk ve idare edilen ... plakalı aracın kaza tarihi itibarı ile sigorta edeni olduğu, meydana gelen trafik kazasında yaralandığı anlaşılan ve kaza anında, trafik kazasına karışan karışan ... plakalı otomobilde yolcu konumunda olduğu anlaşılan dava konusu sigortalı ...'nin olayda kusurunun olmadığı, Tarafların sorumluluk durumuna ilişkin olarak; Davacı vekili tarafından 21.11.2017 tarihli duruşmada; “Davacı ... yönünden davalı ... sigorta ile sulh olduk. Bu müvekkilim yönünden yalnızca ... sigortadan talebimiz bulunduğu için dava konusuz kalmıştır. Bu davalı aleyhine başkaca talebimiz yoktur. Her iki müvekkilim yönünden ... sigortaya karşı davamız devam etmektedir... ” şeklinde beyanda bulunulmuştur. Davacı beyan ve kabulüne göre davalı ... Sigortanın işbu dava kapsamında bir sorumluluğu söz konusu olmayacağından işbu raporda sadece davalı ... Sigorta'nın %25 kusuruna dayalı olarak hesaplama yapılarak takdire sunulmuştur. Ayrıntılı olarak izah edildiği üzere davalı ... Sigorta tarafında davalı ...'a yapılan ödeme, davacının ödeme tarihindeki verilere göre belirlenen zararından 10.553,02-TL fazla olup, Borçlar Kanunun 166.maddesinde yer alan "...Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.” şeklindeki yasal düzenlemeye göre ... sigorta tarafından yapılan fazla ödeme davalı ... Sigorta'nın sorumlu olduğu tutardan tenzil edilmiştir. Geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararına ilişkin olarak; ... Bakımından: Davalı ... Sigortanın %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 939,40 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %5,1 maluliyet oranı ile ilgili bakiye maddi zararının 37.098,34 TL olduğu, davacının maddi zararlarının ... Sigortanın poliçeye göre sorumlu olduğu tutarın içinde kaldığı, davalı ... Sigortanın 03.12.2015 dava tarihinden önce temerrüde düştüğünün belirlenemediği, ... Sigorta tarafından sigortalanan aracın kullanım şekli ticari gözükmekte olup, avans faizi talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, ... Bakımından: Dava dosyasında bu olay sonucu davacının ne kadar süre işten kaldığı ve bu olay nedeniyle sürekli iş gücü kaybına uğrayıp uğramadığını gösterir ATK raporu bulunmadığından anılan davacı bakımından zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Adli Tıp Kurumunun düzenlediği 25/04/2023 tarihli 3 sayfadan ibaret raporunda özetle; Müslüm oğlu 01.01.1973 doğumlu ...’ın 10.12.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak, Gr1XII (32a……….1)A %5, E cetveline göre %5.1 (yüzdebeşnoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Adli Tıp Kurumunun düzenlediği 05/11/2024 tarihli 3 sayfadan ibaret raporunda özetle; ... oğlu 01.01.1955 doğumlu ...’nın 10.12.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak, Gr1 VII (12Aa……….10)A %14, E cetveline göre % 17.2(yüzdeonyedinoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12(oniki) aya kadar uzayabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Aktürya Bilirkişisi ... ... düzenlediği 12/03/2025 tarihli 7 sayfadan ibaret bilirkişi ek raporunda özetle; Davalı ... Sigortanın %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre; A-Davacı ...'ın; a) Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 939,40 TL, b) Sürekli iş göremezlik dönemine ait %5,1 maluliyet oranı ile ilgili bakiye maddi zararının 77.163,17 TL, olduğu, B-Davacı ...'nın a) Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 2.427,72 TL, b) Sürekli iş göremezlik dönemine ait %17,2 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 112.427,72 TL olduğu, C- Her iki davacının maddi zararlarının da ... Sigorta tarafından tanzim edilen poliçe limitleri içinde kaldığı, D- Dosya münderecatına göre davalı ... Sigortanın 03.12.2015 dava tarihinden önce temerrüde düştüğünün belirlenemediği, E- ... Sigorta tarafından sigortalanan aracın kullanım şekli ticari gözükmekte olup, avans faizi talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, F- Taraflar arasındaki sulh sözleşmesi ve davacı vekilinin kabul beyanlarına göre davalı ... Sigortanın işbu dava kapsamında sorumluluğunun söz konusu olmayacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu ıslah dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporuna doğrultusunda Müvekkili ... yönünden ve sadece ... Sigorta (Eski ... Sigorta A.Ş.) A.Ş. yönünden dava değerini 78.102,57-TL olarak ıslah ettiklerini, arz ve izah edilen nedenlerle; mahkemenin re’sen göz önüne alacağı hususlar itibariyle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile müvekkili için tazminat talebinin ... Sigorta (Eski ... Sigorta A.Ş.) A.Ş yönünden 78.102,57 -TL olarak ıslah ettiklerini, hükmedilecek tazminata kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, yargılama giderleri ile karşı taraf vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir. Yargılama devam ederken; davacı ... ile Davalı ... Sigorta arasında yapılan anlaşma gereği davacı ... yönünden, davalı ... sigorta aleyhine açılan davada tarafların sulh olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; 10/12/2014 tarihinde davalı ... Sigorta nezdinde sigortalı olan ... plakalı araç ile davacı ... hakimiyetindeki ... plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiği, bu kazada davacı ...'ın yolcu konumunda olduğu, davacıların ... plakalı aracın sigortacısı olan davalı ... Sigorta'dan maddi tazminat isteminde bulundukları anlaşılmıştır. Mahkememizce kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu aldırılmasına karar verilmiş olup uzun uğraşlar sonucu alınan rapora göre davacı ... yönünden Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre tüm vücut engellilik oranının %5.1 olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin 25/04/2023 tarihli ATK raporu ile tespit edildiği, davacı ... yönünden Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre tüm vücut engellilik oranının %17.2 olduğu, iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceğinin 05/11/2024 tarihli ATK raporu ile tespit edildiği, belirlenen maluliyet oranlarına göre dosyanın kusur tespiti ve aktüerya hesabı yapılması amacıyla alanında uzman bilirkişilere tevdi edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacı ...'nın kullanımında olan ... plakalı aracın %25 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Sigorta nezdinde sigortalı olan ... plakalı aracın %75 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, davacı ...'ın yolcu konumunda olması nedeniyle kusurunun bulunmadığı, buna göre yapılan aktüer hesabında davacı ...'ın 939,40 TL geçici iş göremezlik ve 77.163,17 TL sürekli iş göremezlik zararının bulunduğu, davacı ...'nın ise 2.427,72 TL geçici iş göremezlik ve 112.427,72 TL sürekli iş göremezlik zararının bulunduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, denetime açık olduğu anlaşılmakla hükme esas alındığı, davacının dava dilekçesinin incelenmesinde davayı kısmi dava olarak açtıkları, davacı ...'ın davayı miktar yönü ile ıslah ettiği, davalı ... Sigorta vekilinin ise ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunduğu görülmekle bilindiği üzere haksız fiilden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu, 2918 sayılı KTK.nun109/2 maddesinin "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmünün bulunduğu buna göre somut olayda 5237 sayılı TCK'nın 89.maddesinde düzenlenen ve somut olayda eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza zamanaşımı süresi aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir. Buna göre davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı ancak dava dilekçesinin incelenmesinde kısmi dava olarak açıldığı anlaşıldığından ıslah edilen kısım yönünden davanın zamanaşımına uğradığı, davalı ... Sigorta'nın süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunduğu anlaşıldığından ıslah edilen kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Dava dilekçesinde belirtilen talepler yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, kazaya neden olan aracın ruhsatta ticari olarak belirtilmesi nedeniyle dava tarihinden itibaren avans faize hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... tarafından, Davalı ... sigorta aleyhine açılan davada sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacı ... tarafından Davalı ... Sigorta aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 1.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.000,00 -TL iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 23/11/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta tahsili ile davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacı ... tarafından davalı ... Sigorta aleyhine açılan davanın KABULÜ ile 500,00 TL geçici iş göremezlik ve 1.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 2.000,00 -TL iş göremezlik tazminatının dava tarihi olan 23/11/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta tahsili ile davacı ...’ya verilmesine, 4-Karar ve ilam harcı 615,40-TL'nin peşin alınan 1.367,70-TL den düşümü ile 752,30-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 27,70-TL peşin ve 27,70-TL başvuru harcı ve 1.395,40-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.395,40-TL'nin davacılara geri verilmesine karar verilen 752,30-TL harcın düşümü ile kalan 643,10-TL'nin davalı ... Sigorta'dan alınarak davacılara verilmesine, 6-Davacı ... tarafından yapılan 10.591,00-TL yargılama giderinin davalı ... Sigorta'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine, 7-Davacı ... tarafından yapılan 3.887,50-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 99,55-TL'nin davalı ... Sigorta'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, 8-Davacı ... kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 2.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta'dan alınarak davacı ...'ya verilmesine, 9-Davacı ... kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 2.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, 10-Davalı ... Sigorta kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davalı ... Sigorta'ya verilmesine, 11-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

HÜKMÜN TASHİHİ: Her ne kadar mahkememiz kısa kararı ile dava tarihi olarak sehven mahkememiz tevzi formu esas alınarak 01/12/2015 olarak belirtilmiş ise de davacı tarafından davanın ... ilinden tevzi yolu ile açılması nedeniyle dava tarihinin 23/11/2015 olduğu anlaşılmakla bu yönüyle hüküm tashih edilmiştir.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2015/1175, K. 2025/795, T. 11.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-1175-e-2025-795-k-4dace7ecf055