İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2014/756 E. 2025/1114 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2014/756
- Karar No
- 2025/1114
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/756
KARAR NO : 2025/1114
DAVA : Cezai Şart Alacağının Tahsili
DAVA TARİHİ: 15/09/2014
KARAR TARİHİ: 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan cezai şart alacağının tahsili davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Şirketlerine bağl...Tütün İşletme Müdürlüğü ile personelin ilaç ihtiyacının karşılanması amacıyla Yeni...si arasında sözleşme imzalandığını, Yeni ...si sahibi/mesul müdürü davalı...'nin işletme müdürlüğünün 14 personeli ve bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri adına toplam 92 adet sahte reçete düzenlendiğini ve bu reçeteleri işletme müdürlüğüne fatura ederek bedellerini tahsil ettiğini, bu durumun kuruluşun Teftiş Kurulu Başkanlığının 18.12.2009 tarih ve ... sayılı adli soruşturma raporu neticesinde ortaya çıktığını, davalının bu eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2010 tarih ve ... esas,...iddianame nolu iddianamesiyle "resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık" atılı suçu ile İzmir...Ağır Ceza Mahkemesinin ... esasına kayden hakkında kamu davası açıldığını, davalı ...'nin İzmir ...Ağır Ceza Mahkemesinin... esas sayılı davasının 20.05.2010 tarihli duruşmasında dava konusu reçeteleri sahte doktor kaşesi yaptırarak sahte olarak doldurduğunu kabul ve ikrar ettiğini, davalının bu eyleminin İzmir ... İşletme Müdürlüğü ile imzalanan ... yılı Tip Sözleşmesinin 6.3.22. Maddesini ihlal niteliği taşıdığını, sözleşmeden kaynaklanan cezai şartın tahsili için işbu davayı açmak zorunluluğunun hasıl olduğunu bildirerek, fazlaya dair her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL cezai şartın fatura tanzim tarihlerinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte tahsiline, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettimiş, 18.11.2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile dava değerini 71.052,40 TL olarak arttırdığı görülmüştür.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı duruşmalara katılmadığı gibi herhangi bir cevap da vermediğinden HMK.nın 128. maddesi uyarınca davayı inkar ettiği kabul edilerek yargılamaya devam olunduğu, davalı adına vekilince dava dosyasına vekaletname sunulmuş, davalı vekili katılım sağladığı 04.12.2025 tarihli duruşmadaki beyanında "ıslahı kabul etmiyoruz, davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TBK nın 179/2 maddesi uyarınca sözleşmeden kaynaklanan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
... Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179/2. Maddesi "Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir." hükmünü içermekte olup anılan hüküm ile ifaya ekli ceza düzenlenmiştir. Bu cezaya gecikme cezası da denilmektedir. TBK'nın 179/2. maddesinde tanımlanan ifaya ekli cezanın istenebilmesi için gecikmiş ifanın çekincesiz olarak kabul edilmemiş olması gerekir. İfaya ekli cezanın talep edileceğine ilişkin itiraz kaydı konulmadan teslimin kabul edilmesi halinde cezayı isteme hakkı düşer. Gecikmiş ifadan önce gönderilen ihtarname ile gecikme cezası isteme hakkı saklı tutulmuş veya sözleşmede cezai şart talep edebilmek için itiraz kaydı konulmasına gerek olmadığı kararlaştırılmış ya da ifadan önce alacaklının bu hakkını saklı tuttuğu anlamına gelecek beyan ve davranışları mevcut ise, sonradan yapılan teslimde itiraz kaydı konulmamış olsa dahi cezai şart talep edilebilecektir.
Somut olayda; davacı ...Genel Müdürlüğü İzmir ... Tütün İşletmeleri Müdürlüğü ile Yeni ...si sahibi davalı ... arasında 2007 yılı Tip Sözleşmenin 6.3.22 maddesinde; imzalanan sözleşmeye göre davacı kurum ile davalının sahibi ve mesul müdürü olduğu ... arasındaki işlemlerde tespit edilecek usulsüzlüklerin yaptırımları; “... veya ... çalışanları tarafından sahte olarak tanzim edilmiş reçete veya küpür veya raporun kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde 10.000,00 (onbin) TL'den az olmamak kaydıyla sahte reçete veya sahte kupürlü reçete veya sahte raporlu reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanır ve sözleşme feshedilir...” şeklinde belirlenmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin yukarıda anılan maddesinde yer alan cezai şart, TBK'nın 179/2. maddesine göre ifaya ekli cezai şart niteliğindedir ve yapılan açıklamalar da dikkate alındığında istenebilmesi için saklı tutulduğunun itiraz olarak ileri sürülmüş olması gerekmez.
... sayılı TBK'nın 74. maddesi ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hâkimi, ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı ve delil yetersizliğine dayalı beraat kararı ile bağlı değil ise de, sanığın isnat edilen eylemi gerçekleştirmediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleriyle bağlıdır.
Davalının, davaya konu sahte reçete tanzim eylemi nedeniyle hakkında resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından ötürü kamu davası açılmış, ceza mahkemesi kararı mahkememiz dosyasındaki iş bu yargılamayı etkileyeceğinden ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenmiş, ceza yargılaması sonucunda davalı hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçu yönünden verilen mahkumiyet kararının 14.03.2019 tarihinde, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçu yönünden verilen mahkumiyet kararının ise 04.11.2024 tarihinde temyizde onama ile kesinleştiği ve iş bu mahkumiyet kararlarının mahkememizi bağlayıcı nitelikte bulunduğu görülmüştür.
Cezai şart bedelinin miktarı yönünden uyuşmazlığın çözümü teknik bilgiyi gerektirdiğinden, mahkememizce HMK nın 266/1 maddesi uyarınca eczacı, mali müşavir ve iş müfettişinden oluşan bilirkişi heyetinden 24.09.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış, anılan raporda davalının sahibi ve mesul müdürü bulunduğu Yeni...si tarafından 2005-2008 yılları arasında karşılanan 1185 adet reçete bedelinin ilgili kurumdan tahsil edildiği, bu reçetelerden yapılan inceleme sonucu 467 adedinin ilgili idare tabibi tarafından düzenlendiği, kalan 718 reçetenin 72 adet sağlık kuruluşunca düzenlendiği ve bu sağlık kuruluşlarından 64 adedinde düzenlenmiş reçetelerin kayıtlara uygun olduğunun tespit edildiği, 8 adet sağlık kuruluşunda düzenlenmiş 202 adet reçete için ise ilgili hastanelerden kayıtlarının incelenmesi talep edilmiş ve 92 adedinin sahte olarak düzenlendiğinin tespit edildiği, düzenlenen 92 adet reçeteden; 46 adetinin Alsancak Devlet Hastanesi, 22 adetinin ...Göğüs Hastalıkları Hastanesi,13 adetinin Eşrefpaşa Hastanesi,3 adetinin Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 3 adetinin ... Doğum Hastanesi,2 adetinin Atatürk Hastanesi Alsancak Polikliniği, ... adetinin Atatürk Hastanesi...Polikliniği,1 adetinin ...Hastanesi kayıtlarında yer almadığı, mahkememiz tarafından cezai şartın gerçekleştiğinin kabulü halinde cezai şart tutarının 71.052,40 TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüş, raporun ayrıntılı, denetime elverişli, gerekçeli bulunması nedeniyle mahkememizce hükme esas alınması yönünde vicdani kanaate varılmış, sözleşmede öngörülen biçimde cezai şart miktarı hesaplandığından davacı vekilinin rapora itirazları yerinde görülmemiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre; davacı ile Yeni...si sahibi davalı... arasında akdedilen 2007 yılı Tip Sözleşmenin 6.3.22 maddesinde “... veya ... çalışanları tarafından sahte olarak tanzim edilmiş reçete veya küpür veya raporun kuruma fatura edildiğinin tespiti halinde 10.000,00 (onbin) TL'den az olmamak kaydıyla sahte reçete veya sahte kupürlü reçete veya sahte raporlu reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanır ve sözleşme feshedilir...” şeklinde düzenleme yapıldığı, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu üzere davalının 96 adet sahte reçete tanzim ettiğinin belirlendiği, sözleşmenin ilgili maddesi uyarınca davalının davacıya sahte reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart ödemesi gerektiği, eldeki davanın cezai şartın tahsili amacıyla açıldığı, bilirkişi heyeti raporu ile hesaplandığı üzere davalının 71.052,40-TL cezai şart ödemekle yükümlü olduğu, davacı vekilinin iş bu davayı 10.000,00-TL üzerinden kısmi dava şeklinde açıp, 18.11.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 71.052,40-TL olarak arttırdığı, alınan bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya içeriği dikkate alındığında davacının eldeki davayı açmakta haklı bulunduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, hüküm altına alınan cezai şart miktarına ceza mahkemesi kararının kesinleştiği 04/11/2024 tarihinden itibaren avans faiz işletilmiş, iş bu dava sebebiyle yapılan yargılama giderleri HMK nın 326. Maddesi uyarınca davada haksız çıkan davalı üzerinde bırakılmış, davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir olunarak aşağıdaki biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın kabulü ile 71.052,40TL cezai şart alacağının, davalıdan ceza mahkemesi kararının kesinleştiği 04/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 4.853,59-TL nispi harçtan, peşin alınan 148,50-TL peşin harç ile 1.053,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.201,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.652,09-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan peşin alınan 148,50-TL peşin harç ile 1.053,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.201,50-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 200,20-TL'si tebligat-posta gideri, 10.500,00-TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.700,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak, davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya resen iadesine,
ilişkin, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren ... hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...veya ...Hukuk Daireleri nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
04/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır ¸