İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/14706 E. 2016/11417 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/14706
Karar No
2016/11417
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/490 Esas KARAR NO : 2020/171 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/06/2016 KARAR TARİHİ : 10/03/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde saat ... sıralarında ... Mah. ... Cad. ile ... sokak kesişiminde davacı ...'ın sevk ve idaresinde ... plaka sayılı motosikletle davalı ... üzerine kayıtlı diğer davalı ile sigorta poliçesi nedeniyle sigortalı olan davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin çarpması sonucu ...'ın yaralandığını, kazada davalı ...'nin asli kusurlu, davacı ...'ın ise kusursuz olduğunu, ...'ın kolu kırıldığını ve hastanede tedavi gördüğünü, ... ve ailesinin olaydan etkilendiğini belirterek, ... TL maddi tazminat tüm davalılardan ile davacı ... için ... TL manevi tazminat ile diğer davacılar için ayrı ayrı ... TL manevi zararın işleten ve sürüden haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili ... tarihli dilekçesi ile maddi tazminat istemlerini ... TL'ye arttırmıştır. CEVAP : Davalı ... (...) Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketinin ödeme yaparak üzerine düşen edimleri ifa ettiğini, ... TL maddi tazminat ödemesi yapıldığını, kusur oranın Adli Tıp Kurum tarafından belirlenmesi gerektiğini, maluliyetin ortaya çıkıp çıkmadığının adli tıp raporu ile belirlenmesini gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemeleri mahsubu gerektiğini, poliçe limit ve kusur oranı ile sigorta şirketinin sorumluluğun sınırlı olduğunu, dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kusurun davacıda olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, ortada tazminatı gerektirir bir durum varsa tazminat yükümlüsünün bu davalılar olmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Davacının sosyo ekonomik durum araştırma yapılmış, davacının hastane kayıtları ile tarafların tutundukları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp olunmuştur. Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... E. .../... K. sayılı kararının incelenmesinde, sanığın ..., katılanının ... olduğu, taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporuna göre; "davacı sürücü ...’ın kusursuz, davalı sürücü ...’nin ise % 100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu" belirlenmiştir. Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporuna göre; "... oğlu, ... doğumlu ...'ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle meydana gelen yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlananan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümleri kapsamında; 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği" belirtilmiştir. Aktüerya Bilirkişisi ...'nın ... tarihli raporuna göre; "davacının Geçici İş göremezlik Toplam tazminatından Davalının %100 kusur oranına isabet eden tazminat tutarı ... TL olduğu" belirtilmiştir. Mahkememizin ... tarihli duruşmasında dinlenen davacı tanığı ... beyanında; "Ben davacının eniştesiyim, davacı kazadan sonra ruhsal olarak geçirdiği kazayı unutamadı. Sürekli o kaza anını hatırlıyor. Kolundaki kaza izini sürekli saklama ihtiyacı hissediyor, yani fiziksel ve ruhsal olarak kazadan önceki halinde değildir. Davacının anne ve babası olan diğer davacılar da onun bu durumundan dolayı oldukça üzüntü yaşamaktadırlar. Buna ilişkin davacıların psikolojik bir destek alıp almadıklarını bilmiyorum" demiştir. Trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın sigorta şirketinin de aralarında bulunduğu davalılardan tahsili istemine ilişkin bulunduğu, uyuşmazlık, her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı ve davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2016 tarih 2014/14706E. 2016/11417K. sayılı kararı ). Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2016 tarih 2016/2010E. 2016/4825 K. Sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2017 tarih 2014/19438E. 2017/2199K. Sayılı kararında; "...Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde, hükmedilen maddi tazminatta sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden faiz başlangıcının asıl ve ıslah edilen kısım yönünden kaza tarihi olarak; sigorta şirketi yönünden ise asıl ve ıslah edilen kısım yönünden dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir..."denilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Türk Medeni Kanunun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu bedel, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2017 tarih 2016/3622E. 2017/13558K. sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2016 tarih 2014/9955E. 2016/8876K. sayılı kararında; "... Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir... Davacı vekili, yargılama sırasında davalı ...'den ... tarihinde toplam ... TL ödeme aldığından ... tarihinde maddi tazminat talebinden feragat etmiştir. ... tarihli feragat dilekçesinde feragatin nedeninin davadan sonraki ödeme olduğu, bu nedenle davalıya dava açmakta kusuru bulunmaması nedeniyle müvekili aleyhine vekalet ücreti vs gibi yargılama giderlerine hükmedilmemesi ihtirazi kaydıyla feragat ettiğini belirtmiştir. Somut olayda hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp; davalı sigorta şirketi ve diğer davalılar kendilerine karşı dava açılmasına yine kendileri sebebiyet vermişlerdir. Bu nedenle, feragat nedeniyle reddedilen maddi tazminat yönünden davalılar lehine davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de..." denilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 26/06/2018 tarih 2018/1468E. 2018/5097K. sayılı kararında; "...Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi hükmüne göre ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Dava konusu olayda; davalı ...’nin davacı müşterek çocuk ...’a otomobiliyle çarpmak suretiyle kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, bu yaralanma neticesinde davacı ...’ın iyileşme süresinin 6 (altı) ay olduğu ve sürekli iş göremezlik halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde yaralanmanın derecesine göre yaralananın yakınları olan diğer davacıların yansıma yoluyla oluşan manevi zarar talepleri yerinde değildir. Mahkemece, yansıma yoluyla manevi zarar talep eden davacı ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden, adı geçen davacılar lehine manevi tazminata karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir..." denilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 11/10/2017 tarih 2015/12866E. 2017/5721K. sayılı kararında; "...Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi hükmüne göre ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Dava konusu olayda; davalıların davacı çocuğu darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdikleri anlaşılmaktadır. Şu halde basit yaralanma hallerinde yaralananın yakınlarına yansıma yoluyla oluşan zararları nedeniyle tazminata hükmolunamayacağı gözetilmeden..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacılar trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. ... günü saat ... sıralarında sürücü ..., yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Sokak üzerinde seyrederek olay yeri kavşak mahalline gelip sola ... Caddesi yönüne dönüş yaptığı sırada, ... Caddesi üzerinde doğru seyretmekte olan sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı motosikletin, aracının sol yan kısmına çarpması sonucu dava konusu yaralamalı kaza meydana gelmiştir. Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporuna göre; "davacı sürücü ... kusursuz, davalı sürücü ... ise % 100 oranında kusurlu"dur. Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporuna göre; "...'ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle meydana gelen yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlananan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümleri kapsamında; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır)'dır, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabilecek" tir. Kaza sebebi ile davacı ...'a, davalı sigorta şirketi tarafından ... tarihinde yapılan ... TL’lik ödeme maluliyete ilişkin olmayıp araçtaki hasara ilişkindir. Aktüerya Bilirkişisi ...'nın ... tarihli raporuna göre; "davacının Geçici İş göremezlik Toplam tazminatından davalının %100 kusur oranına isabet eden tazminat tutarı ... TL "dir. Davaya konu olayda; davalı ...'ın haksız fiil hükümlerine göre, davalı ...'nin araç işleten sıfatı ile sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketleri yönünden ise ZMM Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Davacının maddi zararının ... TL olduğunu belirlendiğinden ... tarihli celsedeki beyanları da nazara alınarak maddi tazminat talebinin kabulü gerekmiştir. Bunun dışında davacı ...'ın trafik kazasında yaralanmış olması nedeni ile davacının duyduğu elem ve ızdırap gözetilerek, maluliyet oranı, kusur raporu, kusur oranları, tarafların mali ve içtimai durumları da değerlendirilmiş, çekilen elem ve ızdırabı kısmen de olsa gidermek maksadı ile manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine davacı ... yönünden ... TL manevi tazminata karar verilmiştir. Diğer davacıların manevi tazminat talepleri yönünden ise; davacı ...'ın yaralanmasının derecesine göre yaralananın yakını olan diğer davacıların yansıma yoluyla oluşan manevi zarar talepleri yerinde olmadığından davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacı ...'ın maddi tazminata ilişkin davasının KABULÜNE, ...-TL nin kaza tarihi olan ... tarihinden (sigorta şirketi yönünden ise dava tarihi olan ... tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden kazatarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ) davacı ...'a verilmesine, 2. Davacı ...'ın manevi tazminata ilişkin davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, ...-TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 3. Davacı ... dışındaki davacıların manevi tazminat talepli davalarının ayrı ayrı REDDİNE, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ...'ın maddi tazminat istemli davası yönünden hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) hazineye gelir kaydına, 5. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ...'ın manevi tazminat istemli davası yönünden hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 6. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ...'ın manevi tazminat istemli davası yönünden hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL'nin davacı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 7. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ...'ın manevi tazminat istemli davası yönünden hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL'nin davacı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 8. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ...'ın manevi tazminat istemli davası yönünden hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL'nin davacı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 9. Davacı ... tarafından yapılan ... TL posta, tebligat ve bilirkişi gideri toplamının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacı ...'a verilmesine, 10. Davalılar ve davacı ... dışındaki davacılar yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 11. Davacı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat istemli davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacı ...'a verilmesine, 12. Davacı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat istemli davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 13. Davalı ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden ...'ın manevi tazminat istemli davası yönünden AAÜT 3/2. maddesi gereğince davanın aynı nedenle reddolunması da nazara alınarak ... TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... ve ...'ye verilmesine, 14. Davalı ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden ...'ın manevi tazminat istemli davası yönünden AAÜT 3/2. maddesi gereğince davanın aynı nedenle reddolunması da nazara alınarak ... TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... ve ...'ye verilmesine, 15. Davalı ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden ...'ın manevi tazminat istemli davası yönünden AAÜT 3/2. Maddesi gereğince davanın aynı nedenle reddolunması da nazara alınarak ... TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... ve ...'ye verilmesine, 16. Davalı ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden ...'ın manevi tazminat istemli davası yönünden AAÜT 3/2. maddesi gereğince davanın aynı nedenle reddolunması da nazara alınarak ... TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ... ve ...'ye verilmesine, 17. Karar kesinleştiğinde davacı ve davalı tarafında yatırlan gider avansından arta kalan kısmın yatıran davacı ve davalıya iadesine, Dair; davacı vekilinin ve bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345. maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/03/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/14706, K. 2016/11417, T. 30.03.2013, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-14706-e-2016-11417-k-b2e4ee06b9d7