İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/213 E. 2018/1038 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/213
- Karar No
- 2018/1038
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/281 Esas KARAR NO : 2021/56 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 07/07/2020 KARAR TARİHİ : 19/01/2021 Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılara ait ... Şti. Ve ... . Şti. Şirketlerinin Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı olduğunu, hali hazırda anılan şirketler adına kayıtlı ... ... ; ... plaka sayılı araçların bulunduğunu, ticari faaliyette bulunulmaması nedeni ile Vergi Dairesi tarafından şirketlerin resen terkinine karar verildiğini, anılan araçların satış ve devir işlemleri yapmak, vergi borçlarını ve trafikten düşümünü yapmak için şirketlerin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap dilekçesinde özetle; husumetin yanlış kişiye yöneltildiğini, şirketin 6102 sayılı TTK geçici 7. Maddesi gereğince ... terkin olunduğunu, terkine ilişkin ilanın yapıldığını, terkin işlemin usulüne uygun yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, şirketin ihyası istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 07/07/2020 tarihinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesinde belirtilen görev ve yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünden ihyası istenilen şirketin ticaret sicil dosyası getirtilmiştir. Antalya Emniyet Müdürlüğü'nden ... ... ... plaka sayılı araçların trafik tescil kayıtları getirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/1-b. maddesi şöyledir; "Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketler." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/2. maddesi şöyledir; "Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesi şöyledir; "Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2018 tarih 2018/213E. 2018/1038K. sayılı kararında; "...Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir. Şirketin ihyası davalarında, ihyası istenen şirketin tasfiyesinin TTK’nin geçici 7. maddesi hükümlerine göre yapılması halinde Ticaret Sicil Müdürlüklerine, TTK’nin 529 ve devamı maddelerince yapılması halinde ise Ticaret Sicil Müdürlüğünün yanında tasfiye memuruna da husumet yöneltilmesi gerekmektedir..." denilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2018 tarih 2016/13703E. 2018/4721K. sayılı kararında; "...Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re'sen terkin edilen dava dışı ... ... ... Şirketi'nin ihyası istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı taraf, şirketin ticari faaliyetlerine devam etmek amacıyla ihyasını talep etmiştir. Ancak, şirket ihyası, eksik tasfiye işlemlerinin tamamlanması amacıyla yapılabilir. Bu nedenle 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinde öngörülen terkin koşullarının oluşmuş olması karşısında şirketin faaliyetlerine devam etmek amacıyla ihya kararı verilemez..." denilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547. maddesi şöyledir; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/05/2017 tarih 2017/1611E. 2017/2582K. sayılı kararında; "...iş mahkemesindeki davanın görülüp sonuçlandırılması için terkin edilmiş şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, yargılama giderinden şirketi temsilen tasfiye memurunun sorumlu olacağı..." denilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 02/04/2018 tarih 2018/587E. 2018/415K. sayılı kararında; "...alacak iddiası kooperatifin terkininden önceki döneme ilişkin olduğundan ihya davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunduğu ve alacak nedeniyle açılmış dava bulunmasının kooperatifin eksik tasfiye edildiğini gösterdiği, bu durumda TTK. 547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyasına karar verilmesinin yerinde..." denilmiştir. Yargıtay ... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... /... . ... /.... sayılı kararında; "...Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; geçici 7. maddenin 15. bendinin son cümlesinde "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü yer almaktadır. Somut olayda; ihyası istenilen şirketin ... tarihinde sicilden terkin edildiği, davanın yasada belirtilen beş yıllık süre içerisinde açıldığı, davacının terkin öncesinde ihyası istenilen şirketi temsile yetkili kişi olması nedeniyle davada taraf ehliyetinin bulunduğu hususları sabittir. Dosya kapsamında davacı delilleri arasında yer alan tapu kaydından dava dışı şirket adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... ... ... , ... ada ve .... parselde kaim ... metre kare yüz ölçümlü, kargir apartman vasfında taşınmaz bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece; geçici 7. madde uyarınca öngörülen yasal işlemlerin yapıldığı ve geçici 7. maddenin 15. bendi uyarınca haklı sebep bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de, bu işlemlerin usulüne uygun yapılması durumunda dahi tasfiyesiz terkin edilen şirket adına kayıtlı taşınmaz nedeniyle 15. bendin son cümlesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğundan..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacılar ... ... ... . Şti. ve ... ... ... Şti. şirketlerinin adlarına trafik sicilde kayıtlı araçlarının bulunduğun bahisle bu araçların tasfiyesi için şirketlerin ihyası talebi ile dava açmış, yargılama devam ederken ... Şti. şirketin isim değişikliği sonucu ... ... ... . Şti. olduğunu belirterek yalnız bu şirketin ihyasını talep etmiştir. Ticaret sicil kayıtlarına göre .... Şti. ...tarihinde tescili yapılan tadilat metni ile unvanını ... . Şti. olarak değiştirdiği, anılan şirketin ...tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce resen terkin edildiği,... ve ...plaka sayılı araçların ... . Şti. adına ... plaka sayılı aracın ... Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu; davanın kanunda belirtilen beş yıllık süre içerisinde açıldığı, davacılarının terkin öncesinde ihyası istenilen şirketi hissedarı ve ayrıca davacı ...'ün şirketi temsile yetkili kişi olması nedeniyle davada taraf ehliyetinin bulunduğu, tasfiyesiz terkin edilen şirket adına kayıtlı araçlar olması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesi 15. bendin son cümlesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu, tasfiyenin haklı neden olması ve şirketin ihyasının talebi yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların davasının KABULÜNE; 2. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... ... Şti.'nin " ...", "...", "..." plaka sayılı araçların tasfiyesi ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, 3. Tasfiye memuru olarak ...'ün atanmasına, 4. İhya kararının Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilanına, 5. Karar kesinleştiğinde bir suretinin Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, 6. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gereken ... TL karar harçtan peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 7. Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 8. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9. Davacılar kendilerini vekille temsil ettirmiş ise de davanın mahiyeti gereğince vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/01/2021 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır