İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/14706 E. 2016/11417 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/14706
Karar No
2016/11417
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/597 Esas KARAR NO : 2020/219 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/10/2017 KARAR TARİHİ : 16/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... tarihinde davalının sigortaladığı ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmaktayken, anılan araç sürücüsünün tek taraflı yapmış olduğu kaza sonucu yaralandığını, kaza ile ilgili olarak Alanya .. . Ağır Ceza Mahkemesinin .../...E . .../...K . Sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, davacının kaza tarihinde öğrenci olduğunu, kaza nedeniyle davacının sağ kolunun felç olduğunu, davalı şirketin kaza nedeniyle ... TL ödeme yaptığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, belirterek ...TL ödeme yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile; ... TL maddi tazminatın davalının ödeme tarihi olan ... tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek işbu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvurusu üzerine ... tarihinde ... TL. ödeme yapıldığını, davacının dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, kaza ve poliçe tarihi itibari ile ... tarihli Trafik Sigortası Poliçesi Genel Şartlarına tabi olduğunu, yapılan ödemenin yasal faiz ölçüsünde güncelleştirilerek belirlenmesini, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı, araç sürücüsünün kusuru ile oranında zarar nispetinde olduğunu, kalıcı sakatlık iddiasının yerinde olmadığını, geçici iş göremezlikten SGK'nın sorumlu olduğunu, dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini, istenebilecek faiz oranın yasal faiz olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, maddi tazminat istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Davacının sosyo ekonomik durum araştırma yapılmış, davacının hastane kayıtları ile tarafların tutundukları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp olunmuştur. Alanya ... . Ağır Ceza Mahkemesinin .../...E. ... /...K. Sayılı dava dosyasının incelenmesinde; sanığın ..., suçun taksirle ölüm ve yaralanmaya neden olma suçu olduğu, sanığın beraatine karar verildiği, kararın ... tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Alanya .... Ağır Ceza Mahkemesinin .../... E. Sayılı dosyası için düzenlenen; Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporunda; "müteveffa sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, motosikletteki istiap haddi yolcunun (olay nedeniyle hayatını kaybeden ... ya da yaralanan ...) tali kusurlu olduğu" belirlenmiştir. Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporunda; "Müteveffa sürücü ..., istiap haddi fazlası yolcu bindirdiği yönetimindeki motosiklet ile alkollü vaziyetteki seyrini gerekli dikkati göstermeden sürdürdüğü bölünmüş yolun olay yeri kesiminde sevk ve idare hatası göstermesiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında ard arda park etmiş araçlara çarptığı olaydaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla kusurlu; davacı yolcu ..., sürücüsü alkollü olan motosiklete binmekle can güvenliğini tehlikeye düşürmüş olup, nitekim sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen ve kendi yaralanmasıyla da sonuçlanan olaydaki; dikkatsizliği ve tedbirsizliği ile %10 oranında kusurlu" belirlenmiştir. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda; "... ... doğumlu ... ’ün ... tarihinde geçirmiş olduğu motorsiklet kazasına bağlı nazal septum deviasyonu arızası nedeniyle, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak meslek grup numarası bildirilmemekle meslek grup numarası Grup1 kabul olunarak:Gr1 IV (9……….0)A %3 E cetveline göre %3.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği" belirtilmiştir. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda; "..., ... doğumlu ...’ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflaması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar D- Travma Sonrası Stress Bozukluğu 2. maddeye göre %30, Kas İskelet Sistemi Tablo 2.11 derece 1 %76-99x tablo 2.13 Brakial Pleksus C5-T1 %100 = %99, Tablo 2.3 e göre %59 .Kas İskelet Sistemi Tablo 1.7 %4, %2, %2 Balthazard Formülüne Göre; %7.80 bulunduğu, bütün olarak Balthazard Formülüne Göre: %73.54 olarak değelendirildiğinde:1-Kişinin tüm vücut engellilik oranının %74 olduğu, 2-İyileşme süresinin ... tarihinden itibaren 18 (... ) aya kadar uzayabileceği, sürekli başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı, iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay süreyle başka birisinin bakımına ihtiyaç duyabileceği " belirtilmiştir. Aktüerya Bilirkişisi ...'ın ... tarihli raporunda "... tarihinde trafik kazası sonucu %74 oranında sürekli , 18 ay geçici iş göremezlik durumuna düşen davacı ...'ın; davalı ... ödeme tarihi ... verilerine göre zararı ...TL olarak hesaplandığı, %20 müterafik kusur indirimi sonrası sürekli iş göremezlik zarar ... TL olduğu, poliçe teminat limiti ... TL' yi aşması nedeniyle, davalı ..., poliçe teminat limiti ile sorumlu olacağı, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan ve poliçe teminat limiti ile sınırlı bakiye maddi zararı ... TL olarak hesaplandığı, geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı ... TL olduğu" belirtilmiştir. Aktüerya Bilirkişisi ...'ın ... tarihli ek raporunda "... tarihinde trafik kazası sonucu %74 oranında sürekli, 18 ay geçici iş göremezlik durumuna düşen davacı ...'ın; zararının güncel veriler doğrultusunda yeniden hesaplandığını, dava öncesi sigorta ödemesinin yasal faizi ile güncellendikten sonra mahsup edildiğini, davacının kusurunun %10 kusur olması durumunda sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan bakiye maddi zararın ... TL, geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararın ...TL; müterafik kusur değerlendirmesi yapılması durumunda davacının %20 kusur durumuna göre; sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan bakiye maddi zararın ... TL, geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararın ... TL olduğu" belirtilmiştir. Trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın sigorta şirketinin de aralarında bulunduğu davalılardan tahsili istemine ilişkin bulunduğu, uyuşmazlık, her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de; davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı ve davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2016 tarih 2014/14706E. 2016/11417K. sayılı kararı ). Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2016 tarih 2016/2010E. 2016/4825 K. Sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2017 tarih 2014/19438E. 2017/2199K. sayılı kararında; "...Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde, hükmedilen maddi tazminatta sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden faiz başlangıcının asıl ve ıslah edilen kısım yönünden kaza tarihi olarak; sigorta şirketi yönünden ise asıl ve ıslah edilen kısım yönünden dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir..."denilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 54. maddesi "Bedensel zarar özellikle şunlardır: Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" şeklindedir. Beden bütünlüğü ihlâl edilen kişi bu ihlâl nedeniyle tamamen veya kısmen çalışamaz duruma gelmişse, bundan doğan zararının tazminini de talep edebilir. Çalışma gücü, kişinin beden ve fikir gücünün gelir getirici şekilde kullanılmasıdır. Uygulamada çalışma gücünün azalması geçici iş göremezlik, çalışma gücünün kaybı ise sürekli iş görmezlik kavramları kullanılmaktadır (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 26/01/2018 tarih ve 2018/60E. 2018/100K. sayılı kararı). "Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen 818 sayılı Borçlar Kanununun 46. maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel Zarar 54. madde), bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Sözkosu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 26/03/2015 tarih 2013/18924E. 2015/4895K. sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 27/04/2015 tarih 2013/13939E. 2015/4396K. sayılı kararında; "...Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Bu anlamda gerçek zararın belirlenmesi ve giderilmesi önem arzetmektedir. Cismani Zarar Halinde Lazımgelen Zarar ve Ziyan başlıklı 818 sayılı BK 46. maddesinin 2. fıkrası (6098 sayılı TBK m. 75) gereğince gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerekmektedir. Buna göre mahkemece hüküm tarihine en yakın tarihte davacının bilinen kazancını ve yine bilinen asgari ücret tutarını belirleyerek bu verilere göre bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiştir. Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2014 tarih 2013/13507E. 2014/19104K. sayılı kararıda; "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Dosya kapsamından davacı sürücünün motosiklete kasksız bindiği ve kazanın davacıda işitme kaybı, görme kaybı ve diğer arazlara neden olduğu anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu'nun 44/1. maddesi hükmüne göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim, tazminat miktarını hafifletebilir. O halde, davacının motosiklete kasksız olarak binmesi nedeniyle müterafik kusurlu olup olmadığı ve hesaplanan tazminat tutarından BK’nun 44. maddesi gereğince indirim yapılması gerekip gerekmediği hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar karar yerinde değerlendirilmeksizin verilen hüküm doğru bulunmamıştır..." denilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2016 tarih 2014/17387E. 2016/9499K. sayılı ilamında; "...Somut olayın özelliği ile hakkaniyete uygun biçimde, Dairemiz'in uygulamalarıyla benimsenen % 20 oranında müterafik kusur indirimi ile tazminatın belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir..." denilmiştir. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... E. ... K. sayılı karanda; "...Kaza tespit tutanağında her ne kadar davacıların murisi yaşı küçük .. . 'nin ve annesi davacı ... 'in kaza sırasında emniyet kemeri takıp takmadığı hususu ''belirsiz'' olarak işaretlenmiş ise de, ifade tutanakları, ... taraihli olay yeri inceleme tutanağı ve otopsi raporu incelendiğinde; kaza sırasında davacıların müşterek murisi yaşı küçük ...'nin emniyet kemeri takmadığı, kaza öncesinde davacı ...'in aracın sol arka koltuğunda oturduğu, yaşı küçük muris ...'nin ise annesi davacı ...'in kucağında oturduğu, kaza neticesinde yaşı küçük ...'nin araçtan 680 cm öteye fırladığı, kafatasının parçalandığı, subtral beyin parankim kaybı nedeniyle vefat ettiği anlaşılmaktadır. Davacıların murisin annesinin kucağında emniyet kemeri takmaması BK.nun 44. maddesi uyarınca zarar görenlerin müterafik kusuru olarak kabul edilmeli ve belirlenecek tazminat miktarında müterafik kusur oranında bir indirim yapılmalıdır. (Bknz. Yargıtay 17. HD'nin 2014/23429 E., 2017/6277 Karar, 2015/18046 E, 2016/2830 K., 2013/14426 E, 2015/2902 K. Sayılı ilamları) BK. 44. maddesi gereğince tazminattan uygun oranda müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu hususun karar yerinde değerlendirilmemiş olması doğru görülmemiştir." denilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi bbb ... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve .../...E . ...E /... K. Sayılı kararında; "...Ölüm şeklinin belirlenmesi, ölüm desteğin başından aldığı yara sonucu meydana gelmişse kask takılı olup olmadığının saptanması, kask takılı değil ise bu olgunun müterafik kusur oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi gerekir..." denilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi .... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... /... E. .../... K. sayılı kararında; " ...Davacı araç sürücüsünün kaza sırasında kaskının takılı olmadığı benimsendiğine göre, yerleşik Yargıtay uygulamaları uyarınca müterafik kusur sebebiyle yapılacak indirimin % 20 oranını geçemeyeceği gözetilmeksizin % 25 oranı üzerinden müterafik kusur indirimi yapılmış olması doğru değildir..." denilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 20/05/2014 tarih 2013/9086E. 2014/7878K. sayılı kararında; "...Mahkemece davalı ... şirketinin poliçe limiti üzerinden hatır taşıması nedeniyle takdiri indirim yapılarak maddi tazminatın kısmen reddine karar verilmiş, reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Hakimin takdir hakkını kullanarak yapmış olduğu indirim nedeniyle mahkemece davacının istediği miktardan daha az bir miktara hükmedilmesi halinde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 05/07/2018 tarih 2015/13463E. 2018/6799K. Sayılı kararında; "...Kabule göre de Trafik kazasına karışan araç ticari kullanım niteliğinde olmayıp hususi araç olduğundan uygulanabilecek faiz oranı da yasal faiz olmalıdır. Bu nedenle mahkemece, yasal faize hükmetmek gerekirken, yazılı olduğu üzere avans faizine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir..." denilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 03/06/2015 tarih 2014/2072E. 2015/8146K. sayılı kararında; "...Her ne kadar somut olayda davacının kasksız olarak araç kullandığı kesinleşmiş ise de, ... tarihli trafik teknik bilirkişisi tarafından düzenlenen kusur raporunda bu husus davacının kazanın oluşumundaki kusur oranının tespitinde dikkate alınmış ve davacının kazada %40 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup ayrıca aktüerya hesabında da davacının kasksız olarak araç kullanmasının kusur olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Ayrıca, davacının kaza sebebiyle omurga kemiğinde kırık meydana gelecek şekilde yaralandığı tespit edilmiş olup kafa bölgesinde bir yaralanması da söz konusu değildir. O halde mahkemece, hesaplanan tazminat miktarından davacının kasksız olarak araç kullanması sebebiyle ayrıca %25 oranında indirim yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir..." denilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 20/09/2018 tarih 2015/14305E.2018/8015K. sayılı kararında; "...Hatır taşımaları bir menfaat karşığı olmadığı cihetle bu gibi taşımalarda mülga 818 Sayılı BK 43 maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de indirim yaptığı takdirde indirim oranını objektif ölçüler içinde takdir etmek zorundadır. Yapılacak hatır indiriminden de sadece hatır için taşıyan tarafın yararlanması gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesine (818 sayılı BK 44) göre zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece açıklanan ilkelere ve Yargıtay'cada benimsenen oranlara göre fazla olacak şekilde hatır taşıması nedeni ile %25, müterafık kusur nedeni ile %25 olmak üzere toplam %50 oranında indirim uygulanmıştır. Daire uygulamamıza göre hatır taşıması nedeni ile %20, müterafık kusur nedeni ile %20 olmak üzere toplam %40 oranında indirim yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir..." denilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/02/2020 tarih 2018/3768E.2020/1237K. sayılı kararında; "...Yolcunun nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde seyretmesi sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır. Yolcunun eylemi sebebiyle belirlenen kusur oranı bilirkişi tarafından tazminat tutarına indirim olarak uygulanamayacak olup tespit edilen gerçek zarar tazminatından BK'nun 44. maddesi (TBK 52. md) uyarınca makul oranda hakkaniyete uygun müterafik kusur indirimi (Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile bu oran %20) yapılması gerekir..." denilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 24/10/2019 tarih 2017/1651E. 2019/9929K. sayılı kararında; "...Desteğin motosiklette nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde koruyucu önlemler almaksızın yolculuk yapması ise sürüş kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmelidir. Yolculuk yapmaya uygun olmayan araçta bulunmak, yolculuk için gerekli koruyucu önlemleri almamak veya kurallara aykırı yolculuk yapmak gibi hususlar bilirkişi tarafından kusur oranı belirlenirken dikkate alınacak hususlar değildir... öncelikle desteğin trafik akışına ilişkin olarak kusursuz olduğu kabul edilerek kazaya karışan sürücülerin kusur oranının belirlendiği kusur raporu alınmalı, daha sonra hakim tarafından desteğin kask takıp takmadığı, istiap haddi fazlası olarak seyahat edip etmediği ve bu durumun ölüm nedeni üzerinde etkili olup olmadığı değerlendirilerek, müterafik kusur savunması üzerinde durulmalıdır..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı trafik kazası nedeni ile maddi tazminatı istemi ile dava açmıştır. ...günü saat ... sıralarında, sürücü belgesiz sürücü ..., arkasında yolcu olarak; ... ve ... isimli şahısların bulunduğu, yönetimindeki "..." plaka sayılı motosiklet ile ... Bulvarı'nı takiben ... yönüne seyri sırasında olay yerine geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, yolun sağında ardarda park etmiş olan araçlardan ilk ikisine sol ayna ve sol tampon kısımlarından, sondakine ise arka tampon ve bagaj kısımlarından çarpması sonucu, dava konusu kaza meydana gelmiştir. Alanya ... . Ağır Ceza Mahkemesinin .../... E. sayılı dosyası için düzenlenen; Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporunda; "müteveffa sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu, motosikletteki istiap haddi yolcunun (olay nedeniyle hayatını kaybeden ... ya da yaralanan ...) tali kusurlu olduğu" belirlenmiştir. Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporunda; "Müteveffa sürücü ... istiap haddi fazlası yolcu bindirdiği yönetimindeki motosiklet ile alkollü vaziyetteki seyrini gerekli dikkati göstermeden sürdürdüğü bölünmüş yolun olay yeri kesiminde sevk ve idare hatası göstermesiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında ard arda park etmiş araçlara çarptığı olaydaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla kusurlu; davacı yolcu ..., sürücüsü alkollü olan motosiklete binmekle can güvenliğini tehlikeye düşürmüş olup, nitekim sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen ve kendi yaralanmasıyla da sonuçlanan olaydaki; dikkatsizliği ve tedbirsizliği ile %10 oranında kusurlu" belirlenmiştir. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda; "... ... ... doğumlu ... ... ... ’ün ... tarihinde geçirmiş olduğu motorsiklet kazasına bağlı nazal septum deviasyonu arızası nedeniyle, ... tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak meslek grup numarası bildirilmemekle meslek grup numarası Grup1 kabul olunarak:Gr1 IV (9……….0)A %3 E cetveline göre %3.1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği" belirtilmiştir. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporunda; "... oğlu, ... doğumlu ...’ın .. tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflaması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar D- Travma Sonrası Stress Bozukluğu 2. maddeye göre %30, Kas İskelet Sistemi Tablo 2.11 derece 1 %76-99x tablo 2.13 Brakial Pleksus C5-T1 %100 = %99, Tablo 2.3 e göre %59 .Kas İskelet Sistemi Tablo 1.7 %4, %2, %2 Balthazard Formülüne Göre; %7.80 bulunduğu, bütün olarak Balthazard Formülüne Göre: %73.54 olarak değelendirildiğinde:1-Kişinin tüm vücut engellilik oranının %74 olduğu, 2-İyileşme süresinin ... tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, sürekli başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı, iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay süreyle başka birisinin bakımına ihtiyaç duyabileceği " belirtilmiştir. Aktüerya Bilirkişisi ...'ın .... tarihli raporunda "... tarihinde

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2014/14706, K. 2016/11417, T. 30.03.2013, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-14706-e-2016-11417-k-658f0d50611e