İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2008/2484 E. 2008/4216 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2008/2484
- Karar No
- 2008/4216
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/386 KARAR NO : 2024/588 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/06/2023 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... plakalı aracıyla ... mahallesi sokakta seyir halindeyken dava dışı sigortalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç geçiş önceliğine dikkat etmeden müvekkilin aracına çarpması nedeniyle kaza meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren aracın ... poliçe no ile davalı ... tarafından sigortalandığını, buna ilişkin ilgili sigorta şirketine bildirim yapılmış olup hasar dosyası sigorta tarafından açıldığını, bu olayda sigorta tarafından müvekkilin aracına çarpan araç sürücüsü tam kusurlu olduğunu, bu kaza nedeniyle aracın tamir edildiğini, tamir için ... TL fatura düzenlendiğini, söz konusu kazanın oluşumunda davalı tarafından sigortalanmış olan ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olarak kazada müvekkilin aracının hasar görmesine sebebiyet verdiğini, daha önce hiçbir kazaya karışmayan müvekkiline ait araç için bu kazadan sonra ... TL miktarlı ... kaydı oluşturulduğunu, müvekkile ait aracın değerinin düştüğünü, kazaya sebep olan ... plakalı aracın, davalı sigorta tarafından sigortalanmış olup, bu kapsamda davalı sigorta şirketine ödenen tamir bedeline ek olarak değer kaybı bedelinin de ödenmesi için başvurma zorunluluğu doğduğunu, bu bağlamda Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereği davalı şirket tarafından müvekkiline değer kaybının ödenmesi gerektiğini, başvurularına sigorta şirketi tarafından hiçbir cevap verilmemiş ve ödeme de yapılmadığını beyan ederek; araçta oluşan değer kaybı için HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak olarak şimdilik ... TL nin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere alınarak taraflarına verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, usulden reddinin gerektiğini, yetki ve görev itirazında bulunduklarını, araçtaki değer kaybı için ... tarihinde ... TL ödeme "...-...- ...- ... -..." açıklamasıyla yapıldığını, müvekkilin sorumluluğundaki borcun, sigortacılık mevzuatı gereği eksiksiz olarak ödendiğinden üzerine düşen edimi ifa eden müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, kusur incelemesi yapılması gerektiğini, kaza tarihi itibariyle reel kayıp değerlendirmesinin yapılması gerektiğini, ödenen bedelin tenzilinin gerektiğini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, değer kaybı tazminatı tazminatının tahsili talebinden ibarettir. TBK m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Araçtaki değer kaybına ilişkin dava, belirsiz alacak davası olarak açılabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2017/17/1099 E, 2019/460 K) Davalının bu yöne ilişkin itirazın yerinde değildir. Davalı yetki itirazında bulunmuştur. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2019/71 esas, 2019/798 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 16. Maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda genel yetkili mahkemeler yanında haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği, yahut gelme ihtimalin bulunduğu yer ile zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir. Motorlu aracın neden olduğu kazalardan doğan hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, davalının yerleşim yeri (HUMK 9, KTK 110/2), haksız fiilin vuku bulduğu yer (HUMK 21, KTK 110/2), sigortacının merkez veya şubesi veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer (KTK 110/2) mahkemesinde açılabileceği düzenlenmiştir. Bir dava için birden fazla ( genel ve özel ) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Dosyada kaza yeri ...'dır ve davacının yerleşim yerinin de ... olduğu anlaşılmakla, mahkememiz dosyada yetkilidir ve davalı sigorta şirketinin yetki itirazı yerinde değildir. Davalı görev itirazında bulunmuştur. Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde (6102 sayılı TTK m. 4), bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında (6102 sayılı TTK m. 5/II), bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunun 1483 ve devamı maddelerinde “zorunlu sorumluluk sigortalar” düzenlenmiştir. Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir. 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK ve 30.06.2012 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngören 6335 sayılı Yasa gereğince açıkça bu tür işlerde Ticaret Mahkemesi görevli kılınmıştır. Ancak 30.06.2012 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Yasanın 38. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen geçici 9. maddesi “Bu kanunun göreve ilişkin hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda uygulanmaz. Bu davalar, açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan Kanun hükümlerine tabidir” hükmünü içermektedir. Somut olayda, talebin trafik kazası nedeniyle bir miktar tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, sigorta şirketinin de davalı olması nedeniyle davanın, Türk Ticaret Kanunun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmekle, mahkememiz davada görevlidir. Davalının görev itirazın yerinde değildir. Dosyaya tekrar bakıldığında; Yargı kararlarında, öncelikle dava konusu aracın hasar geçmişine ilişkin tüm bilgi ve belgeler (... kaydı, sigorta şirketlerinde oluşturulan hasar dosyası, servis belgeleri, trafik denetleme şube müdürlüklerince tanzim edilen tutanaklar ve fotoğraflar vs) ilgili yerlerden getirtilip konusunda uzman ayrı bir bilirkişiye tevdi edilerek aracın markası, modeli,yaşı, kilometresi ve değere etki eden diğer özellikleri de dikkate alınarak dava konusu aracın kaza öncesi serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri ile aracın onarım sonrası serbest piyasa koşullarındaki 2. el değeri (kaza sonrası onarımla değişen orijinal parçalar varsa bunların araca kattığı değer de dikkate alınarak) arasındaki farkın belirlenmesi yöntemiyle değer kaybının tespiti gerektiği belirtilmektedir. Mahkememizce deliller toplanmış, kusur ve sigorta eksperi bilirkişiden rapor alınmıştır. ... tarihli sigorta eksperi bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı araçta dosyaya konu kaza sebebiyle meydana gelen hasara ilişkin İşlem gören parçalara ilave ... kayıt altına alınan hasar tutarı nedeniyle reel piyasa koşullarına göre ...-TL tutarında Değer Kaybı meydana geleceği belirtilmiştir. ... tarihli kusur bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiş, itirazlar/beyanlar alınmıştır. İtirazların değerlendirilmesi için sigorta eksperinden ek rapor alınmış ve ... tarihli ek raporda kök rapordaki tespitlerin geçerli olduğu özetle beyan edilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili, taleplerini artırmıştır ve talep artırım dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davasında haklı olduğu, sigorta şirketince daha önce yapılan ödemenin makbuz hükmünde olup, hesaplanan miktardan düşülmesi gerektiği kanaatiyle; Davanın kabulü ile; ...-TL değer kaybı tazminatının ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına karar vermek gerekmiştir. Son olarak belirtmek gerekir ki; Dosyaya baktığımızda; davanın trafik kazasına dayandığı anlaşılmaktadır ve genel kural olarak Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup, tazminat borcu haksız fiil tarihinde muaccel olur. Başka bir ifade ile haksız fiillerde borcun muaccel hale gelmesi ihtarı ge-rektirmez. Bu durumda, davacı tarafın ıslah yolu ile talep ettiği tazminata da, talep var ise talep ettiği gibi kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir(Yargıtay 17. HD., 2008/2484 E., 2008/4216 K., Yargıtay 11. HD., 25.1.2007 tarih, 2005/14182E.,2007/809 K.)Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında, olay tarihinden faiz yürütülmelidir(...). Sigorta şirketi yönünden ise; 2918 sayılı KTK’nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigorta şirketine başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Somut olayda, davalı tarafça değer kaybı kısmi ödemesinin ... tarihinde yapıldığı görülmekle, bu tarihte bu kalem bakımından temerrüt gerçekleşmiştir ve bu nedenle hükümde anılan tarih esas alınmıştır.(Yargıtay 17. HD, 2013/21454 E, 2015/8127 K) HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; ...-TL değer kaybı tazminatının ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, 2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin harç ve aşamalarda yatırılan ... TL ıslah harcı toplamı ... TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye kalan ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, (... *68,31/1000=... TL ancak maktu harçtan düşük olamayacağından; maktu harç= ... TL - ... TL= ...) 4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Zorunlu arabuluculuk gideri olan ... TL ücretin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ...TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, 9-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'un yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/09/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır