İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2006/4955 E. 2007/2372 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2006/4955
Karar No
2007/2372
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/413 Esas KARAR NO : 2025/695 DAVA : İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) DAVA TARİHİ : 05/08/2020 KARAR TARİHİ : 19/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)), İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile iflasına karar verilmeis talep olunan davalı ... şirketi arasındaki ticari ilişkinden kaynaklanan ve takip tarihi olan 10/07/2020 tarihi itibariyle 1.021.912,90-USD asıl alacak ve 10.410,92-USD işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 1.032.323,82-USD alacağın tahsili amacıyla borçlu şirket hakkında 10/07/2020 tarihinde Bakırköy ... İcra Dairesi'nde ... Esas sayılı dosyası ile İflas yolu ile Adi İlamsız takip başlatıldığını, Türk Lirası karşlığının 7.097.948,89-TL olduğunu, ödeme emrinin ve takip dayanaklarının 22/07/2020 tarihinde borçlu şirketin ticaret merkez adresine tebliğ edildiğini, ödeme emrine herhangi bir itirazda bulunulmadığını, iflas takibinin itirazsız olarak kesinleştiğini, borcun bugüne dek ödenmediğini, bu durum karşısında borçlu şirket hakkında İİK 156/1 maddesi uyarınca iflasını talep ettiğini, yargılama süresince ve iflasın açılacağı tarihe kadar borçlu şirketin alacaklıların alacaklarına kavuşmasına mani olma maksadıyla şirket malvarlığı ve aktiflerini elden çıkarmaya yönelik bazı eylem ve işlemlerde bulunmasının muhtemel olduğunu, bu nedenle İİK 159. maddesi gereği alacaklıların menfaati için zaruri görülen muhafaza önlemlerinin alınmasını, iflas takibinin itirazsız kesinleşmiş olması halinde bu önlemlerin alınmasını mahkeme açısından mecburi kıldığını, iflas takibinin itirazsız kesinleşmiş olması nedeniyle teminat aranmayacağını, tüm bu nedenlerle davalı borçlu şirketin İİK 161'inci uyarınca ve orada belirtilen usule göre tüm malvarlıklarının defterinin tutulmasını, şirket aktifleri üzerinde alacaklıların zararına gerçekleştirmesi muhtemel borçlandırıcı ve tasarrufi işlemlerinin İİK 159. Madde kapsamında durdurulmasını ve ihtiyati tedbir kararının borçlu şirket ve yönetim kuruluna bildirilmesini, borçlu şirketin alacaklılar zararına işlem ve eylemlerinin önlenmesi, faaliyetlerinin gözetim ve denetiminin sağlanması bakımından sayısı ve yetki çerçevesi belirlenecek yeterli sayıda Denetim Kayyumu atanmısını , muhafaza tedbirlerinin alınmasını, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihtiyati tedbir kararı üzerine müvekkil şirket büyük bir mağduriyet yaşadığını, İİK 159/I gereği mahkemenin muhafaza tedbiri alma zorunluluğu ortadan kalktığını, işbu davada usulen dinlenme imkanı bulunmadığından davacının alacak talebi yönünden esasa ilişkin tüm savunma ve delil sunma hakkımızı daha sonra sunulmak üzere saklı tutmakla birlikte Bakırköy .... İcra Müdürlüğüne sunulan itiraz dilekçesinde de belirtilen müvekkilin davacıya gerçekleştirilmiş ticari faaliyetler kapsamında herhangi bir borcu ve kendisine karşı bir sorumluluğu bulunmadığını, olayda pasif husumet ehliyeti bulunmadığından müvekkil şirkete, husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkilinden, üretmediği ürünlerin bedelini talep ettiğini, davacnın çalışan ayartma, sahte irsaliye düzenleme gibi aynı zamanda haksız rekabet ve suç teşkil eden kötü niyetli işlemlerle müvekkilinden haksız menfaat elde etme gayreti içinde olduğunu, İİK 173/2 uyarınca ilan yapılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında işbu dosya ile birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası yönünden tefrik edilmiş ve mahkememizin ... Esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır. Bilirkişi tarafından mahkememize 24/01/2023 tarihinde sunulan raporda: "Dava konusu somut olayda; ... arasında davacı tarafından davalıya muhtelif parfüm satışı yapılması şeklinde ticari ilişki kurulduğu, davacı tarafında davalıya 348.013,50 USD bedelli parfüm faturası kesildiği, ancak davalının parfümleri teslim almadığı iddiası ile 348.013,50 USD'nin, ayrıca davalının 673.899,40 USD bedelli parfüm siparişi verdiği, ancak sonrasında siparişleri iptali ettiği iddiası ile 673.899,70 USD'nin tahsili olmak üzere toplam 1.021.912,90 USD'nin (asıl alacak miktarı) tahsili için davalı aleyhine İFLAS yolu ile takip başlatıldığı, davalının takip konusu borca ve tüm ferilerine itirazı neticesinde huzurdaki itirazın iptali davası açıldığı, Davacının 348.013,50-USD alacak talebi yönünden Davacının davalıya ihraç kayıtlı (ihraç edilmek üzere) 31.03.2020 tarih ... nolu 348.013,50 USD bedelli faturayı düzenlediği, ancak fatura muhteviyatı ürünlerin davalı tarafından teslim alınmadığının sabit olduğu, Gerek davacı tarafından sunulan e-mailler, gerek davalının dava dışı şirket ile yaptığı sözleşme, gerek e-mail ekindeki listelerde Tedarikçi ..., Üreticisinin ise .... yazması dikkate alındığında, davalının dava dışı yurt dışı firması adına hareket ederek davacıya fatura konusu parfümlerin keza dava konusu faturalara ait irsal tarafından kaşe imza yapıldığı, ancak ürünlerin daha sonra teslim edileceği şerhi düşüldüğü, davalının kendisi ile hiç alakası olmayan bir ürünün irsaliyesini imzalaması ve şerh düşmesinin Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, 348.013,50 USD'lik ürünlerin teslim alınmamasından dolayı, davalının sorumlu olup olmadığı, bir diğer ifade ile davacının 348.013,50 USD'lik fatura bedelini davalıdan talep edip edemeyeceği, talep edebilecekse fatura tutarı kadar bedeli mi, yoksa mahrum kaldığı kâr'ımı talep edebileceğinin Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Dava konusu faturada davalıya 145.056 adet parfüm satıldığı, davalının ürünleri teslim almaması nedeniyle davacının bu ürünleri internet üzerinden satışa sunduğunun sabit olduğu, ancak dava konusu edilen 145.056 adet parfümden ne kadarının internet sitesi üzerinden satıldığına ilişkin detaylı dökümlerin verilmesi halinde, tılan ürün miktarının tespit edilebileceği, Davacının 673.889,40-USD alacak talebi yönünden, Davacının 673.899,40 USD alacak talebinin, davalının sipariş etti ancak sonrasında iptal ettiği siparişlerden kaynaklandığı, Davacının iptal edilen siparişler yönünden alacak talebinin değerlendirilebilmesi için; Davalı şirket tarafından hangi tarihte, hangi ürünün sipariş verildiği, sipariş verilen ürünlerin fiyatının ne olduğuna ilişkin listelerin hem davacı hem de davalı tarafından sunulması gerektiği, ... arasında bir çok sipariş maili olduğu için, hangilerinin iptal edilen siparişlere ait olduğunun tespit edilemediği, Davacı tarafından, davalının sipariş ettiği ürünlere ilişkin hammadde tedarikinin yapılıp yapılmadığına ilişkin, yani davacının sipariş edilen ürünler için malzeme tedariki yaptığı ve bu malzemelerin halen uhdesinde kaldığına ilişkin delillerin, veya sipariş edilen ürünleri ürettiğine ilişkin delillerin sunulması gerektiği," görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi tarafından mahkememize 19/10/2023 tarihinde sunulan ek raporda: Dava konusu somut olayda; ... arasında davacı tarafından davalıya muhtelif parfüm satışı yapılması şeklinde ticari ilişki kurulduğu, davacı tarafından davalıya 31.03.2020 tarihinde 348.013,50 USD bedelli parfüm faturası kesildiği, ancak davalının parfümleri teslim almadığı iddiası ile 348.013,50 USD'nin, ayrıca davalının 673.899,40 USD bedelli parfüm siparişi verdiği, ancak sonrasında siparişleri iptali ettiği iddiası ile 673.899,70 USD'nin tahsili olmak üzere toplam 1.021.912,90 USD'nin (asıl alacak miktarı) tahsili için davalı aleyhine İFLAS yolu ile takip başlatıldığı, davalının takip konusu borca ve tüm ferilerine itirazı neticesinde huzurdaki itirazın iptali davası açıldığı, Davacının 348.013,50-USD alacak talebi yönünden, Davacının davalıya ihraç kayıtlı (ihraç edilmek üzere) 31.03.2020 tarih ... nolu 348.013,50 USD bedelli faturayı düzenlediği, ancak fatura muhteviyatı ürünlerin davalı tarafından teslim alınmadığının sabit olduğu, Gerek davacı tarafından sunulan e-mailler, gerek davalının dava dışı ... ile yaptığı sözleşme, gerek e-mail ekindeki listelerde Tedarikçi ... , Üreticisinin ise ... yazması dikkate alındığında, davalının dava dışı yurt dışı firması adına hareket ederek davacıya fatura konusu parfümlerin siparişlerini verdiği, keza dava konusu faturalara ait irsaliyelere davalı şirket ancak ürünlerin daha sonra teslim tarafından kaşe imzalayabileceği şerhi düşüldüğü, davalının kendisi ile hiç alakası olmayan bir ürünün irsaliyesini imzalaması ve şerh düşmesinin Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, Dava konusu faturada davalıya 145.056 adet parfüm satıldığı, davalının ürünleri teslim almaması nedeniyle davacının bu ürünleri internet üzerinden satışa sunduğunun sabit olduğu, ancak dava konusu edilen 145.056 adet parfümden ne kadarının internet sitesi üzerinden satıldığının tespit edilemediği, 348.013,50 USD'lik inlerin teslim alınmamasından dolayı, davalının sorumlu olup olmadığı, bir diğer ifade ile davacının 348.013,50 USD'lik fatura bedelini davalıdan talep edip edemeyeceğinin takdirinin Sayın Mahkemenizde olduğu, Sayın Mahkemenizce davacı tarafından üretilen parfümlerin davalı tarafından teslim alınmaması nedeniyle, davacının üretim maliyeti * elde etmesi muhtemel kârı talep edebileceğine kanaat edilmesi halinde, davacının davalıdan 348.013,50 USD alacaklı olacağı, Sayın Mahkemenizce davacı tarafından üretilen parfümlerin davalı tarafından teslim alınmaması nedeniyle, davacının sadece katlandığı maliyeti talep edebileceğine kanaat edilmesi halinde, rapor içerisinde ayrıntılı hesaplandığı üzere, davacının teslim alınmayan parfümler nedeni ile katlandığı maliyetin 297.377,54 USD hesaplandığı, ANCAK; davacının söz konusu parfümlerden internet üzerinden sattığı miktarların hesaplanan davacı alacağından düşülmesi gerektiği, bir üst maddede izah edildiği üzere internet üzerinden satılan parfüm adedinin tarafımdan tespit edilemediği, Davacının 673.899,40-USD alacak talebi yönünden, Davacının 673.899,40 USD alacak talebinin, davalının sipariş etti ancak sonrasında iptal ettiği siparişlerden kaynaklandığı, Rapor içerisinde ayrıntılı tablo halinde sunulduğu üzere davalının davacıya verdiği ve iptal ettiği siparişlerin toplam 640.938,30 USD tutarında olduğu, 8) Gerek davacının çok fazla sayıda ürün yelpazesi olması, gerekse aynı hammadde ve malzemelerin bir çok üründe kullanılması olasılığı olmasından dolayı, davacının iptal edilen siparişler nedeni ile ne kadarlık malzeme aldığı, bu malzemelerden ne kadarının alınan siparişlere özel olup başka bir yerde kullanmasının mümkün olmadığı ve dolayısıyla iptal edilen siparişlerden dolayı davacının ne kadar zararı olduğunun tarafımdan tespit edilemediği, ANCAK; Sayın mahkemenizce davacının iptal edilen siparişler nedeni ile mahrum kaldığı kârı talep edebileceğine kanaat edilmesi halinde, davacının iptal edilen siparişler neden ile mahrum kaldığı kâr'ın 93.256,52 USD hesaplandığı," sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından 17/07/2024 tarihinde sunulan raporda: Davacının 348.013,50 USD alacak talebi yönünden,Davacının davalıya ihraç kayıtlı (ihraç edilmek üzere) 31.03.2020 tarih ... nolu 348.013,50 USD bedelli faturayı düzenlediği, ancak fatura muhteviyatı ürünlerin davalı tarafından teslim alınmadığının sabit olduğu,Gerek davacı tarafından sunulan e-mailler, gerek davalının dava dışı .... ile yaptığı sözleşme, gerek e-mail ekindeki listelerde Tedarikçi .., Üreticisinin ise ... yazması dikkate alındığında, davalının dava dışı yurt dışı firması adına hareket ederek davacıya fatura konusu parfümlerin siparişlerini verdiği, keza dava konusu faturalara ait irsaliyelere davalı şirket tarafından kaşe imza yapıldığı, ancak ürünlerin daha sonra teslim edileceği şerhi düşüldüğü, davalının kendisi ile hiç alakası olmayan bir ürünün irsaliyesini imzalaması ve şerh düşmesinin Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu,Dava konusu faturada davalıya 145.056 adet parfüm satıldığı, davalının ürünleri teslim almaması nedeniyle davacının bu ürünleri internet üzerinden satışa sunduğu, internetten satışı yapılan 12.032 adedinin tekrar üretiminin yapılması ve sipariş içeriği tüm mamullerin teslime hazır durumda bulunmasından dolayı internet satışlarından elde edilen 34.122,00 USD'nin fatura bedelinden düşülmesine yer olmadığı, 348.013,50 USD'lik ürünlerin teslim alınmamasından dolayı, davalının sorumlu olup olmadığı, bir diğer ifade ile davacının 348.013,50 USD'lik fatura bedelini davalıdan talep edip edemeyeceğinin takdirinin Sayın Mahkemenizde olduğu, Sayın Mahkemenizce davacı tarafından üretilen parfümlerin davalı tarafından teslim alınmaması nedeniyle, davacının üretim maliyeti * elde etmesi muhtemel kârı talep edebileceğine kanaat edilmesi halinde, davacının davalıdan 348.013,50 USD alacaklı olacağı, 348.013,50 USD için takip öncesi işlemiş faizi 1.167,04 USD olarak hesaplandığı, Sayın Mahkemenizce davacı tarafından üretilen parfümlerin davalı tarafından teslim alınmaması nedeniyle, davacının sadece katlandığı maliyeti talep edebileceğine kanaat edilmesi halinde, davacının teslim alınmayan parfümler nedeni ile katlandığı maliyetin 297.377,54 USD hesaplandığı (bir önceki raporda yapılan hesaplamalarda bir değişiklik olmamıştır), 297.377,54 USD için takip öncesi işlemiş faizin 997,23 USD olarak hesaplandığı, Davacının 673.889,40-USD alacak talebi yönünden, Davacının 673.899,40 USD alacak talebinin, davalının sipariş ettiği, ancak sonrasında iptal ettiği siparişlerden kaynaklandığı, Davalının davacıya verdiği ve iptal ettiği siparişlerin toplam 640.938,30 USD tutarında tespit edildiği, Sayın mahkemenizce davacının iptal edilen siparişler nedeni ile mahrum kaldığı kârı talep edebileceğine kanaat edilmesi halinde; davacının iptal edilen siparişler nedeni ile mahrum kaldığı kârın 93.256,52 USD hesaplandığı, 93.256,52 USD faizin 312,73 USD olarak hesaplandığı, in takip öncesi işler Sayın Mahkemenizce davacının iptal edilen siparişler yönünden, sadece bu siparişlere alınan ve başka bii imalatında veya başkaca bir işte kullanamayacağı ürün bedelini talep edebileceğine kanaat edilmesi halinde; davacının iptal edilen siparişlere özgü aldığı hammadde ve diğer yardımcı malzemelerden dolayı uğradığı zararın 24.907,40 USD için takip öncesi işlemiş faizin 83,53 USD olarak olarak hesaplandığı, " sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Bilirkişi tarafından sunulan mahkememize 04/11/2024 tarihinde sunulan ek raporda: Davacı şirketin, asıl alacak, takip tarihine kadar işlemiş faiz, takip tarihinden bir sonraki duruşma tarihi olan 19.12.2024 tarihine kadar hesaplanan faiz, vekalet ücreti, tahsil harcı ve icra masrafları olmak üzere, bir sonraki duruşma tarihi olan 19.12.2024 tarihine kadar depo emrine esas alacak tutarının 534.715,30 USD * 759,579,76TL olarak hesaplandığı, 19.12.2024 tarihinde depo kararı verilmemesi halinde, bu tarihten sonra Asıl işleyecek günlük faiz tutarının 30,2239 USD olduğu TCMB Efektif satış kuru ile çarpılarak TL karşılığının bulunarak, toplam alacağa eklenmesi gerektiği," sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 156. maddesine göre iflas istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; İİK.nun 156 ve devamı maddelerine dayalı iflas yoluyla adi takibe dayalı takipte davalının itirazında haklı olup olmadığı, davacının cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı, İİK.156.maddesine dayalı iflas koşullarının oluşup oluşmadığından kaynaklandığı, mahkememizce tespit edilmiştir. Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı - alacaklı tarafından davalı - borçlu şirket aleyhine 1.021.912,90-USD asıl alacak ve 10.410,92-USD işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 1.032.323,82-USD alacağın tahsili alacağın tahsili için 10/07/2020 tarihinde iflas yoluyla adi takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı-borçlu şirkete 22/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirketçe herhangi bir itirazda bulunulmadığı, işbu iflas davasının ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yasal 1 yıllık sürede açıldığı görüldü. 12/08/2020 tarihli heyet ara kararı ile; davacı ... ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne, İİK.nun 159 ve devam eden maddeleri kapsamında muhafaza tedbiri niteliğinde olmak üzere İİK.nun 161.maddesinde belirtildiği şekilde gerektiğinde İİK.80 ve 81.madde hükümleri uygulanmak suretiyle bizzat davalıya ait işyerinde davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde gerektiğinde bilirkişi yardımı almak suretiyle davalı şirketin mevcut mal varlığının defterinin tutulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının tüm mal varlığının ve bu bağlamda tüm gerçek ve tüzel kişiler, kurum ve kuruluşlar ile kendi nezdinde bulunan para, menkul kıymet, kıymetli evrak ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarıyla teminatlarının, taşınır ve taşınmaz mallarının defterinin tutulması şeklinde defter tutma işleminin gerçekleştirilmesine, İİK.nun 163/2.maddesi hükmü gereğince tedbir kararının 2 ay süre ile devamına, tedbirin infazının Bakırköy İflas Müdürlüğünce gerçekleştirilmesine, davacı tarafça talepte bulunulduğunda ihtiyati tedbir kararından bir suretin infaz için Bakırköy İflas Müdürlüğüne gönderilmesine, defter tutma işlemi için gerekli olan masrafların davacı tarafça Bakırköy İflas Müdürlüğüne yatırılmasına karar verildiği, iflas müdürlüğüne bu hususta müzekkere yazıldığı anlaşıldı. 10/09/2020 tarihli ihtiyati tedbire itiraz duruşmasında davalının tedbire itirazının kabulü ile mahkememizce verilen 12/08/2020 tarihli ara karar ile davalı şirketin malvarlığının defterinin tutulmasına ilişkin tedbir kararının Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası kararı kesinleşinceye kadar durdurulmasına karar verildiği, kararın icra müdürlüğüne bildirildiği anlaşıldı. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verilmiş, incelenmesinde; ... sicil nolu ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ... Mahallesi ... Cad. ... Sokak ... İş Merkezi No:25 Yenibosna-Bahçelievler/İstanbul adresinde sicilde kayıtlı olduğu, şirketin son tescilini 05/02/2020 tarihinde yaptırdığı, şirket yönetim kurulu üyelerinin ..,..,...,... oldukları görüldü. Esenyurt Sosyal Güvenlik Merkezine, Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği. Esenyurt Vergi Dairesine, Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne ise yazılan müzekkerelere cevap verilmediği anlaşıldı. Ticaret sicil kayıtlarının gönderildiği, iflas avansının yatırıldığı, ilan müzekkerelerinin hazırlandığı, basın ilan kurumunun bildirdiği masraf davacı tarafça yatırılmadığından ve ticaret sicil ilanı da elden takipli alınmadığından ilanların yaptırılmadığı görüldü. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Davanın iflas yolu ile yapılan takipte itiraz üzerine itirazın kaldırılması ve iflas talebi hakkında olduğu anlaşılmakta olup, davacının ilk olarak takipte belirtilen tutar kadar alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiği anlaşılmaktadır. Davacı; davalıdan alacak talebini taraflar arasındaki fason üretim sözleşmesi kapsamında davacı tarafından üretim süreci devam eden ürünlere yönelik davalının siparişlerinin iptalinden kaynaklanan 673.899,40-USD'lik sipariş ve daha önce üretilerek davalıya teslim edilen 348.013,50-USD'lik sipariş yönünden fatura bedelinin ödenmemesi ve faturaya itiraz edilmesinden kaynaklı olarak alacak talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; 348.013,50-USD'lik alacak talebine konu faturaya itiraz edildiğini bu ürünlerin teslim alınmadığı, 673.899,40-USD'lik sipariş yönünden ise davacının üretime dahi başlamadığını ve ayrıca yaşanan covid 19 pandemisinin mücbir ve haklı sebep teşkil ettiğini, sözleşmede buna ilişkin hüküm bulunduğunu bu siparişin iptalinin usul ve yasaya uygun olduğunu bu nedenle davacının alacak talebinde bulunamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemeleri, dosya kapsamına sunulan deliller ve sözleşmeler bir arada değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasındaki fason üretim sözleşmesi kapsamında davalının dava dışı kendi sözleşmeleri müşterileri için ihraç edilmek üzere davacı şirkette üretim yaptırdığı, davalının bu kapsamda ihraç edilmek üzere yaptırdığı üretime ilişkin olarak 348.013,50-USD'lik faturaya konu ürünlerin sevk irsaliyelerinin davalı şirket yetkilileri tarafından imzalandığı, dolayısıyla söz konusu faturaya istinaden davacı ve davalı arasındaki fason üretim sözleşmesi kapsamında davalının kendi müşterilerine ihraç etmek üzere davacıya ürettirdiği ürünleri hukuken görüp ve inceleyerek teslim almış olduğunun kabul edilmesinin gerektiği ve davacının üretim ve satışa ilişkin yükümlülüklerini yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Zira davalının talebi üzerine söz konusu ürünlerin davacının deposunda bekletilmesi ve davalı tarafından yapılan talep üzerine sonradan belirtilen yere sevk edileceği taraflarca sevk irsaliyesinde belirtilmiştir. Bu bağlamda davalı şirketin dava dışı üçüncü kişi olan kendi müşterilerinin talepleri doğrultusunda davacı ile davalı arasındaki fason üretim sözleşmesi kapsamında davacı şirkete 348.013,50-USD'lik ürün üretimi yaptırdığı, ürünlerin hazır olması akabinde sevk irsaliyesinde davalı şirketin kaşe ve imzasının bulunduğu ve taraflarca ürünlerin davacının deposunda bekletilmesi ve davalının talebi doğrultusunda sonradan sevkiyatının yapılması hususunda anlaşıldığı bir arada değerlendirildiğinde davacının sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiği ve ürünlerin davalı tarafından kontrol edilerek sevk irsaliyesinin imzalanması ve davacının deposunda bekletilmesi hususunda tarafların anlaşması gözetildiğinde davacının 348.013,50-USD'lik alacak talebinde haklı olduğu ve alacağını ispatladığı ve bu alacak yönünden talepte bulunabileceği, ürünlerin hukuken teslim edilmiş sayılması karşısında davalının fiili olarak ürünleri teslim almamasının ve ürünleri teslim alma hususunda alacaklı temerrüdünde bulunmasının davacının alacak talebini etkilemeyeceği ve davalıyı bu ürünler yönünden borçsuz hale getirmeyeceği, davalının 348.013,50-USD'lik faturaya konu ürünler yönünden borçlu olmadığını ispatlayamadığı kanaatine ulaşılmıştır. Davacı ile davalı arasındaki sözleşme kapsamında her ne kadar davacı tarafından 673.899,40-USD'lik ürün siparişinin davalı tarafından iptal edildiği bu sebeple alacak talebinde bulunulduğu anlaşılmakta ise de taraflarca sunulan deliller teknik bilirkişiler tarafından incelendiğinde davalı tarafından davacıya sipariş verilen ürün miktarı toplamının 640.938,30 USD olduğu anlaşılmakla Mahkememizce bu miktar esas alınmıştır. Siparişi davalı tarafından iptal edilen 640.938,30 USD miktarlı ürün yönünden ise 6098 sayılı Kanun'un sözleşmeden dönmeye ilişkin hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. 6098 sayılı Kanun'un eser sözleşmelerine ilişkin tazminat karşılığı feshi düzenleyen 484. Maddesi şu şekildedir: "MADDE 484- İşsahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir." İlgili hükümden görülebileceği üzere işsahibi eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilecektir. Davalının sipariş iptalinin bu minvalde sözleşmenin feshi hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Alacak talebine konu 640.938,30 USD'lik sipariş yönünden davacının sipariş iptal tarihi itibariyle ürünleri üretmediği bilirkişi incelemesi neticesinde anlaşılmakta olup, davalının davacının zararlarını ödemek koşuluyla sipariş iptali ve sözleşme feshinin geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davalı tarafından sipariş iptal edilerek sözleşmenin feshedildiği anlaşılmakta olup davacı tarafından yoksun kalınan kar yönünden zarar talebinde bulunulabileceği anlaşılmaktadır. Olumlu zarar; sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki farktır. Dönme ve fesihte kusursuz olan yüklenicinin, kusurlu olan iş sahibinden olumlu zarar isteyebileceği kabul edilmektedir. (Örnek: Yargıtay 15. HD. 11.04.2007 T. 2006/4955 E. 2007/2372 K. ve Yargıtay 15. HD. 09.05.2013 T. 2012/7521 E. 2013/3029 K. ile Yargıtay 15. HD. 20.07.2011 T. 2011/864 E. 2011/4787 K. ) 6098 sayılı Kanun'un 112. maddesi hükmünce borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 6098 sayılı Kanun'un 125/2. maddesi gereğince borçlunun temerrüdü halinde alacaklının aynen ifadan vazgeçerek müspet zararı isteyebilir. Yine bu talebini sözleşmenin karşı tarafça haksız feshi halinde de ileri sürebilir. Borçlunun temerrüdü halinde alacaklı seçim hakkını kullanarak TBK’nın 125. maddesinde yer alan seçimlik haklarından birisini talep edebilir. Bu bağlamda her ne kadar davacı tarafından siparişin toplam tutarı olan bedel talep edilmiş ise de davalının sözleşmeyi feshi sebebiyle davacının ancak olumlu zarar kapsamında yoksun kaldığı karı talep edebileceği, yerine getirilmemiş üretilmemiş sipariş bedelinin tamamının talep edemeyeceği kanaatine ulaşılmış olup davacının davalıdan siparişin iptali sebebiyle talep edebileceği bedelin 93.256,52-USD olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak Mahkememizce davacının 348.013,50-USD ve yoksun kalınan kar olarak 93.256,52-USD alacağını davalıdan talep edebileceği sonucuna ulaşılmış, 17.10.2024 tarihli celsede ilgili bedeller ve işlemiş faizler üzerinden davalının itirazının kesin olarak kaldırılmasına karar verilmiştir. İİK'nun 166/2 maddesinde öngörülen usulde iflas ilanlarının yaptırıldığı, ilan gazetelerinin gönderildiği, İflas avansının davacı tarafça yatırıldığı, görülmüştür. İİK.158.maddesinde; (Değişik: 9/11/1988-3494/26 md.) "Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder. Şu kadar ki, borçlu takibe karşı usulü dairesinde itiraz etmemiş veya itiraz ve defileri varit görülmemişse mahkeme yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa veya o miktar meblağın mahkeme veznesine depo edilmesini borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline, dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu hükümleri dairesinde yapılacak tebliğ ile emreder. Borçlu imtina ederse ilk oturumda iflasına karar verilir."düzenlemesi yer almaktadır. Mahkememiz dosyasında İİK.158.maddesine göre güncel kapak hesabı doğrultusunda tanzim edilen depo emrinin davalıya tebliğ edildiği, gerekli ihtaratın yapıldığı, davalının itirazın kaldırılmasına karar verilen meblağ üzerinden depo emrine esas miktarı yasal süresi içerisinde mahkememiz veznesine depo ettiği, tahsilat makbuzlarının ibraz edildiği ve bu suretle depo emrinin yerine getirildiği görülmüştür. Davalı tarafından depo emri yasal süresi içerisinde yerine getirildiğinden; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ....E., ... K. Sayılı kaldırma kararı doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının alacak talebinde haklı olduğu Mahkememizce tespit edilmiş olup, her ne kadar depo kararının yerine getirilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K. Sayılı kaldırma kararı doğrultusunda yargılama giderinden davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla yargılama giderlerinden davalı sorumlu tutularak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Depo emrinin yerine getirilmesi sebebiyle davacının iflas talebinin REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 42,80-TL peşin harç ve 42,80-TL başvurma harcı olmak üzere 85,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yapılan tebligat, posta ve bilirkişi ücreti olmak üzere 29.526,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının (Bilirkişi olarak görevlendirilen Dr. ... ve Prof Dr. ....'nun toplam ücreti olan 12.000,00-TL ödendikten sonra) HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2025 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip .... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2006/4955, K. 2007/2372, T. 17.10.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2006-4955-e-2007-2372-k-b09ffece52f1