İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1989/245 E. 1989/162 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1989/245
- Karar No
- 1989/162
- Karar Tarihi
İstemin Özeti : TEK ........... Şubesinin re'sen ticaret odasına kaydına ilişkin ........... Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Kararının iptali istemiyle açılan davayı, idari merci tecavüzü bulunduğu gerekçesiyle incelemeyerek, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanunun 15/1-a maddesi uyarınca ......... Ticaret ve Sanayi Odası Meclisine gönderilmesine karar veren ........... İdare Mahkemesinin 22.9.1987 günlü E:1987/298, K.-1987/364 sayılı kararı, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Sekizinci Dairesinin 9.1.1989 günlü E.-1987/955, K:1989/2 sayılı kararı ile bozulmuş ise de; Mahkemece, bozmaya uymayarak ilk kararında ısrar etmiştir. Davacı, ........... İdare Mahkemesinin 21.3.1989 günlü E:1989/122, K: 1989/145 sayılı kararının, .......... Ticaret ve Sanayi Odasının kararının, idari bir karar olduğu, her idari karar gibi yargı denetimine tabi bulunduğu bu nedenle de doğrudan doğruya idare mahkemesine de dava açılmasında isabetsizlik bulunmadığı iddialarıyla bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Davalı idare, temyiz istemine cevap vermemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : Suna Türkoğlu Danıştay Savcısı Belma Kösebalaban'ın Düşüncesi : TEK ......... Şubesinin, doğrudan Ticaret Odasına kaydına ilişkin ........... Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, ...... İdare Mahkemesi, İdari Mercii tecavüzü nedeniyle, dosyanın Ticaret ve Sanayi Odası Meclisine gönderilmesine karar vermiştir. Danıştay Sekizinci Dairesi, "yasalarda, bir işleme karşı itiraz yolu gösterilmiş olması halinde, bu yola başvurulmadan idari dava açılamıyacağı yolunda açık kural bulunmayan durumlarda; kişinin işleme karşı itiraz birimine başvurmadan, idari dava açabileceği, üst Makama itiraz durumunda olan bir idari yolun kişinin bu yola başvurmadan doğrudan idari dava açmasını engellemediği", gerekçesiyle Mahkeme kararını bozmuştur. Olayda, ........... İdari Mahkemesi 2577 sayılı Yasanın 49/4 maddesi uyarınca kararında ısrar etmektedir. 5590 sayılı Yasanın 17 (j) maddesinde "........ gerek kayıt zorunluluğuna tabi olup, olmamak, gerek kayıt zorunluluğuna tabi oldukları halde ithal edildikleri derecelere ilişkin Yönetim Kurulunca verilecek kararlara karşı itirazları inceleme ve kesin karara bağlama" görevinin Odalar Meclislerine ait olduğu kurala bağlanmıştır. Madde içeriğindeki "kesin karara bağlama" sözcüğü yönetim kurulunun belirtilen konulardaki kararlarının kesin olmadığını açıkça ifade etmektedir. Bu nedenle, Mahkemece, davacının, doğrudan Ticaret Odasına kaydına ilişkin Yönetim kurulu Kararına karşı Oda Meclisine başvurmaksızın, doğrudan İdari Yargı yerine açılan davada, ........... idare Mahkemesince dosyanın görevli İdari Merciine gönderilmesinde yasa kurallarına aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenler, temyiz isteminin 2577 sayılı yasanın 49/4 maddesi uyarınca reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca, gereği görüşüldü: Türkiye Elektrik Kurumu ........... İlçe Şubesinin, ........... Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulunun, 31.3.1987 günlü 159 sayılı Kararı ile ........... Ticaret Odasına re'sen üye kaydına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, ........... İdare Mahkemesi, 22.9.1987 günlü E: 1987/298, K:1987/364 sayılı kararıyla, idari mercii tecavüzü bulunduğu nedeniyle dava dilekçesinin ........... Ticaret ve Sanayi Odası Meclisine gönderilmesine karar vermiş ise de; Danıştay Sekizinci Dairesi, temyiz incelemesi sonucunda, 9.1.1989 günlü E:1987/955, K: 1989/2 sayılı kararıyla, Mahkemenin kararını bozmuştur. ......... İdare Mahkemesinin, bozma kararına uymayarak, 21.3.1989 günlü E:1989/122, K:1989/145 sayılı kararıyla, ilk kararında ısrarı üzerine, davacı idare ısrar kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. İdari davalar kesin ve yürütülmesi gerekli işlemler aleyhine açılırlar. 5590 sayılı Kanunun 19/a, 17/j ve 25 inci maddelerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda oda yönetim kurullarının odalara kayıt mecburiyeti ile ilgili olarak tesis etmiş olduğu işlemlerin kesin ve yürütülmesi gerekli işlemler olduğu anlaşılmaktadır. Anılan 25 inci maddenin 4 üncü" fıkrası "Derecelerini durumlarına uygun bulmayanlar, yönetmelikte gösterilecek usullere göre ve 10 gün içinde oda meclislerine itiraz edebilirler" hükmünü taşımaktadır. Bu hüküm ilgililere, yönetim kurulunca bu konuda verilecek kararlara karşı istekleri halinde bir başka organa itiraz edebilme olanağı yaratmak için konulmuştur. Tümcenin sonundaki, itiraz edenler ifadesi yerine "itiraz edebilirler" ifadesinin kullanılması da bu görüşü doğrulamaktadır. Amacı bu olan başvuru yolunu Anayasa ile kişilere tanınan dava hakkını ortadan kaldırır bir biçimde yorumlamak ve başvuru yoluna gidilmemesi halinde dava açılamayacağını düşünmek hukuka aykırı düşecektir. Bu nedenle temyiz isteminin kabulü ile ........... İdare Mahkemesinin 21.3.1989 günlü E:1989/122, K:1989/145 sayılı kararının bozulmasına ve dava dosyasının Mahkemeye gönderilmesine, 17.11.1989 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Temyiz istemine konu dosyanın incelenmesinden, Türkiye Elektrik Kurumu ........... Şubesinin, ........... Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulunun kararı ile re'sen Ticaret Odasına kaydı işleminin iptali istemiyle açılan davada; ........... Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Kararına karşı, oda meclisine başvurulmadan doğrudan dava açıldığı anlaşılmaktadır. Ticaret ve Sanayi Odalarının Yönetim Kurulları, 5590 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi uyarınca, mevzuat ve meclis kararları dairesinde oda işlerini yürütmekle görevli bir yürütme organı durumundadır. Bu belirlemeden hareketle ve Kanunun 17/j ile 25 inci maddelerinden odalara üye kaydetmek ve üyelerin derecelerini belirlemek görevinin yönetim kuruluna ait olduğu anlaşılmaktadır. Yönetim Kurulunun, bu konuda vermiş olduğu karara karşı üyenin herhangi bir itirazının söz konusu olmaması durumunda da yönetim kurullarınca verilen bu kararların icrai nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Ancak üyenin ya da üye olmak durumunda kalan kişinin, gerek odalara kayıt mecburiyetine tabi olup olmamak, gerek kayıt mecburiyetine tabi oldukları halde ithal edildikleri derecelere müteallik yönetim kurulunca verilecek kararlara karşı itirazı söz konusu olduğunda, bu konuyu incelemek ve kesin karara bağlamak görev ve yetkisi 5590 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (j) bendi hükmü uyarınca oda meclislerine aittir. Nitekim, 5590 sayılı Kanunun 25 inci maddesinde belirtildiği üzere, derecelerini durumlarına uygun bulunmayanların oda meclislerine itirazı halinde itirazlar meclisçe karara bağlanıncaya kadar kayıt ücreti ve yıllık aidatın ihtilaflı kısminin tahsil olunamayacağı yolundaki hükümden de, oda yönetim kurulu kararlarının ihtilafsız olması halinde icrai olduğu ancak ilgililerin yönetim kurulu kararlarını yasaya uygun bulmamaları halinde bu konudaki kesin kararın oda meclislerince verileceği açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Aksine bir yorumla, ilgilinin isterse oda meclisince itiraz edebileceği isterse dava yoluna başvurabileceğinin kabulü halinde, 5590 sayılı Kanunun 17 nci maddesi (j) bendi ile 25 inci maddesinde yer alan hükümlerin bir anlamı kalmaz. Zira ilgililerin her türlü işlem aleyhine 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 11 inci maddesi uyarınca üst makamlara ya da işlemi tesis eden makama başvurma hakları zaten vardır ve bu durum özel olarak 11 inci maddede hüküm altına alınmıştır. 2577 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin 3/b bendinde hükme bağlanan "idari merci tecavüzü" durumu, ilgililere Kanunun 11 inci maddesiyle tanınan seçimlik başvuru hakkının dışında, özel düzenlemelerde ve yine özel olarak belirtilen makamlara, öngörülen süreler içerisinde başvurmak durumunda oldukları hallere münhasıran getirilen bir düzenlemedir. Özel düzenleme olan 5590 sayılı Kanunda, özel olarak belirtilen idari makam olan "oda meclisine" başvuruda bulunulmadan açılan davada "idari merci tecavüzü" bulunduğundan, ........... İdare Mahkemesince dava dilekçesinin, 2577 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin 1/e bendi hükmü uyarınca görevli idare merciine gönderilmesine karar vermesinde yasal isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesinin ısrar kararının onanması oyuyla, karara karşıyız.