İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1989/405 E. 1989/157 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1989/405
- Karar No
- 1989/157
- Karar Tarihi
Davacı : ............. Davalılar : 1- Başbakanlık 2- Devlet Bakanlığı 3- Turizm Bakanlığı 4- Başbakanlık Toplu Konut ve;Kamu Ortaklığı İdaresi Başkanlığı İstemin Özeti : ........... Turizm A.Ş. işletmelerinin özelleştirilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir. Danıştay Tetkik Hakimi : Suna Türkoğlu TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14 üncü maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dava dilekçesi incelenerek gereği görüşüldü : Dava, ............ Turizm AŞ, İşletmelerinin özelleştirilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmış olup, bu konuda Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı Kurulu ile Yüksek Planlama Kurulunca kararlar verildiği anlaşılmaktadır. Anayasanın 142 nci maddesi mahkemelerin kuruluşu görev ve yetkileri işleyişi ve yargılama usullerinin kanunda düzenleneceği hükmünü amirdir. Anayasa ile görevlendirilmiş Yüksek İdare Mahkemesi, danışma ve inceleme mercii olan Danıştay'ın görevleri 2575 sayılı Kanunun 23. üncü maddesinde genel olarak belirlendikten sonra aynı Kanunun 24. üncü maddesinde de ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek davalar tek tek sayılmıştır. 2575 sayılı Kanunun gerekçesinde de açıklandığı üzere, Danıştay bu kanun ile genel olarak bir temyiz mercii haline getirilmiş ve 2576 sayılı Kanunda kurulan idare ve vergi mahkemeleri genel görevli mahkemeler olduğundan, sadece Danıştay Kanununda açıkça sayılan davaların Danıştay'da ilk derecede görülebileceği esası kabul edilmiştir. 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun "İdare Mahkemelerinin Görevleri" başlıklı 5 inci maddesi de; "1. İdare Mahkemeleri, vergi uyuşmazlıklarıyla ilk derecede Danıştay'da çözümlenecek olanlar dışındaki; a) İptal davalarını, b) Tam yargı davalarını, c) Genel hizmetlerden birinin yürütülmesi için yapılan İdari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları çözümler..." hükmünü taşımaktadır. Yukarıda sözü edilen Anayasa ve Yasa kuralları karşısında, mahkemelerin görev ve yetkilerinin açık yasa kuralları ile belirlenmesi gerektiğinde duraksamaya yer yoktur. 2576 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeye göre idari yargıda genel görevli mahkemeler, idare mahkemeleridir. Ancak 2575 sayılı Danıştay Kanununun Danıştay'da ilk derecede görülecek davaları belirleyen 24 üncü maddesiyle gerek işlem tesis eden idari makama gerekse işlemin niteliğine göre bu esasın istisnaları tek tek gösterilmiştir. Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı Kurulu ile Yüksek Planlama Kurulu, hem kurul olarak hem de işlemlerinin nitelikleri yönünden anılan maddede yer almadıklarından, bu kurulların kararlarına karşı açılan iptal davasının ilk derecede Danıştay'da görülüp çözümlenmesine olanak bulunmamaktadır. Yetkili idare mahkemesinin hangisi olduğu hususuna gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 32 nci maddesinde, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, yine 2577 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin l inci fıkrasının (a) bendinde, dava dilekçeleri üzerinde yapılan ilk inceleme sonucunda; ".... idari yargının görevli olduğu konularda ise, görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev ve yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine ........... "karar verilmesi öngörülmüştür. Açıklanan yasa hükümleri uyarınca, ........... Turizm A.Ş. İşletmelerinin özelleştirilmesine ilişkin işleme karşı açılan dava, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülecek nitelikte olmadığından Danıştay Başkanlığına açılan davanın görev yönünden reddine ve 2577 sayılı Kanunun 15 nci maddesi 1/a fıkrası uyarınca dava dosyasının ........... İdare Mahkemesine gönderilmesine 27.10.1989 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Dava dilekçesinde, davanın konusu,....Turizm A.Ş. İşletmelerinin özelleştirilmesine ilişkin karar olarak belirtilmiş ancak hangi idarenin (Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı Kurulu mu Yüksek Planlama Kurulu mu) hangi işlemin iptalinin istendiği açıklanmamıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3 üncü maddesinde dava dilekçelerinde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterilmesi ve dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava"dilekçesine eklenmesi gerektiği hükme bağlanmaktadır. Dava dilekçesine dava konusu edilen karar eklenmediği gibi dilekçede hangi karar olduğuna ilişkin bir açıklık yada bir tarih ve sayıda bulunmamaktadır. Bu nedenle, 2577 sayılı Kanunun 15 inci maddesi uyarınca dilekçenin reddi oyuyla karara karşıyım. XX- Dava, ........... Turizm A.Ş. İşletmelerinin Özelleştirilmesine ilişkin kararın iptali istemiyle açılmıştır. Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı Kurulunun 30.4.1987 günlü ve K:54 sayılı kararı gereğince özelleştirilmesine karar verilen T.C. Turizm Bankası A.Ş. tarafından işletilen turistik işletmelerin 28.5.1986 günlü 3291 sayılı Kanuna dayanılarak ............ Turizm Anonim Şirketi'ne ........ dönüşümü, kuruluşu faaliyetleri, organları, yönetimi, denetimi hesapları, borçları ve yönetimi altındaki gayrimenkuller ve turistik işletmeler üzerindeki aynı haklar konularında Yüksek Planlama Kurulunca karar verilmiştir (29.9.1980 günlü 88/9 sayılı ve 26.12.1988 günlü 88/9-1 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararları) Özelleştirme ile ilgili mevzuatın incelenmesinden; Tasarrufların Teşviki ve Kamu Yatırımlarının Hızlandırılması Hakkında 2983 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle Kurulmuş olan Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı Kuruluna, 3291 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle verilen yetkinin, 304 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/b maddesiyle bu Kurulun kaldırılması ve 3 üncü maddesiyle Yüksek Planlama Kurulunun görevlerinin yeniden belirlenmesi sonucunda, Yüksek Planlama Kuruluna verildiği görülmektedir. Bu durumda da 3291 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi ve yukarıda sözü edilen mevzuata göre Kamu İktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesine Bakanlar Kurulunca, müessese bağlı ortaklık işletme ve işletme birimlerinin özelleştirilmesine ise Yüksek Planlama Kurulunca karar verilmektedir. Yüksek Planlama Kurulu, 223 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 304 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesiyle değişik 4 üncü maddesine göre Başbakan'ın Başkanlığında Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, Başbakan'ın belirleyeceği en çok üç Devlet Bakanı ile Maliye ve Gümrük, Tarım Orman ve Köyişleri, Sanayi ve Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Bayındırlık ve İskan ile Ulaştırma Bakanlarından meydana gelmekte olup; 223 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değişik 5 inci maddesi uyarınca memleketin yurt içi ve yurt dışı ekonomik hayatıyla ilgili konularda Yüksek seviyede kararlar almak, Kamu İktisadi teşebbüsleri ile ilgili her türlü kararları almak, ithalat ve ihracat rejimlerinin düzenlenmesine dair esasları tesbit etmek gibi çok üst düzeyde, genel, objektif ve kurul tasarruf niteliğinde idari kararlar almakla görevlidir. Anayasanın 142 nci maddesi "Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir" hükmünü taşımaktadır. Ancak bu hükümden, mahkemelerin bakacağı davaların konularının kanunla tek tek sayılmasının gerekli olduğu sonucunu çıkarmak mümkün değildir. Nitekim 2575 sayılı Danıştay Kanununun 24 üncü maddesinde de "Başbakanca alınan kararlara", "Bakanlıkların düzenleyici işlemleri ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere" denmek suretiyle genel bir belirleme yapılmış olup, Anayasaya uygun şekilde görev alanı saptanmıştır. Kanunun gerekçesinde de "......... Bakanlar Kurulu kararları, müşterek kararnameler Bakanlıkların düzenleyici işlemleri gibi önemli idari işlemlerle, yapıları gereği Danıştay'da görülmesi zorunlu idari davaların çözümlenmesinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştay görevlendirilmiş"tir denmektedir. Bu durumda da dava konusu edilen bir idari tasarrufun 24 üncü madde kapsamında olup olmadığı hususu, işlemi tesis eden makam ve işlemin niteliği dikkate alınarak Danıştay'ca belirlenecektir. Esasen bu konu idari teşkilat içinde yapılan hukuki bağlılık ve statü değişiklikleri ile yeni üst kurullar ihdasi gibi durumlarda özellikle idari yargıda önem arzetmektedir. 2575 sayılı Kanunun 24 üncü maddesine göre konusu ve niteliği ne olursa olsun Başbakanca alınan kararlar ile, Ülke çapında uygulanması ve düzenleyici nitelik taşıması koşuluyla Bakanlıklar ve kamu kuruluşlarınca tesis edilen işlemlere karşı açılan davalara ilk derecede Danıştay'da bakılması zorunludur. Maddede yer alan "Bakanlıklar" ibaresine bir yada birden fazla bakanlıkça alınan genel ve düzenleyici işlemler dahil olduğu gibi kamu kurumlarının genel ve düzenleyici işlemleri de madde kapsamındadır. Ayrıca "Başbakanca alınan kararlar" tümcesine de yalnızca Başbakanın imzası bulunan kararları değil, bununla birlikte Başbakanın Başkanlığında ve imzası ile tekemmül eden kararları da dahil etmek zorunludur. Açıklanan gerekçeyle, Yüksek Planlama Kurulunun ........... Turizm A.Ş. İşletmelerinin özelleştirilmesi hakkındaki kararına karşı açılan davanın görüm ve çözümü 2575 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi uyarınca Danıştay'ın görevinde olduğundan; dava dosyasının uyuşmazlığı çözümlemekle görevli Danıştay Onuncu Dairesine gönderilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, davanın görev yönünden reddedilerek dava dosyasının İdare Mahkemesine gönderilmesi yolunda verilen karara karşıyız.