İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 1944/10 E. 1948/3 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 1944/10
- Karar No
- 1948/3
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/405 Esas KARAR NO : 2025/169 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/04/2023 KARAR TARİHİ : 19/02/2025 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 02/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; İhtiyati tedbir talebimizin kabulü ile, fazlaya ilişkin ıslah ve sair haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik (ileride artırım dilekçesi sunulacaktır) ;devamla, H.M.K madde 107-(1) '' davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. '' hükmü çerçevesinde, aşağıda belirtilen alacak kalemlerinin ödenip ödenmeyeceği, eğer ödenecek ise miktari süresi ve nakdi karşılıklı davacı tarafından net olarak bilinemediğinden / hesaplanamadığından , kalan miktar güncel bilirkişi raporu ile tespit edildiğinde artırım dilekçesi sunulacak olup, müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybı olarak 1.000 tl'nin (şimdilik) kaza tarihinden (24/05/2021) işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınmasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. Bilirkişi tarafından sunulan rapor sonuç kısmı "... plakalı araç sürücüsü .... Asli ve Yüzde YÜZ kusurludur. ... plakalı araç sürücüsü olarak görülen ....'nın, nizami park etmesi sebebiyle kusursuzdur. ... plakalı ... marka aracın Hasar Onarımı sebebiyle zararı: İskonto dahil, KDV Hariç 63.617,42 (AltmışÜç Bin AltıIYüzOnYedi TL Kırkİki Krş)'dir. İskonto Dahil ve 46 18 KDV dahil 75.068,56 (YetmişBeşBin AltmışSekizTL ElAltıKrş'dir. Range rover'da, 24.05.2021 tarihli kaza nedeniyle ortaya çıkan bir “değer kaybı söz konusu değildir. " şeklinde düzenlenerek rapor mahkememize sunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı tazminat talebi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 24.05.2021 tarihli trafik kazası nedeniyle ...plakalı araç il .... plakalı araç arasında gerçekleşen trafik kazasından kaynaklı , kaza tespit tutanağı, hasar kayıtları, dosya kapsamındaki belgeler, aracın davadan önce satışına ilişkin belgeler dikkate alınarak tarafların oransal kusur durumunun ne olduğu ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin içtihatları uyarınca ” kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının hesaplanması” tarafların oransal kusur durumlarına göre değer kaybının varsa hesaplanması istemine ilişkin belirsiz alacak davası olduğu görülmektedir. Dosyanın yapılan incelemesinde; 24.05.2021 tarihli trafik kazasından kaynaklı davacının aracında hasar meydana geldiği, aracın bagaj kapağı, arka tampon ve spoyler, sağ arka çamurluk ile sağ dış stop lambalarının hasarlı olduğu, aracın bagaj kapağının uğradığı hasar nedeniyle değiştiğini, aracın değer kaybına uğradığını, 1000TL değer kaybının belirsiz alacak davası şeklinde talep edildiği, davacının dava dilekçesi ile birlikte fotoğraf, kaza tespit tutanağı, ihtar , kasko eksper belgesini sunduğu, Arabuluculuk tutanağının ibraz edildiği, davalı şirket yetkilisinin toplantıya katılamadığından dolayı görüşme yapılmadan anlaşamama tutanağı imzalandığı, davacı tarafa ait aracın geçmiş kaza kayıtlarının celp edildiği, aracın dava açılmadan önce 22.2.2023 tarihinde satışının yapıldığı, bununla birlikte aracın kaza tarihinde davacı mülkiyetinde olduğundan aktif husumetinin olduğu, yargılama sırasında davalı tarafa defaatle tebligat çıkartılmasına, adres araştırması yapılmasına rağmen ulaşılamadığı, dosyada bilirkişi ...'ndan rapor alındığı, bu raporda davalı tarafa ait aracı kullanan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, aracın daha önce aynı yerden aynı işçilik boya kaporta onarımı gerektirecek şekilde hasarlanmış olması sebebiyle değer kaybının oluşmadığı, aracın hasar bedelinin hesaplandığı, davacını davasını dava konusu olmayan hasar bedeli üzerinden ıslah ettiği, 6 nolu celseye katılan davalı taraf vekiline yokluğunda yapılan işlemlere ilişkin belgelerin, ıslah dilekçesinin tebliğ edildiği, davalı tarafın cevap dilekçesi olarak tüm belgelere karşı beyanda bulunduğu, aracın kaza nedeniyle değer kaybına uğramadığını, davanın reddini talep ettiği, Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun esas no: 2015/7-917 ,karar no: 2017/265 ilamında; "Islah, usulümüzde dava açılmasının hukuksal sonuçlarından olan iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağını karşı tarafın rızası olmaksızın aşmanın yegâne yoludur. Kavram olarak; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesine ıslah denir (HUMK m.83, HMK m.176) (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, B.6.C.IV, İstanbul 2001, s.3965 ) Eş söyleyişle ıslah, iyiniyetli tarafın davayı açtıktan veya kendisine karşı bir dava açıldıktan sonra öğrendiği olgularla ilgili yanlışlıklarını düzeltmesine, eksiklikleri tamamlamasına, bu çerçevede yeni deliller sunabilmesine olanak sağlayan bir kurumdur. (YİBK’nin 04.02.1948 gün, 1944/10 E.-1948/3 K., HGK’nın 16.03.2005 gün, 2005/13-97 E.-2005/150 K. s. İlamları) Islahın temel amacı, dava değiştirme yasağını, hasmın rızasını almaya gerek duymadan aşmak; böylece yeniden dava açma yükünden kurtularak, davaya getirilmesi unutulan vakıaları davaya dahil etmek, dava sebebini değiştirmek ya da ibraz ile ikame edilmesi ihmal edilen delilleri davada ileri sürme olanağını tarafa sağlamaktır. (Tutumlu, M.A., Kuram ve Uygulama Işığında Medeni Usul Hukukunda Islah, 2010, s.17) Uygulamada gözetilmesi gereken ve yukarıda izah edilen denge olgusu, bazı hallerde ıslah yoluna başvurulmasına engel oluşturur. Bu noktada istem sonucu kavramını açıklamak gerekir. İstem sonucu, dava konusunu belirleyen tek ve asıl ögedir. Öğretide istem sonucu, mahkemeden istenilen şey olup davanın mevzuunu teşkil eder (Postacıoğlu, İ. E., Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6.Bası, İstanbul 1975) ve mahkemenin davayı kabul etmesi halinde kararında neyi hüküm altına alacağı hususunun açıkça beyan edilmesi keyfiyeti olarak anlaşılmaktadır.(Bilge N./Önen E., Medeni Yargılama Hukuku Dersleri, 3. Baskı, Ankara 1978) Dava konusunun ne olduğu istem sonucu ile belirleneceğine göre, istem konusu ile dava sonucu iddianın ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı ve bu nedenle de ıslah kurumu açısından bir özdeşlik göstermektedir. (Yılmaz, E., Medeni Yargılama Hukukunda Islah, Değiştirilmiş 2. Bası, Ankara-2010, s.190) Dava konusunda yapılacak değişiklik, iddianın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı kapsamında kalmakla birlikte, ıslah yolunun işletilmesi ile sağlanabilmektedir. Bu halde dava konusunun veya istem sonucunun değiştirilmesi yönünde yapılabilecek değişiklik tamamen ıslah veya kısmen ıslah şeklinde gerçekleşebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun davanın tamamen ıslahını düzenleyen 180. maddesinde “Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.” şeklinde düzenleme mevcut iken kısmen ıslah 181. maddede kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verileceği, bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edileceği kabul edilmiştir. Tamamen ıslahta dava sebebi veya istem konusu tümüyle değiştirilmektedir. Böylece dava dilekçesindeki talepler artık hükme konu olamaz. Kısmen ıslahta ise önceden yapılan usuli bir işlemin düzeltilmesi, örneğin talep sonucunun arttırılması söz konusu olur. Uygulamada, istem sonucuna ilişkin fazlaya dair haklarını saklı tutan davacının dava değerini ıslah yolu ile arttırabileceği tartışmasız kabul edilmektedir. Bununla birlikte başından beri dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu edilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. (HGK’nın 29.06.2011 gün, 2011/1-364 E.-2011/453 K., 15.06.2016 gün, 2014/4-1193 E.-2016/800 sayılı İlâmları) Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile, açılan davadaki taleplerinin yanında dava dilekçesinde dile getirilmeyen bir alacak kaleminin de hükme bağlanmasını istemiş olması karşısında, ihbar tazminatına ilişkin bu yeni istemin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119 vd. maddelerinde düzenlenen dava açma prosedürüne ilişkin usuli şartları taşımaması nedeniyle ek dava olarak da değerlendirilemeyeceği, bu halde ihbar tazminatına dair alacak isteminin, reddine karar verilmesi gerekmektedir." Somut olayın incelenmesinde; trafik kazasından kaynaklı iş bu davaya konu istemin değer kaybı talebi olduğu, meydana gelen trafik kazasında davalı tarafın tam kusurlu olması ile birlikte davacı taraf aracında geçmiş kaza kayıtlarından daha öncede aynı yerden aynı onarım hasar işlemi görmüş olması sebebiyle değer kaybını oluşmadığı, davacının davaya konu olmayan hasar bedeli talebini davanın tamamını ıslah eder şeklinde (HMK180) usule uygun delilleri açıklamaları belirtir dilekçe şeklinde sunarak talep etmediği, kısmi ıslah şeklinde talep ettiği, kısmi ıslahta ise dava konusu edilmeyen kalemin eklenmesinin mümkün olmadığı değerlendirilerek aşağıdaki şekilde karar verildi. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-davacının 1000TL değer kaybı talebinin ispatlanamadığından reddine, 2-davacı tarafın hasar bedeline yönelik sunduğu ıslah dilekçesinin ise hasar talebine ilişkin bu yeni istemin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 119 vd. maddelerinde düzenlenen dava açma prosedürüne ilişkin usuli şartları taşımaması nedeniyle reddine 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 1.379,00.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 763,60.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair davacı vekilinin ve davalı taraf vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM’ 12, 14 ,43 HD’nde İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/02/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır