İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/443 E. 2026/298 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/443
Karar No
2026/298
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/443 Esas - 2026/298

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2025/443 KARAR NO : 2026/298

DAVA : Marka .... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 03/10/2025 KARAR TARİHİ : 22/06/2026 Yazım Tarihi: 11/07/2026

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı şirketin, 2017 yılında kurulmuş olup, kurulduğu günden bu yana havacılık sektöründe yurt içi ve yurt dışı hava taşımacılığı, ambulans uçak kiralama, .... yolcu taşımacılığı ile uçak alım-satımı gibi yüksek uzmanlık gerektiren alanlarda faaliyet gösterdiğini, Şirket unvanında yer alan “...” ibaresi, kurucu ...’in ad ve soyadının baş harflerinden oluştuğunu, İbarenin 2017 yılından bu yana davacı tarafından kesintisiz, istikrarlı ve yoğun bir şekilde kullanıldığını, Davacının sahip olduğu ticari itibarı korumak ve markasını daha da güçlendirmek amacıyla “...” markasının 39. sınıfta tescili için 01.12.2023 tarihinde ...’na resmi başvuruda bulunduğunu, İtiraz sonucu davalı kurumun hatalı incelemesi neticesinde başvurunun ,.... başvuru numaralı, "..." ve "..." ibareli markaları ile karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, Markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik olmadığını, Markaların hitap ettiği tüketici kitlesi farklı olduğunu, belirterek, ... ... ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacının ... başvuru numaralı “...” markasının 39. sınıfta tescil edilmesi talebi ile .... başvurduğunu, İtiraz sonucunda davaya konu markanın Kurum tarafından, davalıya ait ... “...” ve ... “...” ibareli markalarla Sınai Mülkiyet Kanunu madde 6/1 hükmü uyarınca karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini, .... verilen karara karşı davacının yaptığı itirazın, ... ’nun 18.09.2025 tarihli, ... sayılı kararıyla oybirliğiyle reddedildiğini, Kişi ismine dayalı farklılık iddialarının karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmayacağını, Davalı şirketin 2011 yılından bu yana “...” ibaresini ticaret unvanında ve tescilli markalarında kullandığını, Davalının sektörde "..." olarak bilinen ürünlerin ve bunların metal aksesuarlarının üretimini panel hat teknolojisi ile ürettiğini, “...” ve “...” markaları incelendiğinde, tüketicilerin dikkatinin yoğunlaştığı başlangıç kısımlarının aynı olması markalar arasındaki benzerliklerin farklılıklarına göre daha belirleyici rol oynadığı ve söz konusu benzerliklerin markalar arasında karıştırılma ihtimalini artırdığını, Davacı markanın tescili durumunda tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında idari veya iktisadi anlamda bir bağlılığın bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceğini, “...” ibaresinin davalı şirket tarafından uzun yıllardır kullanılan seri marka kökü olduğunu, belirterek, davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;davacı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davalı firmanın ... ve ... sayılı markaları arasına SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'nın ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 19/09/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 03/10/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında;" ... başvuru numaralı ve "..." ibareli başvurunun ..., ... sayılı ve "...", "..." ibareli markalarla karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Kurul'da yapılan incelemede, başvuruya konu "..." ibareli marka ile reddine gerekçe olarak gösterilen ..., ... sayılı markaların karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, başvuru kapsamında yer alan hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer nitelikteki hizmetlerin ret gerekçesi markaların kapsamında yer aldığı belirlenmiştir. Bu itibarla, başvurunun tescili durumunda ilgili tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında idari veya iktisadi anlamda bir bağlılığın bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, diğer bir deyişle markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin oluşabileceği görüşüne ulaşıldığından, başvurunun reddine yönelik .... verilen karar yerinde görülmüştür. Öte yandan, itiraz dilekçesinde ifade edildiği üzere, tarafların faaliyet alanlarının farklı olmasına ilişkin iddia, markalar arasındaki karıştırılma ihtimalini etkiler mahiyette değerlendirilmediğinden, bu yöndeki itiraz da haklı bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, işbu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir.” ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Öğretide ve yerleşmiş yargı kararlarında Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle; Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı, İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı, Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markaları

....

21/05/2026 Tarihli Bilirkişi Raporundan ÖZETLE;" 1. Dava konusu ... sayılı “...” marka başvurusunun ... sayılı "..." ve ... sayılı "..." davacı markaları ile karıştırılma tehlikesi bulunduğu, 2. Değerlendirmelerimizin dava konusu ... sayılı ... kararı ile paralel olduğu, ancak .... kararının yerinde olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı kanaatine varılmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının "...+..." ibareli marka başvurusu ile davalı firmaya ait" ... (...) ... (...) " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı ; Ayrıca taraf markalarının kapsamındaki emtiaların aynı/benzer olduğu rapor sayfa 8 deki karşılaştırma tablosu da görüleceği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/ hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "...+..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı firmanın " ... (...) ... (...) " ibareli ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalı firmanın " ... (...) ... (...) " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak /yararlanmak isterken davacı firmanın " ...+... " ibareli başvuru markalı malı/ hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı; benzerlik oluşmadığından ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/ hizmetler algısı da oluşmayacağı , yani markaları karıştırmayacağı , bu açılardan SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu; Tüm bu sebeplerle aksi yöndeki ... kararı yanlış olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ...'nın ... sayılı ... kararının İPTALİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 4-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-Davacının yaptığı; 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 240,00 TL tebligat ücreti, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 16.855,40 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 22/06/2026

Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır

Atıf: Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/443, K. 2026/298, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-ankara-4-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2025-443-e-2026-298-k-23ce65d7f864