İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/214 E. 2026/213 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/214
- Karar No
- 2026/213
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/214 Esas - 2026/213
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/214 KARAR NO : 2026/213
DAVA : Marka .... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 20/02/2025 KARAR TARİHİ : 11/05/2026 Yazım Tarihi: 21/05/2026 İDDİA: Davacı dilekçesinde ÖZETLE: "18/02/2023 başvuru tarihli ve ... numaralı "..." ibareli marka için tescil başvurusunda bulundum. 01/04/2024 tarihinde.... bünyesinde faaliyet gösteren "..." tarafından itiraz edildi. Bu itiraza karşılıklı olarak itiraz ettim. 6967 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 s. SMK) 6. Maddesi uyarınca verilen ret kararına karşı tarafımızca yapmış olduğumuz itiraz incelemesi sonucu ... 'nın "...." tarafından yapılan inceleme sonucunda başvuru ile ilgili olarak "..." ibareli marka tescilinin reddine karar verildiği gerekçeli karar olarak markaların aynılığı ve benzerliği karıştırılma ihtimaline yol açabileceğinden dair 25/12/2024s tarihinde ... tarafından marka başvurumuzun reddine karar verildiğini tarafımıza yazılı olarak beyan edilmiştir. Tarafımıza yapılan ret kararının tarafsız bir karar olmadığını bu konuyla ilglili ...'nın geçmişte tescil edtmiş olduğu markaların aynı şekilde aynığılı ve benzerliği aşağıdaki emsal örneğini beyan etmek istiyorum. ... tarafından ".... ve 30/03/2022 tarihlerinde markalara (38/41) sınıflardan tescil edildiği bu marka isimlerin tescillerinde tarafsız olarak hareket edilmediğini başvurumuz .... markamıza verilen ret kararının ... "...."nca markamıza vermiş olduğu ret kararının haksız ve hukuken aykırı olduğunu buluyorum. Başvurusunu yapmış olduğumuz "..." ibareli markamıza verilen ret kararının kaldırılması ve markamızın tesciline karar verilmesini " şeklinde talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE:" Davacı tarafından; .... sayılı, 25.12.2024 tarihli, ... sayılı ... Kararı’nın iptali ve ... başvuru numaralı, “...” ibareli markanın tescili talebiyle dava açılmıştır. Davacı; ... başvuru numaralı, ... unsurlu, “...” ibareli marka için 38. Sınıfta yer alan sınıflarda tescil başvurusunda bulunmuştur. Söz konusu markaya Müvekkil Şirkete ait “...” ibareli seri markalar uyarınca itiraz edilmiştir. Tarafımızca yapılmış olan itiraz doğrultusunda, SMK madde 6/1 uyarınca dava konusu marka başvurusunun reddine karar verilmiştir. Söz konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Şöyle ki; Davaya konu markaya Müvekkil adına tescilli; ..., .... tescil numaralı markalar uyarınca itiraz edilmiştir. Yer verilen söz konusu markalar ile sabit olduğu üzere öncelikle davacının markasında asli unsur olarak yer alan “...” ibaresi Müvekkile ait seri markaların asli unsurunu oluşturmaktadır. Söz konusu ibare üzerinden yapılan marka başvurusunun iltibas oluşturduğu tartışmasızdır. Davacıya ait markada yer alan; “...” ve “...” ibareleri tali nitelikte unsurlar olup söz konusu marka ile Müvekkil markaları arasında ayırt edicilik sağlamaya elverişli değildir. Kaldı ki “...” ibaresi amblemde ... unsurunun içerisine yerleştirilmiş olup markadaki konumu nedeniyle fark edilirliği düşüktür. Davacı markasında kullanılan renkler, Müvekkile ait markalarda kullanılan renklerle aynıdır. Davacı markasının lacivert ve kırmızı ile yazılması nedeniyle markalar arasında görsel benzerlik bulunmaktadır. Ayrıca davacı markasında Müvekkil markalarında kullanılan yazı fontunun kullanılması da görsel benzerliği artırmaktadır. Davacı markasının ambleminde yer alan ... unsuru, Müvekkile ait ... tescil numaralı markada yer alan hilal ... unsuruna benzetilmiş olup bu yönüyle de Müvekkile ait markalar açısından iltibas riski yaratmaktadır. Davacıya ait marka başvurusu, Müvekkil markalarının tescilli olduğu 38. Sınıfta yapılmış olup sınıfsal benzerlik de bulunmaktadır. Davaya konu markalar arasında işitsel, görsel ve sınıfsal benzerlik bulunduğundan davacı marka başvurusunun SMK madde 6/1 uyarınca tescil edilmesi mümkün değildir. Yukarıda açıklandığı üzere öncelikle davaya konu markalar arasında işitsel, görsel ve sınıfsal benzerlik bulunması nedeniyle doğrudan karıştırılma tehlikesinin bulunduğunun kabulü ile; aksi halde Müvekkile ait seri markalar uyarınca dolaylı karıştırılma tehlikesinin bulunduğunun kabulü ile haksız ve hukuka aykırının esastan reddine ve tümüyle davanın reddini " talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davalı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ... davacı itirazının reddi konusunda verdiği ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 28/12/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 20/05/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. .... sayılı kararında; " Başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz belirtilen genel ilkeler esas alınarak incelenmiştir. Kurul'da yapılan incelemede, başvuruya konu marka ile reddine gerekçe olarak gösterilen markaların karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, başvuru kapsamında yer alan hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer nitelikteki hizmetlerin ret gerekçesi markanın kapsamında yer aldığı belirlenmiştir. Bu itibarla, başvurunun tescili durumunda markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin oluşabileceği kanaatine varıldığından, başvurunun reddine yönelik .... verilen karar yerinde görülmüş ve bu nedenle, işbu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markaları
....
Davacı taraf bilirkişi ücretini yatırmadığından bilirkişi raporu delilinden vazgeçmiş sayılmıştır. GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının " ...+ ... " ibareli marka başvurusu ile davalıya ait " ...+ ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu emtialar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının " ...+ ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının " ...+ ... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının" ...+ ... " ibareli tescilli markalı emtialarından satın almak/yararlanmak isterken davacının " ...+ ... " ibareli başvuru markalı emtiaları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; işaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı emtialar algısı da oluşabileceğinden taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Neticeden davanın reddi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı ile davalı kurum vekilinin ve diğer davalı firma vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.11/05/2026
Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır