İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/339 E. 2026/185 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/339
- Karar No
- 2026/185
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/339 Esas - 2026/185 T.C. ANKARA 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA Esas No : 2025/339 Karar No : 2026/185
.... Dava : Marka İle İlgili ... Kararının İptali Dava Tarihi : 12/08/2025 Karar Tarihi : 16/04/2026 Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 16/04/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka İle İlgili ... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkilinin 2002 yılından bu yana Türkiye’nin en önde gelen eğitim kurumlarından biri olan ve halihazırda eğitim faaliyetlerine devam eden “....” nın sahibi ve işleteni olduğunu, müvekkili şirketin; ...ı, “....” esas unsurlu markalar ile birlikte .....’den 06.10.2020 tarihli İşletme Devri Sözleşmesiyle devraldığını, devralınmış olan “...” esas unsurlu markalara dayalı olarak “...” başvuru numaralı, “...” ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı kurumunun SMK 5/1(ç) gereğince reddettiğini, mesnet olarak gösterilen “....” tescil numaralı ... schools markasının .... Kurumlarına ait olduğunu, ancak bu markaların devralandığını, davalı kurum kayıtlarının hatalı olduğunu, sicile kayıt kurucu nitelikte olmayıp açıklayıcı nitelik olduğundan ve Kurum’a hak sahipliğine ilişkin belgeler sunulmuş olduğundan Kurum tarafından bu doğrultuda inceleme yapılması gerektiğini, ancak Kurumun hak sahipliğini dikkate almaksızın değerlendirme yaptığını, ayrıca dava konusu marka başvurusuna, ... nolu markanın müktesep hak sağladığını ifade ederek, ..... sayılı kararının iptaline, ... başvuru numaralı markanın tescil işlemlerinin tüm sınıflar yönünden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı .... vekili cevabında özetle; SMK m.5/1(ç) kapsamında mesnet gösterilen marka ile dava konusu markasının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, bu nedenle red kararının yerinde olduğunu, ... kararının iptaline ilişkin davalarda ... karar aşamasındaki şartların incelenmesi gerektiğini, marka devrinin, noter huzurunda yapılan devir sözleşmesinin taraflardan birinin talebiyle birlikte müvekkil Kuruma iletilmesi, ücretin ödenmesi ve yönetmelikle belirlenen diğer şartların yerine getirilmesi hâlinde sicile kaydedildiğini, sicile kaydedilmeyen devir işlemlerinin, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmayacağını, ... sayılı markanın sicile kayıtlı hak sahibinin dava dışı ... A.Ş. olduğu tespit edildiğini, nitekim işbu dava tarihinde de redde mesnet markanın sicile kayıtlı hak sahibinin dava dışı şirket olduğunu, markanın devredilmediğini, ek olarak dava konusu başvurunun yayını sonrası dava dışı ... A.Ş.’nin yayına itiraz ettiğini, itirazın henüz değerlendirme aşasında olduğunun tespit edildiğini, bu durumun davacının redde mesnet markanın taraflarına devredildiğine yönelik ileri sürdüğü iddiaların mesnetsiz olduğunu gösterdiğini, Davacı tarafın kendi aralarındaki sözleşmenin hukuki niteliği ve markaların devrolup olmadığı konusunda dava dışı şirket ile arasındaki hukuki uyuşmazlık/sözleşmeye aykırılık durumu işbu davanın ve ... kararının inceleme konusu olmadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir. Davacı ve davalı arasındaki uyuşmazlık, ... kararının yerinde olup olmadığı, davacının gerçek hak sahipliği ve müktesep hak iddialarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davacının ... sayılı "... schools" ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır. Davaya konu ... sayılı "... ...." ibareli marka için davacı tarafından 10/11/2023 tarihinde ...Sisteminin 16, 35, 41 ve 43.Sınıf mal/hizmetlerde kullanılmak üzere tescili için başvuruda bulunduğu, yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda SMK 5/1(ç) gereğince bazı mal ve hizmetlerde reddedildiği, kalan mallar bakımından 12.03.2024 tarih ve 440 sayılı Resmi Marka Bülteninde ilan edildiği, ilana karşı dava dışı ... tarafından itiraz edildiği, itiraz işlemlerinin halen devam ettiği, davacının davalı kurum tarafından resen verilen kısmi red kararına karşı itirazda bulunduğu, .... sayılı kararı ile itirazın reddine nihai olarak karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Dava konusu markadan kurum kararı ile çıkartılan tüm mal ve hizmetler redde mesnet gösterilen marka ile birebir aynıdır. Bu nedenle SMK 5/1 (ç) maddesinde aranılan emtia ayniyeti koşulu sağlanmıştır. “aynı” markalar, birbirleri ile tamamen aynı unsurları içermektedir. Aynı olan markalar arasında herhangi bir tali unsur açısından dahi fark bulunmamaktadır. Markaların tüm unsurları ve bunların konumlandırma biçimleri tıpa tıp aynıdır. Normal şartlarda işaretlerin farklı yazı karakterleri veya farklı renklere sahip olmaları, markaların “ayniyet” kavramını değiştirmez. Ancak sonraki markada asgari ayırt edicilik düzeyindeki ek sözcük ya da grafik unsurlarının bulunması ayniyet kriterini ortadan kaldırmaya yeter nitelikte olacak ve artık ayırt edilemeyecek kadar benzerliğin var olup olmadığının tartışılması gerekmektedir. Burada ne tür farklılıkların ayniyet ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olma kriterlerini ortadan kaldırdığı tartışması ortaya çıkmaktadır. Örneğin hiçbir figüratif unsur içermeyen ve sadece tek bir sözcükten oluşan markaların harflerinin, sonraki başvuruda büyük ya da küçük harfle yazılması ya da standart harf karakterlerinin (times new roman, arial, calibri vb.) değiştirilerek yazılması ayniyet kriterini pek tabii ortadan kaldırmayacaktır. Ancak, markanın ek bir harf, hece ya da asgari ayırt edici bir kelime içermesi, işaretler arasında figüratif unsurlar açısından farklılıklar bulunması, sonraki markanın farklı kavramsal algı oluşturma ihtimali olan şekillerde yazılması gibi durumlarda markalar arasındaki ayniyet kriteri ortadan kalkabilecektir. Dolayısıyla karşılaştırılan iki işaret arasında görsel, anlamsal ya da fonetik algılardan birinde farklılık yaratan ek bir unsurun ortaya çıkması halinde artık mutlak ret nedeni kapsamında bir ret kararı verilmesi doğru ve yerinde olmayacaktır. Yargıtay 11. HD’nin uygulamalarına bakıldığında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olgusunun oldukça dar yorumlanması gerektiğinin istikrarlı bir şekilde vurgulandığı görülmektedir. Somut uyuşmazlıktaki markalarının, detaylı bir değerlendirmeye gerek kalmayacak şekilde aynı olduğu ortadadır. Bu noktada SMK 5/1 (ç) maddesinde aranılan red nedenleri tamamen karşılanmış durumundadır. Davacının ilgili karara itirazında, taraflar arası 06.10.2020 tarihli İşletme Devri Sözleşmesi ve 23.10.2020 tarihli “... .... Devir Sözleşmelerinin sunulduğu, 06.10.2020 tarihli İşletme Devri Sözleşme taraflar arasında imzalandığı ve noter onayı bulunmadığı, 23.10.2020 tarihli “... A.Ş. ve Arı İnovasyon ve ..... arasındaki Ek Sözleşme taraflar arasında imzalandığı ve noter onayı bulunmadığı, 05.10.2020 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Tolantı Tutanağında noter onayı bulunmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME: SMK md. 148/1 e göre; “Sınai mülkiyet hakkı devredilebilir, miras yolu ile intikal edebilir, lisans konusu olabilir, rehin verilebilir, teminat olarak gösterilebilir, haczedilebilir veya diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adı hakkı; lisans, devir, intikal, haciz ve benzeri hukuki işlemlere konu olamaz ve teminat olarak gösterilemez.” Aynı maddenin 4.Fıkrasında ise “Hukuki işlemler, yazılı şekle tabidir. Devir sözleşmelerinin geçerliliği, ancak noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına bağlıdır.” 5.Fıkrasında ise “Hukuki işlemler taraflardan birinin talebi, ücretin ödenmesi ve yönetmelikle belirlenen diğer şartların yerine getirilmesi hâlinde sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır. 115 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.” denilmektedir. Buna göre SMK md 148’e göre markanın devri için sözleşmenin noterden yapılması bir geçerlilik şartıdır. Somut olayda, markalara özgülenmiş ve devre konu markaların tek tek belirtildiği, SMK m.148/4 anlamında noter onaylı bir marka devir sözleşmesi bulunmamaktadır. Ancak, aksi kararlaştırılmadığı sürece noterden yapılacak işletmenin devri ya da başka bir işletme ile birleşme halinde, işletmeyle birlikte marka da devredilmiş olacağı için, bu durumda ayrıca marka devri için de bir sözleşme yapılmasına gerek yoktur. Ancak burada önemli olan husus, 6102 sayılı TTK’nın madde 134 ve devamı maddeleri gereğince, birlşeme/bölünme ve tür değişikliklerine ilişkin değişikliklerin de yazılı şekle tabi olması ve bu hukuki işlemlerin md 153- md 179 gereğince ticari sicile kayıt ile geçerlilik kazanacağıdır. Ek olarak SMK’nın Uygulanmasına Dair Yönetmelik madde 125’de paralel bir düzenleme ile; “Ticaret şirketlerindeki birleşme, bölünme gibi yapısal değişiklik işlemleri ile ayni sermaye konulması veya ticari işletmelerin devralınması sonucunda hak sahibinde meydana gelecek değişiklik işlemlerinin Sicile kaydedilmesi için aşağıda sayılan belgelerle birlikte Kuruma başvuruda bulunulması gerekir: a) Talep formu. b) Talep konusu işlemin yayımlandığı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi bilgisi veya belgesi veyahut yetkili mercilerce onaylanmış belge ile bu belgenin yabancı dilde olması halinde yeminli tercüman tarafından onaylanmış Türkçe tercümesi. c) Ücretin ödendiğini gösterir bilgi. İlgili değişikliklerin .... Gazetesinde yayınlanmasını geçerlilik koşulu olarak aradığı anlaşılmıştır. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 06.10.2020 TARİHLİ İŞLETME DEVRİ SÖZLEŞMESİ'ne bakıldığında, açık olarak bu sözleşmenin aşağıdaki madde uyarınca her iki şirketin birleşmesi-bölünmesidevri vb. anlamlara gelecek başka bir şekilde yorumlanamayacağının kabul edildiği anlaşılmıştır. Pek tabii ki ilgili maddeler uyarınca açık olarak dava dışı Asist firmasının sahibi olduğu fikri ve sınai hakların tamamının davacıya devredildiği birkaç madde içerisinde yazılmıştır. Ancak daha önce de belirtildiği gibi, ilgili markaların hangisi olduğuna dair “ek marka listesi” bulunmadığı gibi, ilgili sözleşme noter onayı da içermemektedir. Ek olarak Ticaret Sicil’e kayıt edildiğine dair de bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Dolayısıyla ilgili sözleşmenin İşletme Devri olarak yorumlanamayacağı, Diğer taraftan davacı karara itirazında sunulan noter onaylı Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Kararlarının değerlendirmesinde; şirket organlarının irade açıklaması olduğu, yönetim organına belirlenen maddeler doğrultusunda işlem yapma yetkisi verildiği, tek başına tasarruf niteliği taşımadığı değerlendirilmiştir. Bu bağlamda ilgili genel kurul kararlarında yine dava dışı Asist firmasına ait fikri ve sınai hakların davacı şirkete devrine ilişkin karar verilidiği anlaşılmakla birlikte bu madde tek başına marka mülkiyetinin devri sonucunu doğurmayacağı değerlendirilmiştir. Davacı tarafından sunulan “09.10.2020 tarihinde akdedilen “... A.Ş. ve ....arasındaki “Düzenleme Şeklinde Eğitim Kurumları Devir Sözleşmeleri” (toplamda 214 adet devir sözleşmesi bulunmakta olup, her biri aynı içeriğe sahiptir) ile tüm işletmelerini ve işletmelere ait işlem haklarının tamamı tüm demirbaşlarıyla birlikte devir ve temlik edilmiştir. (Ek-4 örnek olması adına bir kısım devir sözleşmeleri olan -.... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde İşletme Devri Sözleşmesi sunmaktayız)” eğitim kurumlarının devrine ilişkin sözleşmelerin noter onayı içerdiği anlaşılmış, belirli okul işletmelerinin işletme hakkının, demirbaşlarının ve borç-alacakları ile birlikte devrine ilişkin bir ticari işletme devri sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtildiği üzere eğer bir ticari işletme bütün olarak devredilmişse ve aksi kararlaştırılmamışsa, işletmeye ait markaların da devrini içermektedir. Ancak sunulan örneklerden ve davacı beyanından iş bu sözleşmelerin belirli okulların işletme hakkının devrini içerdiği, açık olarak fikri ve sınai haklara ilişkin bir madde yer almadığı, şirketin tüm ticari işletmelerinin devredilip devredilmediğinin bilinemeyeceği değerlendirilmiştir. Yine davacının kendi beyanı ile “.....’ye ait olduğu iddia edilen ve kurumunuzca red kararına gerekçe gösterilen marka, devir sözleşmesi ile ....a devredilmiş olmasına rağmen, devir kapsamında devredilmiş olan 127 adet markanın mülkiyet hakları ... kayıtlarında ... A.Ş.’ye ait olarak görünmekte olup, söz konusu markaların... talebiyle ..... sayılı davası ikame edilmiştir.” denildiği ve taraflar arasında süregelen bir uyuşmazlık olduğu bilgisi verildiği, davacı tarafca karara itiraz dilekçesinde bu davanın bekletici mesele yapılmasına dair bir talebinin olmadığı anlaşılmıştır. Yine, davacının işbu davaya konu ettiği ... kararının tarihi 13.07.2025 olup, iş bu karardan önce, davacının kısmi red sonrası ilan edilen emtialarına dava dışı .... firmasının 08.05.2024 tarihinde itiraz ettiği anlaşılmış olup, bu noktada, taraflar arasında bir husumet bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından müktesep hakka ilişkin bir talep karara itiraz aşamasında yapılmadığından dava aşamasında da değerlendirilmeyeciği kanaatine varılmıştır. Neticede, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında işaret ve emtia bakımından SMK m.5/1(ç) kapsamında ayniyet koşullarının gerçekleştiği, davacı tarafından ileri sürülen marka devrine ilişkin sözleşmelerin bir kısmının noter onaylı olmadığı, noter düzenleme şeklinde yapılan işletme devir sözleşmelerinin ise devre konu markaları açık ve tereddütsüz biçimde belirlemediği, markaya özgülenmiş ve devre konu markaların tek tek gösterildiği, SMK m.148/4 anlamında noter onaylı bir marka devir sözleşmesinin dosyada bulunmadığı, ayrıca ileri sürülen devir işlemlerinin .... siciline kaydedilmediği, ... incelemesinde karar tarihi itibarıyla sicil kayıtlarının esas alınmasının Kurum uygulaması ve mevzuat sistematiği ile uyumlu olduğu değerlendirilmiş olup, dolayısıyla, davalı Kurumun, karar tarihinde sicilde hak sahibi olarak görünen kişi adına kayıtlı markayı dikkate alarak SMK m.5/1(ç) uyarınca ret kararı vermesinde mevzuata açıkça aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından; Dava konusu markadan resen çıkarılan mallar bakımından SMK 5/1(ç) kapsamında aranılan ayniyet koşulunun sağlandığı, taraf markalarının aynı olduğu, SMK 5/1(ç) aranılan şartların karşılandığı ve ... kararının bu bağlamda yerinde olduğu, davacı tarafça sunulan sözleşmelerin hukuki bir geçerliğinin bulunmadığı,.... kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın Reddine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 116,60.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, Davalı kurum kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, Davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.16/04/2026
Kâtip Hâkim ..... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır