İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/68 E. 2023/579 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/68
- Karar No
- 2023/579
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : .....Esas KARAR NO : ..... HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - ... 2- ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - [1...] UETS DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - [....] UETS DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2023 KARAR TARİHİ : 15/11/2023 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 17/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalıdan 1 adet magic pluse marka lazer makinesi aldığını, lazer makinesinin ayıplı ve ikinci el olduğunun tespit edildiğini, makinenin davalıya iade edildiğini, davalı tarafından makinenin 2019 modeli ile değişim yapıldığını, yeni model lazer cihazında fiyat farkı olduğunu, müvekkillerinin aradaki farkın bir kısmını peşin ödediklerini, kalan kısmı ise vade farkını da eklemek suretiyle 55.000,00 TL üzerinden taksitlendirildiğini, müvekkillerinin borcun son kalan 5.000,00 TL'lik kısmını 55.000,00 TL'lik teminat senedinin teslimi ile birlikte ödeyeceklerini bildirdiklerini, davalı tarafın müvekkillerine senedi teslim etmediğini, müvekkillerinin 5.000,00 TL'lik son kalan taksiti de ödediklerini, müvekkillerinin davalıya tüm borcunu ödediklerini, müvekkillerinin davalıya borcunun bulunmadığını, bu nedenle öncelikle davalı tarafından icra takibi başlatılması durumunda İİK 72 gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesini, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davacılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçluların icra takibinden haberdar olmasına rağmen menfi tespit davası açtıklarını, davacıların ödediğini iddia ettiği dekontların hiçbirinin senede ilişkin ödeme yapıldığına dair bir beyan bulunmadığını, davacının borcunun ödendiğine dair bir belge sunmadığını, davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, senedin teminat senedi değil borçlanma iradesi barından emre muharrer bir senet olduğunu, davacıların amacının müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak amacını taşıdığını, davacıların kötü niyetli olduklarını, bu nedenle ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacıların davalıya Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün.... esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olup olmadıklarının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır. Mahkememizce gerek resen celbi gereken deliller gerekse de taraflarca bildirilen tüm deliller celp edilerek yargılamaya başlanmıştır. Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının dosyamız davalısı, borçlusunun dosyamız davacısı olduğu, 12.000.00 TL asıl alacak, 3.827,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.827,00 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı ve takibin kesinleştiği görülmüştür. Davaya konu bononun incelenmesinde, 19/10/2019 düzenleme tarihli, 30/01/2020 ödeme tarihli, keşidecisinin davalı Ayver Buldukoğlu olduğu, diğer davalı ...'nun da kefil sıfatıyla imzaladığı, lehtarının davalı ... olduğu, 55.000,00 TL bedelli olduğu görülmüştür. Davalı isticvap edilmiş ve beyanında; ''ben davacılarla makine alımı satımı konusunda anlaşma yapmıştık, kendilerine önce bir makine teslim ettik, bu makinayı değiştirmeye karar verdiler, bu nedenle yeni bir lazer makinesi teslim ettik, ilk makina ile ikinci makina arasında 55 bin tl'lik fiyat farkı olduğundan buna ilişkin bir bono imzaladılar, anlaşmamız ilk makinanın borcu bittikten sonra bu 55 bin tl'lik senedin ödenmesine başlanması şeklindeydi, bu senet teminat senedi değildir, aksine borç senetidir, önceki makinanın ne kadar borcu kaldığını hatırlamıyorum, eski bir borç olduğu için bilemiyorum, ancak karşı davacılar 55 bin tl'lik senedi 41.500,00 TL'sini ödediler, sanırım elden alınan bir kısım miktarda vardı, bu sebeple kalan 12 bin tl'lik borç için biz takip başlattık, davacının yaptığı dosyada bulunan dekontlara ilişkin ödemelerin bir kısmı ilk lazer makinasından kalan bakiye diğer bir kısmı ise 55 bin tl'lik senede istinadendir, biz 55 bin Tl'nin taksitli ödenmesi konuda anlaşmıştık, ancak covid 19 vb durumların girmesi nedeniyle bu ödeme durumları biraz uzadı, davacılar kendilerine teslim ettiğimiz ilk makinaya ilişkin olarak gerek bankadan gerekse de elden ödemeler yaptılar, biz ilk makina satımı için de davacılardan senet almıştık, kendileri ilk senedin ödemesini bitirdikleri zaman biz onlara o senedi teslim ettik, daha sonra davaya konu 55 bin Tl'lik senedin ödemesine başladılar ancak eksik bıraktılar, dedi. Beyanı okundu, imzası alındı. '' şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında; açılan davanın icra takibine konu edilen alacak sebebiyle borçsuz olunduğunun tespitine yönelik menfi tespit davası olduğu görülmektedir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacıların davasını ispat edemediği, ileri sürülen hususların da kabul edilebilir olmadığı değerlendirilmiştir. Nitekim, öncelikle belirtmek gerekirse, davacılar davaya konu bonodaki imzayı inkar etmemişlerdir. Davacıların iddiası bononun aldıkları lazer makinesine istinaden teminat senedi olduğu ve bedelinin de ödendiğine yöneliktir. Davacıların iddiasının bu olmasına rağmen davacı tarafça bononun teminat senedi olduğuna yönelik yazılı bir delil dosyaya ibraz edilmemiştir. Yine ödeme iddiasında bulunmuşlarsa da, sunulan dekont ve banka kayıtlarında yapılan ödemelerin bu bonoya istinaden yapıldığına ilişkin bir açıklama vb. bulunmamaktadır. Sadece 5.000,00 TL'lik ödemeye ilişkin açıklama yer almakta ve bonoya atıf bulunmaktaysa da, takibin 12.000,00 TL üzerinden başlatıldığı ve davalının da bakiye borç için takip yaptığını iddia etmesi karşısında davacıların iddiaları yerinde görülmemiştir. Davacılar vekili duruşmada söz konusu bononun davalı tarafça gerçeğe aykırı olarak doldurulduğunu iddia etmişse de, bunun iddianın genişletilmesi yasağına aykırı olması, aksi düşünülse dahi bunun da yazılı delille ispatı gerektiğinden ve bu yönde bir delil dosyaya sunulmadığından dikkate alınmamıştır. Davacılar tarafından delil olarak tarafların telefon konuşmasına ilişkin ses kaydı delil olarak sunulmuşsa da, davalı tarafından inkar edilmeyen bu ses kaydına göre ispat edilen bir hususun olmadığı, davalının herhangi bir ikrarda bulunmadığı, davacının iddialarını destekler bir durum bulunmadığı anlaşıldığından bu sebeple de davacıların iddiaları yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak davacıların davasını bu haliyle ispat edemediği, davalı tarafça talil yapılmadığı, ispat yükünün davacıda olduğu, borcun ödenmediği de sabit görüldüğünden, mevcut delil durumuna göre davanın ispat edilememesi ve davacıların dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı görüldüğünden, davacılara bu hakkı hatırlatılmış ancak davacılar tarafından yemin deliline dayanılmadığı belirtilmekle, bu yolla da ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca İİK'nın 72. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmiş olması ve ihtiyati tedbir kararının da uygulandığı görüldüğünden davalı lehine alacağın %20'si oranında tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-İİK'nın 72. Maddesi uyarınca alacağın %20'si oranındaki 2.400,00 TL tazminatın davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 3-Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 939,27 TL harçtan mahsubu ile bakiye 669,42 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 4-Davacıların yaptığı tüm masrafların kendisi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça herhangi bir masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne hesaplanan 12.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye avansın yatırana iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okundu, usulen anlatıldı. 15/11/2023